Yakın Mahreminde bulunan kişilerin namusunu iffetini düşünmeyen, onları kıskanmayan ve onların başka erkeklerle dolaşmasını bile çağdaşlık ve medeniyet adına normal karşılayan,
islami değerden de yoksun olduğu için;
Sünnet olmamış -Pipisi kabuklu kalmış- deyyus
Genelde Eskiler bunu Gavur tabir ettiğimiz Yabancılara söylerlerdi ancak son 20 yılda bizim kabuklular da bayaa bi başgösterdiğinden ülkemiz insanından örnekleri çok rahat verebileceğimiz
değimdir.
Kendi kendini, yine kendi ısrarı, ve rızasıyla, kuru inadıyla ile saf dışı edip çevresine duvar örüp yalnızlığa itmektir.
Kendine destek verenleri de kendisiyle aynı dünyaya tecrit etmektir. Tutarsız ve sonuçsuz bir harekettir.
Örnek verilecek olursa;
Kürt kökenli yazarların türkçe yazılan okunan ve anlaşılan Uludağ sözlükte, kendileri çok rahat türkçe entry, girip okuyup anladıkları ve fikirlerini ifade edebildijkleri halde, kürtçe entry talebinde bulunmaları sonucu, Kürtçe bilmeyen, bilmek zorunda olmayan kitlenin dışına kendilerini itmeleri ve kendilerini otomatikman dışlamaları hareketidir.
Bazılarının dinini yaşamaya çalışan ve bu şekilde hayat tarzı olması için mücadele veren kişileri robot, hissis, hiç bir şeyden zevk almayan, aşk, sevmeyi sevilmeyi bilmeyen, farazi hemen dünyalık herşeye kaka tuh diyen insanlar olarak tanıması ve bundan ötesinin olmayacağını zannetmesi halidir.
Örnek verilmesi gerekirse;
her kadın süslenmek, bakımlı ve güzel görünmek ister. Ancak bunun dinine bağlı kadınlar için geçerli olmadığı varsayılır. hatta onlar kadından bile sayılmaz.
imam hatip kökenli birileri Bir pastahanede kafeteryada oturup karşı cinsle sohbet edemez. Görülürse bu ayıplanır. çünkü onların hiç bir şekilde sevmeye sevilmeye güvenmeye ihtiyaçları yokmuş ta.. bu hak sadece dindar olmayanlara verilmiştir gibi algılanır.
Bir pastanede tam tesettüre bürünmüş bir kadın çocuklarıyla yada eşiyle başbaşa dondurma yada pasta yemek yese acayip olarak yadırganır. Çünkü onların canı dondurma çekemez. Onlar Gericidir.
Bir imam hatipli üniversite tercihlerinde Asla ve katta Fen bilimleri, mühendislik, tıp veya teknolojik bir bölüm ve hatta siyasal bilgiler ve hatta iktisat veya hukuk bölümlerini yazmamalıdır. Yazamaz! Yazdırılmamalı...
Yüksek Puan alırsa eğer bu alanları dışında olduğu için hemen puanları yarı yarıya kırılmalıdır!
Ne olursa olsun imam hatiplilerdir ya Akılları yetmez. yetse bile Onlar Ancak ilahiyata Gitmelidir!
işte bu ön yargılarla dindar olmaya çalışanlar dindarların bu dünyalık nefsinin ve isteklerinin yok sayılmasıyla hor görülmeye çalışılmıştır.
Nefs herkes te vardır.
Eğer Dindar olanlarda insan ise, o zaman insan hakları beyannamesinde ve Anayasada olan bütün özgürlüklerden Dinlerinin müsaade ettiği her şekilde yararlanmaya hakları vardır.
Kişilerin birilerine ilk tanımaya başladıklarında, güven, sadakat, inanç gibi erdemlerin etkisinde verilen vaadlerin zaman içinde tutulmaması sonunda oluşan hayal kırıklığının ardından, hayal kırıklığına uğrayan tarafın beklenti çıkatsını yükselterek ve daha gerçekçi düşünerek karşı tarafı ezmeye çalışması halidir.
E- Ne o Bitti mi O aşkımız? bu kadar mıydık... ne oldu Artık bana Güvenmiyor musun?
K- Aşkımız devam hayatım, ne kadar para okadar köfte menüsü ekledik hayatınmıza Erkeğim benim.
E- Hönk!
K- Errrkekim benim, Ne zaman Araba alıcan bana, ben ehliyet kursuna yazılmayı düşünüyorumda
E- oyyy oyyy...
