Ben kendime salıncak yapmışken alkolik efkarlanışlardan,
sallanıyoruz bak fena mı sen kucağımda, hayalden falan,
Saçlarını da okşarım birazdan, ellerini de tutarım hatta
Bozma işte fiyakasını çok durmayacak zaten kanımda.
Gerçi sen beni kansızda sanırdın gamsızda...
tecrübeli olduğum ve 21 senede bir kez bile boş dönmediğim durumdur.
en çok saçma sapan esprilerden, sürekli çevrimiçi onu beklemekten, saniyede cevap vermekten ve cevap istemekten, "eee, anlat bakalım, konu açta konuşalım" gibi konuşmak istiyorum ama ne diyeceğimi bilmiyorum tarzı kelimelerden kaçınılması gerekilen durumdur.
üniversitede yaşı epey bi olan hocamız bir soruyu yanlış yazıyor ve şahsım hocaya sorunun yanlış olduğunu söylemesine rağmen hoca bu soruyu geçiyor. Geri dönüp o soruyu çözelim dediğimde ise sinirlenip "sen gerizekalısın, senden hiçbir şey olmaz. Sen mi bileceksin. BEN 40 SENELiK HOCAYIM dediğinde "belli zaten beyniniz bulanmış" cevabıyla hocayı ağlattığım cevaptır.
tribini çekip her şeyine tamam demekle, tribini çekmeyip ne halin varsa gör demekle arasında hiçbir fark olmayan, elinin kolunun bağlı olduğu durumdur.
17 yaşındayken bankada staj yapıyordum. Futbol oynuyorum o zamanlar fiziğimde şuankine göre daha iyi. 29 yaşındaki 17 sene boyunca hayatımda daha önce hiç bu kadar güzelini görmediğim bir müdür yardımcım vardı. Hatuna hasta olmuştum ama bir yandanda kendime saçmalama oğlum o kim sen kim diyordum. Güvenlik görevlisi abimiz kardeşim bak sen bunu yersin dedikten sonra %1 ihtimal aklıma girdi ve yılbaşı çekilişinde müdür yardımcısını çeken güvenlik abimizle değiştirdik. Hem parası olmadığını söyledi hemde kıyak olsun sana dedi... Neyse ben buna gittim sağlam pahalı bir hediye aldım. O gece sürekli bakıştık. Sonra dışarı sigara içmeye çıktık arkadaş bu bana bir yapıştı kimse yokken o an ölüyorum sandım. Geriye kalan 6 aylık staj süresinde arşiv odası, mutfak ve müdür yardımcımın evi dahil güzel günler geçirdim. Sonra üniversite kazandım ve gittim.
stajın bitmesini hiçbir zaman istemeyeceğin nadir bir durumdur.