orijinali jean jacques goldman'a ait olan ancakbuddha bar iv albümünde alabina'dan ishtar'ın yorumu ile lokum kıvamına gelen şarkıdır. söylentilere göre kızına uyumadan önce ikinci dünya savaşındaki imha kamplarının birindeki genç bir kızın hikayesini anlatır. Goldman'ın ailesi alman ve polişmiş. yahudi oldukları için fransa'ya göçmek zorunda kalmışlar.
her ne kadar jean jacques goldman'a ait olsa da hem ilk olarak ishtar'dan dinlendiği için hem de ezgileri insanı vurduğu için buddha bar versiyonu dehşettir. aha da kanıtları;
elle avait les yeux clairs et la robe en velours
a côté de sa mère et la famille autour
elle pose un peu distraite au doux soleil de la fin du jour
la photo n'est pas bonne mais l'on peut y voir
le bonheur en personne et la douceur d'un soir
elle aimait la musique, surtout schumann et puis mozart
comme toi, comme toi, comme toi, comme toi
comme toi, comme toi, comme toi, comme toi
comme toi que je regarde en bas
comme toi qui dors en rêvant à quoi
comme toi, comme toi, comme toi, comme toi
elle allait à l'école au village d'en bas
elle apprenait les livres, elle apprenait les lois
elle chantait les grenouilles
et les princesses qui dorment au bois
elle aimait sa poupée, elle aimait ses amis
surtout ruth et anna et surtout jéremie
et ils se marieraient un jour peut-être à varsovie
comme toi, comme toi, comme toi, comme toi
comme toi, comme toi, comme toi, comme toi
comme toi que je regarde en bas
comme toi qui dors en rêvant à quoi
comme toi, comme toi, comme toi, comme toi
elle s'appelait sarah elle n'avait pas huit ans
sa vie c'était douceur, rêves et nuages blancs
mais d'autres gens en avaient décidé autrement
elle avait les yeux clairs et elle avait ton âge
c'était une petite fille sans histoire et très sage
mais elle n'est pas née comme toi ici, et maintenant
comme toi, comme toi, comme toi, comme toi
comme toi, comme toi, comme toi, comme toi
comme toi que je regarde en bas
comme toi qui dors en rêvant à quoi
comme toi, comme toi, comme toi, comme toi
turkisk versiyonu ise şöyledir efenim;
parlak gözlei ve kadifeden elbisesi vardı
annesi yanında ve ailesi etrafındaydı
gün bitiminde hafif gün ışığı dikkatibi dağıtırken ayağa kalktı
resim iyi değildi, ama biri görüyordu
mutluluğu burada ve akşamın yumuşaklığındaydı
müziği severdi, özellikle Schumann'i ve Mozart'ı
senin gibi senin gibi senin gibi
aşağıdaki köyde okula gidiyordu
kitapları ve kuralları öğrendi
kurbağalar ve tahtada uyuyan prensesler hakkında şarkı söylerdi
bebeğini ve arkadaşlarını severdi
özellikle ruth ve anna'yı ve özellikle jeremiah'yı
belki bir gün warsaw'da evlenirlerdi
senin gibi (x6)
senin gibi, ben sana bakarken
senin gibi uyurken ve rüyasında kimleri görürken
senin gibi (x3)
tek aşkında masumiyet zamanlarından günler geçti
adı sarah'ydı ve 8 yaşında bile değildi
hayatı tatlı rüyalar ve beyaz bulutlardı
ama diğerleri farklı düşündü
senin gibi (x6)
senin gibi, ben sana bakarken
senin gibi uyurken ve rüyasında kimleri görürken
senin gibi (x3)
parlak gözleri vardı ve senin yaşındaydı
geçmişi ve fazla aklı olmayan küçük bir kızdı
ama senin gibi ve burada doğmamıştı.
