Trollük olayları çok saçma bir bakış açısıyla bakıp 'oha bu kadarı da pes" dedirtecek bir olgu olması gerektiği halde bir insanın ölümüyle dalga geçip saygısızlık yapmaya varacak kadar kendini kaybetmiş troller tarafından yapıldığı için insanların tüm trolllerden nefret etmesine neden olmaktadır. Buda trolllerin çoğunluğunun erenlerden oluşması fikrini güçlendirmektedir.
Siyaset, felsefe, güncel olaylar vb. konularda trolllük yapın ama bir insanın ölümün arkasından yaptığınız saygısızca kendini bilmez bir şekilde ki yorumlarınız bir trollün dahi önce insan olması gerektiği gerçeğini gün yüzüne çıkartıyor.
Bulgur, nohut ve fasulye soğuk ayran ile karıştırılarak yenen soğuk çorbadır. Yaz aylarının vazgeçilmez serinleticisidir. Aynı konsepte sarımsaklı isminde bir çorba daha bulunur. Kare olarak kesilen erişteler ayranla karıştırıp sarımsak eklenerek yenilir. ikisinde soğuktur ve müthiş lezzete sahiptir.
Bu aralar sürekli dönen reklamlarda "ulan arkadaş bu reklamda oynayanlar hiç mi tv izlemiyor. hiç mi bu hırsızların adımı olmaktan iğrenmiyor" derken, aslında herkesin avanta peşinde olduğunu anladım. yazık la bunlara. *
Akepe sayesinde elindeki mal varlığını elde etmiş şirketler ve topluklarla birlikte, hayatın acımasız gerçekleriyle karşılaşan fakir halktır. Ancak unutulmamalıdır ki çanakklade bu ülkeyi alırken açlık sefalet yine vardı ama ölmek için giden binlerce insanlarda vardı. Bu yüzden bu tür canlılardan iğreniyorum.
Günümüzde boşbakana göre %50 civarında olan canlılardır.
devlet bahçelinin konuştuğunun anlaşılmamasına neden olan bu bozuk ses sitemlerinin anons yaparak geçen seçim arabalarında da duyunca bi an abi hiç mi elektronikçileri yok bu mhp lilerin diye düşündüm. kızılay'a geldiğimde yine bozuk bir ses duyduğumda ne olur bunlarda mhpli olmasın dedim ama kalabalığın içinden ellerini uzatıp kurt işareti yapanları görünce cidden çok acıdım. ya arkadaş güzel bir ses sistemi almak o kadar da zor olmamalı.
sonucu değiştirmeyecektir. sadece biraz daha erteleyecektir. zira böyle bir durum o erkeğin içinde varsa bağlasanız durmaz.
kızlar biraz akıllı olun kimse bulunmaz hint kumaşı değil. ayrıca sevenin zaten gözü kaymaz.
tanım: aşkından gözü kör olmuş birinin, başka birisiyle kendisini aldatmaması için kendisini sunmasıdır.
10 ocak gazetecilik günü olarak ankara kızılay metrosunda medya işçileri sendikasının, gazetecilerin çalıştıkları zorlu ortamı göstermek için fotoğraf sergisi hazırlamış. gönül isterdiki en azından tek bir afişte uğur mumcu olsun, çetin emeç olsun... görevini yaptığı için öldürülen tüm gazetecileri bir araya toplasalardı. o kadar baktım ama tek birini bile göremedim. {{[new]}}{{[new]}}gazetecilerin günü kutlu olsun efendim, gerçekten işini layıkıyla yapan tüm gazetecilerin günü kutlu olsun.
yaptığınız meslek insanlara bir şeyler çağrıştırmadığı için en yakın meslekle ilişkilendirilip "elektrik işleri mi yapıyon?" şeklinde maruz kalınan benzetmeler yada ilişkilendirmelerdir.
Biz kadınları hiç sevmedik!
Saçlarını sevdik, hele bir de sarışınsa daha çok sevdik.
Ağızlarını sevdik, hele bir de şehvetli ve dolgun ise daha çok sevdik.
Göğüslerini sevdik... Bacaklarını sevdik, hele bir de sütun gibiyse bayıldık. Kalçalarını sevdik... Gerçekten güzel vücutlu ve "çıtırsa" daha çok sevdik...
Yolda, arabada, televizyonda, internette onlara hep "baktık" Her yerlerine iyice ve dikkatle baktık. Pekiyi görememiş olacağız ki bir daha baktık. Bir daha ve bir daha...
