depresif prens
0 (düz adam)
on birinci nesil yazar 29 takipçi 431.76 ulupuan
entryleri
oylamalar
medya
takip

    chp nin son khk yı anayasa mahkemesine götürmesi

    1.
  1. Hiçbir anlam taşımayan saçma eylem..

    Lenin diyor ki; insanlar, gerçekte varolmamasına rağmen, normal, düzenlenmiş, yasal, kısaca: “anayasal” bir hukuk düzenini varmış gibi görmelerinden ibaret olan politik hataya anayasal hayal denir.
    Yani Osmanlı’da bir söz var; "ananı siken kadı, kimi kime şikayet ediyorsun?"
    0 ...
  2. adam olmaya karar verilen an

    1.
  3. çok gaza gelinip kendi kendine tutamayacağın sözler verdiğin andır.
    0 ...
  4. göbek piercingi takan kız

    1.
  5. Zevki zevkimle uyuşan naif bakışlarıyla etrafı büyüleyen ince beliyle kendisine baktırıp insanların libidolarıyla oynayan arzularını hoplatan tabiri caizse onları oya aydogan karşısındaki kemal sunal'a dönüştüren afet-i yektalardır.
    0 ...
  6. salil el savarim neşidl ube

    1.
  7. Bağımlılık yapan IŞiD marşının başlangıçı. Silahları bırakıp müzik yapsalar çok tutardı bence.
    4 ...
  8. dünyayı gezmek yerine evde yatmak

    1.
  9. böylesi daha iyidir dışarının gürültüsü olmadan rahatça hayal kuran yok karışadan eden yok çok rahat oh mis gibi.
    4 ...
  10. rus yazar klişeleri

    3.
  11. türk medyasınını alman idealizme uyarlamak

    1.
  12. Popüler felsefe dergilerinde ve gazete köşelerinde şu başlıkları görmüş olurduk: "Kant'tan küstah açıklama: Kant, kategorilerin kendinde-şey'e uygulanamayacağını söyledi."; "Hegel'den tokat gibi yanıt: Fichte ve Schelling'in çalışmalarını yetersiz bulup, Kant'ın '100 Taler' örneği karşısında çılgına dönen Hegel'den Kant'a tokat gibi yanıt geldi." vs.
    0 ...
  13. milli irade demagojisi

    1.
  14. Öncelikle gerçekçi tahlil metodundan yararlanarak "milli irade'" kavramının sosyolojik açıdan neyi ifade ettiğini saptamaya çalışalım. Seçimlerden sonra milli iradenin belirdiğinden söz edildiği zaman aslında kastedilen şey nedir? Her şeyden önce şunu sormak gerekir: Milletin iradesi olabilir mi? Millet, bilindiği gibi, geçmiş ve gelecekteki kuşakları içine alan soyut bir varlık, manevi bir kavramdır. irade ise, ancak akıl ve sinir sistemine sahip kişilerde bulunur. Fizik varlığı olmayan, yalnız halen yaşamakta olanları değil, fakat ölmüş kişileri ve henüz doğmamış çocukları da kapsayan soyut bir kavramın "iradesi" diye bir şeyden söz edilemeyeceği aşikardır. Bu bakımdan "milli irade" tamamen anlamsız bir deyim, sosyal gerçeklikle hiç ilgisi bulunmayan bir yapıntı, bir fiksiyondur.

    Milletin iradesi olamayacağına göre, bir seçim veya halk oylaması sonunda ortaya çıkan şey, onun bugün yaşamakta olan bölümünü oluşturan "halk"ın iradesidir, denilebilir mi? "Halkın iradesi" saha somut bir deyim olmakla beraber gene de realiteye uymaz. Çünkü halk topluluğunu meydana getiren kişilerin oybirliğine yakın bir noktada birleştikleri farz edilse dahi, neticede ortaya çıkan, kişisel iradelerin bir toplamından başka bir şey değildir. Bu kişisel iradelerin toplamı dışında ve üstünde "kollektif" bir iradenin olduğu ileri sürülemez. Kaldı ki, burada teknik bakımdan "halk" sözünün kullanılması da doğru sayılmaz. Zira "halk" vatandaş kitlesinin tümünü ifade eder: Bu kitleye çocuklar ve kısıtlılar dahil olduğu gibi, medeni rüşte eriştiği halde seçmen yaşına gelmediği için oy kullanamayan oldukça geniş bir kitle de dahil olabilir. Şu halde seçimlerde fiilen iradesini açıklayan halk değildir, sadece "seçmen" niteliğine sahip olan vatandaşlardır. Nihayet bütün seçmen vatandaşların da sandık başına gitmediklerini ve bazen hayli yüksek oranda bir grubun şu veya bu nedenle oy kullanmadıklarını da unutmamak gerekir.