Her konuda başarılı olup olmadıklarını bilinmez ancak Üreme konusunda türklerden çok başarılıdırlar.
1970 yılından sonra Yurt dışı kökenli devlet planlama politikası dahilinde Nüfus planlaması adı altında tüm ülke genelinde çalışma başlatılmıştı.
Bu çalışmalarda, amaç, bakabilecek kadar çocuk yapmak! en fazla bi kız bi oğlan olsun, sloganları ile Türk genç nüfusunun hızlı çoğalmasını kesmekti.
Türk Çoğunluk nüfus planlamasına uyarken ilk 5 yıl içinde Türk Nüfusun Artan Nüfus içinde ki Payı = (0) Sıfıra eşitlendi.
Yani Ölen Türk Nüfusu kadar Doğanımız vardı. Nüfus Artışı Durmuştu.
Oysa Kürt'ler, en az 1'e 5-8-10 çocuk vererek Çoğalma konusunda ne kadar başarılı olduklarını ispatlamışlardır.
Kürtlerin istikrarlı olarak başarılı olduğu konu Çoğalmadır.
Çünkü O zamanlar 1970 'li yıllarda gerçekten azınlık olan Kürt Toplumu, Ne tesadüftür ki o zamanlar gerçekten önemsenmeyen azınlıkken, şimdi ise meclise katılabilecek bir oy potansiyeline ulaşmışlardır.
40 yıllık bir süreç içinde Yani Türk'ler planlı bir şekilde kısırlaştırılırken, kürt Nüfus ise çoğaltılmaya çalışılmıştır.
40 yıl evvel doğan nüfus fazlası görülen kürt çocukları da şu anda toplum içinde iyi veya kötü Dağda terörist yada Şehirde esnaf, karaborsacı, mafya, uygun olanları ise siyasette veya sanat dünyasında yerlerini almışlardır.
Geçmişte işe yaramaz ve sokaklara dökülmüş gibi görünen ayaklarında pabuç bulunmayan, çoğumuzun yolda gördüğümüzde acımakla küçümsemek arasında bakışlar fırlattığımız eziklediğimiz kürt çocukları şimdinin şehirlerinde ana para kaynaklarını legal veya illegal yoldan tutar olmuşlardır.
geri kalanları da Dağlara çağrılmış ellerine silah verilmiştir. Askerimize silah doğrultan ve bu ülkeden Toprak almak için ateş eden Kürtler, işte bu hızlı ve işe yaramaz Nüfus kamburu görülen + Nüfustur.
Bizler, iktidarın 3 çocuk yapın ne olursa olsun her türk vatandaşı 3 çocuk yapsın çağrısını Yuhlayaduralım.
Uzun vadede (-) eksiye giden Türk nüfusunun geleceği 10-20 yıl sonra azınlığa düşmektir.
Lütfen yazımı eksilemek yerine hangi mesajı vermeye çalıştığımı anlayın.
40-50 yıldır Tavşana kaç tazıya yakala diye oyun oynayan dış güçler, biz şu anın hesabını yaparken 50 yıl-100 yıla hesap yapmaktadır.
sonuç ortada,
1970 de oranları nedir?
1990 da oranları nedir?
2000 de oranları nedir?
2023 yani Türkiye Cumhuriyetinin 100. yılında Mecliste Kürt Yoğunluğunun +%30 larda olduğunu görürseniz şaşmayın.
Suriye Krizi son dönem Türk Phantom serisi Keşif (Eski model savaş Uçağı)uçağımızın düşürülmesinden kaynaklanan uluslar arası bir sorundur. Ortadoğu ve dünya gündeminde bomba etkisi yaratan bu sorunun bilinmeyen gerçekleri de beynimizi kurcalayan bu sorularda gizlidir..
Sorular, Sorular Sorular ve Yine sorular.
Suriye Krizi Olmadan evvelki zaman diliminde Türk Büyükleri ile Amerika arasında Hızlı ve belirgin bir ziyaret aşaması arkasından ise suriyenin Türk Keşif uçağını vurması bir soru işaretidir.
Suriyenin bizlerle birlikte hala bulunamamış olan Pilotları arama çalışmalarına katılmak istemesi ayrı bir komikliktir.
