kafasına göre takılıp her yerde düşüncelerini çekinmeden paylaşan kişidir.
kişileri düşünmeye sevk etmeye kendi çevresinden başlamıştır.
elbette iş hakaret boyutuna gidiyorsa kişi silinir olur biter.
ama unutmayalım ki bu ülkeyi yönetenler her gün meydanlarda halkına ve karşı görüşe küfürler edip aşağılıyor. konuşma, anlaşma dili bu olmuş artık. ne kadar ezersen insanı o kadar oy toplar haline gelinmiş.
belki hakaret eden arkadaş da birilerine özeniyordur.
(bkz: recep tayyip erdoğan)
her duyduğuna ve okuduğuna gerçek gözü ile bakıp inanan, düşünme organının artık başka faaliyetlerde kullandığı kişileri " ortaya bir laf atarım, nasılsa mal çok, hemen inanır" mantığı ile yaptığı haberdir .
nedir bu çydd düşmanlığı anlamış değilim. ne girdi çıktı acaba birilerine.
madem yayın organlarında çıkan her habere gerçek gözü ile bakıyorsanız, bütün hepsinde çıkanlara gerçek gözü ile bakında en azından mal olmaktan kurtulun.
ha yok ben sadece zaman, vakit, taraf okur ve ona inanır/taparım diyorsanız, gerçeklik anlayışı yerine "mala bağlama durumu" söz konusudur zaten.
her okuduğunuza inanıyorsanız eğer hemen bende şuraya yazıyım.
"abd ziyaretine katılaca olan kişilerin oraya gitmekteki asıl amaçlarının seks partileri düzenlemek olduğu ve başka bir uçakla onlara eşlik edecek escort bayanları yanlarına götürecekleri iddia edilmektedir. bu sayede hem gezi hem seks, hem devlet işleri bir arda götürecek"
kaynak: uzayınderinklilerihaber.com
eylem yapan işçilere terörist diyen. onlar işçi değil diyen zihniyet ancak bu tarz haberlere inanmak yerine tapar ve saldırır.
tartışma, polemik ve suni konularla yeni gündemler yaratarak, asıl gündemi unutturmaya çalışması yani hedef saptırması ile arka planda kalan gündem maddeleridir.
(#7610156)cevaba ek olarak anayasa değişiklik paketi meclisten geçsin diye, bazı partilere ve milletvekillerine seçim barajının düşürüleceği ve partilerin yardım alacağı konusunda pazarlığa girişmeler (vaadlerde bulunma).
demek ki anayasa hazırlamak ya da kabul ettirmek bile rüşvetle oluyor. o zaman bu kimin anayasası ya da bu bir anayasa mı?
yoksa bunu zaten milletin gözüne soka soka mı yapıyorlar?
ak parti destekcisi olan onlarca medya organı ve köşe yazarı varken, bir gazetecinin çıkıp sorulmaya korkulan soruları sorduğu, bu yüzden ak parti milletvekilleri ve destekleyenler tarafından sevilmeyen, hatta hakaretlere maruz kalan tartışma programıdır.
bir ülkede iktidar partisi ya da miletvekili isen, nasıl ki olumlu eleştirilere açıksa kişiler, olumsuz eleştirilere de açık olmalı.
sadece kendilerine yönelik ve parti politikalarını yere göğe sığdıramayan programlara katılmakla parti desteklenmez.
olumsuz eleştirilere ve sorulması gereken diğer soruları soranları da göğüsleyebilmelidirler.
ak parti ve milletvekilleri bu tarz muhalefet yapan programları nimet olarak görüp, çıkıp en doğru şekilde politikalarını anlatmak varken, sorulan sorulara somut örnekler verip, halkı aydınlatmak varken "siz taraflısınız ondan programınıza katılmıyoruz" gibi çocukca bahanelere sıgınmaları çok komik.
ayrıca herkesin onların tarafında olması mümkün müdür? zaten burhan kuzu'nun programa katılıp "herkesi yönlendiriyorsunuz ruhat hanım" gibi abzürt bir yaklaşımda bulunması sanırım ak parti milletvekillerinin bakış açısını ortaya koymaktır.
ee madem o program taraflı, sizler de katılın ki tarafsız olsun. yok ben katılmam taraflı diyip köşeye çekilmek sadece çocukca bir davranıştır ve bu zihniyetteki milletvekilleri bu ülkeyi yönetiyor.
bir de programa katılan kişileri (profesör, bilimadamı ve siyasetçiler bunlar) yönlendirmekla suçlamak mantık işi değil. sanırım burhan kuzu da "herkesi kendi gibi sanıyor".
en kötü açıdan bakarsak olaya zaten ak parti'nin felsefesi "yan bendensin ya hiçsin" olduğuna göre, başka kişi ya da programların da bu bakış acısını benimsemesi zorlarına gitmemeli.
bugün hadi özışık adlı bir gazeteci(!) nin yazısını okudum. kullandığı üslup çok vahim. bu programa ve ruhat mengi'ye yönelik "çiyaklıyor" ifadesini kullanmasını kendi duruşunu, demokrasi anlayışını ve ya bizdensin ya hakaret eder/karalarız mantığını da gözler önüne seriyor.
yazının tamamını okuyan bir kaç yorumcunun sözleri de burada.