    Son tahlilde seçimler sonunda beliren ne milli irade, ne genel irade, ne de halk iradesidir; sadece seçimlerde oy kullanmış olan seçmen çoğunluğun siyasal tercihidir. Kabuk etmek gerekir ki, "milli irade" ile "seçmen çoğunluğunun siyasal tercihi" arasında büyük bir uçurum vardır. Bu uçurum "milli irade" kelimesinin temelden yoksun olduğunu ve sadece metafizik bir kavrama, bir "efsane"ye dayandığını bize gösterir.
    4 ...
  15. favladığın yazar tarafından seri favlanmak

    1.
  16. Siz sıkıntıdan onun profiline girip okuduğunuz uzun paragraflar arasından hoşunuza gidenleri açık oylarsınız fakat o sizin profilinize girip hiç bir yazıyı okumadan adeta karşılıklı beğeni misali umarsızca açık oylamaya başlar. Bu gerizekalılar gibi olmayın.
    4 ...
  17. intihar etmek mi etmemek mi

    1.
  18. Her anımın cevabını aramakla geçtiği soru. Fikirleri merak ettigim için açtığım başlık.
    4 ...
  19. evrensel acı

    1.
  20. insanlığı en çok hüzne boğan evrensel acı ne olabilir diye sordum kendime. Cevabım “ölüm” oldu.."

    -Edgar Allan Poe
    3 ...
  21. hayatını mahveden insanın ölüm haberini almak

    1.
  22. En değer verdiğiniz insanı öldürüp size hayatı zehir eden insanın ölüm haberini almaktır. insanlıktan çıkmanızı ve hislerinizi onun sayesinde kaybettiğiniz için hiçbir şey hissedemezsiniz.
    1 ...
  23. düldül vs rin tin tin

    1.
  24. çocukluğumuzun versusudur efendim Red Kit bile ikisi arasında bir seçim yapamamıştır.
    1 ...
  25. winx club stella

    1.
  26. Süslü burjuva zillisidir efendim.
    2 ...
  27. sevişirken yüze tokat atan kız

    1.
  28. nikahta ayakkabı üstüne basma

    1.
  29. "Nikahta ayakkabı üstüne basmanın kökeni Antik Roma geleneklerine dayanır. Ayağa basma evlilikteki egemenlik hakkına yorumlanır. Asıl kökeni ise damadın gelinin bir gün kendisinden kaçmasını önlemek için ayakkabısını yıpratması ve kaçamayacak duruma getirmesi inancının düğün esnasında uygulanmasına dayanır. Bizde çok yaygın olan nikahta ayağa basma batıda yerini başka bir inanca bırakmıştır. Batıda damatlar gelinlere onların evden gitmelerini kolaylaştırmamak için ayakkabı almazlar. Ayrıca Antik Roma’da suçlular ve köleler ayakkabı giyemezlerdi."
    1 ...
  30. sözlükte genelleme yapılmadan durulmaması

    1.
  31. Bu da benim genellememdir. Yok en iyi yazarlar sayısalcılardan çıkar yok kürtler şöyle yok hepsi faşist vsvs.
    1 ...
  32. erkek adam açık oylar

    1.
  33. Yiğidin malı meydanda olur gibi atasözleriyle de pekişecek olan cümle. Sonuçta erkek adamın düşünceleri açık olur gizli kapaklı iş yapmaya gerek yok.
    4 ...
  34. yarın annem yok beni yemeğe çağırın

    0.
  35. Benim düştüğüm durum. Yemek yapmaktan bir haber olan insan beyanı.
    3 ...
  36. platon un demokrasi tanımı ve kaygısı

    1.
  37. "Demokrasinin esas prensibi halkın, egemenliğidir. Ama milletin kendisini yönetecekleri iyi seçebilmesi için, yetişkin ve iyi eğitim görmüş olması şarttır.

    Eğer bu sağlanmazsa demokrasi, otokrasiye geçebilir; çünkü halk övülmeyi sevdiği için güzel sözlü ama demagoglar, idarenin başına geçebilirler.

    Oy toplamasını bilen herkesin, devleti idare edebileceği zannedilir; ama demokrasi ile eğitim ikiz kardeştirler.

