bulusmanin son bulusma oldugunu bilemezsiniz. bulusma yerinde cikar her sey ortaya, genelde yalan dolanlardan bahsedilir."yurümedi bitti, belki ilerde denir" yalandir. spesifik hic bir sey soylenmez yani" dislerin sapsari be adam/kadın denmez. bir daha birbirini zor goren ciftler olursunuz, bir devir biter.
annelerin sizden uzak tutmak istedigi cocuktur. aslında gayet eglenceli, hiperkatif bir velettir bu, onunla gezmekten zevk alırsınız. anneniz bu zevkten sizi mahrum bırakmaya cabalar. siz arkadasınızın evine gittiginiz de yaptıgınız her turlu cekingenlige karsılık bu velet yuzsuzlukle bibloları kırar, pasoo bişiiler ister, dersler de basarisizdir.
sınırları zorlayarak, son dakikalarda gol yeme meraklısı, kontrolundeki macta bile acayip isler yaaprak seyircisini sıkıntıya sokan takım gruplarından olusur. bunlara en guzel ornek fenerbahce ve trabzonspordur.
bursa otobanında arabasını saga cekip isemeye calısırken, bir yandan telefonla konusan, yanından gecen yaklasık 200 km hızlı aracların ruzgarından etkilenerek yerlere dusup, olme tehlikesi geciren insan da gordugum sey.
jale adlı kocaman ama ufacık bir kadının sarkıydı, inanilmaz da guzeldir. hatorladıgım kadarıyla;
yine mi aynı sey yine mi?
yine mi gozyası sırada?
yoruldum aynı yalanlardan, degisik bir bahane bu...
bitmiyor unutmakla,
bitmiyor ihanetler,
bitmiyor bu son geceler...
son geceler, ah bu son geceler
bin defa yasanır alısılmaz.
son geceler, ah bu son geceler
muhurler sozleri insani konusturmaz.
son geceler, ah bu son geceler
bin defa yasanır, inanılmaz...
son geceler, ah bu son geceler
sorular nedense sorulmaz...
kuzenlerini, halasını, teyzesini sırf babasinin, anasının, danasının karsılıkli tripleri yuzunden senelerce goremeyen insandir. oysa bir yerlerde, kanının bir parcasi var. belki cok benziyorsunuz, belki cok zıt karaktersiniz, bilemezsiniz.
genel olarak aile iliskileri kopuk olan insanlar da;
bir zayıflık olur her zaman, bir yanı hep bostur.
burda anlatılan aile gibi kalabalık bir guruhla cosmak degildir, ailecilik kavramı bambaska bir seydir. bahsedilen bir kopukluk, eksikliktir, altını kırmızı murekkep kalemle ciziyorum.
coklu msn konusmalarında tanımadıgı, fakat gerizekalı olmadigi icin kız msn adreslerini ayirt edebilecek zekaya sahip kisilerin yaptıgı hareket. abazanlık, merak, 24 ayar denyoluk gibi bir cok sebebi olabilir, olmayabilir de.
ayrıca ayrılık konusması, igrenc bir bar da, cok salak yerlerde yapilir, mesela mojo da eglenirken, cambaz da cosarken ayrılalım rıfki dendigi gorulmemistir.
evet, sevgili okuyucular kızlarin kedi sempatisi, " kedi seviyorsa cok duygusaldir erkektir" onyargisindan sonra, eve kedi alip, bakamayan, uc bes gun sonra sokaga birakip, yeter be kumunu degistirmekten bıktık, birde kızlara sevimlilik yapsin diye aldik pasoo cepten yiyor gerizekalı kedi, diyen sizlersiniz.
peki bu kedi evde ne ise yariyor?
eve gelen kızın tepkisi noluyor?
acılın ben anlatayım size;
bir kere bu bas belasi kedi sokakta dolanirken eve aliniyor, kum ve mama aliniyor sonra.. birde kumu dokmek icin bir aparat.
ilk basta hosunuza gidiyor,
aa ne kadar sevimli, karılar gorunce bayılacaklar felan diye cosuyor, gaza geliyor insan, basina gelecekleri bilmeden.
