gerçek uçak yolculukları için denenmesi gereken bir yapımdır. tüm uçuşu, muhteşem manzaraları, belkide ömrümüzde hiç göremeyeceğimiz yerleri başka açılardan görmemizi sağlar. uçuş hakkında teknik bilgileri, pilotları, mesleğin zorluklarını ve tüm eğlenceyi takip etmemizi sağlar.
genelde kamu kurumlarında istenilen bilgiyi bir türlü alamamanın verdiği asabibiyetle sarf edilen fakat karşıdaki insanın bir sn dedikten sonra telefonu kapamasıyla son bulan ufak cesaret parıltısıdır.
- böyle şöyle olması gerekmiyor mu?
- hayır. bu konuda size bilgi veremem.
- bana müdürü bağla
- elbette, iyi günler.
- bip bip bip bip bip...
kavanozda 1 gündür bekleyen sivrisineklerim var. zaman zaman kapağı azıcık açarak bileğimi dayayarak kanımı sömürmelerine izin veriyorum. ve henüz 1 adım atmadılar. gerçi çok yorgunlar zar zor uçmaya başladılar fakat ne bileğimde nede kavanozun içinde adım atmıyor bu vampirler. bu akşam saatlerinde 3 üde ölür tahminime göre. iğrenç hayvanlar ya soykırım yaptırcaklar bana.
güzel insan sıla gençoğlu. geçekten yaptığı şarkılar hit olur, gençlerin sevgilisi, aranılan kandır son zamanlardaki. fakat tüm bunlardan daha çok kliplerindeki mimikleri ve o sempatik tavırları benim çok dikkatimi çekti. gerçekten çoğu insanın yüzlerce kelimeyle veremediği mesajı bir kelimede, bir kaşını kaldırışıyla ya da bir dudak büküşüyle halka benimsetir. böyle biri çevremde olsa o yüz ifadesi ve ses tonuyla sanırım beni kölesi yapabilir. tv den klibini izlerken bile nasıl yapıyor bu kadın bunları, nasıl bukadar hakim eline yüzüne diye düşünmekten kendimi alamıyorum. güzel bir yetenek bence. en son atiye deniz vardı ona "kaşlarına hakim insan" diyordum ama sıla gerçekten farklı bi yetenek. ilgiyle izliyorum. buyrun bu da son hüneri:
düşünce olarak süper. amacına uygun bir korku filmi bulamadığımız şu sıralarda vasat yapımlara ilham verebilir. fakat çok uzun tutulmuş. yinede bir tecrübedir.
kolundaki kocaman çanta yerine bikinisinin içinde taşıdığı yavru kediyle plaja hareketlilik katan akılsız hatundur. hazırcevap teyzeden aldığı " kızım hayırdır kedi mi doğurdun " sorusuyla sırıtarak plajdan hızla uzaklaşmıştır. teyze, gelen tebrikleri kabul ettikten sonra uzun bir süre gençlik ve yozlaşma üzerine çevredeki insanlara seminer vermiştir.
ÖSYM'nin biz memur adaylarına gerçekten yerleştireceği atama dönemidir. 5 gündür defalarca okunan klavuzdan 15 kadro seçiminde adamı gerçekten zorlar. işsizlikten bunalan aday ilk başta " kesin gelcek bir kadro yazayım " derken 5 dakika sonra " ulan yazcam, gelcek sonra ömrün boyunca ordasın " der. güzel kurumlar vardır " bu kuruma gireyimde il önemli değil " dersin, puanları düşmez. güzel iller vardır " deniz kum güneş oh mis " dersin kurum sıkıntılıdır. rotasyonu, alınan kişi sayısı, puan analizi derken kafayı yedirtir adama. nitekim 13 tercih çıkardım ama hepside ölü tercih. son 2 tercihe artık istemediğim ama açıkta kalmamak için istemediğim 2 kurumu yazıcam. işssizlik TC'nin şuan ki en büyük sorunu olmaya devam edicek gibi gözüküyor.
Her sıvı tüketiminde ayrı ayrı 8 bardak kullanmış olan gençtir. sadece 1 kez su içtiği bardağı bile bir daha kullanmama lüksüne hamarat annesinin sayesinde ulaşmıştır. nitekim kadın tüm kirlileri aldığı odadan 1gün sonra 8tane bardak çıkınca ufak çapta bir sinir harbi yaşar ve genci bitmek bilmeyen tripleriyle yıldırır. o bardakları elde yıkatır, yerlerine tek tek dizdirir.
haziranın sonuna yaklaştığımız şu günlerde, gök delinmişcesine yağan yağmurlara, adamı yolundan saptıran rüzgara, baraj olarak kullanılabilecek su dolu alt geçitlere, gri gökyüzüne inat yaz gelecek. Ve iddaa ediyorum ki ekim sonlarında bile bol güneşli günler görcez. güvenpark bi central park olamayacak, yine güneşlenen insanlar göremeyeceğiz ama yaz gelecek!
anneannelerimizin hayata dair bize öğrettikleri ve onlara göre asla değişmeyen kurallar bütünüdür.
- Alınacak ekmek mutlaka taş ekmeği olmalıdır.
- Bisküvi, çikolata gibi şeyler yerine çok daha faydalı mevsim meyveleri alınıp yenmelidir.