Süper ötesi olması nedeni ile henüz entry girilmemesine şaşırılan ingiliz dizisi. Evden çıkmadıkları gibi o pisliğin içinde rahatça yavaşabilen Steve ve Becks'in hikayesi anlatılıyor. Ancak Steve ve Becks'ten çok Paul, Laura ve Dan'e şahit oluyorsunuz. Laura ölse de kurtulsak diyorsunuz, eve girmeleri ile gitseler diye Steve ve Becks'le birlikte gözlerinin içine bakıyorsunuz. Jenerik müziği Boom Bang a Bang ile sempatimizi kazanmış BBC dizisidir. Şu an son sezonu oynamaktadır. keşke bitmese dizisidir.
eczacıya dükkandan çıkarken hayırlı işler demektir. esnafa hayırlı işler demek âdetten olup rızkı arttırmak niyeti ile söylenir. yoksa hiçbir eczacının fesatlık yapıp da "vay adama bak arkadaş, ülkemizdeki hasta sayısını daha da fazla olmasını istiyor herhalde" demez. ekmek kapısı odur çünkü. bu arada internette yapılan ufak bir araştırma ile kamu kuruluşlarına getirilen bir yasağa rastlanmıştır. bu yasağa göre kamu personellerine hayırlı günler ya da hayırlı işler referandumu 'hayır'lı bir şekilde desteklediği düşünülmüş. hükümete hah hah ha deyip, biricik esnafımıza "hayır"lı günler de diyorum, hayırlı işler de...
tuesday afternoon,
i'm just beginning to see, now i'm on my way
it doesn't matter to me, chasing the clouds away.
something, calls to me,
the trees are drawing me near, i've got to find out why?
those gentle voices i hear, explain it all with a sigh.
i'm looking at myself reflections of my mind,
it's just the kind of day to leave myself behind.
so gently swaying through the fairyland of love,
if you'll just come with me you'll see the beauty of
tuesday afternoon, tuesday afternoon.
tuesday, afternoon,
i'm just beginning to see, now i'm on my way.
it doesn't matter to me, chasing the clouds away.
something, calls to me,
the trees are drawing me near, i've got to find out why?
those gentle voices i hear, explain it all with a sigh.
it's cold outside i'm sensing fear
my self control has disappeared
i'm spinning out at each end
could you be kind and let me in
despite the writing on the wall
my future's bleak and rather small
that's all you could ever take from me
i've got nothing to lose so let me be
well i sized you up your not that strong
you're weak inside i knew all along
this made up army you fight in your head
destroyed your worth and pronounced you dead
[chorus]
there's no more love
there's no more love
there' no more love for me and you (listen to me)
no more love
there's no more love
there' no more love for me and you (listen to me)
the cruelest joke that has played on me
is all planned out so i can't leave
now quietly i will walk away
there is no bad blood but i can't stay
there is no more love because there is no more love
[chorus (2)
there's no more love
there's no more love
there' no more love for me and you (listen to me)
no more love
there's no more love
there' no more love for me and you (listen to me)
bir 3 doors down parçası. sözleri ve türkçe anlamları aşağıdaki gibidir;
i guess i just got lost,
sanırım şimdi kayboldum,
being someone else,
başka birisi oluyorum
i tried to kill the pain,
acıyı öldürmeye çalıştım
but nothing ever helps,
ama hiç birşey yardım etmedi,
i left myself behind,
kendimi geride bıraktım
somewhere along the way,
yol boyunca bir yere
hoping to come back around to find myself someday.
bir gün kendimi bulmak için geri gelmeyi umuyorum
but lately i'm so tired of waiting for you,
ama son zamanlarda seni beklemekten çok yoruldum
tell me please,
lütfen söyle bana,
would you one time,
bir kez olsun
let me be myself so i can shine,
benim kendim olmama izin ver böylelikle ışıldayabilirim
with my own light,
benim kendi ışığımla
and let me be myself.
ve benim kendim olmam için izin ver
would you let me be myself?
