Senenin başında onu gördügümde birşeyler hissetmeye baslamıştım. Daha sonra ilerleyen günlerde onunda beni kestiğini fark ettim. Baya garip olmuştum ilk defa başıma geliyordu. Daha sonra arkadas olduk, ikimizden felsefeden hoslanıyorduk arkadaslar arasında garip muhabbetler yapıyorduk din, tanrı filan.. Daha sonra onunda deist oldugunu ögrendigimde bana şok olmuştu. Tanrının bir işaretiydi. Oda benimle ilgileniyordu. Daha sonra birbirimizle konuşmak için fırsat arıyorduk. Kendimi toplamıştım ona söyleyecektim onu sevdiğimi fakat bir gün onu bir çocukla gördüm okul çıkışında, koluna girmişti. Sevgilisi olduguna tam inanmamıştım, daha doğrusu inanmak istememiştim. Bir gün arkadaşlarla kafeden çıkarken onu görmüştüm yanında o çocukla, mecburen selam vermek zorundaydık çünkü aynı sınıftaydık. Ve o gün tanrım neden dedim neden böyle düşük bir ihtimali gerçekleştirdin neden onu görmek zorundaydım.... işte sözlük benim platonik aşkımın hikayesi böyle.
istiklal marşı okunacaktır, müdür seslenir.
-hey, kızım çıkar şapkanı.
bütün okul kıza yönelir, şapkanın altından almanca hocası çıkar. bütün okul kopar, müdür özür diler.
tanrıyı beyaz sakalı olan yaşlı bir noel baba suratında birisi gibi hayal ederdim, allah baba derdim. fakat sonraları arkadaşım olmuştu, bazen kızıyordum da hatta.
ilkokulda sahip olduğum arkadaş tipidir. sizi sömürürler, sizden durmadan borç isterler, hoşlandığınız kızı çalarlar. böyle insan türü görüldüğü anda ortamdan uzaklaşılmalıdır.
sürekli size baktığını düşündüğünüz kızdır. sürekli sizi kesiyor sanarsınız. çeşitli hayaller kurarsınız. fakat otobüsten inmenizle son bulur. hayatınıza devam eder, bir daha hatırlamazsınız.