diyarbakırda gösteride öldürülen pkk yanlısı aydın için provakatif eylem yapan dtpli t.üniversitesi öğrencilerinin edirneli gençler tarafından dövülmesidir.
edirne' nin kaleiçi semtinde bulunan, kırkpınar' ı temsilen açılmış, aynı zamanda kırkpınar' ın tanıtımına katkıda bulunan dernektir. lakin belediye tarafından gereken ilgi gösterilmemiştir.
geçtiğimiz kırkpınar döneminde bir dergi çalışmasında bu eve yer verdik. oranın hizmetlileri ile görüştüğümde sıkıntıları olduğunu dile getirmişlerdi. bunun üzerine dedim ki, belediye yardım etmiyor mu? ediyor ediyor, bu sene sağolsun çimlerimizi biçtiler.( allah seni bildiği gibi yapsın hamdi)
(bkz: hamdi sedefçi)
sonrasında bu evin yönetim kurulundan biriyle ropörtaj yaptım. ismi beyazıt sansı. tava ciğere şarkı besteleyecek kadar sanat ruhlu kişilik.(aklıma geldikçe gülüyorum, amaç başka) ropörtaj esnasında, ''ya belediye yardım etmiyormuş bence bunu da mevzu edelim, ne dersiniz?'' deyince kesinlikle karşı çıktılar. başkana saygısızlık olmasın dimi.ne de olsa çimleri biçtirmiş. haklı adam.
haline bakıp acıyanların dudaklarında belirmiş olan bir tebessümdür, teselli kokar. karşılığında asık suratından vazgeçmeni, sahte de olsa gülümsemeni bekler. Hiç hazetmem oysa teselliden. Gerçek değildir. Bir gerçekse aranan zaten yaşadığımdır o an. Kendime bir yalan bulup gerçeğimi mi unutayım? Verme bana teselli... Ağlıycam işte...
insanoğlunun ister istemez kendini içinde bulduğu bir savaştır.
her insan bir arayışın sahibi olmakla beraber, öncesinde varmak istediği bir hedefin özlemcisidir. bence hayatta herkesin tek hedefi var. bu hedefin ismi ise mutluluktur.
lakin mutluluğu aradığımız yerdir önem sahibi olan.kimi parayla mutlu olacağını düşünerek paranın peşinde gezdirir aklını. dünyası para olur. uğruna yalanlar söyler, çalar çırpar, yetim hakkı yer, kişiliğinden geçer.
kimi der ki, eğitimdir mutluluğa giden yol. herkesin varsayımlarıdır aslında mutluluk. nasipse, evet gerçekten bir gün onu kazanır. ancak kısmeti yoksa bir tebessümde, hangi yolu aşındırırsa aşındırsın, varacağı yer yine kaderine yazılı olan bir damla hüzündür.
elde var iken kıymetini bilmediklerimizi düşündürür, mutluluktan yoksun olmak. işte o zaman deriz ki, yokluğunda hatırlanan herşeydir belki de, mutluluğumuzun anahtarı.
türkiyeyi derinden üzecek bir hadisedir. özellikle galatasaray camiasının yas tutacağından şüphe yok. dünya üzerinde bir çok futbol karşılaşmasını saygı duruşuyla başlatacak bir kayıp diye nitelendiriyorum.
edit: bu bir ukteydi.
edit2: eksilemeyin bee... ben açmadım ukteydi diyorum...
6. nesildi, yok efendim küfürlü entryiydi, iğrenç esprilerdi vb. olumsuz ve basit başlıkların son zamanlarda sözlük içinde çok yer edişinin yazarlar tarafından hoşa gitmemeye başlaması, entry girilecek başlık bulma konusunda sıkıntı yaşanmasına ve sözlük ufkunun kısır bir döngüye girmesi sonucu varılan bozukluktur türüdür.
edit:
mesela ''bira da verin'' gibi... bu ne yaa..
bi de şu çok oluyor mesela; bazı yazarlar her başlığı bir espri sahası kabul ediyor.her entrysi makara. komedyen misin yazar mı? bi karar ver.
erkek arkadaşını fitil etmeyi harika şekilde başaran kızdır. işin enteresan yanı ''bu gece seninle mesajlaşmak istiyorum'' diyen taraf da kızdır. lakin gelin görün 1 mesajda bir uyuya kalıyor.
arabesk müzik yayını yapan istanbul merkezli bir radyodur. programcılarının tek yaptıkları, çaldığı bir şarkının kime ait olduğunu sorup, bilen ilk kişiye 100 kontör vermeleridir. her anonsta takır takır 20 dk kazananların ismini anons ederek dinleyiciyi baymaktadır. gerçi arabeskin hastası zaten bayılmayı seviyor. tencere kapak hesabı. yani yaptıkları şeye program denemez. şey bile tam karşılamıyor açıkçası.
jinglelarından biri ilginçtir ki o da şudur: ''biz damarda yüksek lisans yaptık'' gibim.
sözlük içerisinde göresi gözüm olmayan ve kanımca sözlüğü basitleştiren, ayıplaştıran ve olmasını hoş karşılamadığım küfür içeriğini bi nebze boykot amaçlı açılmış başlıktır. destek göreceğimi pek umamıyorum. lakin en azından mevzu edilen konuların yanında oldukça tutarlı ve mantıklı olduğuna, kim ne kadar eksi oy verirse versin sonuna kadar inandığım konudur.
2008 yılı itibariyle restorasyonu yapılmış olan ve yeni görünümüne kavuşmuş olan nadide osmanlı eseri bir köprüdür.