Kadınların her yerlerine baktık ama gözlerine ya hiç bakmadık ya da baktığımızda çok geç olmuştu...
Biz kadınlara çok dokunduk! Onlar istese de istemese de dokunduk. Son yıllarda dini motiflerden güç bulanlarımız oldu. Eh! yozlaşan toplum ve geç gelen hatta hiç gelmeyen adalet olunca da 13-14 yaşındaki çocuklara bile dokunmaya başladık! Sapık damgası yemeyi göze alanlar bile şaşırdı çünkü sapık diye haykıran ne kadar azdı! Kadınlara dokunmada dünya sıralamasında üst yerlere geldik... 2009 itibariyle rakamlar oldukça "umut verici!!!" % 40 ını sürekli dövdük %45 ine duygusal şiddet uyguladık (küfür, hakaret, küçük düşürme) %16 sına zorla sahip olduk (ve olmaya devam ediyoruz).
Tüm bunlara maruz kalan her 3 kadından biri intihara kalkıştı ama biz hiç oralı olmadık (hem bize ne değil mi? Fener ya da Cimbom maç kaybedince çok üzüldük ama kadınlar söz konusu olunca pek oralı olmadık) % 9 una daha masum birer çocukken bile dokunduk. Ama onlar hep sustular. Çünkü konuşsalar kimse inanmazdı. "kim bilir neler yaptın ki sana tacizde ya da tecavüzde bulundu amcan ya da komşun" bu da sana ders olsun, türünden tepkiler görecekti. Ama bu ders o kadar acıdır ki biz erkekler bilemeyiz. Bizlere sorduklarında %25 imiz "bazı durumlarda kadın dövülür" demeyi doğal bir şey gibi dile getirdik. islami öğreti yalanları ile kadınları, kız çocuklarını bizlerin kölesi yapmaya başladık ve bu çabalar sonuçlarını vermeye başladı. Artık kadınlar o bildiğiniz kadınlar değil!. % 51'i erkekler ile tartışmayı bile "saygısızlık" sanıyor artık. %36'sı kendisi para kazansa bile parasını nasıl harcayacağına karar veremeyeceğine inanmış ya da inanmak zorunda kalmış. % 52'si "erkek kadından sorumludur" diyecek kadar kadınlığını unutmuş ya da unutturulmuş. % 49'u "erkek ne zaman isterse bana sahip olabilir benim itiraz hakkım olamaz" diyecek konuma gelmiş ya da getirilmiş!
Hal böyleyken kabul edelim biz kadınları kullanmayı çok sevdik. Evde, işte, siyasette, okulda kısacası her yerde... Parti kongrelerinde sözde liderler konuşurken arka fonda 3-4 kadın vardı hep. Onlardan vitrin yaptık, imaj yaptık. Başörtülü, normal türbanlı, modern türbanlı ve türbansız.. Parti çalışmalarında kapı kapı dolaşanlar hep kadınlardı. Koşturan ve çabalayan hep kadınlardı. Miting olduğu zaman onları ön sıralara toplayıp karanfiller attık üzerlerine ve iki lafın birinde anam, bacım edebiyatı yaptık ama "ananıda al git" demek bize daha çok yakıştı! "Cennet anaların ayakları altında" diye diye büyütüldük ama anaları hep ayaklarımız altında çiğnedik, ezdik, tepikledik...
14 Şubat sevgililer günü ya da anneler gününde bir kaç saat ara verdik ama sonra yine ezmeye devam ettik. iş verirken bile onları hep düşündük! iş yerinde gözümüz gönlümüz açılsın ya da malum niyetler ile bayan eleman aranıyor ilanı vermeyi çok sevdik. Bu ülkede kadın olmanın ne kadar zor olduğunu biz erkekler bilemeyiz. Çünkü artık konuşmuyorlar, konuşamıyorlar, konuşturulmuyorlar. Dini sömüren ve kullanan karanlık zihniyet kendi kadınlarını yetiştiriyor. Susan, itaat eden ve kaybolmuş kadınlar... Kızlar... Hatta çocuklar...