kendim olmam için izin vericek misin?
cause i'll never find my heart,
çünkü asla kalbimi bulmayacağım
behind someone else,
başkalarının arkasında
i'll never see the light of day,
gün ışığını hiç görmeyeceğim
living in this cell,
bu hücrede yaşıyorum
it's time to make my way,
kendi yolumu yapmanın zamanı
into the world i knew,
benim bildiğim dünyaya
and then take back all these times that i gave into you.
ve sana verdiğim tüm bu zamanları geri almanın
but lately i'm so tired of waiting for you,
ama son zamanlarda seni beklemekten çok yoruldum,
to say that it's okay,
i̇yi olduğunu söylemek için
and tell me please,
ve lütfen söyle bana,
would you one time,
bir kez olsun
let me be myself so i can shine,
kendim olmam için izin ver böylelikle ışıldayabilirim
with my own light,
kendi ışığımla
and let me be myself for awhile,
ve bir süre kendim olmama izin ver
if you don't mind,
eğer düşünmüyorsan
let me be myself so i can shine,
kendim olmama izin ver böylelikle başarılı olabilirim
with my own light,
kendi ışığımla
and let me be myself.
ve kendim olmama izin ver
that's all i've ever wanted from this world,
bu dünyadan tüm isteğim bu
is to let me be me.
kendim olmama izin vermesi
please, would you one time,
lütfen bir kez olsun
let me be myself so i can shine,
kendim olmama izin ver böylelikle ışıldayabilirim
with my own light,
benim kendi ışığımla
let me be myself.
kendim olmama izin ver
please, would you one time,
lütfen bir kez
let me be myself so i can shine,
kendim olmama izin ver böylelikle ışıldayabilirim
with my own light,
benim kendi ışığımla
and let me be myself for awhile,
ve bir süre kendim olmama izin ver
if you don't mind,
eğer düşünmüyorsan
let me be myself so i can shine,
kendim olmama izin ver böylelikle ışıldayabilirim
with my own light,
benim kendi ışığımla
and let me be myself,
would you one time,
bir kez olsun
oooh, let me be myself,
kendim olmama izin ver
let me be me
benim kendim olmama izin ve
walking alone tonight
cause ive only got room for two
me and my burdened black heart
its all we know how to do
yet i look for a bigger bang
than the kind i continually see
sick of all this inertia ow
wont you mend me?
lover, can you help me?
im a child lost in the woods
a black heart pollutes me
and i think
youre a mountain that id like to climb
not to conquer, but to share in the view
pulled by a false inertia
pushed out by circumstance
pistol firing at my feet
thats coercing me to dance
yet i look for a bigger bang
than the kind im sorry to know.
here i am, first foot of the climb
watch me go.
lover, can you help me?
im a child lost in the woods
a lit path eludes me
and i think
youre a mountain that id like to climb
not to conquer, but to share in the view
youre a bonfire and im gathered round you
set this old black heart inertia aflame
send it away (repeat)
-- guitar --
youre a mountain
that id like to climb
not to conquer, but to share in the view
youre a bonfire
and im gathered round you
set this old black heart inertia aflame
chi ching
chi ching
chi ching
chi ching
n o0o0o0o weneva go
chi ching
chi ching
n o0o0o0o weneva go
chi ching
chi chinc
n o0o0o0o weneva go
chi ching
chi ching
n o0o0o0o weneva go
i'm the best thing since sliced bread, no eminem
feminine? nah..
ms. sovereign? yeah..
