acı ama gerçek bir vakadır. ergen kitlenin kendi evi olan inci sözlük sınırlarıyla yetinmeyip yayılmacı bir politika izlemesinin sonucudur. bir zamanlar ekşi ve uludağ sözlük çok kaliteli girdilerle gerçek bir sözlük niteliği taşırlarken günümüzde maalesef bu işlevlerini yitirmiş durumdadırlar.
üyelik ücretlerini artırdıkça kaliteyi düşüren spor kulübü. hem ücretler artıyor hem de üye sayısı ama hizmet olarak bundan üç yıl öncesini bile mumla aratıyor. resepsiyon çoğu zaman boş ya da tek kişi baktığı için üyeler girişte birikiyor gidenlerin yerine para vermemek için eleman almıyorlar anladığım kadarıyla. salon deseniz eğitmenleri araki bulasın olanlar da suratsız ne selam ne sabah. burası böyle bir yer değildi birkaç yıl öncesine kadar, eğitmenler hal hatır sorar gelip yanlış yapılan hareketleri düzeltirlerdi. resepsiyonda her daim üç dört tane güleryüzlü deneyimli eleman bulunurdu. pandemiyi filan bahane etmeyin kendinizi toparlayın artık zaten salonunuzda diğer mekanlarınızda hijyen vs de hak getire. şirket batıyorsa bilgi verin gelmeyelim beceremiyorsanız satın doğru düzgün işletecek olanlar gelsin. böyle giderse üyeliğimi yenilemem.
itü makina fakültesinin bir zamanlar kendi tarzında efsane olmuş ve bugün maalesef vefat haberini aldığımız hocası. tuhaf kelimesinin tam anlamıyla hakkını veren eski moda ve iletişimsiz biriydi,iletişim kurduğu zamanlar da genelde ayar vermeyi yercih ederdi. Askılı bol pantolon giyer gravatı eksik etmezdi, belki seveninden çok fazla sevmeyeni vardı. Ama bana kalırsa hayata karşı sitemini münzevi bir yaşam tercihiyle gösteren ve ironi yeteneği de olan bir adamdı, anlaşılamadı haliyle, zaten böyle bir derdi de yoktu. ölümüyle hayatın boş ve anlamsızlığını kendince kanıtlamış oldu, hayat felsefesi de sanki bence buydu. nur içinde yat şükrü hocam.
genel kültür seviyesi düşük ülkenin akademisyeni bu kadar olur dedirten karakterdir. yahu kardeşim diyelim ki önceden bilmiyosun bari koordinatör olduktan sonra bir merak et de öğren neymiş kimmiş bu erasmus, vah ülkemin üniversitelerinin haline.
ekrem imamoğlu'nun istanbul il kongresinde gün itibariyle sarf ettiği bir cümledir. istanbulluların o kadar kere neyi gösterdiği sorusu ise konuya yabancı şahısların akıllarına tuhaf cevaplar getirebilecek bir esnekliğe sahiptir. ekrem bey sizin aileniz varsa bizim de var lütfen daha ucu kapalı cümleler kurunuz.
kayak tatilinin arkasından geldiği için zamanlaması manidar bir zamdır. beyefendiye toz kondurmayan modern ablalarımız abilerimiz elbette ki yine bir yolunu bulup kendisini savunacaklardır. hayırlısı olsun akbiliniz bol olsun pardon istanbul kart oldu adı galiba.
futbolumuzun kurtuluşu için benimsenmesi gereken slogandır. sınırsız yabancı sistemi bize göre değildir, takımlarımızın bir sürü ipe sapa gelmez değersiz yabancıyla doldurulmasının yanında türk futbolcul<rının kendilerini göstermelerine engel olan bir sisteme dönüşmüştür. koca ülkeden bir milli takım çıkamıyor görüldüğü gibi. kendi milli takımını tanıyamama gibi bir garabetle karşı karşıyayız. yabancı transferi altıyla sınırlandırılıp futbolumuza zarar değil katkı sağlayacak bir uygulamaya dönüştürülmelidir.
özellikle spor salonlarının soyunma odalarında insanı spordan soğutabilecek bir olgudur. görece pahalı spor kulüplerinde daha çok bulunurlar, malum ülkemizde parayla eğitim ters orantılıdır. okumak yerine ilkokul üçten sonra bir yere çırak verilmiş sonra da hayat adamı olup okumuşun yıllık maaş toplamını bir saatte kazanmayı öğrenmişlerdir. orta yaşlı ve yaşlı olanları spor salonlarında genelde sauna buhar odası havuz gibi mekanları kullanırlar ama soyunma odalarında yüksek sesle birbirleriyle şakalaşarak geçirdikleri süre daha fazladır. onların çocukları da kimyasallara dayanıp içerde bağıra çağıra yüz kiloyla vücut çalışır sonra da soyunma odalalarının aynalarında kendilerini seyrederler. bu konuda baya dolmuşum sanırım, çalışsam benim de olacak ama onun yerine kolayı seçip kıskançlık yapıyorum naparsınız karakterim bozuk.
kısaca moc kafe diye de anılan bir kahve zinciridir. köpekle girişin serbest olduğu konsepti hasebiyle genelde şımarık zengin veletlerinin ya da onlara benzer gözükmek amacıyla köpek besleyen orta sınıf trollerin çekilmez hale getirdiği mekanlara sahiptir. ayrıca ve her nedense, çok neşeli ve pozitif görünmek için paradoksal biçimde alabildiğine negatifleşebilen servis ekibi de bu zincirin iticiliğine renk katmaktadır. normal bir insansanız ve geçerken görüp şurada bir kahve molası vereyim de stres atayım şeklinde gayet makul bir düşünceye kapılırsanız, kahve içemediğiniz gibi üstüne bir de sinir hastası olarak mekandan çıkmanız yüksek ihtimaldir. denemesi bedava, beni haksız çıkaran olursa ikinci kahvesi benden ama başka mekanda.
konuşma tarzı yaşar nuri öztürk hocayı hatırlatan futbol yorumcusu. izlediğim kadarıyla çok da aklı başında yorumları var, bence mesleğinde parlamaya aday.