fotograflarini cekip profile yerlestiriyor., msn de avatar eyliyor.
eee peki bi bağyan cıkıp, "aa kedi cok guzelmis evde beraber oynar, sevisiriz" diyor mu? tabiki hayir.
evi dagitiyor, donlarinizi ev arkadasinizin odasina birakiyor.
arada arkadaslar arasinda "ooo fikri eve kedi mi aldin cok sirin sasi sasi bakıyor cok sevimli yaa" diye seviyorlar.
ya sormayin aldik da, "bi skime yaramadi dostlar" diyemiyorsunuz.
kedi gun gectikce basa bela okuyor, o dokmediginiz kumlar, evde koku yapiyor, gaz maskesi almadan eve girmek neredeyse imkansizlasiyor.
acliktan ustunuzu basinizi tirmaliyor, siz peynir makarnaya talim ederken bu ibne whiskas istiyor.
bırakın ise yaramayi birde evin cok pis diye eldekini kaciriyor.
bu noktadan sonra artik ondan kurtulma planlari yapmaya basliyor insan.
ilk once kedime yuva ariyorum diye saga sola ilan veriyor.
gidiyor arka sokakta birakiyor, kedi nasil yapiyorsa evi buluyor.
sansli ise baska bir abazan arkadasi ile paslasiyor, yalandan "abi kadınlar cok seviyordu evden cikmiyorlardi sikildim ya" diyerekten arkadasinin basina bela edebiliyor.
bu zihniyetler icin arabalı olmaniz iliski surecinde onkosuldur, kisiliksiz-cirkin ve gayet yavsak bir tip olmaniz, arabanızın modeline gore boslugu doldurabilir. ne diiim allah akıl fikir versin.
bunlar sokaktan gecen butun arabaların icine bakarak kendilerini belli ederler.
zannedersem, istikrari ve guvenecek baska birilerini bulamayan kisilerden olusan topluluktur. etrafımda boyle birileri yok, dolayısıyla sosyal bir saptama yapamadım. fındık uretici sikayetciydi, esnaf sikayetciydi, neden boyle oldu bilmiyorum... bizim kahve de oturan gayet rahatsiz, sikayetci bir insandi, nden boyle bir sey yapti bilmiyorum.
Masal bu ya günlerden birgün, kırlangıçın biri bir adama aşık olmuş. Tüm cesaretini toplayıp camına konmuş. Küçük sevimli gagasıyla cama vurmuş TIK,TIK,TIK... Adam çok meşgulmüş. Kimmiş onu işinden alıkoyan? Minik bir kırlangıç, kırlangıç tüm cesaretini toplayarak şirin gagasını açmış
ve; - Hey adam seni seviyorum, nedenini niçinini sorma lütfen pencereyi aç ve beni içeri al , ben sana dost olurum ,hiç canını sıkmam. Bak soğuklarda başladı, yoksa güneye göç etmek zorunda kalırım. Çünkü ben ancak sıcakta yaşarım, pişman olmazsın seni eğlendiririm yalnızlığını paylaşırım, demiş. Bazıları gerçekten duymayı sevmezmiş. Üstelik bu yalnızlık meselesi daha da canınısıkmış adamın. Pek bir sinirlenmiş, düpedüz kovmuş kırlangıcı... Aradan zaman geçmişadam önce düşünmüş, sonra kendi kendine
itiraf etmiş ne kadar aptalım beklenmedik bir anda karşıma çıkan dostluk fırsatını teptim diye düşünmüş. Pişman bir şekilde sıcakların gelmesini ve kırlangıcın geri dönmesini beklemeyebaşlamış. Ve yaz gelmiş tüm güneye göç eden kırlangıçlar dönmeye başlamış. Ama adamınki ortalarda yokmuş... Yazın
sonuna kadar penceresi açık beklemiş adam. Kırlangıç yokmuş. Sonunda bir bilge kişiye danışmış olanları anlatmış. Bilge kişi gözlerini adama dikmiş ve demiş kiiiii; - Kırlangıçların ömrü altı aydır!