"that girl thinks shes so big and all"
but hold on im only 5 ft 1 !
i bring the fun bak
with every come back
sit back an' laugh so what you got a number
1 girl try for a clash shoulder
my paper cuts, sam boy did ya rumba
don't have my own room
i don't even share
just slept on a sofa that's the size of a chair
it's cool
but still it aint fair
but it's blue
so i don't really care!
when im on the train and my j's i fantasize?? about
all my crazy days an' my lazy ways
or the days that i spend with my dj when im in a hazing faze
chi-ching its ms. sovereign da tichy ting,
me na have 50 rings
but i gots 50 things to say in a cheeky kinda way
chi-ching its ms. sovereign da tichy ting,
me na have 50 rings
but i gots 50 things to say in a cheeky kinda way (okay)
n o0o0o0o weneva go weneva go
chi-ching
n o0o0o0o weneva go
i got a fanbase
( we love you soveriegn )
cuz its enough teens, to mid 20's mid 20's to thirtys
none of your words can hurt me
live and say dirty
live and say flirty (anyways)
let me move on and say
sand-a-witch hes eat a sandwitch
thats ess-o v speech
you cant handle this
the white midget the riddim vandalist
(o- no)
my dad had slept on an old matress
bangoda dont smell like cats piss
cuz i dont have a cat it died
understandabley i just cried
mewmewmewmewmewmew
i sounded like one of those female m-c's that dont have a clue
mewmewmewmewmewmew
now that i neva do!
chi-ching its ms. sovereign da tichy ting,,
me na have 50 rings
but i gots 50 things to say in a cheeky kinda way
chi-ching its ms. sovereign da tichy ting,,
me na have 50 rings
but i gots 50 things to say in a cheeky kinda way (okay)
chi-ching its ms. sovereign da tichy ting,,
me na have 50 rings
but i gots 50 things to say in a cheeky kinda way
chi-ching its ms. sovereign da tichy ting,,
me na have 50 rings
but i gots 50 things to say in a cheeky kinda way (okay)
chi-ching
n o0o0o0o weneva go
regardless of my flow or my grind
more gutarists im like a chart boy simulist
cuz lets continue this
nonono lyricist thats feminist
thats war thats what it is
an me dont no within its with no part time mc's
im soon to be livin crisp for a lifetime
with real eaze and spiniing discs
i can confirm that the white midget feminist iss
sanee still a feminist
got kicked out of school due to bunking,
now look at me the multitalented munchkin
n o0o0o0 weneva go
hungry due to the beats thats me
you can call me greedy
but then again call me ess oh ve-ee
chi-ching its ms. sovereign da tichy ting,
me na have 50 rings
but i gots 50 things to say in a cheeky kinda way
chi-ching its ms. sovereign da tichy ting,
me na have 50 rings
but i gots 50 things to say in a cheeky kinda way (okay)
chi-ching its ms. sovereign da tichy ting,
me na have 50 rings
but i gots 50 things to say in a cheeky kinda way
chi-ching its ms. sovereign da tichy ting,
me na have 50 rings
but i gots 50 things to say in a cheeky kinda way (okay)
n o0o0o0o weneva go weneva go
n o0o0o0o weneva go
n o0o0o0o weneva go wenva go
n o0o0o0o weneva go
i've been led on
to think that we've been
trying for too long.
every time we drift
we're forcing what is wrong.
at last that voice is gone.
please take your time
but you've got to know that
i am taking sight.
oh, you look good
with your patient face and wandering eye
don't hold this war inside.
come back when you can.
let go, you'll understand.
you've done nothing at all to make me love you less.
so come back when you can.
you left your home
you're so far from
everything you know
your big dream is
crashing down and out your door.
wake up and dream once more.
come back when you can.
let go, you'll understand.
you've done nothing at all to make me love you less.
so come back when you can.
come back, i'll help you stand.
let go and hold my hand.
if all you wanted was me, i'd give you nothing less.
so come back when you can
ankara'da ikamet ederken kazanma hatasına düşmüş olduğum okuldur. en başarısız meslek liselerinden bir tanesidir. buradan handan hayrettin yelkikanat anadolu teknik lisesine geçiş yapmak hakkari'den istanbul'a gitmek gibidir. yani hakkari'yi küçük bulduğumdan değil tabiki, ama farkı farkedeceksiniz.