- Dışarda yenen yemekler yerine o parayla 1 kg kıyma alınıp evde köfte yapılmalıdır.
- Paralarınız mutlaka 2 3 küçük poşete sarılıp, üstünden paket lastiğiyle sıktırılıp en ücra köşelere saklanmalıdır.
- Dizilerdeki kötü karakterlere arada bir " başına taş düşsün, boyun devrilsin " gibi ithamlarda bulunulur.
- Pazardan sadece domates alcak olsanız bile pazarın en ucuz ve en güzel domatesini bulmak adına mutlaka pazar 1 kez turlanır.
düzgünce izah edip saygılı bir şekilde fikirlerini söylerken bir tane kara cahilin 20 kişi tarafından eleştirilmesine rağmen hala saçma sapan konuşup üstüne son sözü söyleyip tam " sabrım tükendi lan. gel buraya şimdi bakalım " dediğiniz anda kaçıp gitmesi. akabinde bir kaç saat içinde o sinirin geçiceğini ve o adam gelince, yine o tüm çabalara değmeyecek bot adamın cehaletinden kurtulması için dil dökeceğiniz gerçeğidir.
tam 14 aydır askerde olan arkadaşım aradı, Elazığ'da hapishanede gardiyan kendisi. Bi süre konuştuktan sonra :
- nası gidiyor sivil hayat?
- idare ediyoruz işte. Ha bugün chip taktırdım ya acıdı çok.
- nasıl lan, ne chipi?
- bildiğin bilgisayarın içindeki gibi chiplerden ama bu mikro chipmiş...
- oha lan! robot musun sen? kim taktı?
- devlet taktı. Ya artık bankada sıra bekleme, fatura, makbuz arama olayları kapandı. Bileğine chip taktırıyosun aile hekimlerine 20 tl karşılığında. Mesela bankaya gidiyosun makineye bileğini tutuyorsun sıra veriyor sana. otobüse biniyorsun bileğini okutuyorsun falan falan.
- hadi ya. haberlerde söylenmedi öyle bir şey.
- şuan sadece ankara, izmir ve istanbul'da var ondandır. gelince sanada takacaklar kankam. yoksa sınavlara falan başvuramıyorsun.
- yuh ya beynini de yönetir bunlar adamın. Kesin bu yolla almışlardır o oyları.
- o değilde hepsini ben uydurdum lan. Sen baya kopmuşsun hayattan be adamım. askere giderken mantığını bir kenara bırak dedik ama sen kafayı bırakmışsın.
- .................................... gelince takacam ben chipi sana... sende arayacaksın oğlum elbet askerden. açarsam adam değilim.
- Küfretme ya canım sıkkın zaten. O değil de galatasaray drogba'yı alıyor.
- si... lan. bir aramada iki kez yemem ben.
- asdasdasdasdasdasdsad
+ inci sözlük tayfasıdır. bayılırız onlara. Özellikle ahmet abiyi eskişehirimizden mv adayı çıkarmaları beni benden aldı (bkz: beni benden alırsan seni sana bırakmam)
+ Karıncalardır.
+ Kızılayda zorla gül satmaya çalışan veletlerdir.Çok ısrarcı edepsiz bi tavır takındıklarında birini hoop der itersiniz bi ıslık çalar 30 velet koşa koşa etrafınızı sarar.
Eve gelen komşu teyze az önce odamdan mutfağa gitmek üzere çıkmamı fırsat bilip bana oğlunu anlatarak onu ve kendini övdü. oysa normal bir şekilde geçip gidecektim yanlarından ama bir anlık göz teması oldu lanet olsun ki. teyzem anında atıldı psikolojimi yıprattı 2 dakikada. olay şöyle gelişti :
- oğlum sen ne okudun?
+ istatistik teyze.
- e nerde çalışıyorsun.
+ atama bekliyorum devlete girmek için.
- he benim oğlum da inşaat mühendisi o hiç öyle devlete girmedi. okul bitince imza yetkisi aldı bir imza atıyor 10 bin TL alıyor.
+ doğrudur teyze.
- öbür oğlan da istanbul'da müfettiş oldu 4 bin TL de o alıyor. evini arabasını aldı hep. geçen geldiğinde buzdolabı aldı bize. Allah razı olsun.
+ .........
- o mühendis olan amcasının oğluyla çalışıyor 10 tane ev aldılar pursaklardan.
+ heee. hayırlı olsun. bende ptt ya da sgk'ya atanmaya çalışacağım işte.
- bak sende müteahhit ol hiç öyle şarka falan gitmezsin.
+ olurum teyze olurum. (başka bi hayatta..)
Anneannem ise hiç savunmadı beni ve benim gibi yüzbinlercesini. tek sözle bir darbede o vurdu : " pursaklarda bi ev kaç paraymış? "
Çikolata sosu Dondurma falan ekleyip manyak bi pasta yaptı annem bundan geçen. Ben hazır sandım arada bundan alalım falan dedim kadıncağız sevindi ya ben yaptım demek ki çok güzel olmuş dedi.Evet güzeldi ve O an farkettim annem bu pasta börek işlerini beceremiyor. Allah'tan böle icatlar mevcut.