Kendilerini extra entelektüel kabul ederler. Dünyada var olan her şeyin mimarı biziz kibrine girerler. Can sıkıcı bir konuşma tarzları vardır. Asla bir mimar,kendisi gibi bir mimar hariç kimsenin en iyi dostu olamazlar.
Çok ilginçtir bir tane olumlu yorum göremedim. Yapmayın arkadaşlar başlıkta verilen bilgi bu kadar da vahim bir durum değil. Evet her mezunun iş bulabilmesi zor fakat üniversitede 5 senesini ot gibi geçirmeyip kendini geliştirene inanın her zaman iş var. Neyse ki konuya döncek olursak eminim burda bu kadar acımasız eleştiren arkadaşlar 7 yılda hiç üniversite açılmamış olsaydı bu seferde Türkiye geriliyor siyaseti yapacaktı.
Fransızca kökenli, mimari bir terim olan “niche” sözcüğü, gerçek anlamında “duvar oyuğu” “heykelin duvarda oturduğu oyuk” anlamına geliyor. Türkçeye ise “niş” olarak yerleşen bu kelime, kendi öz anlamından bir hayli uzaklaşarak dünyada pazarlamanın yeni bir akımını ifade ediyor. “Niş Pazarlama” olarak isimlendirilen bu modern pazarlama akımı, özel bir kitle için gerçekleştirilen, odaklanmış pazarlama olarak tanımlanabilir.Şuanda hala niş pazarlama alanında hala bir kitap yazılmaması çok ilginçtir.Bu durumda Türkiye'nin durumunu gayet iyi açıklamaktadır.
Dekonstrüktivistliğin bokunu çıkartan google'a tanımayan birinin adını yazıp 'ohaa, bu nu lan' gibisinkinden tepkiler verdiği plastik debokunturistik mimarımsı helkeltraş...
Bir fransız kanalının Fenerbahçe galatasaray rekabetinin belgeselini yapıyorkene fransızca röportaj yaptığı,ata demirerin 'yaw bu çocuklar çok iyi çocuklar yaw' diyerek taklidini yaptığı polyannotolist yorumcu...
Maksat iktidarın tatlı koltuğunu merak edip ''şöyle bide darbe marbe yaparak bide ben oturiyim canım'' diyerekten,başörtüsü üzerinden irtica hortladı haberleri çıkartmaktır.
Hala prof. olamadı,sanırım eşi onu ünvan olarak geçecek bu gidişle.Sadece tüm o geel kültür bilgisinin yanında bilmesi gereke tek şey;biraz siyasi güdemlere olan ilgisini çekerde,kendini bilime adarsa hem onun için hem bilim düyası için ve tabi Türk siyaseti için çok hayırlı olcak.
Şahsen onların küstah ve havalı tutumlarını;çalıştıkları binada onlarca prof.,doçent vb.. varken kendi mevkilerini yedirememeleri olabilir.Aslında çokta yadırgamamalı sadece biraz ahlak dersi verilse ayarı tutturulabilir.
Sözde kendisini seçkin insanlar grubuna katabilmek lümpen tarzdan kurtarabilmek için toplumun geneli tarafından bilinmeyen kelimelerle konuşmaya çalışmaktır.
Eleştiri olmadan en doğruya varmanın imkansız olduğu söylemek malumun ilanını etmekten başka birşey değidir.Bu noktada Atatürk'te eleştirilebilmeli keza islamiyet'te; fakat her şeyin merkezinde saygı kelimesi yatmaktadır.Eleştirilebilir olmak hakaret etmeği beraberinde getiren bir fiil değidir.insanlara mâl olmuş bir unsuru insanları kırarak ve rencide ederek savunu ortaya koymak doğru bir proje değidir.
ilk entryi girenin ateist olup olmadığı bile şüpheli sanki Allah a inanıyoda onu haşa yetersizbuluyomuş imajını çizmiş.Öyleyse onun gibilerede bi isim bulmak gerekir (bkz: sittirist).
Umum yeryüzüne dört kişi hakim olmuştur ikisi mümin:hz.zulkarneyn,hz.suleyman ikisi kafir:nemrud ve buhtunasr ve beşinci olarak mehdi.Mehdi 3 yıl tahtta oturcaktır ardından beytulmakdis 14 sene,mansur 20 sene (öldürülür),mevla 3 ve son gelen hesimul mehdi 3 yıl 4 ay 10 gün kalarak mehdi den sonra 4 halife hüküm sürcektir.Allah onlara yeryüzünün tamamının fethini muyesser kılar onlardan sonra dunyada hiç hayir yoktur.