facebook'un ünlü i love* huni grubu üyelerinden sanırsam ki eddy diye birinin oluşturmuş olduğu sözlük. girip inceledim anladım ki hunililer çok rerörerö. i lev ye aman diyim keskin sirke meskin sirke. aman gireyim bir inceleyim derseniz şurdan;
* survivor'un kombinasyonları arasında olabilecek olan yeni yarışma adıdır. bunlar araf'ta buluşuyorlar her yarışmada. sonra hepsi araf'a gidiyor, kazanan da dünyaya geri dönüyor. halbuki kal cennette, işin ne...*
samsun'da bulunduğum şu kısıtlı süre içerisinde gerçekleştirilmesini dilediğim zirve olur kendileri. zaten pide de yaptırmıyorlar burada oruç oruç canımız çekiyor.
gün boyu ağır iş yapanı affeder belki Allah, ancak sıcağı bahane edenler zaten tutmamak için bahane arıyordur da, bu da rast gelmiştir büyük ihtimalle. eğer niyetliyseniz ve karşınızda niyetli olmayan birisi varsa laf atmak çok zevkli, ancak keşke şevk ettirse de karşınızdaki de geçerli bir sebebi yoksa (yüksek tansiyon, şeker, vb.) sizin şevk ettirmenizle tutsa, ekstra sevap yahu.
Cris Ortega tarafından kendi gotik betimlemesi olarak yaptığı fantasy art ürünü bir portredir. KS Games tarafından 1000 parçalık yapbozlar olarak piyasada bulunmaktadır. Blood angel'in görüntüsüne ulaşmak için;
Ötekidünya serisi 'sisters of the moon'un güzel türkçemize çevrilmiş adıdır. seride şu zamana kadar 6 adet basılmış ve 2 adet yazım aşamasında olan kitap mevcuttur. seride yarı insan yarı peri olan D'Artigo kardeşler Camille, Menolly ve Delilah'ın öteki dünya haber ajansı tarafından dünyaya gönderilmesi sonucunda dünyayı ve ötekidünyayı korumaları uğruna savaşmalarını görüyoruz. ayın kardeşleri'nin şu ana kadar türkçe'ye Çiğdem Algün tarafından çevrilen 3 adet kitabı bulunmaktadır. bunlar;
sözlük yazarlarının ispanyolca öğrenmek için başvurduğu, başvurmakla da kalmayıp beğendiği kursları diğer ispanyolca öğrenmek isteyen sözlük yazarlarına tavsiye etmesidir. özellikle istanbul civarlarındakilerinin merak edildiklerini duydum.
08-09 mayıs 2010 tarihleri arasında orta doğu teknik üniversitesinde gerçekleştirilecek olan ve böte'nin tanıtılmasını ile böteliler tarafından geliştirilen projelerin değerlendirilmesinin yapıldığı kurultaya bu sene turkcell akademi sponsor olmuştur. anlaşılmayan, amaç ve kapsam dahilinde http://www.botekurultayi.com verilen açıklama içerisinde ev sahibi üniversite katılımcıların yiyecek içecek ve konaklamasını karşılamalıdır dense de sitede konaklama için kontenjan dahilinde yapılan indirimli fiyatlar görüntülenmektedir. acayip bir ironi aslında. madem karşılayamıyorsun çıkar o ibareyi, katılımcıyı da yanılgıya koyma acaba bizi mi düdüklüyorlar? diye.
kurultayın bu seneki takvimi henüz belli değildir.
ayrıca kurultayın bu sene 4.'sü gerçekleştirilecek olup her sene farklı üniversite ev sahipliği yapmaktadır. kurultaya ev sahipliği yapan diğer üniversiteler;
eskişehir osmangazi üniversitesi (3. böte kurultayı)
istanbul bahçeşehir üniversitesi (2. böte kurultayı)
izmir ege üniversitesi (ilk böte kurultayı)
(bazı duyumlara göre ilk böte kurultayını ege üniversitesi düzenlediği için her beş yılda bir kurultay yine bu üniversitenin düzenlemesi ile gerçekleşecekmiş. yani 5. böte kurultayı 2011 yılında ege üniversitesinde yapılacak.)