Vurulan Uçak bir keşif uçağı olmaktan öte savaş uçağı tertibatındadır. Yani herhangi bir Füze, roket veya kendine yönelik ateşli saldırı da radardan saldırı görülebilmekte ve Tecrübeli pilotlardan oluşan uçuş ekibi Fırlatma kolunu çekerek uçak vurulmadan kendini dışarı atabilecek konumdadır.
soru şu ki;
Göstergeleri okuyamayacak kadar ve üzerine roket yada füze gelirken ne yapacağını bilemeyecek ve fırlatmayı başaramayacak bir personel olması imkansız. O zaman Kayıp personelin ailesi Niye sakin ?
Yani Personel çoktan kurtuldu da bi yerlerde saklanıyor mu? Aldıkları emir bu yönde miydi?
Yani Uluslar arası bir gerginlik provası mı yapılıyor?
doğuda ki diğer sorunlarımıza kulak tıkayan ABD ve NATO ve diğer müttefik ülkelerin ne hikmetse bu olaya balıklama dalması da ilginç.
diğer soru;
Vuruldğu bölgede Sovyet üssü bulunması. Yani sovyetlerin ne hikmetse aynı bölgede üssünün bulunması ve Suriyenin dostluk mesajları verip Ehehüe diye kırıtırken gerçekçi bir dille açıklamaya yanaşmaması.
Sovyetlerden vurgun yedik de suriye bunu açıklayamıyor mı sorununu gündeme getiriyor.
Bir de işin içine Çin! karışınca Sovyetler ihtimalinin göz ardı edilmesi mantıksız geliyor.
Güneydoğuya Gözlerini dikmiş, sözde insanlık adına PKK ya her türlü desteği verenlerin aslında PKK yı kullanarak, bir ihtimal yanlışlıkla da olsa sözde özerklik filan ilan ettirdiklerinde Sömürmeyi ve kârını yemeyi planladığı petrol rezervleridir.
Her bir Chip'i her bir kartı farklı markadan oluşan, monitörlerini de farklı yerlere yaptıran firmaların genelde biz toplama PC toplama değiliz dediği düşünüldüğünde ne kadar işgüzar ve yalancı olduklarını gözler önüne seren doğru bir önermedir.
Genel Markacı yaklaşım ise;
Cihazı toplayıp, patentini alıp markasını vuran Toplama değildir.
PC leri marka vuramadan toplayan ise toplama pc yapmıştır.
Yapılacak hareketin işlevini getirisini götürünü hesapladıktan sonra, ne kadar rezil bir işe imza atılmak istendiğinin farkına varıp, bir an panikleyip çevremize bakıp böyle bir kişinin insan evladı olmayacağına kanaat getirip, derin bir nefes aldıktan sonra sarf ettiğimiz sözlerden biridir.
Kayahan'dan nerdeyse çeyrek asır evvel söylenmiş olan "Asırlardır Yanlızım" diye başlayan şiirin ardından Bir Yemin ettim ki Dönemem dizeleriyle devam eden şarkıyı dinlemek kadar nostaljik ve güzel harekettir.
Edit;
Dinlemeyenler bulsun dinlesin parçayı,o zaman bu girdiğim entryde ifade etmek istediğim şeyi anlar bilmeyenler.
Bilenlere selam olsun.
internette online Film izle sitelerinde sık sık karşılaşılan durumdur. Gerçekten de Film yorumlarına bakıp genel tercihi değerlendirerek film izlemeyi adet haline getirenlerin çıldırmasına ve tırnaklarını kemirmesine sebep olan sinema severlerdir.
izlenmiş bir filme yorum yapılması gerektiğinden habersiz olan, film hakkında hiçbir bilgi veya konuya aşinalığı olmadan olmadan sırf yeni eklenmiş bir filme;
-filmin ilk yorumu benden olsun.
-Admin emeğine sağlık,
-himm film güzele benziyor, izleyeceğim.
-Sonunda beklediğim film geldi herkese tavsiye ederim.
diyen tiplerden tutun da
yazarken de cinsel fantazilerini yazar,
a sosyaldir, bu iç dünyasını bir yazar maskesi altında ortaya saçar ve başlık ardından yapılan entry girişleri ile kendini tatmin eder.
Yarış atlarına tecavüz edilen şahıs ile cnntürk te 5 n 1 k programında röportaj yapılmış.
seri tecavüzcü aygır coşkunun, 5 atı ve 1 eşeğine tecavüz ettiğini, mağdur olduğunu anlatıyor.
konusu itibarı ile, Bir at komşu at yetiştirme çiftliğine girmiş, 5 atı ve bir eşeği halletmiş, olay bariz bir hayvansal olay. Ancak tecavüz CNNtürk te yapılan yayında dişi atların sahibi tarafından öyle bir dramatize edilmiş ki de olayı dinleyen sunucunun da olayı izleyen bizlerinde tam 10 dakika boyunca kahkahadan göz yaşlarına boğulmamıza sebebiyet veren bir seri tecavüz olayı olup çıkıyor huzurlarımıza.