--spoiler--
ERPOL
23 Mart 2010 Salı 09:29
hadi bey acaba sizin bu yanlı yayınlarınız karşısında ruhat hanımın yaptıkları neki.. şimdi o hanfendinin dedikleri yalanmı TRTkanal 7 aldıgı konuklara istedigi soruları sorabiliyormu tüm türkiye biliyorki başbakan dahil tüm AKP li bakanlar çıkacakları programlarda önce sorulacak soruları danışmanlarına hazırlatıyorlar burakın bu saldırıyıda siz tarafsız olun önce...
hak arayanlar
23 Mart 2010 Salı 09:05
yazdığın yazı eleştiri güzel ama senin delikanlı gibi trt 1 de çıkan programları veya kanal7 stv gibi kanallardaki programları hiç eleştirdiğini görmedim taraf olanları veya olmaynları halk biliyor sende taraf olmaya soyunmussun herhalde cünkü onun için bu yazıyı yazmıssın kadın tarafsa hatalı konuştuklarını söyle söylediklerinin şunların yanlış olduğunu söyleki seninde taraf olmadığını bileyim sendemi issiz kalacağındanmı korkuyorsun veya başka amaçlarınmı var doğru bildiklerini savunmak taraf olmak değildir. ama senin bir doğrun bile yok sadece yaranma bahanesiyle eleştiriyorsun gbi geldi bana biz halk artık bunları yemeyoruzzzzz.?
sakinlik
23 Mart 2010 Salı 09:02
Günaydın,sizin sisteminizde ki hata yüzünden peş peşe bir kaç kere az önce yayınlandı,keşke imkanım olsa idi fazla olanları siler birisini bırakırdım.Ama sizler öyle yapmadınız az önce hepsini birden sildiniz.Neden?Hadi Bey, sabah kalkıp hakkımda muhalif yazan yorumları silin talimatını mı verdi?Sizin internet gazeteciliği anlayışınız bu mu?
Yorumum da, Hadi Özışık bey'in bir gazeteciye üstelik hanım olan bir gazeteciye yaptığı hakareti eleştirmiş yazıklar olsun demiş,saygıya davet etmiştim.Şimdi siz editörleri saygıya davet ediyorum.
AKP nin demokrasi havariliğine destek olduğunuz bu sitede demokrasiye karşıt tutumlar sergilemeniz kimsenin gözünden kaçmıyor.
AKP taraftarı olduğunuzu bilmeyen yok iken,Ruhat Mengi hanımı tarafçı olmakla suçlamanız oldukça komik olmuş.
Ruhat Mengi, AKP medyası ve internet gazetecileri gibi yandaş olmadığı için bugün internetin gazetecilikten sayılması için çalmadık AKP kapısı bırakmayan bir zamanlar Uğur Dündar içinde gazeteci değil diyen kişi tarafından kin,nefret ve hakaret dolu yazıyı yazan Hadi Özışık'ı şiddetle kınıyorum.Önce yayınlayıp,sonra sildiğiniz yorumum için adalet anlayışınızdan dolayı site editörlerini demokrat olmaya çağırıyorum.
Saygılar
--spoiler--
hadi özışık'ın yazısından ve yapılan yorumlardan da neyin ne olduğu anlaşılıyor sanırım.
sözün özü: herkes kendi görüşüne yakın olan kişiler ile fikirlerini paylaşıp, uzak olan ile de fikir alışverişinde bulunur.
birini ya da bir programı eleştirirken ki özellikle demokrasi ve tarafızlık olmaktan bahsedip, karalamaya kalkındığında, kişilerin "eleştirilere kapalı olduğu" ve ya beni desteklersin ya yok olursun" gibi akıllarda yatan gerçekler gün yüzüne çıkmaktadır.
çünkü şayet çözüm yöntemi siteden uçurmak ise(?) moderatörleri zan altında bırakan ya da benzer açıklamalar yapan yazarlar siteden uçuruluyorsa, aynı özveri neden bir yazarı/yazarları zan altında bırakacak açıklama yapan yazar/yazarlar için gösterilmiyor ya da siteden uçurulmuyor?