farklı üniversitedeki böteli öğrencileri bir araya getiren bu organizasyon ile öğrencilerin mezun olduğunda neler yapabileceğini ve bölümümüze gereken değerin verilmesi gerektiğini ortaya koyulmaktadır. bu amaçla her böte öğrencisinin, duyarlılık kazanarak bölüm adına yapılan böyle organizasyonlara katılması bölümün gelişmesi açısından yararlı olacaktır.
asıl anlamı "eski sevgilinin kaybolan size ait akbili bulması" olan başlık. Ayrılmanızdan uzun zaman geçtikten sonra bir gün akbilinizi kaybederseniz ertesi gün eski sevgili kişiliğinde olan akbili aramak için evi didik didik etseniz de bulamazsınız. tam sinir krizlerine girecekken arkadaşınıza gelen mail ile şaşkınlığa sürüklenirsiniz. bir yandan istanbul gibi bir şehirde öğrenci olmanın zorluğu ile akbilinizi geri almanız gerekiyordur, diğer yandan eski sevgilinizi görmenin şuandaki sevgilinize nasıl yansıyacağını merak edersiniz.
Çocukluk döneminden bir çok sözlük yazarının aşina olduğunu düşündüğüm Looney Tunes'un her derde deva Acme'si ile günümüzde önemli bir yer kaplayan Lost dizisindeki her türlü ihtiyaca yönelik ürünü bulunan Dharma'sı birbirleri ile benzer özellikler taşır. Acme Coyote'ye her daim Roadrunner'ı yakalamasına el verişli ürünler geliştirirken Dharma adadakilerin yiyecek içecek ihtiyaçlarını periyotlar hâlinde sağlamaktadır. Ancak Coyote Acme'yi arayarak sipariş veriyordu. Hurley'nin Dharma yiyecek gönderdiğindeki veryansını hâlâ gözümün önündedir.
Ancak dernier haricot olarak şunu der şunu söylerim; Looney Tunes'un Acmesini Lost'un Dharma'sına değişmem.
etkiye tepki olarak orta hâlli bir cevap vermek için uygun olabilecek cümle. bu cümle ile birlikte mimiklerinizi kullanarak karşınızdakinin iyiyi anlaması gerekir..
her nedense samsun çevresinde bu lafı bol duymuşluğum var. birkaç kullanımdan sonra ağza takılıp yerli yersiz söyleyerek anlam kazandırabilirsiniz.
sevgilinizin bir hareketini beğenmediğinizde onu kırmayarak tepkinizi göstermek istediğinizde "kötü canım... ama iyi anlamda kötü" diyebilirsiniz.
he, kötünün iyi tarafı nasıl olur, orası da tartışılır. hani bir çok kötü vardır bir az kötü. bu az kötü ama iyi anlamda kötü. **
bu adamın gerçekleştirdiği eylemde birkaç husus söz konusu olabilir.
1) sakalları artık rahatsız edecek duruma gelmiş olduğundan sakalını kesebilir.
2) düzenli çalıştığı bir işi olması sebebiyle sakal bırakma gibi bir seçeneği olmadığı için gün aşırı sakal tıraşı olur.
(bkz: resmi kurumda çalıştığı için sakalını kesen adam)
3) sevgilisi sakallı hali ile onu beğenmiyor, sakallarının orasına burasına batmasından rahatsız oluyodur; sakallar tıraş edilir.
ancak ve ancak sevgilisi sakallarını sevdiği hâlde yine de sakalını kesen adamdan şüphe duyulması muhtemeldir. kendini kime beğendirmek istiyordur bu adam?**