"Steve Jobs olsa ne yapardı? " isimli kitabın yazarı. Yüksek ihtimalle takma isimdir. Ne kitapta ne de internette kendisi ile ilgili bilgi bulmak mümkün değildir. ismin Kaan Gültekin tarafından kullanıldığı düşüncesini doğurmaktadır kitap.
Yazdığı kitaba gelecek olursak. Kitap tam bir hayal kırıklığıdır. Steve Jobs un ismi ve fotoğrafı kullanılarak pazarlanmaya çalışılmıştır. Fakat kitabın ismiyle hiç alakası yoktur. Daha çok Kaan Gültekin in reklamı yapılmaktadır.
Kitabın ana fikri dünyaca ünlü milyarderler kimdir, ne iş yapmaktadır ve hayat felsefelerini özetleyen sözler nelerdir.
Kitap fiyatı 16 TL dir fakat bence vakit kaybı.
eski ssk döneminde ilaçlar hastane eczanelerinden uzun kuyruklar sonucu alınabilirken, artık ilaçların dış eczanelerden alınmasından ötürü; hastaların hastane içindeki eczaneleri görmediğinden hastanelerde eczane bulunmadığını sanmalarıdır.
yatan hastası olan her hastanede eczane bulunmak zorundadır. Fakat hastane eczaneleri sadece yatan hastalara ilaç temin ettiklerinden ve ilaçları hemşireler teslim aldığından hasta yakını ve hastalar hastanede eczane bulunmadığını düşünmektedirler.
eczane olan her yerde eczacı bulunmalıdır. özel hastaneler eczanelerinde eczacı barındırmak mecburiyetindedir. Fakat devlet hastanelerinin küçük ölçekli hastanelerinde eczacı yerine görev yapan sağlık memurları veya hemşireler bulunabilir.
belli bir yaştan sonra istemsiz olarak idrar kaçırma diye tanımlanabilir. Altta yatan fizyolojik bir hastalık olmadığı kabul edilir. genelde 5 yaş üstü çocuklar ve yetişkinler için kullanılır.
Mesele neden türban serbest meselesi değil, mesele neden saç sakal serbest değil meselesidir. Kardeşim milletin saçıyla, sakalıyla, türbanıyla uğraşmayın. bırakın millet inandığı gibi yaşasın istediği gibi giyinsin sakalını bıraksın. aşılsın artık bunlar. Tabi her şeyden önce kafalar değişmeli. Sonra kafadaki saçın değil içindeki düşüncenin önemli olduğu anlaşılacaktır.
Evden uzakta okumak güzeldir. Baba ocağında okuyupta iyi yapmışım diyen çok insan yoktur. Lakin evlenip ev sahibi olunca, evinden uzakta çalışmak koyar insana. bir gün, bir hafta ya da bir ay hiç fark etmez. eve dönünce insanın evi gibi yokmuş dersin. her ne kadar para için yapılsa da uzun vadede parasıda batsın işide ben eve dönüyorum demek kaçınılmazdır. Bu sebepledir ki mesafeyi ve süreyi iyi ayarlamak gerekir. Evde çalışmak varken evden uzakta çalışmak niye?
Elindeki para ile en iyi malı almaya ekonomi denir. Bu bağlamda 20 bin Tl'ye alınacak en iyi araba nedir? Herkesin bir arabadan beklentisi farklıdır fakat yinede üstünde uzlaşabilecek bir araç bulmak mümkündür.
-Ford fiesta sanırım bu kategoride iyi bir tercihtir
(Edit: eksileyin desem böyle eksilemezsiniz. Kimse mi sevmiyor fiesta'yı)
Muhakkak ki her saatte dinlenebilecek çok güzel parçalar vardır. Hatta farklı kişiler değil aynı kişi bile günün aynı saatinde, farklı günlerde farklı müziklerden zevk alır. Fakat bu saat için en güzel parça:
-Yaşar KURT: Ruhum
ola ki hala yaşıyor da bu yazıyı okuyorsan sana sesleniyorum. eğer yapmak istedikleri hala yapmadıysan kafana s.çayım. sen ne salak, ne geri zekalı bir adamsın. ulan ertele ertele nereye kadar. yok lise bitsin, yok vizeler geçsin, yok finaller bitsin, yok üniversite bitsin. allah bilir şimdi de emekli olayım ondan sonra yaparım diyorsundur. ulan at kendini yüksek bir yerden. yap ulan yapmak istediklerini. ama senin şimdi bahanen de vardır. evlenmiş çoluk çocuğa da karışmışsındır. borç harç derken oooo hooo oooo. tamam her şeyi anlarım sonuçta beraber yedik bazı b.kları fakat en azından yaban hayatında 1 gece dahi olsa çadırda kaldım de bana. bunu da yapmadıysan o çocuk bırak yetim büyüsün daha hayırlı inan bana. belki kendi bulur bir şeyleri. bir şeyleri yapma cesareti oluşur belki. sen şimdi az yakan bir araba da almışsındır(tabi benzin 10tl falan olmuştur), yinede kılıbıksın. hep o istediğin 4x4 lerden alamadın dimi. allah bilir dağ evini de yaptırmamışsındır. ulan benim o ev için bir köşeye attığım binliği ne yaptın. ya da kaç yaşında yaptın onu söyle ona küfür edeyim. kalkıp 40 yaşında 60 yaşına yazı yazma, bu yaşımdan zıplar sana kafa atarım. her şey bir yana umarım yatağa girdiğinde kafan rahattır ve huzur içinde uyuyabiliyorsundur(ola ki öldüysen diye yazdım bu cümleyi huzur içinde yat gibisinden). en azından bunu yaptıysan ne mutlu sana.
telefon kılıfları oldukça çeşitlilik kazanmış durumda ama çoğunda teknik bir hata var. telefonun arkasını korumak için plastik bir tabaka oluşturan bu kılıflar işlemcinin fazlasıyla ısınmasına ve telefonun yavaşlamasına neden olmaktadır. Çözüm ise plaket hazırlayan yerlerde, kılıfın işlemciyi kapattığı bölgeyi lazerle kestirmek. hem telefon ısınmayacak hemde telefon düşmelere karşı korunmaya devam edecektir.
Bir ilana giriş yaptığınızda karşınıza çıkan saçma sapan güvenlik protokolü. neymiş sitenin ve bizim güvenliğimiz içinmiş. siteden soğutuyor demedi demeyin. her yeni sekmede ben güvenlik şifresi girmek zorunda mıyım kardeşim?
genel kurmay'ın yaptığı açıklama ile uzun dönem askerliğin 12 ay olduğu gerçeğidir. kısa dönem ve yedek subaylık görev süresinde değişiklik olmamıştır.