islam dininin peygamberi hakkında kötü sözler söyleyen, israil ordusunun işlediği cinayetleri savunan, hz musa'yı anlayamamış ve dini imanı para olmuş kişidir. bunlar para için toprak için insan katlederler. özlerinde çok korkak insanlardır.
be hey dürzü şiirinin postmodern halidir.
--spoiler--
ne ararsın karl marx ile aramda!
sen kimsin ki devrimi sorgularsın?
hakikaten gözün yoksa haramda,
artı değer diye niye sorarsın!
das kapital okuyorsam sana ne.
yoksa sana bir zararım, okurum.
ikimiz de gelsek kıldan köprüye
ben dürüstsem dinsizken de geçerim.
kan emerken mümkün müdür ibadet?
hiç durma kapitalizme dua et.
senin gibi dürzülerin yüzünden,
çalışmaktan soğuyacak bu millet.
seni sömüreni sakın unutma,
devrimciye dil uzatma sebepsiz.
sen anandan yine çıkardın amma,
sömürüyü bilemezdin şerefsiz...
--spoiler--
not: tamamen ironidir.
dünya üzerinde genel olarak konuşulan lisanlar ve özellikleridir.
ingilizce: dünyanın ana dili gibi olan bir dil. türkiye'de bir insan ingilizce bilmiyorsa çok şey kaybediyordur. gerek iş açısından, gerek turistlerle olan irtibat açısından ingilizce bizim memlekette önemlidir. bilmek insana zarar değil fayda sağlayacaktır.
rusça: orospu lisanıdır. ne zaman rusça konuşan birilerini duysam aklıma rus orospuları geliyor çünkü.
italyanca: dünyanın en karizmatik dilidir. gerek italyanca şarkılarda, gerek italyanca konuşulan filmlerde, gerek mafya işlerinde kesinlikle en karizmatik, kulağa en hoş gelen lisandır.
fransızca: biraz kaba ve komik bir lisan. opera dinlerken iyi gelebilir ama fransızca bilmek insana sadece yabancı dil bilme avantajı katar. fransa'ya gitseniz, fransızca bilmenize rağmen en fazla ufak işlerde çalışırsınız. dünya genelinde fazla işe yaramayan bir lisandır.
almanca: daum dili. bu dili konuşupta spor'da başarılı olabilen bir tek michael schumacher'i ve kardeşi ralf'i tanırım.
arapça: özellikle arapça şarkılarda ve arapça konuşulan komedi filmlerinde kulağa hoş gelen bir lisan. fransızca'ya oranla dünya üzerinde daha fazla gerekli bir lisandır. petrol olaylarından dolayı tabiki.
türkçe: kelime bakımından aşırı derece de zengin, ayrıca güzel konuşulduğu zaman kulağa gayet hoş gelen bir lisandır. italyanca'ya göre biraz basit olsa da, diğer çoğu dile oranla karizmatiktir. ayrıca derdini çok iyi anlatabilirsin bu dille. karşındakinin anlamasına da bağlı durum tabi.
kemal kılıçdaroğlu güzel şeyler anlatıyor tabiki. söylediklerini iktidar olupta gerçekleştirebilirse, harbiden çoğu insanın hayatı ve türkiye'nin geleceği kurtulur. fakat dış politika çok önemli. madem amerika tüm dünyayı yönetiyor, senin ülkenin düzelmesine müsade edecek mi bakalım. sen amerika'ya, israil'e nasıl yaklaşıcaksın ? bu işler 70 dakika da yapılan konuşmayla halledilebilecek işler değil. bu memleketi namuslu, dürüst bir insan 1 yıl da düzeltebilir. ama 1 yıl da düzeltilen memleket 1 hafta da batadabilir.
genellikle birbirlerinden her gördüğünü yapan, yapmadığı zaman kendini geri kalmış hisseden, kafası genel olarak sınırlı konulara basan beyinsizlerin sevdiği dizi olan lost dizisinin izleyici tanımı.
o starbucks'a gitmiş ben de gideyim, o şu elbiseyi almış ben daha iyisini alayım, o lost izliyormuş ben de izlemeliyim, dolabımdan nutella eksik olmasın amen diyebilen insanlar işte.
bu dizinin facebook'ta hayran sayfasına baktım. bütün sayfaları grupları toplasan 4 5 milyon hayranı var. bu hayranların yarısı türkiye'den, geri kalan yarısı da amerika ve amerika tarzı memleketlerden. emperyalist ve kapitalist düzenin köpeği olmuş insanların dizisidir kısaca lost.
final bölümü için ne dediler;
--spoiler--
ayy nasıl öle biteeeeeeerrrr allaaa balaaanızı virsinnnn allaaa sizi khrtsinnnn, 6 yıl izldikkkk bzzz beee onuuuuu 6 ylllllll. bşamııı gtiii şmdiiii hrşeeeyyy :((((
--spoiler--
gerek timsah yürüyüşü yapmalarıyla, gerek orayı burayı yakmalarıyla medyanın son günlerde üzerinde baya durduğu fenerbahçe taraftarı için insanların ne düşündüğü durumdur.
bu tarz bakınızlar aslında baya eski bir sözlük modası. ama son zamanlarda çoğalmaya başladı git gide. adam alt alta bakınız vererek entry giriyor resmen. misal;
sadece türkiye'de yaşanabilecek olaylardan birisidir.
