ulusalcılık komünist yada solcu kesimin pek kullandığı terim değildir. ulusalcılık burjuvanın yaa milliyetçilik çok dinselik barındırıyor ee bu da kaba bir şey gel biz buna ulusalcılık diyelim halidir.
bir nevi dinsiz milliyetçilik ya da seküler milliyetçilik demektir.
milliyetçilikle çok alakası vardır bunun o yüzden. ama türkçülüğü arabın dininden farksız düşünemeyenler sanki türkçülük bu değil sanıyor.
oysa en temiz milliyetçi ulusalcılar oluyor çünkü görüşleri arap dinin etkisinde kalmamış tamamen öz türklüğe yönelmek oluyor.
sosyalizm olayı ise hikaye sonradan çıkmış bir şey.
atatürk sosyalist falan değildir ve ulusalcılığı temel alanlar ilkten gayet milliyetçiydi şu an durum ne bilmiyorum.
içimizdeki acizliktir, buradan akp lilere sabah akşam geri zekalılar diye sallayabiliriz ama bir seçenek ortaya koymaktan acizsek hiçbir zaman bu insanların neden akp ye oy verdiklerini anlayamayız.
muhalefete bir bakalım, akp nin geri çekilmesi sonucu ne yaptılar?
ortaya gelip bir uzlaşı bile sağlamaktan acizlerdi, o veya bu yaptı fark etmez ama uzlaşamadılar.
ayrıca en büyük saçmalık muhalefette hiçbir başarı göstermediği halde insanların partide üst konumda kalması.
bir insanla yola çıkarsın bir şeyler denersin olmadıysa bu o makamı işgal etmesi artık zarardır. bu davasına veya partisine ihanet ettiği anlamına gelmez ancak biri yetersizse ve verilen hakkı gerektiği gibi kullanamamışsa artık orada kalması partiye ve davasına ihanettir.
muhalefet artık yeni kişileri denemeli, yeni söylemler ortaya koymalı, birileri bir şeyler yapmalı yani.
yoksa koltuk sevdalıları başta olduğu sürece bu ülkede akp zulmüne daha çok katlanırız.
öncelikle partiler kendi içinde başta olanları devirip bir reform veya devrim yapmalı sonra bunu ülkenin tamamına yayacak yöntemler uygulamalıdır.
inanın bu ülkede normal söylemlerden çıkıp yeni yüzlere bürünen insanlara ihtiyaç var, bu ülkede umuda ihtiyaç var, birileri bunu iyi görmesi lazım, halkta mutlaka taban bulur.
"Ey Kitap Ehli, dininiz konusunda taşkınlık etmeyin, Allah'a karşı gerçek olandan başkasını söylemeyin. Meryem oğlu Mesih isa, ancak Allah'ın elçisi ve kelimesidir. Onu (OL kelimesini) Meryem'e yöneltmiştir ve O'ndan bir ruhtur. Öyleyse Allah'a ve elçisine inanınız; "üçtür" demeyiniz. (Bundan) kaçının, sizin için hayırlıdır. Allah, ancak bir tek ilah'tır. O, çocuk sahibi olmaktan Yücedir. Göklerde ve yerde her ne varsa O'nundur. Vekil olarak Allah yeter. (Nisa Suresi, 171)"
şimdi bu ayete göre muhammed allah ın çocuk sahibi olamayacağını söylüyor. allah ın bir oğlu olamayacağını çünkü o doğurulamaz ve doğmaz olduğunu da söylüyor böylelikle.
tevhid ve teslis farklı olsa da aslında aynı mıdır?
teslis de doğurma veya tanrının çocuk edinme hakkı var mıdır?
tanrı nasıl olur üç ayrı şekilde veya formda olur?
eğer teslis üç kişiyse tanrı için nasıl teklik söz konusu olabiliyor?
öncelikle tanrı dediğimiz metafizik varlık: zamanın veya mekanın dışındadır. bu tanrı için şuradayken aynı zamanda burada veya şu andayken aynı zamanda bu anda olması gibi bir durumdur.
yani tanrı aynı anda 10 yerde bir şekilde görünse bile bu tanrının 10 tane olduğu anlamına gelmez veya tanrı denen varlık saat 10 da bize görünse veya 12 de görünse bu tanrının yine bize farklı zamanda göründüğü ve bir zaman ayrımına gittiği anlamına gelmez.
o yüzden tanrı tesliste tek oluyor. ayrıca oğul lafı bildiğin tanrıdan doğma olduğu için denmiyor özden geldiği için deniyor yane mecaz.
şimdi böyle bir şey mümkün müdür?
teslise göre mümkündür ve tanrıda tektir.
oysa ayette gayet bildiğin doğurmaktan bahsediyor ve oğul lafını gerçek alıyor.
öncelikle burada gereksizlik lafını varlıksal bir gereksizliğe atıfta kullanmıyorum onu belirteyim.
sadece bir şeyleri açıklamak için tanrı hipotezine gerek duyulmayacağını söylüyorum.
şöyle ki, suyun kaldırma kuvvetini açıklıyoruz diyelim bunun için belli deney ve gözlem yapar ve bunu ortak algı etrafında açıklayabiliriz.
veya hareket kanunlarını açıklarken bunu inceleyip formüle döküp de açıklayabiliriz.
tanrı hipotezine gerek bu yüzden yoktur ayrıca tanrı hipotezi bir şeyleri açıklamada hiçbir anlam ifade etmez.
mesela bir dindar geçip bir dağın önüne, şu dağın mükemmelliğine bak allah ın bir hikmeti demesinin o dağın oluşumunu veya mevcut varlığını açıklayan hiçbir yanı yoktur.
zaten bize nasıllar lazımdır, kimler değil.
bir şeyleri maddesel gerçeklik içinde açıklayabiliyorsak bunun dışında bir gerçeklik aramaya gerek de yoktur.
mesela suyun kaldırma kuvvetini materyalist temelde açıklıyorsak ve kendi içinde bu durumun izahını yapabiliyorsak arkasında bir başka güç aramaya gerek yoktur.
bunu koca evrene de yayabiliriz, bu evreni bir tanrı yarattı demenin, evrenin şu an varlığı veya oluşumuna dair hiçbir anlam ifade etmediğini ve evren hakkında fikir bize vermediğini bilmeliyiz.
mesele dindarların şu nasıl oldu sorusuna verdiği cevap: " allah ol dedi oldu" sözüdür. ( ki kendisi meşhurdur) oysa bu o oluşum hakkında bilgi vermekten uzaktır ve bu saçma argüman bir açıklama olamaz.
o yüzden tanrı hipotezi bence saçma ve kolaya kaçmaktır.
ayrıca bunca şeyi tanrıyla açıklamak koca bir matematik sorusunun altına cevap 5 yazıp doğruyu bulduğunu sanmak kadar saçmadır.