2024 paris olimpiyatlarında milli güreşçilerin sapır sapır dökülmesiyle belli olan durum. Ne zaman güreşe denk gelsem bizimkileri yerden yere vuruyor rakipler, bu nasıl güreş ülkesi lan?
Ezberlenmiş şekilde 7'den 70'e herkesten duyarız. "Türkiye jeopolitik konumu nedeniyle tehlike altında." Ama gerçekten böyle mi?
Batı sınırında yunanistan ve bulgaristan.
Yunanistan 10 milyon, bulgaristan 6 milyon nüfusa sahip küçük doğu avrupa ülkeleri. ikisi de kendi yağında kavrulan, şiddet eğilimi olmayan, insan gibi yaşamak isteyen, rahatına düşkün renkli bir halka sahip.
Bu iki ülkeden türkiye'ye, bu taraftan saldırgan tutum sergilenmediği sürece asla zarar gelmez. Bana dokunmayan yılan bin yaşasın diyorlar. Geçiniz.
Güney sınırında Suriye ve ırak. 3-5 çapulcu örgüt dışında hiçbir tehdit içermeyen iki ülke. Bunları da topyekün değil, bölgesel olarak profesyonel bir şekilde bitirirsin. Halklarının da türkiye'ye bir düşmanlığı bulunmuyor. Geçiniz.
Güney doğuda iran'ın derdi kendine yeter. Birebir türkiye ile bir düşmanlığı yok, duruma göre aynı safta da olabilir. Ayrıca fazla etkileşim içermeyen küçük bir sınır komşuluğu var.
Doğuda azerbaycan ve ermenistan. Ermenistan 2,8 milyon ile sadece antalya kadar nüfusa sahip. Sürekli Azerbaycan ile çekişme halinde. Türkiye için Bir tehdit oluşturma imkanı yok. Geçiniz.
Kuzey doğuda gürcistan 3,7 milyona sahip küçük ve sevimli bir ülke. Türkiye'den alemcilerin artvin sarp sınır kapısından geçerek para ezdikleri mekan.
Şindi buradan ne anlamamız gerekiyor. Türkiye insanı öyle bir insan ki, herkesi kendine düşman zannedip, sürekli birilerine kışkırma durumunda. Bu da diğer ülkeleri haliyle rahatsız edip tedbir almaya zorluyor. Yani saçma sapan paranoyalar ile düşmanı aslında türkiye'nin kendisi yaratmış oluyor. Bu bölgede bir kuzey kore yok. Neticede hiç de güvensiz bir bölgede değiliz. Bu kadar diken üstünde yaşamak gereksiz.
Yoksa tehlikenin kendisi gerçekten türkiye mi?*
Ne işler çevirdiği, ne yapmak ve nereye varmak istediği belli olmayan güvenilmez bir riyakar grup. Ülkenin içine sıçılmasında da büyük katkıları vardır. Bu insana, doğaya, hayvana zarar veren grup, yavaş yavaş sindirilip itlerle beraber yok edilecektir.
Uzak olmayan bir tarihte birçok mesleğin sonunu getirecek olan devrim.
Ancak bu durum, türkiye gibi gelişime kapalı memur zihniyetli ülkelere her ne kadar geç ulaşsa da, eninde sonunda yenilgi kabul edilecek. insanlar gereksizleşerek, nüfus fazlalığı büyük bir yük haline gelecek. _ kaynak
Kaybolduktan 1 yıl sonra kemikleri bulunan bir insanın sırtlan tarafından öldürüldüğü iddiası. Halbuki akla ilk gelen sırtlan değil kanguru olmalıydı. Çünkü ülkeyi kangurular istila etmiş amk ne sırtlanı. Bu köpekler parti kurup meclise falan mı girdiler de haberimiz yok? Arkaları baya sağlammış. itperest link
izmirli bir esnafın kullandığı isyan cümlesi. Yerli halkın açlıktan ağzının koktuğunu ve kıçında don olmadığını, bu yüzden umudunu turistlere bağladığını belirtmiş. link
Duruma sistemin dışından bakan biri olarak aşırı saçma ve adaletsiz bulduğum olay.
Biri zaten az çalışıp çok kazanıyor, diğeri çok çalışıp az kazanıyor. Az çalışıp çok kazanana daha da çok vermenin mantıklı bir açıklaması yok. Tamam ülkede mantık yok zaten ama bu kadar adaletsizlik de fazla geldi.