--spoiler--
F.Bahçe taraftarına şok!
istanbul'dan, Şanlıurfa'ya gitmek üzere bir otobüsle yola çıkan Fenerbahçe taraftarını, otobüs şoförü, Aksaray'da otobüsle birlikte terk edip kaçtı.
Fenerbahçemiz ve Trabzonspor'un karşılaşacağı Ziraat Türkiye Kupası final maçı için istanbul'dan, Şanlıurfa'ya gitmek üzere bir otobüsle yola çıkan Fenerbahçe taraftarını, otobüs şoförü, Aksaray'da otobüsle birlikte terk edip kaçtı. Kısa bir süre sonrada otobüsün çevresini kuşatan polis, otobüs ve taraftar üzerinde uyuşturucu ihbarı aldıkları gerekçesiyle arama yaptı. Polis, yaklaşık 2 saat süren aramada herhangi bir uyuşturucu madde bulamadı. Otobüs, sanayiden getirilen oto tamiri yapan bir usta tarafından yeniden çalıştırıldıktan sonra yedek şoförle birlikte yeniden yola çıktı.
OTOBÜS ŞOFÖRÜ, OTOBÜSÜ TERK ETTi
istanbul Kadıköy'de bulunan 45 kişilik Fenerbahçe taraftarı, Şanlıurfa'da bugün yapılacak olan Fenerbahçe ve Trabzonspor'un karşılaşacağı Ziraat Türkiye Kupası final maçına gitmek için iddiaya göre, 4 bin TL karşılığında otobüs şoförü 38 yaşındaki Ergün Balkar ile anlaştı. Ardından 34 VE 1093 plakalı otobüsle Şanlıurfa'ya gitmek için yola çıktı. Otobüs şoförü Ergün Balkar, saat 05.30 sıralarında Aksaray'a geldiklerinde Sanayi Mahallesi'nde yolun kenarında otobüsü durdurdu. Balkar, iddiaya göre, taraftara tuvalete gidip geleceğini belirterek, kontak anahtarını da alıp otobüsten indi. Şoförün uzun süre gelmemesini merak eden taraftar, biranda otobüsün çevresinin polis tarafından kuşatıldığını gördü. Aksaray Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, taraftara uyuşturucu bulunduğuna dair ihbar aldıklarını ve arama yapacaklarını söyledi. Polis, otobüs ve tarftar üzerinde yaklaşık 2 saat süren aramanın ardından herhangi bir uyuşturucu madde bulumadı.
Otobüs şoförüyle 4 bin TL'ye anlaştıklarını ve bin 500 TL'sini peşin geri kalanıda Şanlıurfa'da vereceklerini belirten taraftar, otobüs şoförünün niçin otobüsü terk edip gittiğini, polise yapılan ihbarında otobüs şoförü tarafından yapıldığını tahmin ettiklerini ve şoförün niçin böyle bir davranışta bulunduğunu anlamadıklarını belirtti.
bu tipler coca cola içerler ama, coca cola şirketinin sahibini görseler yüzüne tükürürler. mc donalds'ın sahibi amerika'dan gelse ''pis amerikancı defol ülkemizden'' derler, ardından istiklal caddesinde veyahut başka bir yerde mc donalds'a girip yemeklerini yerler. starbuckstan çıkmazlar, çoğu da converse giyer.
yani bu firmaların sahiplerine ''pis amerikancılar'' derler, ama onların mallarını seve seve kullanmaktanda geri kalmazlar.
sözlükte bilimi savunmak güzeldir. bilimsel olayları, bilimsel olabilmeyi düşünmek, bunu diğer insanlarla paylaşmakta iyidir. insanların gözünü açmakta güzeldir ki, zaten buraya giren insanların çoğunun gözü açıktır. abaza tayfayı saymazsak, geri kalanların zaten bilimden teknolojiden haberleri var.
ha sen tutupta bilimi savunurken, bilimsel olabilmeyi söylerken, aynı zamanda dinleri kötülüyorsan kusura bakma kardeşim o zaman senin zekanda vardır bir özürlülük. ben sana aç kuran-ı kerim'i oku derim. adamlar tutturmuş sizin dininizde bilime katkı yok, şu yok bu yok.
