dertlikedi
-75 (günah keçisi)
onuncu nesil yazar 14 takipçi 179.82 ulupuan
entryleri
oylamalar
medya
takip

    alper kocaman

    1.
  1. Fırat Kalkanı Harekatı'nda Yüzbaşı Alper Kocaman'ın kahramanca şehit olduğu saldırı öncesinde yaşananlar askeri kaynaklar tarafından paylaşıldı.

    "Bu diyarda Alper'ler tükenmez..

    Çocukluğundan beri hayali subay olmaktı, komando olmaktı, bordo bereli olmaktı. Oldu da..

    Bordo beresiyle dağlarda dolaşıp bölgeye musallat olan, vatanına göz diken çakalları avlamaktı, avladı da..

    Avlamakla kalmıyor, kendinden sonra bayrağı teslim edeceği bir evlat, bir oğul yetiştiriyordu kendi gibi yiğit, kendi gibi gözü pek..

    Vakti olmadı, olamadı ikinci, üçüncü yiğitlerini yetiştirmeye, Hakk'a yürüdü..

    Ama biliyordu ve içi çok rahattı; biliyordu kendisi gibi nice Alper'ler vardı bu Peygamber Ocağında, nice Ata'lar yetişiyordu arkadan, kendilerini takip edip bu topraklarda gezen hainleri, çakalları temizleyecek..

    Nefis ve kibrine esir olmadan, doğru yoldan sapmadan, kul hakkı yemeden, lokmasını aç olanla paylaşıp üzerine mağrurluk yeleği giymeden Hak yolunda ilerliyordu..

    Fırat Kalkanı Harekatı başladığı günden beri de bölgedeydi..

    04 Kasım 2016 tarihinde Fırat Kalkanı Harekâtında DEAŞ terör örgütüne karşı mücadele ederken PYD ve DEAŞ'ın yoğun top ve havan saldırıları altında öne çıkarak El Bab'a giden bir bölgedeki kritik bir hedefin ele geçirilmesi için "Arkadaşlar bu bölgeyi mutlaka elde bulundurmamız lazım, haydi arkadaşlar!ö diyerek ellerini havaya kaldırdığı esnada, PYD/PKK'nın bulunduğu bir mevziden atılan havan mermisinin yakınında patlaması sonucunda koltuk altından giren bir şarapnel parçasıyla önce sendeledi, ne olduğunu anlamadı, arkadaşlarına da belli etmek istemedi, biraz daha ilerledi, biraz daha, biraz daha…

    Ama yanındaki askerleri fark etti kolunun altından hızla akan kanı.. "Komutanım yaralanmışsınız, durun ne olur durun!ö dediler. "Bir şeyim yok ufak bir parça geldi, devam edelim az kaldı, durmayın, durmayınö dedi ve ilerlemeye devam etti; ta ki gücü tükenip dizlerinin üstüne çöktüğü ana kadar..

    1.90 boyunda, koca bir çınardı, dağdı O...

    Güçlü liderliğiyle hep ön saflarda savaşmayı seviyordu, hep yetiştirdiği kahramanlarla beraberdi; dağda, taşta, ormanda, kar altında, yağmurda, çamurda. Gece, gündüz yoktu O'nun için.. Varsa, yoksa Vatandı esas olan, vazifeydi, başarmaktı...

    Çok çetin mücadelelere girmişti çakalların gezdiği dağlarda, yanındaki arkadaşları yaralandığında hep yanı başlarında onlara destek, moral vermişti.. 'Bir şeyin yok aslanım, iyisin, bak helikopter çağırdık, geliyor, iyi olacaksın, bırakma kendini, sakın bırakma, dayan..ö demişti belki onlarca kez…Kucağında şehadet mertebesine ulaşanlara ağlamıştı defalarca: "Ölme be yiğidim, ne olur ölme! Ne diyeceğim ben şimdi anana, babana, sevdiğine, ne diyeceğim evladına?' diyerek...

    4 Kasım 2016 günü, Hakk'a ulaşmadan az önce yoğun ateş altında yaralanan bir uzman çavuşunun yanına gitti, gözünü bile kırpmadı. Benzer ifadeler döküldü ağzından Uzman çavuşuna. Uzman çavuşu yürüyecek durumda değildi. Askerini, sahip olduğu devasa cüssesi ve ezici gücüyle kolaylıkla taşıyabilirdi ama bulundukları noktaya hem DEAŞ hem de PYD/YPG tarafından kurşun yağıyordu. Kritik bir yerdeydiler; ayağa kalktıklarında hedef olacaklardı.

    Bordo bereliydi o. Çaresizlik yoktu lügatinde. Ayağa kalkmadan sırtına yatırdı Uzman çavuşunu ve sürünmeye başladı emniyetli bir bölgeye. Kan ter içinde kalmıştı ama tahliye etmeyi başarmıştı ya! işte esas olan buydu. Çok mutluydu…

    Timi öyle tek yürek olmuştu ki, o anı seyredenler bile anlatamıyordu yaşadıklarını.. Destek verdikleri ÖSO'nun birimleri o anı hayretle ve inanılmaz bir takdirle izlemişlerdi.. Zaten hemen ardından destekledikleri ÖSO kuvvetleri, yaşadıkları bu olaydan da etkilenerek kendilerine tevdi edilen görevi başararak hedeflerini ele geçirmişlerdi..

    O kahraman Yzb.Alper KOCAMAN'dı. Ruhu şad, mekanı Cennet olsun..."
    3 ...
  2. erdoğan a neden bağlılar

    1.
  3. Sayın Binali Yıldırım, Pazar günkü AK Parti olağanüstü kongresinde, geçerli 1405 oyun tamamını alarak genel başkan seçildi.

