modern köleliktir hem de öyle böyle değil... her yıl belli bir süreyi çin de geçiren biri olarak demeliyim ki müthiş bir gelişimleri var ve artık kalite konusunda da kendilerini geliştiriyorlar kendi ülkeleri için de en iyisini yapıyorlar ama gel gelelim bu arkadaşlarla ortak olanlara ne oluyor? bu arkadaşlar önce parası neyse verirler madenleri vs alırlar, güzel de paralar verirler(bildiğim kadarıyla devletleri de destekler), sonra bu madenleri işletmeye başlarlar ve çıkan madenleri haldır haldır deli gibi büyümekte olan kendi ülkelerine taşırlar. başlarda işler güzeldir, yönetim kadrosu dışında yereller de vardır vs. sonra zaman içerisinde bir şekilde bağlantılar kurarak (bkz: money talks) , (bkz: china town) oluştururlar ve kendi işçilerini getirir yerelleri minimuma indirirler ve işte ozaman yereller ağlamaya başlar fakat artık bütün anlaşmalar imzalanmış madenleriniz harıl harıl gitmekle kalmayıp başka iş kollarına da hakim çekik arkadaşları şehrin 4 bir yanında göremeye başlamışsınızdız (bkz: endonezya) . geçmiş olsun.
ha demeyi unuttum gerçek manada (bkz: allahsız)dırlar. :)
kanada nın nova scotia eyaletinde bir köyüdür. genç nüfus yok denecek kadar az iken 40 lı yaşlarda bir çift için yaz aylarında güzelce yaşanabilecek, sessiz sakin bir yerdir. papa's pub ta jeff burger'i deneyiniz efendim.
afilli bir kabı olan sıradan bisküvi. tek avantajı farklı milletlerin bir arada (bu zaman zaman 10-11 milleti bulmuştur)olduğu toplumda Türk şahsı anlamanızı kolaylaştırması. o 3lü grup bisküvi bittiğinde kesinlikle kağıdı içeride bırakan biri varsa yanına gidip türkçe konuşmaya başlayabilirsiniz.birden fazla türk üzerinde denenmiş sonuç aynı olmuştur. sanıyorum ki bu arkadaşlar anneyi ya da eşi beklemektedir bu kağıtların temizliği için.
avustralya'nın batısında bulunan, refah seviyesi avustalya standartlarına göre bile tavan yapmış şehir. sürekli dünyanın en yaşanılabilir şehirleri arasına giren perth'e 40-45 km uzakta olup ülkenin tahıl ihracatı yapılan batı şehirlerlerinden birisidir.
filipinler'de (bkz: tricycle) ve (bkz: pedicap) ' ın da içinde bunduğu en popüler ilk 3 ulaşım aracından biri. an itibari ile indi bindisi p8 dur. genelde arkada sağlı sollu karşılıklı 16 kişi oturabilirken şöförün yanına da 2 kişi oturabilmektedir. filipinlerin sembolü haline gelen bu araçlarla seyahat etmek benim için büyük zevk. yeri gelmişken elden ele para uzatılırken 'bayat po' , inecek var derken de 'para po' demek gerekmektedir.
(bkz: filipinler)
sadece Türkçe müzik çalan fakat arada geçişlerde hafiften bir iki ufak tefek yabancı müzik duyulan, para kazanma kaygısıyla sıkış tıkış kokteyl masaları ile doldurulmuş, biranın son alkol zammından önce 25 (yirmibeş) türk lirası olduğu Ankara'daki sözde gece kulübü.
Gemilerde sintine kuyularında biriken yağlı su diyebileceğimiz atık suların yağdan ayrıştırılarak denize basılmasına yarayan sistemlerdir. Çıkış ucundaki alet ile 15 PPM (parts per million) in altına düşürüldüğü belirlenen sintine suyu temiz su sayılır ve denize basılabilir basım sırasında gemideki baş mühendis tarafından kayıt tutulmalı ve 15 PPM in altına düşmediği durumda sistem alarm vererek denize basımı durdurur.
Gemilerde(Türk gemilerinde EVA da denir.) deniz suyundan tatlı su üretmek için yapılmış sistemdir. içersindeki basıncı negatif basınca düşürerek suyun 40-42 derecede kaynamasını sağlar ve 80 derece civarında olan makina ceket soğutma suyu ile buharlaşan su tuzdan ayrılır daha sonra yoğunlaştırılarak tatlı su elde edilir ve tatlı su tankına verilir. Bu sistemlerde istenen tuz oranı bozulduğunda alarm veren salinometre ile ile tuz oranı takip edilir.
istanbulda bulunan, oldukça iyi kahveleri, sessiz sakin bir atmosferi, oldukça güzel bir dizaynı ve gayet eğitimli garsonları olan güzelim kahve içilesi mekan...
Genellikle tutturduğum analiz tipidir. Ailenin verdiği isimlerden az da olsa çağrışım yapar(Malumunuz şaman dinine inanıldığı zamanlar törenlerle isim verilen bir kültürden geliyoruz.) ve büyük olasılıkla da tutar gerçi günümüz marjinal isimlerini koymaya başladıktan sonra işlerde biraz çetrefilleşti.
Sadece uçkur, ot bok uğruna değilde birazda birşeyler görüp kendini geliştirmek isteyen insanın Amsterdam'a gittiğinde girmesi gereken kütüphanedir hayvani boyutta(Avrupa standartlarında çokta büyük olmayan), içinde ücretsiz internet erişimine,envai çeşit kitaba, en üst katında bilgisayarda işlerinizi yaparken sahip olacağınız muazzam bir manzaraya sahip olan tuvaletleri de ev tuvaletini aratmayacak girildiğinde alışveriş merkezi sanılacak mekan...
Berlin Ostbahnhof istasyonundaki devasa, cuma akşamından pazartesi gün doğumuna kadar duraksız partilerin olduğu,sven adlı bir bodyguard ı olan ve kapısındaki uzun kuyruklara rağmen içeriye girmenin zor olduğu ve girişlerde gay ler e öncelik tanındığı gerçeğini barındıran 13 euro gidişi olan gidilesice club.
Amsterdam'a gidildiğinde muhakkak gidilmesi gereken girişinin 35 euro olduğu(2010 yılında) ve içeride ilk içkinin bedava olduğu müzik eşliğinde canlı seks izleme imkanı sunan kızlı erkekli herkesin gittiği güzide ve enteresan yer. Gidildiğinde banana show yapılması önerilir. Casa Rosso en popüler olanıdır karşı kaldırımda daha makul fiyatlısı mevcuttur.