Her zamanki gibi yalnızsınızdır,
belki odanızdasınız ve yatağınıza uzanmışsınızdır,
belki pencere kenarına geçmiş dışarıda bir noktaya kitlenmiş dalgın dalgın bakıyorsunuz.
belki askerde soğuk bir günün iştima sonrası titreye titreye çay molası vermişsiniz.
belki pc başında beyniniz duracak kadar çalıştıktan sonra kahvenizi yudumluyorsunuz.
belki patrondan azar işittiniz veya biri ile takıştınız canınız sıkkın işyeri kapısı önündesiniz
hepsinde ortak yönü elinizde sigara vardır, gözler boşluğa bakar, kafada bin bir proje ve çözüm arayışı her ciğerlerinize her çekişinizde dumanı o nikotinin damarlarına geçişini hissederken,
hayallere dalar ve o bir sigara içimlik sürede yapılabilecekler listesini gözden geçirip en uygun hayalle avutursunuz kendinizi.
kimi zaman güzel bir tatil hayali,
kimi zaman size takan patrona rest çektiğinizin hayali,
kimi zaman çavuşunuzu patakladığınızı hayallemek,
kimi zaman ise yavuklunuza kavuştuğunuzun hayali,
sigara bitince savururken yarı yanmış filtresini, yarım kalan hayalinizi son bir kez yutkunarak gözden geçirir ve gerçek hayata dönersiniz.
Yazar Abdurrahman Dilipak'ın yazmış olduğu, Politika, Tarih, Laiklik, Türkiye Cumhuriyeti (Siyasi ve Askeri Tarih)ilgilendiren ilginç tespitlerini ve tarihte üzeri örtülmeye çalışılmış bazı gerçekleri gün ışığına çıkartmaya çalıştığı eserin ismidir.
Yazarın kitap arka kapak yazısı
-------------------------------
--spoiler--
Açıklama:
Kuşkusuz bu çalışma bu konuda herşeyi kapsamamaktadır.. Eğer bu yönde yeni çalışmaların ortaya çıkmasına öncülük edebilirse görevini yapmış olacaktır.. Öte yandan bu bilgi kırıntılarını topluca düşündüğünüzde ve değerlendirdiğinizde, başka kitaplarda bu konuda tek satır yazılmamış olsa bile, kendiniz için bir kanaat oluşmasına yardımcı olacak türden şeylerdir.. Soru sormanız, bazı gerçekleri yakalamanız için küçük bir başlangıç olarak önemli bir görev ifa edeceğini sandığım bu çalışmanın sayısız eksiklikleri, eleştirilecek yığınla yönü olduğunu biliyorum.. Ama yine de bunun böyle olması gerektiğini düşünüyorum.. Kitabı eğer sonuna kadar okuma fırsatı bulabilirseniz ne demek istediğimi daha iyi anlayacağınızdan kuşkum yok.. Bu kitab yakın tarihimizle ilgili söylenmeyen bir gerçeğin arayışıdır.. Konuya alışılagelmişin dışında farklı bir bakış açısı getirmektedir.
--spoiler--
Eser 12 eylül sonrası dönem bir kaç kez toplatılması çalışmaları başarısız olmuş, yazarın eseri Beyan yayınlarınlarından satışa devam etmektedir.
Bir toplumda, bir konu içinde savunduğu fikirler asılsız ve desteksiz olmasına rağmen laf olsun diye söylemiş kişiye ve hatta söylediğine de inanan, dengesiz, konuşmasını, yazmasını, fikirlerini tartışma ortamında olsun, sohbet ortamında olsun düzgün bir adab ve edeple ifade edemeyen tiplere söylenebilitesi yüksek cümledir.
ingilizler tarafından önemle yetiştirilmiş bir casus.
Önce Osmanlı kültürü, Osmanlıca, Arapça, Kur'an ilmi ve islam terbiyesi öğrenmek görevi ile istanbula gönderlir.
Burada yıllarca kalır. Eğitim alır, istanbulda kaldığı dönem tek görevi öğrenmek olan bu casusun amacı şudur. Burada öğrendikleri ile Osmanlıyı içten çökertecek ve sonraki nesillerine kadar bir daha toparlanamaz hale getirecek bir planı işlemeye başlatacaktır.