    O nedenle; eğitimsiz kitlelerle demokrasiye geçilirse, o idare oligarşi olur."
    3 ...
  38. marx ın faust daki dizeleri çözümleyişi

    1.
  39. "Hay Allah! ellerinin de ayaklarının da
    Kafanın da kıçının da senin oldukları açık;
    Ama sevine sevine zevkine vardığını tüm bu şeyler
    Bu yüzden daha mı az benim?
    Eğer altı damızlık atın parasını verirsem,
    Onların güçleri benim güçlerim olmaz mı?
    Dörtnal giderim ve kodaman bir beyim ben,
    Sanki yirmi dört ayağını varmış gibi." (Goethe - Faust)

    ...Goethe’nin parçasını açıklamakla başlayalım:

    Para sayesinde benim için olan şey, ödeyebildiğim yani paranın satın alabildiği şey, ben kendimim, para sahibi olan ben. Paranın gücü ne kadar büyükse, benim gücüm de o kadar büyüktür. Paranın nitelikleri benim niteliklerim ve özsel güçlerimdir; onun sahibi olan benim. Ne olduğum ve ne olabileceğim demek ki hiç de benim bireyselliğim tarafından belirlenmemiştir. Ben çirkinim, ama en güzel kadını satın alabilirim. Demek ki ben çirkin değilim, çünkü çirkinliğin etkisi, itici gücü, para tarafından yok edilmiştir. Bireyselliğim bakımından ben kötürümüm, ama para bana yirmi dört ayak sağlar; öyleyse kötürüm değilim; ben kötü, namussuz, vicdansız, kafasız bir insanım, ama para saygındır, öyleyse sahibi de; para en yüksek iyiliktir, öyleyse sahibi de iyidir, para beni ayrıca namussuz olma güçlüğünden de kurtarır; bunun sonucu beni dürüst sayarlar; ben kafasızım ama para her şeyin gerçek tinidir, nasıl olur da sahibi kafasız olabilir? Üstelik para tinsel erk sahibi insanları satın alabilir ve kafa adamları üzerinde erklik sahibi olan kişi, kafa adamından daha tinsel erk sahibi değil midir? Para aracıyla bir insan yüreğinin özlediği her şeyi yapabilen ben, tüm insanal güçlere sahip değil miyim? Öyleyse benim param benim tüm yeteneksizliklerimi kendi karşıtlarına dönüştürmüyor mu?”
    1 ...
  40. naziler türkiye ye neden saldırmadı

    1.
  41. Bunun nedeni büyük ölçüde Emperyalist Nazilerin savaş makinesinin sürekli olarak Türkiye'den gönderilen Bakır ve Krom cevherleriyle beslendiği (meşhur 'Tiger' tanklarının yapımına başlanmasından sonra -Tiger'in ağır zırhı, büyüklüğü gibi nicel ve nitel özellikleri daha fazla cevhere ihtiyaç doğurmuştur- bu ticaretin daha da yoğunlaştığı bilinir) ve Nazilerin Türkiye'de "Turancı-ırkçı" kesimlerle "anti-komünizm" temelinde sıkı ilişkiler kurup milyonlarca mark hibe etmiş olmasıdır. SSCB işgalinin başlandığı 1941 tarihinden itibaren, tam olarak dört yıl boyunca, Nazi savaş makinesinin ihtiyacı olan metal cevherlerinin yüzde 80'i Türkiye tarafından karşılanmıştır. Hem Birinci Emperyalist Paylaşım Savaşı sırasında, hem de ikinci Dünya Savaşı sırasında Türkiye'deki Krom, bakır ve demir cevherlerinin en büyük alıcısı Almanya ve Alman Çelik Tekeli Krupp olmuştur (Krupp, I. G Farben ile birlikte Nazi Partisinin en büyük finansörlerinden birisidir ve "Mustafa Kemal'in Bankası" olan Halk Bankası ile de sıkı ilişkilere -Deutsche Bank üzerinden- sahip olmuştur).

    Hitler'in (ve Alman emperyalizminin) Türkiye'yi ve dünyanın geri kalanını sömürgeleştirememesi sözde "pro-Türk" Alman kurmaylarının rolünden çok sıranın gelmemesi meselesi var. Hitler ve başında bulunduğu Alman emperyalizmi SSCB'yi sömürgeleştirebilseydi bırakalım Türkiye'yi tüm dünyayı ele geçirmeyi planlıyordu ki her emperyalist devletin gönlünde yatan aslan budur. Kaldı ki Alman emperyalizmi uygun zaman geldiğinde Türkiye'yi sömürgeleştirmek için bütün planlarını en ince ayrıntısına kadar hazırlamıştır: https://www.youtube.com/watch?v=oVCUubUH9yU

    Kaldı ki Hitler'in gözünde Alman ya da en azından Avrupalı beyaz ırktan olmayan herkes, özellikle de Asyalı halklar alt-insandır, bunların hakettiği tek şey Alman emperyalizmi için kölelik yapmaktır. Naziler taktik olarak Alman emperyalizminin pan-islamizm, pan-türkizm vb. gerici akımları kaşıma ve kendi amaçları doğrultusunda kullanma politikasını pek çok durumda devam ettirmeye çalışmıştır ama bu bizim dincilerin ve kafatasçıların sandığı gibi Hitler'in Müslümanları ve Türkleri çok sevdiğini kanıtlamaz. Olsa olsa onları aptal yerine koyduğunu kanıtlar.