ne olacaktı abi ? zamanında kuran-ı kerim'ler satılırken içine uçak fotoğrafı, cep telefonu fotoğrafı, bilgisayar fotoğrafı konulcaktı da, şemaların altına şekil a diyerekten anlatımlar mı yapılacaktı kutsal kitapta ?
kutsal kitap sadece ne yapman gerektiğini söyler. oku der, çalış der, haram yeme der. şurada daha 3 5 paragraflık yazıyı okuyamayan öküzlere, 10 bin sayfalık kutsal kitap mı verilecekti ?
okuyun anlayın öyle konuşun. okumadan anlamadan tespit sıçmayın. bilimle uzaktan yakından alakanız yok. bilime hiç bir katkınız yok. gelipte burda bilimselcilik oyunlarını oynamayın yemezler. *
biri şerefsizin önde gideni, diğeri ise arkada gidenidir. biri darbeyle ülkeyi her açıdan bunalıma sokmuş, diğeri de atatürk'ün yaptıklarını bozarak ülkeyi bunalıma sokmuştur.
--spoiler--
Uçak sanayiini inönü engellemiş
Nuri Demirağ ismini pek hatırlayan çıkmaz. Halbuki Türkiye'nin dört yanına demiryolu hattı inşa ettiği için Atatürk kendisine 'Demirağ' soyadını verdi. Demiryollarından hızını alamayan Demirağ, ilk uçak fabrikamızı kurup üretime geçti; ancak inönü'nün gazabına uğradı. Böylece Türkiye kendi içinden bir 'Boeing' çıkarma şansını kaybetti.
--spoiler-- http://www.facebook.com/t...314885568&topic=10383
ben kemalistleri anlayamıyorum arkadaş. atatürk'ün değerlerinin içine sıçan bir adamı, başarılarının içine eden bir adamı nasıl desteklerler anlamıyorum.
türkiye'nin doğu kısımlarına hiç gitmemiş insandır. bunun içerisinde güneydoğu bölgesi de var tabiki. sadece televizyondan gördüğü kadarıyla bilir bu yüzdende bir bok bilmez.
siirt meselesi işte. adam diyor ki siirt'liler için, yok işte müslümanlar yok hacı hoca tayfası falan. kardeşim sen hiç gittin mi siirt'e, diyarbakır'a, adana'ya, kars'a ? o tarafların inançsız insan sayısı, istanbul'a oranla çok daha fazladır. ben kendi gözümle gördüm bunu yaşadım.
sen nasıl bu saçma sapan örfleri, adetleri, gelenekleri müslümanlıkla bir tutuyorsun ki ? sen şimdi siirt'lilerin, diyarbakır'lıların, adana'lıların yaşadığı müslümanlıkla, izmir'lilerin, istanbul'luların hatta iran'lıların yaşadığı müslümanlığı bir tutabilir misin ? ya da şöyle diyeyim; müslüman insanın tecavüzcü olabileceğini düşünüyor musun ?
siirt'teki 100 kişilik tayfanın içerisindeki 1 2 tane kendini dinci ilan etmiş hayvandan dolayı, ne siirt'lileri bir kalem de müslüman yapabilirsin, ne o 2 kişiyi müslüman yapabilirsin, ne de bütün suçu müslümanlığın üzerine atabilirsin. git adam gibi oku kuran'ı kerim'i, anla öyle konuş. zihinsel engelli kişiler bile anlardı şimdiye bazı şeyleri.
son olarakta şunu söyleyeceğim; boşuna kürek sallıyorsunuz. zamanınızı boşuna harcıyorsunuz. bu kadar zamanı daha değerli kullanabilirsiniz. burada müslümanlığa çamur atmaya çalışacağınıza, gidin bu zaman içerisinde milletvekillerine mail atın. her gün 3-5 saat boyunca mail atsanız belki türkiye'de birşeyler değişebilir. bir bakarsın yasa çıkar baskıdan dolayı.
o toplu tecavüz olayının içinde asker, polis ve esnafta vardı. bu bize şunu gösterir; bu ülkede hiç kimseye güvenilmez, her çeşit insandan zarar görebiliriz. ahlaksızlığın dini, şehri, mesleği yok. izmir'de 2 gündür kızlar öldürülüyor. bunu da mı müslümanlar yapıyor ?
pascal nouma'nın kadıköy'de görülmesi sonrasında fenerbahçe taraftarlarının takımlarını uyarmak anlamında bağıracağı tezahürattır. pascal elini pantolonunun içine soktuğu sırada çıkacak desibeli düşünemiyorum bile. pascalın malı girmiş kadar ses çıkartırlar.
1- 35-55 yaş arası güneş gözlüklü, hafif kokoşumsu ve biraz iri yarı ablalar.
2-20-35 yaş arası, sayıları fazla olmayan fakat internette çok fazla olan kadın ve bir kaç tane de erkek.
