Hayatımı siktin diyebilecek bi muhatabın olmadığı durumlarda sarf edilen cümle.
Birini hayatının merkezine koymak, onun bi anda her şeyi silip atması, hayatını sikip gitmesi, senin hayatımı siktiler nidalarıyla aşk acısı çekmen asıl olması gereken, sıradan bi aşk ya da ayrılık hikayesinin özetiydi bu. Fakat birine hayatımı siktin diyememek ama ortada sikilmiş olan iki hayatın olması, işte bu kabul edilir bir durum değil. Hayatım sikildi deyip de iki tarafında darma duman olması, mutsuzluktan ölecek olması hayatın ne kadar ibne olduğu gerçeğinin somut hali.
Suçlayacak birinin olmaması çok boktan bi durum. Yok yere kendini ya da onun bi eksik noktasını-saçma sapan şeyler, birine eksiklik diye anlatsan adam yerine konulmazsın- bulup avunmaya çalışmak da bir işe yaramıyor.
Mutsuzluğum ete kemiğe bürünüp beni sikecek de rahatlıycam diye bekliyorum şimdi. Artık hayat nasıl gidiyor diye geyik yapamayacak olmayı düşünüyorum; bok gibi bi hayatın beni beklediğini bilerek.
nerden aklıma geldi bilmiyorum dün akşam ahmet çakarlı ve rasim ozan kütahyalılı telegolü izledikten sonra beynimin buharlaşmayan kısmıyla prekazinin monakoya attığı muhteşem frikiği izleme fikri hasıl oldu bende bi an, kırmadım hissiyatımı sevdiceğim, hayhay dedim, izleriz tabi dedim. rasim ozanın ses tonundan olsa gerek çınlayan kulaklarım beni her ne kadar rahatsız etse de youtubedan açtım videoyu. cümle içinde geçen frikikten dolayı yanda çıkan videolar ne kadar alakasız olsa da bakmadım, kaymadı gözüm oraya, korudum dirayetimi nazlı yarim. sonra o frikiğe benzer denemeleri bizim mahmutun da yaptığını hatırladım, sonra mahmutun sana olan ilgisi geldi aklıma aniden sinirlendim bi an kapattım ekranı. sonra aklıma otomasyona girip açıklanan not var mı diye bakmadığım geldi. can havliyle attım kendimi bilgisayarın üstüne, iptale olabildiğince, var olan gücümle bastım, yüklendim. gelen dütdütdüt seslerini duyunca hasktr dedim. noluyo lan. bıraktım bilgisayarı öylece orada. akabinde gökhanı düşündüm, bilirsin canım bizim gökhanı, onun o valla gelmezseniz alınırım hacı deyip de geldikten sonra da hafız kusura bakma ev değilim ya valla çok mahcup oldum size karşı tavırları yok mu? bilirsin en çok da bu tavrını bu halini sevmem bu çocuğun. ama hemşeri sonuçta atsan atılmaz satsan satılmaz çiçeğim.
gökhan, mahmut, prekazi, ahmet çakar, rasim ozan. halı sahaya takım mı kuruyosun bana mektup mu yazıyosun muratçığım, dediğini duyar gibiyim canım. kızma, bilirsin ben duygularını belli edebilen bi adam değilim. ama dersen ki prekazinin frikiğine iltifat etmeyi biliyodun mevzu ben olunca mı bilmez anlamaz oldun bu işleri ki bilirim dersin- hak veririm sana ve derim ki balım; sen karşılık ver hissiyatıma ben mahmutun frikiklerine de katlanırım, rasim ozanın ses tonuna da gökhanın umursamaz tavırlarına da. hatta gün gelir rasim ozanla ahmet çakarı alır, rıdvan dilmenin yanına götürür öpüştürür barıştırırım aradaki husumeti unutmalarını sağlar, birlikte aynı programa bile çıkartırım yeter ki he de.
-mahmut abi yakışıyo mu yaptığın kocaman adamsın.
+hayırdır nuricim noldu, ayrıca 23 yaşındayım lan ben.
-onu mu diyorum amk ben. 90 kilo adamsın. aşık olmuşun merve'ye.
+spora yazıldıydım ben, ondan şeyaptım. bi sınır da yok ki amk, polislik mülakatları gibi. kime başvurcaz.
türkiye'nin kaliteli cerrahlarını bünyesinde barındıran akciğer hastanesi. doktorlara lafım yok cidden hem anlayışlı hem de kaliteli insanlar(bi iki asistan piç hariç; gözlüklü ve kel olan acayip yavşak) ama hastane yapı olarak berbat durumda. cerrahi servisin olduğu en üst katta herkes ameliyatlı, yürümekte zorlanan hastalardan bahsediyoruz. ve alaturka tuvaleti kullanmaları imkansız. buna karşılık olarak o katta sadece bir tane klozet bulunmakta.her girenin de ağır hareket etmesi gayet normal(narkoz etkisiyle bağırsakların çalışmaması gibi bi durum varmış). memleketin başkentinde tuvalet sırası bekleyen hastalarla karşılaşmak cidden çok şaşırtıcı, yaptığınız işi sikeyim sizin dememek elde değil lan.
unutmadan; o klozette de 3 gün boyunca tuvalet kağıdı yoktu, bitmiş hafta içi almayı düşünüyolarmış, zahmet etmesinler amk.
orçun künek, cengiz üstün, umut sarıkaya yazılarını taklit edip hala komik olamayan blog yazarı şahıs. büyük yeteneksiz. bi de karadergi adındaki dijital mizah dergisinin baş yazarı konumundaymış şimdi. piç güveysinden hallice adında da bi kitabı var dizüstü edebiyat serisinden çıkan.
zaytung'a haber olan öğrencidir...
facebook'ta "hayata doydum ben hesabı getir azrail" adlı grubu beğenen ergenin, 14 yaşına kadar ne badireler atlattığı merak konusu..
çok enteresan bi adam, sözlük yazarı olmasından şüpheleniyorum. eğer aramızdaysa kendini ifşa etsin lütfen.
yazılarını okuyunca sanki az önce yanıma gelmiş de anlatıp gitmiş gibi hissettiren uykusuz yazarı.
bi çok mizah yazarının taklit ettiği büyük usta. ebekulak yazısıyla hüzünlendirip ağlattığı gibi, nice yazılarla da gülmekten ağlatmıştır. bayan yanı'nın ilk sayısındaki sıdıka köşesiyle keşke tekrar yazsa dememize sebep olmuştur.