    Nazilerin "Irk Bilimcisi" Hans Günther'in "Irksal Haritalandırması" var: http://www.theapricity.com/earlson/reeh/
    Türkler "Asyatik ırklar" arasında kategorize edilmiş. Bu durumda Türkler de "aşağı ırk" statüsünde oluyor.
    8 ...
  42. yapılması gerek en iyi şey

    1.
  43. sokrates vs depresif prens

    1.
  44. Kesinlikle benim alacağım versustur.
    0 ...
  45. kadınlar daha mı zayıf

    1.
  46. Büyük felsefecilerin kadınlar konusunda söyledikleri çok şey oldu. Bunların çoğu aşağılayıcı nitelikteydi.

    Platon ve Aristo'nun kadınlara bakışı

    Timaios'un sonuna doğru, Platon evrenin oluşumu konusunda konuşurken, şu inciyi sundu:"Hayvanlar konusuna gelince, şunlar söylenebilir. Dünyaya gelen erkeklerden korkak ya da dürüst yaşamayanların bir sonraki kuşakta kadın doğasına dönüştükleri varsayılabilir.
    Dürüst olmak gerekirse Platon'un bazen daha eşitlikçi görüşler dile getirdiği belirtilmelidir. Devlet'te kadınlar ve erkeklere aynı eğitimin verilmesini ve onlar için eşit olanaklar yaratılmasını savunur ve dogal yeteneklerin iki cinsiyet arasında benzer şekilde dağıtıldığını öne sürer, ama 'sonuçta kadınlar daha zayıf ortaklar" olduğu konusunda bizi uyarmayı ihmal etmez.
    Aristo da kadınların erkeklerden aşağı oldukları görüşündeydi. Bu görüşünü açıkça söyledi:"Acıktır ki, ruhun bedeni yönetmesi, zihnin ve ussal öğenin tutkuyu yönetmesi doğal ve uygundur. Doğal olarak erkek üstündür ve kadın daha alt kademededir; birii yönetir öteki yönetilir.

    Schopenhauer: Kadınlara Dair

    Erkeklerin akılcı, kadınların ise tutkucu oldukları bu nedenle, kadınların ikinci sınıf insanlar oldukları görüşü, felsefe alanında sıkça ortaya çıkar. Ama bu hiçbir yerde Alman felsefeci Arthur Schopenhauer'in ki kadar değildir.
    Schopenhauer denemesinin iceriginin daha giriş kısmında Fransız yazar Jouy'dan bir alıntı yaparak belli eder:"Kadınlar olmasa hayatımız yardıma muhtaç başlar, haz olmadan devam eder ve avuntudan yoksun olarak biterdi." Schopenhauer, bunun kadının işlevini ve değerini tam gösterdiğini düşünür.
    Schopenhauer denemesinin devamında, kadınların erleklere göre daha az akılcı olduğunu; önemli şeylere göre önemsiz olanları sectiklerini; hak ve doğruluk duygusuna sahip olmadıklarını; içgüdüsel olarak kurnaz ve düzeltilemez ölçüde yalancı olduklarını; büyük sanat yaratmak bir yana, onun değerini anlamaktan yoksun olduklarını; ve bunun gibi daha nicelerini dile getirir.
    2 ...
  47. yeni türkiyede küfür

    1.
  48. Rte'nin getirdiği osmanli literatürünün yarattığı yeni yaşam tarzında küfürün de Osmanlıca olanı makuldür hesabı Osmanlıca küfür etmektir.

    Sen bir afet-i yektasın darende deliksiz
    Bende onun matkabı var saf-ı etten kemiksiz.
    1 ...
  49. bencillik bir erdemdir

    3.
  50. sigara içecek midir yiyecek mi

    1.
  51. Yoksa çekecek midir efendim? Yanıt beklediğim soru.
    3 ...
  52. acı çekmeye son

    13.
  53. Buda felsefesinin temelinde yatan düşünce...
    1 ...
  54. leibniz vs schopenhauer

    1.
  55. Schopenhauer'in her ne olursa olsun galip çıkacağı fikir tartışmasıdır.
    1 ...
  56. daha fazla entry yükleniyor...
    © 2025 uludağ sözlük