ziraat bankasının da nakit paradan hesap işlem ücreti almasına benzer. davası açılıyor, göreceğiz bakalım. Eğer bu dava sonuçlanırsa bankaların bu saçma sapan para kesme olayları son bulacaktır.
geceleri sürülmesi gereken kremdir lakin onu sürüp güneşe çıktığınızda ciltte aksi tepki yaratıp güneş izi ve yanma yapar. Gece temiz yüze az bir miktar alındığında sabah bebek gibi bir yüzle kalkarsınız. Suriyeden gelen bu güzel krem ayrıca çok güzel kokar.
patates kızartması aşırı yağlı olan hem burger hem de patatesinden yeyince karında ağrı yapan kalori bombası gereksiz sağlıksız yiyecek mekanı. midem kaldırmıyor arkadaş.
gerçekten zevkli olan jenerasyondur. 80'lere veya 90'lara olan özlemleri artık iyice açığa çıkmıştır. örnek olarak şu videoyu verebiliriz; çok tatlı ,neşeli ve komikler. cherry cherry lady şarkısının coverını yapmışlardır.
(vid:#35149)
dancer kişisi kuzeniyle beraber yolda yürüyordur. önlerinden bir apaçi genç geçer ve kuzen dancer'a dönerek;
- inşallah böyle bir çocuğun olur.
içimden ne dualar geçirdim bilemezsiniz.
konduramamaktır kimi zaman. halen hayatınızda olduğunu hissettirse de her profili gördüğünüzde aklınıza o ölüm acısını getirir ve üzmeye devam eder. yine de kıyamaz insan silmeye. en kötüsü de o ölü kişinin doğumgünlerinde ölümünü bilmeyen kişilerin o yok oluştan habersizce ''nice yıllara'' dilekleridir.
Kendine iyi bak bir "veda" değil "elveda" cümlesidir çoğu zaman. O üç kelimeden çok daha fazlasını gizler içinde...
"Kendine iyi bak. Çünkü bundan sonra ben yanında olmayacağım. Olamayacağım. istesem de istemesem de. Sevdim bir zamanlar seni, hala seviyorum ve benden sonra da mutlu olmanı istiyorum. Olur da bir gün dönersem seni iyi bulmak istiyorum.
Kendine iyi bak. Çünkü bundan sonra kendinden başkası olmayacak yanında sana bakacak. Ben olmayacağım. Kendine iyi bak ve beni düşünme. Çünkü ben de seni düşünmeyeceğim artık. Arama sakın beni, yazma, çünkü ben yazmayacağım. Sil beni yüreğinden, çünkü ben sileceğim. Fakat, yaşanılan, paylaşılan güzel şeyler hatırına sana yürekten mutluluklar diliyorum. Ve ben bir daha dönmemek üzere gidiyorum.
Kendine iyi bak. Aramızda geçen herşeye rağmen benden sonra iyi olduğunu bilmeyi tercih ederim. Aslında bilmem çok önemli değil, iyi olduğunu varsayacağım ben. Seni bir daha asla görmemek üzere gidiyorum ben, seni kendinle başbaşa, yapayalnız bırakıyorum ben. Biliyorum kendini bırakacaksın benden sonra, o yüzden iyi bak diyorum. Aslına bakarsan, çok da fazla umursamıyorum."" "
Kendine iyi bak derler ve giderler. Tutkuyla sevenler, bazen birden fazla söylerler bunu. Çünkü onları ayırmak, eti tırnaktan ayırmak gibidir. Kolay kolay kopamaz onlar, süreç çok acı vericidir, yürek parçalıyıcıdır. Her seferinde azalan umutlarla geri döner ve yine Kendine iyi Bak gözleriyle ayrılırlar. Ta ki umut da, sevgi de tükeninceye kadar Ta ki son elveda mezar sessizliğine bürününceye kadar
Tutkunun ötesinde sevenler, bir kez Kendine iyi Bak derler ve giderler. Onlar eti tırnaktan ayırmak yerine ölümü yeğlerler. Onlar bu acıyı bir kezden fazla kaldıramayacaklarını bilirler.