    Erdoğan ve AK Parti muhalifleri bu durumu, “Tayyip’in kongresi, delege değil kuzu bunlar, al sana demokrasi...” diyerek alaya alıyor, işi hakarete kadar vardırıyorlar.

    Gerçekten izaha muhtaç bir durum var. Seçim kazanmış iktidar partisinde başbakan, “kendi arzum değil, zaruretten” diyerek dramatik şekilde koltuğunu bırakıyor.

    Az sayıda da olsa, delegelerde hissi tek bir tepki neden yok?

    Evet, AK Parti delegeleri, istisnasız neden Sayın Erdoğan’a böylesine bağlılar? Onun attığı adımları neden fire vermeden onaylıyor?

    Erdoğan’ın hasımları ve AK Parti muhalifleri buna “biat” diyor. Velev ki “biat” ama neden görülmemiş bir sadakatle biat ediyorlar?

    Öncelikle şunu söyleyeyim. Başta F. Gülen olmak üzere vesayet çevrelerini, onların işadamlarını, medyasını, yazarlarını, akademisyenlerini, politikacılarını kör eden bir Erdoğan düşmanlığı var.
    Bu düşmanlık, bilhassa Gülenistlerde bir kin ve nefrete bürünmüş halde. Öyle ki, F. Gülen, daha 5 sene önce Cemaatini yüzde 70-80 oranında destekleyen halka artık “sürü” demeye başladı.
    Birkaç gün önce Pensilvanya’da yaptığı konuşmada “Tiran’ları Tiran, Nemrut’ları Nemrut yapan alttakilerin sürü haline gelmesidir. Bütün Tiranlar halkın değerlerine saygı gösteriyor gibi yaparlar. En önde saf tutarlar. Camiye gelirler...”

    Erdoğan düşmanlığı ile gözleri kör olanların, dimağları dumura uğrayanların ve vicdanları kararanların, AK Parti delegesinin iradesini anlamaları mümkün değildir.

    Evet, nedir bu Erdoğan sevgisi, bağlılığı ve sahiplenme?

    Birincisi Erdoğan’ın şahsı ile ilgilidir. Sevip sevmeme önemli değil, bu insanda bir liderlik karizması var. Hitabetiyle, siyasete en alt basamaklardan gelip kendisini ispatlamasıyla, icraatlarıyla, bilhassa Gezi olayları,
    17/25 Aralık darbe teşebbüsü ve 7 Haziran-1 Kasım sürecindeki liderliği ile AK Parti tabanı, fırtınalı sularda test ettikleri liderlerine sonuna kadar güveniyorlar. CHP tabanı, MHP tabanı öyle değil diye AK Parti tabanı niye küçümseniyor?

    AK Partililer “Biz liderimizi bulduk, sonuna kadar ona sahip çıkacağız” diyorsa, bu duruş neden demokratik bir anlayış görmüyor, buna saygı duyulmuyor? Hani vicdan hürriyeti, fikir ve kanat hürriyeti?

    ikincisi, yıllardır hasretini çektiğimiz kutlu yürüyüşün büyüyerek devam etmesi arzusudur. Bu ülkede manevi değerleri önemseyen ve islam’ı yaşama adına gelecek endişesi taşıyan büyük kitle, özledikleri lidere ve hükümete kavuştuklarına inanıyorlar.
    “Kendi değerlerimize bağlı kalarak da ayağa kalkabiliriz. Batı’nın ilmini teknolojisini alalım ama bizim yüksek insanî hasletlerimiz, bir millet kardeşliğimiz var. AK Parti iktidarı ve Erdoğan’ın liderliği ile tarihi bir fırsat yakaladık. Biz bugünlerin hasreti içindeydik
    Çok şükür bugünleri de gördük. Aman bu yürüyüş sekteye uğramasın. Aman yakalanan bu fırsat heder olmasın. Şahıslara, kimin başbakan, bakan olduğuna takılmayalım...” diye düşünüyorlar. “Bu kutlu yürüyüşte Erdoğan bize lazım, Türkiye’ye lazım...” diyorlar.

    Hele terör saldırıları ile Türkiye’ye boyun eğdirmeye çalışanların Erdoğan’a baskılarını, yüklenmelerini ve içerdeki şer ittifakının direnmesini gördükçe... Hele küresel güç odaklarına taşeronluk yapanın Pensilvanya’dan kin ve nefret saçmasına ve Washington’dan,
    Brüksel’den artan yedi düvel saldırılarına içerledikçe, Erdoğan’a daha da sahipleniyorlar.

    Büyük ve güçlü Türkiye’nin hasretini çekmeyenler, Erdoğan bağlılığını anlayamazlar...

    hüseyin gülerce,star
    26 mayıs 2016
    0 ...
  4. shirako

    1.
  5. balık sperminden yapılan, şeffaf ve kremsi bir tadı olduğu söylenen pahalı japon yemeğidir.
    1 ...
  6. dr hannibal lechter

    1.
  7. psikiyatrist,cerrah,kütüphaneci,çizimleri harika ve usta bir aşçı olan litvanya doğumlu seri katil. kaba insanlara tahammülü yoktur, kocaman bir zihin sarayı ve inanılmaz koku duyusuna sahiptir. kırmızıya çalan kahverengi gözleri ile şeytana benzetilir.

    edit:başlık başıma.
    2 ...
  8. © 2025 uludağ sözlük