çamur at izi kalsın felsefesine karşı ise yönetici arkadaşlar, aynı özveriyi yazarları içnde göstermeleri gerekmez mi?
uçurulması iyi olmadı, olmamalıydı.
not: kişi kendini bildikten sonra birilerinin çıkıp "ya x mod/yazar bana şunu dedi, bana şunu yaptı, bana tecavüze yeltendi " gibi magazin vari iddia ya da açıklamalar kaile almaz.
kimse kimseye kendini ispat etmek zorunda değildir.
edit: beni aydınlattıkları için de sözlük yönetimine teşekkürler.
doğrusu, batının aynamaya bakması gerektiği değil, ülkemizin dış politikasının gözden geçirmesi olarak düşünülmesi gereken ifadedir.
zira önce ermeni tasarısı, sonra isveç'in 1915 soykırım tasarısı derken nereye gidiyor bu süreç. oturup bunu iktidar partisi yöneticileri bir düşünmeli.
tabi doğru bu kadar işsiz insan sırf tembel diye asgari ücrete tenezzül etmediği için işsiz.
yoksa bu ülke de işsizlik sorunu mu var? ekonomi mükemmel. her şey güllük gülüstanlık.tüm suç tembellerde.
dersi dinlemek yerine, konuyu anlamak yerine not almayı ve daha sonra ezberlemeye çalışıp dersi geçmeye çalışan kişilerdir.
bir konuyu ezberlemek yorum gücünü kısıtlayacağı için soruyu anlayıp doğru cevabı vermesi zor olacağından dersten kalması şaşkınlık yaratan bir durum değildir.
çizgi film karakterlerini model alan çocuktur.
bu yüzden şiddet, kan ve cinsellik içeren çizgi film ve animelerin çocuklar üzerinde etkisi çok büyüktür.
ilerleyen yaşlarda topluma karıştığında saldırgan eğilimler içinde olması kaçınılmadır. ebeveynlerin bu konuda bilinçli davranması gerekir.
öküz gribi üzerine bahse girildiğinde kazanılabilecek bahistir. malum etrafda bu kadar öküz ve öküzlük alametleri varken kazanılmaması şaşırtır insanı.
yargıda bekleyen binlerce davadan birinin sonuçlanmasıdır. atamalardaki usulsüzlükleri bir kez daha gözler önüne seren yargı kararıdır.
ha bundan sonra ne olur? atanan onlarca sözleşmeli öğretmen ve bunların kimisi şu an kadrolu pozisyondadır. ne olacak verilen hakkı geri mi alcaklar?
geriye dönüş nasıl olacak?
bana göre malesef bir halt olmaz. kimsenin bu kararlara uyacağını sanmam. nedne mi? meb daha önceki yargı kararlarına (atama, yer değiştirme gibi) uymamıştır.
kpss sınavında onlarca soru hatalı çıkıyor, atamalardan sonra iptal ediliyor. buna rağmen binlerce atama yapılır. sanki bilmiyorlar mı bunların yargıdan döneceğini?
biliyorlar ama umurlarında mı sanki.
--spoiler--
Ankara 15. idare Mahkemesi, bir öğretmen adayının açtığı dava üzerine 2009/1 sözleşmeli öğretmen atamalarının yürütmesini durdurdu.
Ankara 15. idare Mahkemesi, bir öğretmen adayının açtığı dava üzerine 2009/1 sözleşmeli öğretmen atamalarının hukuka aykırı olduğu görüşüne vardı ve yapılan atamaların Soru iptallerinden sonra düzenlenen yeni puan listesine göre değerlendirilmemesine ilişkin işlemin yürütmesini durdurdu. http://www.haberturk.com/...cat=200&dt=2010/03/05
--spoiler--
--spoiler--
CNNTürk'te Rıdvan Akar'ın programına ismailağa Cemiyeti'nin lideri Mahmut Ustaoğsamoğlu'nun yeğeni Saadettin Ustaosmanoğlu katıldı.
Cemaatin sözcülüğünü yapan yeğen Ustaosmanoğlu cemaatin bazı üyelerinin bakanlarla, Ankara'yla ticari ilişkilere girmiş olduğunu kabul etti. "Tabii arayacaklar, oy vermişler, oy verdikleri kişilerden yardım isteyecekler. Bundan doğal ne var?" dedi. Ustaosmanoğlu'na göre bu işler vakai Adliye'dendi.
AKP iSMAiLAĞA CEMiYETiNi KORUMAK ZORUNDADIR
Ak Parti'nin kendini korumak için ismailağa olayına girdiğini söyleyen Ustaosmanoğlu şunları söyledi: