anne ben moderatör oldum klişesine girmiş kişilerin, sanal alemde bir kaç işi modere etmekle mükellef olduktan sonra ki g.t kalkma durumudur. bilhassa sözlük sitelerinde ve forum sitelerinde karşılaşmanızın kaçınılmaz olduğu hadise. sanal ortam dışında ki hayatta bile yönetim ile ilgili mesleki sorumlulukları olan kişiler bu derece havaya girmez.. ama onlar, sanal ortamın güzide modetatörleri.. seviyoruz sizi..
+merhaba yeni moderatör sen misin?..
-evet, benim.. neler yapacağımı biliyorum, çalıştım da geldim. özel mesajlara cevap vermeyeceğim. moderatörlerle iligili olumsuz eleştiri olan başlıkları kaldıracağım. üyelerden, yazarlardan daha iyi düşünürüm, daha iyi bilirim. onlarla tartışmayacağım.
Ülkemizde 'Second Life Syndrome' albümü ile birlikte hatırı sayılır bir fan kitlesi kazanan ve Masstival 2007 sahnesinde izleyenlerini büyüleyerek büyük bir beğeni kazanan Riverside, 30 ve 31 Ekim geceleri Beyoğlu Hayal Kahvesi'nde performans sergileyecek. Organizasyonu Echoes Production tarafından gerçekleşecek olan ve her gece kısıtlı sayıda kişinin izleyebileceği bu konserleri kaçırmayın.
Tony MacAlpine, Billy Sheehan ve Virgil Donati'den oluşan Devil's Slingshot grubu Slingshot 2007 Tour adı altında Avrupa Turnesine çıkıyor.
turnenin istanbul konseri 4 kasım 2007'de gerçekleşecek. turnenin asıl amacı, bu bomba üçlünün çıkaracakları clinophobia adlı ilk stüdyo albümlerinin tanıtımı içindir. Balans Music Hall'da gerçekleşecek bir konserdir. biletler satışa çıkmıştır.
(bkz: bu konser kaçmaz)
rock tarzı veya türevi müzik yapan grupların veya solo isimlerin, hüzünlü, akılda kalıcı ezgilere, etkileyici rifflere ve motiflere sahip parçalarıdır.
örneğin; opeth-the drapery falls
oyun kurucuların çoğunun kısa olduğu gerçeği göz önüne alınırsa çok da kendilerine sorun teşkil etmedikleri durumdur.
(bkz: ben samuel)
(bkz: boyum 1 80)
(bkz: kübalıyım)
çoğu zaman geçerli bir deyiştir. fakat durum öyle yönlere ilerliyor ki bunu, sözlükte nesil tartışmalarında bile görebiliyoruz. sözlük, nesillere göre yazarları katagorize etmeye kadar varan gereksiz söylemlere maruz kalıyor. ha birde şöyle bir kısmı var tabi bunun; bu tür kusmaları gerçekleştiren uuserlerin kaale almama durumudur.
okuyoruz ve yazıyoruz ulan... ne idüğü belirsiz simbiyotik yaşayan insanların sözlerini kulak arkası etmek çokta aşikar olunması gereken bir durumdur. evet, bu insanlar hayattaki konumlarının belirsizliği gibi sözlüğünde stabilitesini belirsizleştiriyorlar. kendinizce doğru saydığınız gerçeğe ulaşmamış maddeleri lütfen buraya kusmayınız dememiz gerek. sevgiler, saygılar..
(bkz: demokrasi gözünü seveyim)
başlık kendiliğinden restart atması olacaktır. evet, hiç olmadık anlarda sıcakların etkisiyle gerçekleşen durumdur bilgisayarın yeniden başlatması. sinir bozucudur.. kasayı açık tutsanızda tutmasanızda bir faydası yoktur. bir işle ilgilendiğiniz anda gerçekleşirse monitöre kafa atmak farz olur.
dimarzio'nun ürettiği ibanez jem777lerde standart olarak mevcut manyetiktir. seymour duncan ın jb'lerinden sonra en baba manyetiklerdir. joe satriani'nin sap manyetiğidir.
tam bir şabalaktır. neyi olumsuz bulduğu anlaşılamaz. hayır, itirafımı mı beğenmedin?.. ulan itiraf et o zaman, 'ben seri eksi oy veren bir ibneyim' diye.. artı oy manyağı yapayım seni..
yaşam hazzını boyama kitabında bulmak gibi bir şeydi. keşke boyadığın o kitaplardaki renkler kadar gerçek ve saf kalabilseydi yaşamın büyüyen yüzü. keşke okula ilk başladığın gün kadar arzulu hissedebilseydin sözde umut dolu yarınını. keşke o senelerde yeni aldığın kitapların burnunu okşayan yalın kokusu her daim gelebilseydi peşinden.
çocukluğu onun için keşkelerde kalmıştı.
mahalle arkadaşı kavramını yitirmek kadar acı bişeydi, belki de taso oynarken düşlediğin şeylerdi sana özlemi hissettiren. kesinlikle buydu.. hayatın sözde gerçekliğe dayandırılmış yüzü için uğraşıyorsundur, oysa ki fonda giden bir tiyatro sahnesinde yer aldığını hiç bilmeden ve hiçbir zaman anlamak istemeden, fütursuzca futbolcu kartlarını biriktirmekteki saflıktı sana özlemi hissettiren.
çocukluğu onun için yüksek hayal gücüne kavuşmanın hissetirdiği özlemdi.
neler için ağlıyordu, neler için gülüyordu. yıllar sende bir şey değiştirmişti sanki..
yok yok... senden bir şeyi alıp götürmüştü. neyse ki özlemeyi hissedebiliyordun ve neleri özleyeceğini iyi biliyordun. duyguların mı köreliyordu ne?. keşke hiç büyümeseydin. keşke gerçeğin ortasına bu kadar atılmasaydın.
çocukluğu onun için yalandı ve o bu yalandan hoşlanmıştı.
baharın kokusunu çocukluğundan biliyordu. duyuların mı köreliyordu ne?. keşke soru yağmurunu hiç başlatmamış bir çocuk olsaydın, keşke hiç merak etmeyip devam etseydin batman serüvenine. sorularla kavuştun şu an ki hayatına. inansaydın seni leyleklerin getirdiğine.
çocukluğu onun için basitlikti, basit olan güzeldi.