Arada vizyon ya da imaj için ortaya "sürülen" kadınlara bakmayın siz onlar da biliyor "kullanıldıklarını" ama artık düzen kurulmuş. Bu ülkenin kurucusu Atatürk 1930'lu yıllarda Türk kadınına dünyadaki birçok çağdaş ülkeden önceden hak ettiği hakları verdiğinde umutlanmıştık. Çünkü o Atatürk'tü ve Kurtuluş Savaşında bebeğinin kundağında mermi taşıyan anayı ya da cephede erkeği ile göğüs göğüse savaşan bacısını unutmamıştı. ihanet edemezdi ve etmemişti de. Ama biz ihanet ettik! Türkiye nereye gidiyor? Diye soruyor herkes birbirine. Oysa cevap ne kadar da açık değil mi? Türkiye hızla ve şevkle karanlığa gidiyor. Hatta koşuyor... Çünkü kadın yok oluyor, yok ediliyor...
Benim annem, kız kardeşim, sevgili kızım yok oluyor... Kadını yok olan ülkenin gideceği yol bellidir. Karanlık ve onursuz bir gelecek... Bu işi planlı yürütenler islami motifler ya da örnekler ile kadının ikinci sınıf konuma gelmesini doğal karşılamamızı bekliyorlar. Bu işe Kuran-ı Kerim'i ortak koşmaları ne acı... Mesela miras hukuku; erkek çocuğa 2 pay, kız çocuğa 1 pay ya da kadının erkeğe itaat etmesini empoze eden garip ayet ya da sureler... Belli ki burada büyük bir istismar var. Çünkü tüm Tanrı'nın kendi yarattığını aşağılaması söz konusu bile olamaz değil mi? Kuran'ı kendi amaçları için yorumlayanlar kadını ikinci plana atmayı çok seviyor olabilir ama biz hiç sevmedik. Lütfen artık kadınlara beyinleriniz ve gözlerinizle bakmaya başlayın...
akepe mitingi için ücretsiz otobüs kaldıran Türkiye Cumhuriyetinin belediyesi Atasını ziyaret etmek isteyenler için ücretsiz otobüs vermesini geçtim bu sabah metro seferlerinde hiç bir değişiklik yapmadığı için yüzlerce insan sıkış gitmek zorunda kalmış ve bir çoğuda binememiştir. (yanlışım varsa düzeltin).
tanım: Ankara Büyükşehir Belediyesinin yaptığı keyfi uygulamaların başkanın ideolojileri nedeniyle yapılmasıdır.
bir tehdit cümlesidir. söyleyiş şekline göre, bu şekilde giderse beni anlamadığın için sana anlatacak hiç bir şeyim kalmayacak, bu yüzden biraz daha özen gösterir misin biraz daha beni anlamak için kendini zorlayabilir misin? anlamına gelebilir. tabi susmalar çok şey anlatır ve bunu anlamak için yaşamak gerekir.
Orta doğu teknik üniversitesi.
Renk TV nin yapmış olduğu röportajda halka sorup aldığı cevapların derlendiği videoda da görüleceği üzere hala eğitim seviyesinde yeterince geri olduğumuzu göstermektedir.
Microchip firmasının 18 bacaklı güzide işlemcilerinden. pin sayısına göre bayağı işlevsel bir mikrodenetleyicidir. 13 adet giriş/çıkışı bulunmasına rağmen, osilatör ve mclr bacağıda giriş/çıkış pini olarak kullanabildiğinden 16 pininide giriş/çıkış olarak kullanabilirsiniz. belkide olumsuz yanlarının en büyüğü analog portunun olmamasıdır. 2 adet comparatör(karşılaştırıcı) girişi mevcuttur. 1 adet seriport ve bir adet pwm çıkışı bulunmaktadır.
Ayrıca tahminimce f628 isimli yazarımızın nick'i bu mikrodenetleyiciden gelmektedir. *
NXP firmasının güzide bir denetleyicisidir. maksimum 72 MHz de çalışabilen bu denetleyicinin 4 adet uart portu ve bir adet USB portu bulunmaktadır. Usb portu host port ta olabilmektedir. Cortex M3 çekirdeğine sahiptir. ARM işlemcilerin en önemli özellikleri düşük akım çekip yüksek performansta çalışabilmeleridir. Cep telefonlarında da ARM işlemciler vardır efendim.
Kısa açıklama:
USB Host:
Bilgisayarlardaki usb portları. Klavye, fare, flash bellek gibi cihazlar bağlamanızı sağlar.
USB Device:
Klavye, fare, flash belek gibi cihazların usb portları sadece bilgisayara veri sağlarlar. örneğim bir klavyeye flash bellek bağlayamazsınız çünkü ikisi de device'dir.
Örneğin yeteneksizsiniz dir. Güya herkes normalin üstünde bir zekaya sahiptir, okumuştur, enteldir falan ama saçma sapan dedikleri programları izleyip dayanamayıp sözlükte yorumlar yapar.