''mericin azgın suyu, aramıza girdi'' diye türkü çığıranlara çare olmuş icat.
ayrıca köprü ortasında bir de oturulacak kubbeli bir mekanı vardır ki, dönemin padişahı gün batımını, güneşin meriç nehri üzerinde kayboluşunu izlediği yerdir. bir rivayete göre gün batımının en güzel gözlendiği yerlerden biriymiş.
hala işletme kültürünü ya da yeni pazarlama fikrini anlayamamış işletmelerin yer vermediği bir anlayıştır. oysa raklam sektörü tüm işletmeleri kendine mecbur bırakan bir sektördür. tüketicide ilgi uyandırmak, onları satınalmaya teşvik etmek artık böyle mümkündür. biri reklam yapar, ihtiyaç sahibi o ürünü ondan almaya doğru harekete geçer. diğeri reklam yapmaz, ve bilinirliğinin azlığı sebebiyle ilgi görmez.
şayet konuya reklamcılık tarafından bakmamız gerekirse, matbaası olanın ya da çizim programı bilenin ''reklamcıyım'' geçindiği bir piyasadan bahsetmemiz mümkündür. bu tipler klasik reklamcılık sınırları dışına çıkamazlar. slogan, renkler, varsa kampanyanın nasıl vurgulanacağı, ulaşılması gereken kitleye nasıl ulaşılır, hangi reklam zemini kullanılmalıdır, tüketicinin gözüyle yapılan çalışmanın nasıl bir yankı uyandıracağı tahmini gibi bazı temel etmenleri gereksiz bulur ya da düşünemezler.
bu sayede işletme ya da esnafa gereksiz, amaçsız, ve sonuçsuz reklam harcamaları yaptırırlar. reklama duyarlı kişileri de reklamdan soğuturlar.
sonuç itibariyle bu iş, bir bilene bırakılmalıdır.
Edirne' nin ünlü şekerleme markasıdır. Badem ezmesi, kavala kurabiyesi, deva- i misk helvası vb Edirne' ye has lezzetleri hem şehir içinde, hem de şehirdışı ve yurtdışında kendine önemli pazar bulmuş bir markadır. Sahibi Arif Meriç olup, aynı zamanda Edirne' nin turizm elçiliği görevini üstlenerek, şehrin turizm müdüründen daha aktif çalıştığı gözlenmektedir.
genç partinin iktidara gelmesiyle olması ihtimal durumdu. ne kadarı hayalde kalırdı o konu beni aşar. fakat vaatlerine bakıldığında ülkeyi 1 milyoncuya çevirmek planlarındaydı.
Edirne nin kaleiçi semtinde ikamet eden lisedir. tarihi bir binaya sahip bu lise geçmişinde tütün deposu ve hastahane olarak da kullanılmıştır. adını, edirne yi osmanlı topraklarına katan sultan 1 murat tan almıştır. geçmişi öğretmen döven piskopat kişilikli öğrencilere sahiptir. ne var ki son zamanlarında başa gelen iyi yönetciler sayesinde eski muhtevasından eser kalmamıştır.
veri tabanı veya bilgi için işletmelerin oluşturup tüketiciye sunduğu anketlerde kullanılan dildir. türkçeden ayrı bir dil değil, fakat türkçeyi kullanımda bir farklılık oluşturur.
anket oluştururken kelimeler iyi seçilmeli ve oldukça net olmalıdır. istenen her ne ise anket soruları açık şekilde, fazla uzatmadan, kısaca sormalıdır.
bunun dışında karmaşık yapıda cümleler kurulması anketin başarıya ulaşmasını önler. anket uygulanan kişi sıkılabilir, düşünmeden cevap verir ve doğru bilgilere ulaşmış olamazsınız.
bu yönüyle anket dili ve edebiyatı, anket yapmanın en önemli yerini teşkil eder.
bilgi olarak, anketi uygulayan kişilere anketör denir.
güzelliğin şehir üzerinde vuku olduğu yerdir. o yerin güzelliğini ele alan bir anlamı ifade etme çabasına dair bir örnek;
-bu şehrin en güzel yeri-
bu şehrin neresine gidersem gidilesi,
fakat en güzel yeri, gözlerindir sevgili.
kendimi gözlerinde görmediğim günleri,
bir çuvala doldurup ıskarta etmeli.
şu ayrılığın rüzgarı bir anda esip geçmeli.
gitmeli bizi bizden eden her şey, bitmeli.
bu şehrin en güzel yerini, benden başkası görmemeli.
ellerim kurumuş, bir ayaza mağlup şimdi.
tutmalı ellerin sana gel diyen ellerimi.
sonra gözlerim, görmeli bu şehrin en güzel yerini.
belki bu adam, yüzünü gözleriyle sevmeli.
belki. belki sevdada kalan borcunu istemeli.
belli ki düşünüyor senden kalan ikilemi.
gidişin tutarsız, sanki yok bir nedeni.
elinde kalemiyle tanımsız bir iklimi,
yaşıyor bu adam, sen gittin gideli.
bu şehrin en güzel yeri, gözlerindir sevgili.
uykusu gelen yazarın son olarak girdiği entry ve sözlükle son halini paylaşmak istemesi sonucu meydana gelmiş bir başlıktır.
belki yarın sınavı vardır. eğer öyleyse uyumak için geç bile kalmıştır. ziyanı yok. yine de faydalı bir yerde (sözlükte) vaktini harcamıştır.
ünlemsi anlara cuk diye oturuşunu insan neslinin hizmetine sunmasıyla meşhur cümlelerdir. mimiklerimizin manasını bulduğu bir zamandır bir bakıma. cevap beklemeyen yönleriyle de hoş deyişlerdir.
(bkz: ne garip)