evet efendim, her gün illaki gördüğünüz insanlardan biridir bakkallar. bakkalın manyak çıkmasıda haliyle müşterinin gününü berbat edebeilir. bakkallar dedikodu kazanıdır, belkide dedikodunun kaynağı bile onun kadar hızlı öğrenemez gelişmeleri. işte bu tür bakkal amcalara "manyak bakkal" diyoruz. siz konuyu kapatmaya çalıştıkça o anlatmaya devam eder.
bakkalınızı değiştirmeye karar verirsiniz, ama yapamazsınız aranızda çoktan bir bağ oluşmuştur. onları öyle sevmek zorundasınızdır. yoksa mahallenin gidişatından bihaber olursunuz, bunuda kimse istemez değilmi evet.
ülkemizde ticarete dökülmüş sevimsiz "meslek" grubudur. bu insancıklar, sabahları evlerinden kanalın servisi tarafından alınır ve kanalın programlarına konuk olarak götürür. farkındaysanız hep aynı yüzler vardır ve tepkiler hep aynı seviyesizlikte izler birbirlerini.
islam yüzyıllardır kişiler ve vezhepler tarafından farklı yorumlanmıştır. bu yorumlanmada haliyle kutuplaştırmaya sürüklemiştir. bu islamın en büyük çelişkilerinden biridir. çünkü tanrı ,insanların birlik olmalarını emreder. tabiki burda sorun dinde değil, sözde o dini uygulayan kesimlerdedir.
vardır efendim böyle tipler, toplumun baskılarını bünyesinde en ağır hisseden kesimlerde görülür özellikle. inanmaz hatta, nefret eder ama birileri diyor ve istiyor diye cumaya tıpış tıpış gitmek zorunda bırakılır.
kalkışılmaması gereken inanılmaz yorucu hede.evin en genç çocuğu önlerindeki düğün davetiyelerine bakarak "ben yazabilirim" der ve olaylar gelişir. ilk beş davetiye özenle 2 saatlik çaba sonucu yazılır. ama arkada yığınla davetiye vardır ve içlerinde inanılmaz zor isimler yer alır bu kara davetli listesinde. 4.güne gelindiğinde saatlerce uykusuz kalmanın armağanı olarak, aile bireyleri davetiyelerin cok güzel olduğunu böyle bir şeyide anca dorelilili'nin yapacağını söylerler. dorelilili gazı almıştır bi kere arkasında bıraktığı tonlarca ismi unutarak sözlüğe takılmıştır.
sözlüğe yeni gelmiş olan herkezi "yem" olarak gören tiplerdir. en ufak yanlışınızı ,size utanç kaynağı gibi gösterebilme yeteneğine sahiptir bu abiler. ayrıca bu abilerin bir diğer özelliğide yılların vermiş olduğu klavye gücüdür, öyleki dillerinin işlevini kaybetmesi onların daha iyi eleştirebilmesi için geçirdikleri evrim sürecinin bir parcasıdır. bir metin okuduklarında, ilk olarak oradaki yazım yalnışlarını görürler mesela. onlardan olmayan herkez "aptal" aralarına yeni katılanlarsa "çömez" yada " "çaylak"dır.
birde, çaylaksan söz dinlemek zorundasındır."abi" dersin ,"bana abi deme" diye çıkışır acayiplerdir. önceden nerde yazdığın önemsizdir, buraya geldiysen sözümüzü dinleyeceksindir.sustur oturdur.
hepimizinn farklı farklı alışkanlıkları vardır.bunlardan biride uyumadan önce farkında olmadan yada bilinçli halde yaptığımız eylemlerdir.örnek vermek gerekirse,diş fırçalamak,facebooka son bir kez bakmak yada duşa girip buruşuncaya kadar yıkanmak gibi.
profil olarak,ağızda sakız ayağa üç numara büyük gelen önleri açık pembe ojeli tırnakların içinde sırıttığı terlikler ve topukları pis hedeler.bunlar konuşma dili olarak "bik bik bik aayşe nin kocası bik bik biklemiş evet evet" tarzında cümleler sarfeden her köşe başında karşımıza çıkabilitesi olan canlılardır.kaçılmalıdır,görüldüğünde görülmemezlikten gelinmelidir.