Bir de memur zammına ama "zom değül infilasyon telafisi" deyip de asgari zammına karşı çıkan ikiyüzlü çıkarcılar var. Senden çok çalışıp senin yarı paranı alan adama enflasyon hiç uğramıyor zaten. Sadece sana zam yapılsın, millet iki kuruşa sana hizmet etsin, sadece senin refah seviyen artsın da paşalar gibi yaşamaya devam et. Negzel bir dünya ikiyüzlü çıkarcı kardeşim benim.
Avrupa Birliği, halk arasında siyah, gri ve gümüş dolgu olarak bilinen ve cıva içeren amalgam dolguların kullanımını 1 Ocak 2025 tarihinden itibaren yasaklama kararı aldı. AB'de amalgam dolgular yılda yaklaşık 40 ton cıva kullanımına neden oluyordu. haber
Yaşadığımız şu çağda yüzümüze çarpan gerçek. Bazı meslekler vardır, yaşamın devam etmesi için olmazsa olmazdır. Ancak bu işe olmasa da olur diyebiliriz artık. Özellikle teknolojinin gelişmesi ve bilgiye ulaşmanın olağanüstü kolaylaşması nedeniyle aman aman bir ehemmiyeti kalmadı. Yakın gelecekte yapay zekanın insanların elinden tümüyle alacağı ilk işlerden biridir.
Devlet baba bu mesleği, şu an kısmen yaptığı gibi, önce sebepsiz çukur kazdırıp, kazdırdığı çukurları da tekrar doldurtma yöntemiyle ayakta tutabilir. Başka da yol yok.
Ülkenin bu şekilde daha iyi yönetilip daha yüksek refah seviyesine ulaşacağı aşikâr.
Mesela 100 milyonluk ülkemizde her vatandaş 18 yaşını doldurduğu an fahri polis memuru olabilsin. Bu şekilde herkes birbirini denetleyebilir ve bir hırsız diğer hırsızı yakalayabilir. Böylece illegal işlerde de azalma olacaktır.
18-65 yaş arasındaki tüm nüfusu memur ya da kamu işçisi yaparsak, maaşlar da artacağından kişi başına düşen gelirimiz de artmış olur. Devletimiz fabrikalar, üretim tesisleri hatta fırınlar açmalı. Ekmek de devlet eliyle üretilmeli. Adalet, eşitlik ve refah için 18 yaşını dolduran herkes sınavsız ya da becerisine göre kamu görevlisi yapılmalı. Devletimiz herkesin becerisine göre bir iş bulmalı, yoksa da kişiye göre iş yaratmalı. Özel mülkiyet kavramı yasaklanmalı, herşey devletin yani halkın ortak malı olmalı. Rekabet piyasası yok edilerek tüm ürünlerde verimlilik ve çeşitlilik sağlanmalı. işte o zaman bereket versin.
Dil, din, yaşam biçimi, gelenekler, çevre ve iklim şartlarından kaynaklanan ufak fenotip farkları ve diğer birçok bok püsür... Bunlar bir milleti oluşturan kültür farklarıdır. Bilimsel olarak tüm insanlar tek bir ırktır ve bunlarla hiçbir ilgisi yoktur.
Bir insan ırkçılığı ancak bir şempanzeye yapabilir mesela. Yani insanların ırkçılık sandığı şey aslında kültür zorbalığı amk. insanları kutuplaştırma aracı olarak siyasi, sosyal ve kültürel açıdan toplumlara bu şekilde yerleştirilmiş.
Bişeyi de doğru anla ulan insan, amskym yeter.
Yattığı yerden kullandığı internet ve akıllı telefon gibi hayatı daha konforlu hale getiren tüm gelişmelerin kapitalizmin bir nimeti olduğunu unutan veya bilmeyen aymaz kişi eylemi.
Şu an çok değerli fikirlerinizi savunmanıza imkan veren uludağ sözlük platformu bile o gömdüğünüz kapitalizmin ürünü ulan nankörler.
Özellikle devlete satmak isteyenleri ülkede bolca bulunur. Şurada yaşayacağımız 3-5 yıl, onu da özgür ve mutlu bir birey olarak yaşayalım demezler. Öğretilmiş çaresizliğe ve sürü psikolojisine bağımlıdırlar. Ülkenin bu halde olmasında onların da büyük bir payı vardır.