ilk basımı 2010'da goa yayınları tarafından yapılan bir otobiyografidir. yazarı murat renay'dır. kitabın ana temasında eşcinsellik konusu ele alınmıştır.
arka kapaktan;
"... oysa belki de gözünüzden sakındığınız evladınız, belki her sabah selamlaştığınız komşunuz ya da yan masanızdaki iş arkadaşınız onlardan biriydi."
gunce yorgancilar'in soyledigi, tuhaf bir sekilde kendini dinlettiren sarkiya ait sozlerdir.
"seni seviyorum, ne kadar yasaksan bana o kadar olurum senin icin..." diye devam eder.
tanrı ile ilgili cevap verilmesi mümkün olmayan sorulardır.
örnek verilecek olursa;
-Tanrı kaldıramayacağı kadar ağır bir taş yaratabilir mi?
-Tanrı kendinden bir tane daha yaratabilir mi?
-Tanrı kendini yok edebilir mi?
-Tanrı 'kendisinden daha yüce' bir varlık yaratabilir mi?
hatay - iskenderun doğumlu yazar.
"sekizin dokuzu" adlı romanını pek başarılı bulmadım fakat kitap şaşırtıcı bir şekilde T.B.M.M. Kütüphanesine kaynak olarak sunuldu. hatta sonraki çıkan "Yarık kaya Aşıkları" kitabı ise Hatay genelinde On Beş bin baskı yaptı. iskenderun genelinde bütün okulların kütüphanesine 10ar tane kaynak kitap olarak Milli Eğitim ve Kaymakamlık tarafından tavsiye edilerek gönderildi.
Kemik iliğinden elde edilen kök hücreler yumurta ve sperm üretebilecek. Kemik iliği kadınlarda yumurta, erkeklerde de spermle ilgili kısırlık nedenlerini ortadan kaldıracak. Cornell Üniversitesinde Üremenin Korunması Bölümü Başkanı Prof. Dr. Kutluk Oktay, kemik iliğinden elde edilen kök hücrelerle kısır farelerde yumurta ve sperm üretimi yeniden başlatıldığını belirtiyor.
Almanyada bir araştırma yapıldı. Çok açık bir şekilde spermin kemik iliğinden yapılabileceğini gösteriyor. Bu tip araştırmaların klinik safhaya gelmesi bazen oluyor bazen olmuyor ama umut var. Bizim yaptığımız çalışmalarda da kısır farelerde kemik iliği verildikten sonra yumurta oluştuğunu gördük. Farelerde doğurganlık geri geldi. Kemik iliği nakli yapıldıktan sonra sonucu menopozdan çıkmış farelerden doğan 315 fare var.
islam dinine mensup bir çok arkadaşımın kedilerin kuyruklarına teneke kutusu bağladığına ve hristiyan arkadaşlarımın ise o kuyruğuna teneke bağlanan kediler için kapılarının önüne bir kap su koyduklarına şahidim. dinle, ırkla, bilmem neyle bir ilgisi yok, ne zaman girecek kafanıza?
(bkz: tespit sıçmak)
kütahya yöresine ait bir oyundur. ferace konusunda bir çok söylem var. kimisi yaralı zeybeği temsil eder der, kimisi sarhoş zeybeği. bunu zaten bazı figürlerinde de görürüz. toplu halde oynandığına dair hiçbir derleme yok. solist oyunu olarak da Muammer Tezcan ve ekibinden başka oynayan yoktur. hikayesi bir yana izlemesi ve oynaması son derece zevkli bir oyundur. yaşatılmalıdır.
böyle yapanlara ergen denilse de bir kaç tane üniversite öğrencisinin de yaptığını görmüşümdür. bu akıl seviyesiyle alakalıdır. hele bazıları l harfini de büyük yapar ve kadro tamamlanır. **
en nefret ettiğim şeydir. bir de öğrenci eğilir kravatının ucunu tutar, hocanın gözlerine bakmaz ve "ügretmenim, ügretmenim"lerle başlayan cümleler kurar.
yeni bir dizi. habertürk'ün haberine göre; "medyapım'ın "canım babam" isimli sit-com'da mehmet aslantuğ ile başrol oynayacak olan deniz çakır, aslantuğ'un güzeller güzeli komşusu olacak."
çekimler nisan ayında başlıyor. dizinin öyküsünde "mr. mum" isimli italyan projeden esinlenilmiş.