poyraz karayel dizisinde musa uzunlar tarafından seslendirilen efsane etkileyicilikteki şiir. Yazarı geçen yıl selçuk üniversitesi tıp fakültesinden mezun olan Mehmet sürübaş isimli bir arkadaşmış. Musa uzunlar'ın sesiyle de birleşince tam betona yatmalık olmuş. içerisinde "Yüzyıllar buluşup bir an eder mi gibi" bir dizeyi barındırır ki insanın nefes almasına engel teşkil etmektedir.
Neyse alın size o şiir;
önümde sokaklar, elde sigara,
inceden bir yağmur, anla despina...
gecenin koynunda kabuksuz yara,
kanayıp da durur; anla despina...
şiirle tutuşup meş'um kavgaya
diz çöktürdün bana gökteki aya.
i̇blis’i kovdurup atan dünyaya,
nefsindeki gurur, anla despina...
şimdiden geçmişe bir yol gider mi?
yüzyıllar buluşup bir an eder mi?
tetiğe dokunup sıktığın mermi,
kendini de vurur, anla despina...
bahçeye diktiğim beyaz karanfil
sensiz boynu bükük, çaresiz, sefil...
yalnızca ağaçlar, çiçekler değil
insanlar da kurur, anla despina...
Az önce fark edilen gerçek. Gıcık yahu aleni gıcık bi kelime. Demin bi entryimde kullandım. Sanki bana 30 yasında evlenmeye hazır bi devlet memuruyum, sanki bana menopozlu bi teyzeyim amk. Efenim ne lan efenim ne amk kevaşesi dedim içimden kendime dayı misın sen amca mısın amk yerinde dedim soora. Resmen kendimi hunharca eleştirdim. iyi oldu. iyi geceler. Stop!
Herkesin sahip olamayacağı özellik. Sevdiğimiz, içimize sokasımızın geldiği, sonsuza dek sohbet etsek bıkmayacağımız insanlar yanaklıdır, diğerleri muşmula surat!
olabilete oranı düşük olmakla birlikte olmuşluğu görülmüş, şahid olunmuş durumdur. adam leş bir karaktere sahip olabilir, hatta hafif göbekli bile olabilir. ama yeryüzündeki en güzel kiripiklere sahip olmasından mütevellit aptalca bir obsesyonu hayatınıza sokabilir. onlara yeniden dokunabilmek için belki geçmişinizden ve geleceğinizden pek çok şeyi feda etmeyi göze alabilirsiniz. kısaca bu adam hayatınızın amına çoktan koymuştur geçmiş olsun!
çürütülmesi imkansız teori. öyle değil mi sahiden de farkında olmadan dayatılan mecburiyet. seçimi bize ait olmayan bi başlangıçta ölme olasılığımız kesin! çok garip arkadaşlar kafam allak bullak. uzakta yaşamaktan sıkıldım, erişmek istediğim şeyin ne olduğunu bilmeden erişmek istiyorum.
Haklı insandır. Minik bir itirafta bulunmak gerekirse ben bu salak hareketi arada yapıyorum amk. işkolik sevgili, atarlı anne gibi varlıkların üzerinde oldukça işe yarıyor. herkes kendi derdine düşmüş vallahi kimse kusura bakmasın şartlara göre davranıyorum.
istemsizce olandır. Tutamıyorum kendimi çok çaresiz hissediyorum. Nefes alamıyorum ruhum cok fena daralmakta Keşke o ailelerin yanında olabilsem, teselli edebilsem bir yetimin gözyaşinı ellerimle silebilsem ama yok, yok yani hiçbir sey yapamıyorum oturdum ağlıyorum amk!
gerçekten can sıkandır. yani tam olarak yaz gelmedi aslında amk şu tarz mayısların da zaten. ama kış ortasında kalmış gibi de bi el,ayak ve burun üçlüsü bu kadar donmaz ki. yıldım ya herkes hormonlu hormonlu yanakları al al ortalıkta dolanırken benim bu denli üşümem adeta haksızlık. yetheeeerrr!
insanın elinde olmayandır. şiiri deli gibi sevip yazamamak. bi tomris olamamak çok sinir bozucu bir durum amk. ilham belki verirsiniz, ama sevdiğiniz adamın ellerini,yüzünü,kokusu,kirpiklerini,gözünün kenarında oluşmaya başlayan çizgileri şairane bir dille içinizden atamadıktan sonra bi anlamı kalmıyor çoğu şeyin. bildiğin tutsaklık.
akıl almaz biçimde değiştirilemeyen emmidir. rahatsız oluyorum değişmiyo amk herifi bir türlü. seçtiğim bütün fotoğraflar büyük oluyo o afedersiniz anüsünüz kadar tasarladığınız şeye.
ben ve birçok insanın muzdarip olduğu durum. yıl dım! yıılldıııımmmm! anladınız mı yıldım artık. bırakın ya valla siktir olup gidelim bu ülkeden. gündemi takip edemiyorum ben artık. sibel can'ın verdiği kilolar ile gündemi meşgul ettiği günleri özledim ben. hiçbir haltın değiştiği yok boşa can verdi o insanlar gezide. insaları değiştirmek imkansız. nefret ediyorum hepsinden. birilerine bişeyler anlatmaktan, ikna olmalarını beklemekten de bıktım. kör, sağır ve dilsiz olmuş bunlar.
üzerinde durup, uzun uzun düşünülmesi gereken bir konu. egolarımızın ardına sakladığımız gerçek. bir an unutuveriyoruz yağmur yağdığı zaman şemsiyesini koluna takıp pıtı pıtı yürüyen bir yaratık olduğumuzu. adsfghjkl çok komik amk. gidenin arkasından bakmıyoruz, sabah günaydın diyen duraktan birinin yüzüne aval aval bakıyoruz, burnumuzdan kıl aldırmıyoruz lakin yağmur yağınca şemsiye kullanıyoruz. şu tarz şeyle yakışmıyor muhteşem insan ırkına. buna bi çözüm bulmalıyız gerekirse evrilelim, gadget olalılm ama şu şemsiye işine bi çözüm bulalım, lütfen.
samimiyetsiz insandır. hayır yahu olamaz bir insan herkes ile iyi anlaşamaz mümkünü yok. bir ibnelik var o işte. ben tanıdığımın ikinci günü insanlara çemkirdiğimden midir nedir bu herkesle iyi anlaşan insanı kıskanıyorum nasıl oluyor da tahammül seviyesi bu kadar üst seviyelerde.
bazen ceza olarak kural dısı yayin yapan radyo programının yayin saatinde radyo belgeseli yayınlanmasını istiyorlar bu daha az küfür yemelerini sağlayabilir ancak.