tek din diye zırvalayanların, tek bir millet diye ötenlerin, tek bayrak altında toplanmak isteyenlerin eseri olan yavrucak.
uğur hâlâ 12 yaşında ve sizi izliyor o küçük gözleriyle.
soruyordur beraberinde katledilen babasına belki uğur;
"baba ben niye doğdum? peki baba çocukları küçük kurşunlarla mı öldürürler?"
uğur'un öfkesi üzerinize olsun..
adım uğur olsun
bahtım kara
masal okusun
bana ankara.
adım uğur olsun
yaşım on iki
bedenimin on üç tepesinden
güvercinler uçsun.
gözlerimin bacasından
dumanlar yükselsin
uçurtmalarım gökyüzünde bozulsun
ama adım uğur olsun.
adım uğur olsun
newroz'a kavuşmadan
hatmim okunsun,
yüzümdeki kuş yuvalarını
namlunuz bozsun.
arkadaşlarım buğday başakları gibi açarken
gökyüzü maviliğinin tarlalarında
ve karışırlarken gülücük bostanlarına,
kızıltepe' nin kızıl tepelerinde
güneş kepenk indirsin o gün gözlerime.
gazete küpürleriyle
yaralarımın üzeri örtülsün.
adım uğur olsun
iki gülücük
bir parça mavi gök
ile annem sofrayı kursun,
ve beni bekleyip dursun
ama karanlık sofraya otursun
on üç kurşun
umutlarımın ayarını bozsun
çağla gözlerim kurusun
elayak takımı beton kessin
ve güneş yüzümde kıyıya vursun.
adım uğur olsun
bahtım kara
masal okusun
bana ankara...
okuduğum en iyi hikaye kitapları arasında yer alır kendileri, hani öyle böyle değil. deli gibi okunur, bir gecede bitirilir kitap işe geç gidilir.
korhan ağbi'nin kardeşinin memeleri ve üst kattaki terörist hikayesi defalarca okunasıdır.
ha bir de yasemin var, bizim esas oğlanın nişanlısı. 7 sene olmuş, hala haber yok.
halbuki biraz düşünmek istemişti.
ağıza kürekle vurulmayı meşrulaştıran nadide, çok kusurlu hareketten birisidir.
dışarıda gezerken laf atılan kadın olmak gerçekten zordur.. ama bana sorarsanız aldırış etmemek gerekir.
biraz olaya karşı cepheden bakarsak yurdum erkeklerinin dışavurumunu görebiliriz.. bir de yanınızda eğer erkek varsa sakın aldırış etmeyin, yoksa olaylar olaylar olaylar...
sözüm ona köşe başı erkeklerinin meslek hastalıklarındandır laf atmak. bir baltaya sap, bir çekiçe orak olamamışların marifetidir.
kendilerini öyle tatmin etmek, dünya üzerinde böylece varolmak onlar için kaçınılmazdır. onlar için atomu parçaladıktan sonra geriye alacakları sonuçlardan çok bir kıza laf attıktan sonra alacakları reaksiyon daha önemlidir.
öncelikle şunu söyleyeyim, erkeklik bir meziyet bağışlanmış bir güç değildir, kezaa kadın olmak da öyle. bir tercih olmadığı gibi, gurur meselesi de yapılmamalıdır. ha konuya girem hayatımda en çok zoruma giden şeylerden birisi de yanımdaki bir kadına 15 kişilik kendilerini erkek olarak tanımlayan it sürüsünün laf atması olmuştu.
yani yanımdaki kadın da ablam olunca ister istemez daha bir içleniyorsun duruma, yani içlenmekten ziyade utanıyorsun.
sözüm ona tırnak içerisinde "erkeklik" gururun da okşanıyor olabilir.
dönüp de kafamı çevirdiğim herhangi birisine;
"ne diyorsun lan sen"
desem sanırım o muhteşem 15 kişilik it sürüsü tarafından dövülebilirim. yok yine dayak yediğim için ablamdan utanıcam üstüne. hani öyle kavga eden bir tip olsam yine belki diyeceğim de o da yok arkadaş... kavga etmekten ziyade genelde polisti jandarmaydı, bazen güvenlik güçleri ve çevre esnafın katılımı ile dayak yemişliğim var.. o kadar zoruma gitmemişti..
hani kaba bir tabir kullanıp lan falan demesem de dönüp;
"beyfendi sözlerinize dikkat eder misiniz rica etsem?"
desem nasıl bir tepki alırım düşünmedim değil. sanırım gülme krizine girer bizim hasta çocuklar..
şunu da diyebilirler belki;
"neden dikkat edecekmişiz?"
mağdur taraftan cevap gecikmez;
"yaağ şey biz ablamla mozart'ın 40. senfonisini dinlemeye, oradan kapalı gişe oynayan bir tiyatro gösterisine ve en son dali ile frida'nın resim sergisine gideceğiz.. eğer vaktimiz kalırsa sevgili köşe başını kendine mesken edinmiş canım güler yüzlü tespihli bıyıklı sakallı kısa saçlı ağbim, köşesi olmayan bir sokak bulup şarap içeceğiz"
neyse lafı fazla çevirdim, şaka bir yana kadın ya da erkek ne laf atan olun ne de tepki gösteren olun.
eğer yanınızda sevgiliniz varsa erkek tarafı size söylüyorum sakın erkeklik falan yapmaya çalışmayın, yemezler.
yani yersiniz sadece, sopa falan.
kadın tarafına da söylüyorum sakın triplere girmeyin; tek başına kalkıp yediği içtiği belli olmayan "birkaç kötü adam" için yanınızdaki erkeği "aşkıığğğmm yağğğ niye bişşiii sölemediiiiiin" demeyin.
yeminle erkek de kadında olsanız ağzınıza kürekle vururum.
gel gelelim sona;
hırsızın aslında hiç kabahati yok, nasreddin hoca olayı yanlış anlamış...
sevgiyi sanırım, ya da eşitliği.
sunay akın'ın da dediği gibi;
"kardeşiyle sokaklarda hep bir örnek giydirilen sen nasıl sevmezsin eşitliği yürürken düşen çoraplarını aynı hizaya getirmek için annen değil miydi önünde diz çöken"
sevdiğim bir yazardır kendileri, yani yazarlığını sevmem değil de kişiliğini karakterini sevmem burada mevzubahis olan.
sıcak şarap içmişliğimiz, biraz biraz dertleşmişliğimiz vardır.
aile gibi küçük devletlerde ya da böyle bir oplumda çocuğa bakma, yemek yapma, temizlik, ütü vs. gibi komün yapılacak işleri bir kadına yüklemek ne erkekliktir, ne de erkeklik övünülecek bir şeydir.
niye candır?
kadın bunu yapmaya mecbur değildir ve yapmıştır, bu yüzden.