3- genellkle facebookta ''OTOYOL'DAKi HAYVAN ÖLÜMLERiNE KARŞI ÇÖZÜM... HEDEF 1 MiLYON iMZA!!!'' gibi gruplara üye olup, otoyolda orada burada hayvanların arabalar ve insanlar tarafından öldürülmesine karşı çıkabileceğini zanneden ''burcucum cok guzel cikmissin'' grubu.
şimdi bu insanların tepkisini genel olarak ele alalım. bir kere facebook'ta hayvan haklarını savunmak gibi bir durum söz konusu olamaz. hayvanları öldüren kişiler anca gelir sizin üye olduğunuz OTOYOL'DAKi HAYVAN ÖLÜMLERiNE KARŞI ÇÖZÜM... HEDEF 1 MiLYON iMZA!!! adlı gruplardan size sarkıntı olur. umurlarında bile olmaz yaptığınız protesto.
diğer yaşı büyük kokoş ablalar da, genelde kedi ve köpek ölümlerine tepkilidirler. sayıları azdır bunların yanlarında da erkek yoktur. tek tük vardır kılıbıktır oda.
mesele kurban bayramı oldu mu, ''yaa işte hayvanlar katlediliyor ama'' diyen kişiler acaba bir fok balığının başından kurşunlanarak öldürülmesine karşı ne tepki verecekler merak ediyorum.
eskiden dedelerimizin, babalarımızın askerlik anıları bellidir. hepimizin gözlerini yaşartırlar anlattıklarıyla, bu ülkenin topraklarına saldıran ne kadar namussuz olduğunu sokarlar kafamıza. şanlı türk ordusunun, mustafa kemal atatürk'ün yaşadıkları ve yaptıkları birer askerlik anısıdır. bizlerin gururlanmasına sebep olur.
anlatılanlardan duygulanmayan, etkilenmeyen türk değildir bu savaş için. ayrıca youtube'a girip, kan uykusu isimli belgeselleri izlemenizi öneririm. son zamanlarda pkkya karşı verilmiş savaşı anlatır.
ha gelelim son 5 10 yılın askerlerine ve askerlik anılarına. ''cep telefonunu komutandan şöyle sakladım, götüme soktum cep telefonunu sonra içerden arkadaşımı aradım, komutanın kızı çok güzeldi, kütür kütürdü. bakıp bakıp masturbasyon yapıyorduk, esrar tarlasını yakmaya gittik, önce ceplerimize esrarları doldurduk bol bol, sonra yaktık öyle geldik, çok zekiyiz dimi lan ? hehe'' gibisinden anılar ve askerler yerini almıştır o şanlı ordunun yerine.
ha birde darbe yapmaya çalışan ağa babaları vardır onları hiç söylemiyorum bile. zamanında türkiye'nin kenan evren tarafından içine edildiği yetmiyormuş gibi, bir de onlar planlıyordu bunu. akp'nin yaptığı tek olumlu iş bu olmuştur. darbeyi önlemiştir.
sözlüklerde son zamanlarda savunulan eşcinsellik, aşağıdaki gibi savunuluyor genelde;
türk toplumu eşcinselleri dışlıyormuş, islam dini eşcinselliği kabul etmiyormuş, cehennem vaad ediyormuş eşcinsellere, taksim de bütün eşcinseller toplaşıp yiyişmeliyizzz!!11!! gibi.
tsk da eşcinselliği kabul etmiyor. neden tsk'ya gelince tıkanıyorsunuz ? bütün özgürlük anlayışlarını savunup, tsk denince neden üste çıkıyor herkes ?
götür sevgilini askeriye'de sikmeye çalış bakalım, seni nasıl sikiyorlar orda. git eşcinsellik ilişkini orada yaşamaya çalış bakalım nasıl morartıyorlar tüm vücudunu.
genelde hayatı askere gitmeden öğrenemeyen denyoların, zırvaladığı bir saçmalık. tabi sen doğru dürüst okula gitmessin, sokakta top peşinde koşarsın, okula gittiğin zaman karı kız peşinde koşarsın, lise terk olursun veyahut hocaların sayesinde mezun olursun, sonra universite okuyamassın ve askere gidersin içindeki o sorgulanmamış vatan aşkıyla.
gidersin gelirsin, 3 5 ay ruh gibi dolaşırsın, sonra kaldığın yerden devam edersin. gene saçma saçma küfürler, ona buna yılışmalar, çocuk çocuk muhabbetler 30 yaşına kadar devam eder. sonra da evde kalmış karının tekiyle evlenir hayatını sürdürürsün.
köy yerinde babasına tarla da yardım etmiş, kazma kürekle çalışmış, alın teriyle 20 yaşına kadar para kazanmış bir çocuğa kimse askerlikte hayatı öğretemez. o çocuk zaten fazlasıyla öğrenmiştir hayatı.