yakışıklılığın kriterlerini belirlemek için cevaplanması gereken bir sorudur. aslında yakışıklılık birçok kişinin sandığı kadar göreceli değildir. yüz hatlarında hangi özelliklerin olması brad pitt i dünya çapında yakışıklı bir adam yapıyor? bu sorunun cevabına göre erkekler yakışıklılık derecesini çok rahat belirleyebilirler. böylece hiç kimse ben tipsiz miyim veya ben ne kadar yakışıklıyım gibi soruları artık sormaz.
dünyamızı kasıp kavuran bu hastalığın tedavisi sonunda bulunmuştur. artık önümüzdeki günlerde vakaların azalıp salgının bitişini bu özel tedavi sayesinde göreceğiz. https://www.youtube.com/watch?v=ZAaTlZhR230
endonezya'da tomohon adlı bir semtteki et pazarında uzakdoğuluların köpekleri ilkel yöntemlerle öldürmesidir. inşallah koronadan ölmezsiniz de videodaki köpekler gibi öldürülürsünüz amk uzakdoğulu yamyamları.
videoda görülebileceği gibi bir köpeği diri diri yakan orospu çocuğu çinlilerdir. inşallah birileri de sizi bu şekilde diri diri yakarlar ve köpeğin yanarken işediği gibi siz de yanarken sıçarsınız. en büyük temennimin gerçekleşmesini umuyorum. koronadan ölmek yerine bu şekilde ölün amk çocukları.
erkekler için bas, bariton ve tenor olan; kadınlar içinse soprano, mezosoprano ve alto olan çeşitlerdir.
örnek ses kayıtları paylaşılırsa herkesin ses rengi hakkında bir tahmin yapılabilir. benimkini tahmin etmekle başlayabilirsiniz.
günümüzdeki tenor sanatçılara göre sayıları oldukça az olan sanatçılardır. bu tür sanatçıların artması en büyük temennimizdir. örnek olarak ahmet kaya ve cem karaca verilebilir.
yakışıklılık görecelidir yalanıyla uyutulan erkeklerin bilmesi gereken önemli bir gerçektir. sizce neden brad pitt'i, george clooney'i veya david beckham'ı çirkin bulan bir kadın yoktur? cevap belli. çünkü yakışıklılık göreceli değildir. yakışıklılığı belirleyen belli başlı kriterler vardır ve saymış olduğum adamlar bu kriterlerin büyük çoğunluğunu sağlamaktadır. burada tartışılması gereken konu yakışıklılık kriterlerinin neler olduğudur ve bu adamların hangilerine sahip olduğudur.
son zamanlarda farkettiğim önemli gerçeklerden biri sesi davudi olan yani kalın ve tok olan erkeklerin sayılarının oldukça az olduğudur. birçok erkeğin ya orta halli ya da ince bir sese sahip olmaktadır. adama bakıyorsun 1.85 1.90 boy var ama sesi o sahip olduğu kalıba yakışmayacak kadar ince. bu durumda davudi sesli erkeklerin neden az olduğu cevaplanması gereken önemli bir sorudur.
muhafazakarların geneli kasıntı insanlardır. sürekli kendilerini kontrol altında tutmalarından ötürü kendilerini bir anlığına gevşetip hayattan zevk almayı ve eğlenmeyi becerememektedirler. herhangi bir konuda bir mizah yapsan(özellikle dinle alakalı günaha kaçmayacak bir şekilde) sanki dinlerine küfretmişsin gibi suratına şeytan görmüş gibi bakarlar. genelinin yüzlerinde donuk bir ifade vardır. samimi bir üslupla konuşmayı beceremezler. sosyal aktivitelerin çoğuna sıcak bakmazlar. kısacası robot gibi bir yaşantıları vardır.
normal şartlarda ayak yalama esnasında herhangi bir tat alınamadığından dolayı yapılması halinde işe lezzet verecek ve kişinin aldığı zevki ikiye katlayacak eylemdir. bu işi yaparken nar ekşisi, beşamel sosu, çikolata sosu vs. tavsiye edilir.
Millet kıraathanesinde yenilecek olan milli kekimizdir. Üzerinde bu keki yedikten sonra millet bahçesinde yuvarlanmanız tavsiye edilir ibaresi bulunabilir.
bilmem kaç tane üniversite bitirip, bir de bunun üstüne master yapmasına rağmen kişilik olarak beş para etmez insan müsveddesidir.
bir proje için çalışıyoruz ve patron garibanlığına acıdığı için asosyal bir tipi işe almış bulundu. aynı ofisteyiz ve bu elemanın bi artısını görmedik, sessiz sedasız kendisine verilen projeyi de yapıyor görünüyordu. benim verdiğim mis gibi bol fıstıklı çikolatayı bile 'tatlı yemiyorum, dişlerimi çürütüyor' diye reddediyordu(kırk yaşındaki adam). ama öğlen yemek söylerken illaki kendisine supangle söylüyordu gıccııııık. ha bir şeyden anlamıyordum, buradan çaksaydım durumu di mi ama. neyse gel zaman git zaman projenin hayata geçirilme zamanı geldi çattı ve bu elaman sırra kadem bastı. hem de bilgisayarına şahsi şifre koyarak, hemi de projeyi devretmeden.
yine de aklıma kötü bir şey getirmedim, belki canına bi şey oldu diye telefon ettim, abi çok akıllı ya kapatmış telefonu. msg attım 'bak merak ediyoruz bılıbılılıaaa hiç olmadı bilgisayarın şifresini ver' diye. yok döner mi beyimiz. sonra ofisteki arkadaşlarla 'son günler neler yaptı bu' diye düşünmeye başladık. abooo o zaman anladık ki bu yere bakan yürek yakanın planlı ayrıldığını. bi kere maaşların yattığı günün ertesi günü yok oldu bu biiiiiiir. son iki gün biz yemek yerken hep erken kalkmış ve odasına gitmiş bu ikiiiiiiii (kim bilir hangi bilgileri afirikledi) kurum dışı son iki toplantıya gidildiğinde hiç konuşmayıp bizimkiler karşı tarafla cebelleşirken bu kıs kıs gülüyormuş bu da üüüüüüçççç. iş yerinde son görüldüğü günün akşamı da işten çıkarken on dakika fazla kalmış tuvalatte. haaa bunda ne var? diye düşünebiliriz normal olarak. ama istatistiklere vurunca beş dakika bile geçirmeyen giriş-çıkışlarıyla kıyasladığımızda bu sürenin uzun olduğu saptandı ve hepimiz ertesi gün bütün diş fırçalarımızı taraklarımız çöpe attık bu da döööööört.
son kertede, iş yerinizde böyle haller gösteren eleman müsveddesi varsa aman ha dikkat. en azından şifresini alın derim...
iyi bir üniversitede iyi bir bölüm okuyup ardından mezun olduktan sonra kişinin istediği şartlarda bir işte çalışamayıp istediği hayat koşullarında yaşayamamasıyla vuku bulan durumdur.