Sonra ırak'a geçer. Orada sapkın ve ben çok biliyorum diyen birini kışkırtarak ve ona akıl hocası olarak
ortadoğuyu son yüzyılda birbirine katan Vehhabilik meshebini kurdurur.
Sonra... imparatorluğun dağılma süreci,
Sonra... sonralar gider, bizi nerlerden vurduklarını açık açık söyleyen bir casusun itiraflarını içeren bir gerçek bir ingilizin düşünceleri yaptıkları yaparken ne hissetkleri açık açık yer alır bu kitapta.
Günümüze ve hatta Cumhuriyet dönemi sonrasında yapılan bütün ingiliz ve yurt dışı kaynaklı casusluk çalışmalarının sonuç vermesi için 1 yüzyıl evelinden nasıl planlandığını ve planlarının başarıya ulaşması için kaç asır geçerse geçsin bekleyeceklerini dehşetle okuyacağınız, şu anda ise mr.hemplerin torunlarının cirit attığı ülkemizin insanları için yapılan planları dehşetle okuyacaksınız.
Asılsız, kaynaksız, veya dengesiz bir şekilde düşüncelerini ifade ederken herhangi bir fikrin doğruluğunu ispatta veya sohbette bulunan kişinin saçmalama durumudur.
yazarken anlattıkları ve tanımları ile sadece okuyucuları incitmeyi ve kendi gibi taraftar bulmayı hedeflerken fikir özgürlüğü adı altında tam olarak sıçan ve sıçtığı deliği de tutturamayan yazar tiplemesidir.
saplantılı fikirleri vardır.
Niyeti bilinçsiz yada bilinçli provake etmektir.
Onun düşünceleri dışında herşey tu kaka dır.
yazdıklarına taraftar arar
Zeka seviyesi bakımında yaptığı çok çocukca olduğundan yavru troll değimini hak eder.
inançlı veya muhafazakar insanlarla dalga geçmek için, bir troll'ün;
Kornerden muz kesmek isteyen aydın çağdaş geçinen yazarın, topu kaleye çakacak adam bulmak için açtığı başlıktır.
1. adım
başlığın tasarlanması, öyle bir başlık olmalıdır ki hem aydın yazarlarımızın hem de müslüman - sözde gerici ve yobazlarımızın!- dikkatini kesin çekecek bir şey olmalıdır.
la hüsso, sen bu sefer diğer hesabınla gir sözlüğe, IP değiştir, müslümanca bişiler karala
ama iyi olsun sıkı olsun.. gaza gelsin keklikler!
ve öyle bir entry girer ki arkadaş,
yani ben müslümansam, utanırım onun yazma şeklinden.
Girdiği entry neye benzer söyleyeyim
istiklal caddesinde kadına benzemek uğruna, bir kadından daha kadınsı görünmeye çalışcam diye boya küpüne batırılmış, ve 2 katı daha rüküş bir kırıtmayla daha da iyi olduğunu ispatlamaya çalışan travestilere benzer yazma şekli.
Tabi bizim gibilerde yazdıkları cevaplarla araya kaynatılır.
Çünkü ne cevap verirseniz verin amaç rencide etmektir. amaç salça olmaktır ve oluşan ilgi kadar başarıya ulaşılmıştır.
Bunu hep yaparlar.
Birileri de hep buna düşer...
Her ne kadar beklediğim bir yeni oyunu çıkmasa da Red Alert serisinin devamı olan Generals ve Generals Zero Hour'a expantion getirildi.
(bkz: generals Shockwave).
251 mb. oyunun kendisi full download edilebilir.
Ben oynadım, beğendim.
strateji hastalarına muhakkak öneririm ama generals ve generals zero hour'un üzerine kuruluyor haberiniz olsun
40 yılı geçgin süredir nüfus planlaması adı altında Türkiyeninn 5 bölgesine yapılan soykırımı tespit eden yazarın aklına gelen gerçekçilikten uzak olmayan ve kalıcı çözümüdür.
Son 40 yılda 25 milyon artan türkiye genel nüfusunun sadece 4-5 milyonunun türklere ait olduğunu öğrendiğinde ve sonraki 20-50 yıllık süreçte eğer türkler acil olarak çoğalmazsa hızla çoğalan kürt kökenli topluma karşı asimile edileceği apaçık ortadadır.