Kendine iyi bak derler ve giderler. Bu sözlerin içinde ihanet yok, hiç bir zaman olamaz derler ve giderler. En büyük ihanet değil midir aslında seni seveni, ihtiyacı olanı yüzüstü bırakıp gitmek. "Kendine iyi bak" derler ve giderler. Seni suskunluğa mahkum edip giderler. Seni parçalara ayırıp, en büyük parçayı yanlarına alıp giderler. Seni senden alıp giderler.
Daha kötüsü suçlayamazsın onları tüm bunlar için. Kendine iyi bak deyip gidenin geçerli bir nedeni vardır elbet. Suçlatmaz kendini. Savaşmadıkları için kızarsın ama suçlayamazsın. Savaşmışlarsa, yenildikleri için kızarsın ama suçlayamazsın. Yenildiğin için kızarsın ama suçlayamazsın Ayrılığın kaçınılmazlığına inandırır seni, "kendine iyi bak" derler ve giderler. Elinden umutlarını, düşlerini, sevgilerini alıp giderler. Bir tek anıları bırakırlar geride, bir de hatırladıkça gözyaşlarına boğulasın diye
unutulmayan nağmeler.
Arkalarına bakmadan çekip giderler eğer yalnız kalmışsan, çünkü insafsızlıklarını görmek istemezler. Herşey o saniye orada bitsin, kapansın bu sayfa isterler. "Bitti" diyemedikleri için, "kendine iyi bak" derler. "Kırıldım ve affedemiyorum" diyemedikleri için "kendine iyi bak" derler. "Seni istemiyorum artık, hayatımdan çıkaracağım ama bil ki hiç unutmayacağım" diyemedikleri için kendine iyi bak derler. "Biliyorum çok kanayacaksın ama daha iyisini yapamıyorum" diyemedikleri için "kendine iyi bak" derler. Vicdanlarını rahatlatmak için kendine iyi bak derler, çünkü o kan uzun süre akacaktır ve o yara asla kapanmayacaktır, bilirler.
Kendine iyi bak bir noktadır çoğu zaman. Kendine iyi bak deme bana, sadece kötülükler noktalansın isterim ben. Oysa sen iyisin Sen gözümdeki ışık, dudağımdaki tebessüm, sen içimdeki sevinçssin. Sen hayatıma renk katan, sen yüreğimdeki çarpıntı, sen hayatımdaki neşesin. Sen yolumu aydınlatan, sen dert ortağım, sen gönül yoldaşım, sen bir tanesin. "Kendine iyi bak" deme bana. Nokta koyma.
Keşke böyle yaşanmasaydı bazı şeyler, keşke affedebilsen beni, keşke ben de affedebilsem Keşke döndürebilsek zamanı geriye. Keşke bugünkü aklımızla yaşasak herşeyi baştan. Nafile... Ama yine de, gitmesen olmaz mı? Bitmesek olmaz mı? Sen eksikken, ben nasıl tam olurum? Senden kalan boşluğu kimlerle doldururum? Savaşsak, aramıza giren şeytanla olmaz mı? Hani büyük aşklar her türlü engeli aşardı, hani gerçek dostluklar her sınavı geçerdi, hani sevgi eninde sonunda kazanırdı? Hani hayatta hiç kirlenmeyecek değerler vardı? Hani en büyük zaferler, en kanlı savaşların ardından kazanılırdı? Bunların hepsi yalan mı? Sahiden..., gitmesen olmaz mı? Bitmesek olmaz mı? .
Peki o zaman. Senin istediğn gibi olsn. Öyleyse...Sen de "KENDiNE iYi BAK."
Kendine Iyi Bak derler, kurşunu kafana sıkıp giderler.
aynı acıyı ayak serçe parmağını sandalyeye çarpınca da hissedebilir insan. biraz gözün dolar , sonra geçer. sandalye ne kadar kaliteliyse o kadar acıtır.
sözlük erkeklerinin biscolata erkeklerine sayıp sayıştırınca kadınların onlara hayranlığı azalacak mı sanki diye düşündüren başlık. valla jigolo olsun gay olsun, türk erkekleri onlara kurban olsun.
kapitalizm ve moda köleliğinden başka bir şey değildir. acıdığım şey 800 lira maaş alıyor olması değil kişinin asla bu marka merakından kurtulamayacağıdır. bu meraktan kurtulamadıkça da asla mutlu olamayacaktır.