Bu tür sozluk sitelerine yazı yazmak ve insanlarla doğru ve eğlenceli şeyleri paylaşmak güzel olduğu kadar bilip bilmediği araştırmadan kulaktan dolma bilgilerle ukalaca aklına ne geliyosa yazmasıda o kadar iğrenç.Sözüm muhtemelen art niyetli olarak başlığı açan SEDAS'a. Bilmediğin konuda dangalakça aklına ilk geleni yazmakta ne demek oluyor?.Sen kimsin ki 3,5 milyar insanın ortak değerleriyle hele hele ki açıkça belliki bilmediğin konuda ukala bir tavırla sallama şeyler yazabiliyosun;ayrıca bilmediğin konuda yaptığın yorumları editleyene kadar sanırım çok iyi bildiğin (HZ.MUHAMMED) (S.A.S) ismini doğru düzgün yazabilirsin onuda bilmiyosan sana çok iyi bir şekilde öğretebilirim tabi istersen.insanların inanmamalarını anlayabilirim fakat ona karşı saygılı olmamasını değil çünkü ortak değerlere saygılı olmak için insan olmak yeterli.
iyi müzik bilgisine sahiptir.Derslerde stand up çı kadar espirilidir.Şerif Mardin hayranıdır.Son zamanlarda kendisinde ALi YAŞAR SARIBAY ve SÜLEYMAN SEYFi ÖĞÜN hayranlığı başlamıştır.kendilerinden çok bahseder.Deniz baykal'danda ileri ikdidar muhalifidir.Kendisi ergenekonun Amerikan işi olduğunu düşünecek kadar ileri görüşlüdür./görüşlü müdür acaba?Zaman göstercek...
Türkiye'nin karizmasıyla gelmiş geçmiş en lider özellikli başbakanlarındandır. Daha önce beyoğlu belediye başkanlığı yapmıştır.Ardından 1994 yılında aday olduğu istanbul Büyük Şehir Belediye Başkanlığını kazanmısştır.1998 yılında şiir vakası yüzünden hapisle cezalandırılmıştır.2000 yılında AKP'Yi kurmuş olup 2002'de girdiği genel seçimlerde partisi yüzde 34 oy alarak tek başına iktidar olmuştur.yine 2004'te yerel seçimlerde yüzde 42,2007'de genel seçimlerde muhteşem bir çıkışla yüzde 47 lik bir oy potansiyeline ulaşmıştır.Daha sonra 2009 yerel seçimlerinde partisinin oyları kendi oyları bazında yüzde 10'luk bir düşüşle yüzde 39'luk bir oy almıştır.2011 seçimlerindede tek başına iktidar olacağını tahmin etmek zor değildir.Halen Japonya ve Amerika'daki birçok üniversitenin başarısıyla araştırma konusu olmuştur.
Kendisi Gümüşhane'li bir işadamıdır.Vergi kaçırdığı haberleri çok sıkca medyada yeralmasına rağmen genelde her yıl vergi rekortmeni olmaktadır.Sanırım bu durumda Türkiye'de vergi kaçıranın sadece Aydın Doğan olmadığının açık bir kanıtıdır.
Atatürk zamanında ilk şehir ünvanını haklı olarak kazanan güzide memleketlerimizden biridir.Gümüşhane ile Bayburt arasındaki sürtüşmeyi bilmeyen yoktur.Bayburt'luların Gümüşhane'nin daha önce şehir olmasını çekememesiyle bir kıskançlık sendromu sonucu bir husumet doğmuştur.Karadeniz bölgesinde olduğu halde,doğu anadolu ikliminin hakim olmasıyla ünlüdür;ayrıca pestil, köme ve kuşburnusuyla dünya çapında üne sahip olmuştur.
Ekranlara getirdiği 'farklı olmak' tarzıyla izleyenlerin yanlarına bir fincan kahvesiyle çok hoş sohbet dinleyeceği;ayrıca kahkahalarıyla insanları neşelendirdiği hoş sohbet bir bayandır.
Bülent Ecevit'in hastlandıktan sonra kendisinin kontrolünde başkent üniversitesi hastahanesinde kontrol edilmiştir.Tedaviden sonra hernedense daha kötüye gittiği bir gerçektir.Kendisi Ergenekondan sanık olarak şu saatlerde sorgulanmaktadır.Büyük ihtimalen hapisle cezalandırılacağı konuşulmaktadır.Kendisi hakkında ayrıca (bkz: mason) olduğu gibi söylentiler dolaşmaktadır.
Bu konu hakkında unutulmaması gereken bilgi şudur:1980 darbesini yapanlar aynı zamanda hazırladıkları anayasayla kendilerinin sorgulanmasını ve hapse mahkum edilmesini yasalarla engellemişlerdir.Bu nedenle Ergenekon diye bir dava varken,1980 darbesi sorumlularını sorgulayan bir dava yoktur.