Doğum kontrolünü bırakın... 18 yıl sonra oy verecek ve iş gücü olarak çalışacak ve gerekirse bu vatan için çarpışacak yarının erkeklerini ve kadınlarını şimdiden yapın.
En az 3 çocuk yapın...
Yoksa kendi vatanımızda planlı olarak asimile olacağız.
70 li yıllarda üstü kapaklı olarak 80'li yıllarda resmen başladı Türkiye'deki Türk soykırımı.
Bakabileceğin kadar çocuk yap dediler!
açsın bu çocukların ne yapacak? dediler!
Kültürsüzlük Cahillik dediler!
ilkokul kitaplarımızda başladı beyin yıkaması.
Anne,Baba ve ortalarında 1 adet önlüklü çocuk okula gidiyordu.
Anne çocuk sağlığı merkezleri kuruldu. Dünyada yasak olan kürtaj bizde resmen uygulanmaya başlandı.
Ne için?
Verimsiz işgücü azaltılacak adı altında...
Farkında olarak yada olmadan Bir hesabın kurbanı ettiler Türkleri.
Bu plana Güneydoğu-Doğu asla uymadı.
Sadece 5 bölgemiz uydu.
Bir toplumun devamı ve büyümesi için bir ailenin en az 3 çocuk yapması lazımken, bizim büyüklerimiz hep
şimdilik 1 olsun sonra 2 yaparsınız dediler.
Ne oldu?
Doğu ve güneydoğuda ortalama aile başı ilk kuşak 5 nüfus sonraki kuşağa 18-20 yıl sonra 5x5 = 25 nüfusa ulaşırken,
bu topraklara hakim konumdaki Türk nüfusu 1-2 kişilik nüfus dengesi ile dengesiyle 18-20 yıl sonra 2x2 = 4 toplam nüfusa ulaştı.
Nüfus Planlamasına uyar da 1 er tane çocuk yaparlarsa sonraki nesil ise 4x1= 4 nüfusta duracak.
Onlar hala 5 çocuk yapıyor, şehirde yaşayanları ise en az 3 çocuk...
40 yıl evvel Türkiye'de 4-5 milyon kürt asıllı vatandaş yoktu.
Şimdi 20 milyonlardan söz ediliyor.
Nüfus zaten 40 yılda 20-25 milyon arttı.
zaten 20 milyon Kürt şimdi oy sahibi... dengeleri zorluyor.
Bizse hala günü kurtarmanın derdindeyiz mikro hesapların peşindeyiz!
Makro hesapları koyanlar bunu bizlere bi güzel yedirmişler... Bakın 40 yılda 5 milyon artışımız yok!
Neden? bakamıyoruz dedik, yük dedik...
Hesap edilemeyen şey, bizler yatarken, birilerinin paso çocuk yaparak 50 yıl sonrasına büyük yatırım yapmış olmalarıdır.
Alın işte özerklik istiyorlar. neye güvenerek ?
Nüfus yoğunluklarına oy potansiyellerine ve yaptıkları ve yapacakları çocuklara güvenerek.
Fazla değil Eğer Her türk ailesi en az 4 çocuk yapmasın 20 yıl sonra zaten kendi evlerimizde şehirlerimizde Doğu Halkının baskısı altında kendi soyumuzu asilmile etmiş olacağız.
Nüfus planlamasıyla 30 yılda Türkleri kuruttular!
Eğer akıllı geçinenler akıllarına güvenirde kendini beğenirse, akılsız denilenler spermlerini her yere saçar ve Akıllı geçinenlerin soyu bir vakit sonra asimile olur. bizde aynen öyle olmaktayız.
2 adet kısa film, nüfus hakkında, içeriği nedir takılmayın. Nüfus dengesi nasıl oluşturulmuş ona bakınız.
Dünya müslümanların nüfus tehdidi altında gerilerken bizde kendi içimizde geriliyoruz
[null http://www.dailymotion.co...e-bizleri-kuruttular_news ]
Sonraki video ise sadece ütopya, fikir edinmeniz için bir filmden alıntıdır.
Derki, Akıllılar ve haklı olanlar çoğalmaz ise, meydan soysuzlara kalır der.
[null http://www.dailymotion.co...aliry-kotulere-miy_people ]
Beni Faşistlikle suçlayacak olanlar cevap; ben bu topraklarda birlikte yaşarken faşistlik yapıp, bizim topraklarımızdan toprak isteyenlerin faşistliğinin yalancısıyım.