hem yaran yanlış bir okuma, hem de kendisiyle çelişen bir bakınız çeşididir.
saçma sapan başlıklara verilen saçma sapan bakınızlara da örnek olarak verilebilir. her hangi bir anlamı yoktur.
ygs, lys vb. bir sınava girecek olan aday ergeninin belirtilmiş olan sınav yerine önceden giderek, orada deneme çözmesidir.
evet var bu aralar böyle bir şey. bu nasıl bir manyaklıktır anlamış değilim, hep bu dershane danışmanları olacak akıl hastalarının başının altından çıkıyor böyle şeyler.
çocuk gidiyor sınava gireceği yere (sokak isimlerini, döndüğü yerlerdeki market isimlerini falan not alıyor bu arada), sınava gireceği sınıfı ve sırayı buluyor, sırasını kokluyor, bacağı sallanıyor mu diye yokluyor, sallanıyorsa başkasınınkiyle değiştiriyor ve orada yanında getirdiği denemesini çözüyor. "yerini yadırgamasınmış", "alışsınmış önceden" sanki taşınmak için tek odalı öğrenci evi bakıyorlar amk.
bu sistem beyinsiz velet yetiştirmekten başka bir şey yapmıyor. sonumuz hayrola.
şakirt abartmasıdır. allahın verdiği eli kullanmamak asıl günah olandır.
beraber aynı masada yemek yerken sol elle yemek yiyen çocuğun eline vurup, çatalını düşüren sözde "abi" adı altında orospu çocukları da vardır ki, sormayın gitsin.
beyni ile twitter hesabını senkronize etmiş insanların yaptığı saçmalıkların son noktasıdır.
az önce tanık oldum böyle bir şeye, ulan kız bildiğin herkese açık twitter hesabında; "@diğergerizekalı yarın saat 3 de soldan üçüncü salağa süpriz parti yapcaz sende geeel" yazmış. süprize gel amk.
ne oluyoruz lan? geri zekalılık bu kadar ilerlememeli.
vapura simit için gelen martıya... şeklinde devam eden başlık açanlara 10ar gün ceza verip, 15 yaşındaki kızın bekaretine kafayı takan sapıklara müdahale etmeyen moderasyondur.
sağ tarafta çıkan, yalnızca yarısı gözüken hareketli turkcell reklamıdır.
beni deli eden reklamdır. bu ne lan? mobilden girince ekranı yarısını alıyor, yazılar da okunmuyor. reklam alıyorsanız da adam gibi alın amk. elin sözlüğünde reklamı kaldırma butonu var, bizde niye yok?
Diesel'in en iyi parfümü. Nargile tütünü ve afrodizyak birleşimiyle mükemmel hale gelmiş bu parfüm, özgün şişesi ve kalıcılığıyla çok tercih edilecek gibi.
siyasetle alakası olmayan, futbol yorumu olmayan, yani hiç bir düşünceyi savunmayan, 2 saatte özenle yazılmış bir entryi 10 saniyede eksileyen kişinin asıl amacıdır.
bilen varsa bana da söylesin. ben eksilenen taraf oluyorum çünkü her zaman.
başlığın aslı: uludağ sözlük yazarlarının engin fuck buddy deneyimleri.
vay arkadaş, ne çok sikici adam varmış aramızda..!
-geçen yine fuck buddymle fantezi yapıyoruz. o kedi oldu, ben veteriner. ahah, böyle kırbaç falan...
bak hele bak, ee sonra? adamlar öyle bir anlatıyor ki; sanki sevişmekten bulduğu tek vakti uludağ sözlükte geçiriyor. anlattıkça anlatıyor, yok "kısa boylu fak badi", yok "şişman fak badi", "yok esmer ve döşü kıllı fak badi"... fiziksel özellik gibi anekdotlar veriliyor...
-hacı benim fuck baddy çok taş, ama böyle sevgili havalarına giriyor falan. canım sıkılıyor yahu. ahah.
deme? adam böyle entry giriyor; fak badisi çok taşmış da, bağlanmakdan korkuyormuş zibidi. aynı adam gidiyor, xhamster başlığına "acı kaybımız" tarzında entry giriyor. bak sen?! adamın hayatı siki üzerine kurulu desene..?
sözlükcek ateistlere saldırıyoruz, şakirtleri eleştiren entryleri seri eksiliyoruz. ama gelin görün ki her 10 yazarın 7 sinin fuck buddysi var, 2 si liseli, 1 i de ben ve benim gibi fuck buddysi olmayan, sevgili peşinde koşan salaklar zaten amk.
pozisyon mu dersin, fak badi anısı mı dersin, entryler dört dönüyor. gitmiş porno izlemiş geri zekalı, kendi yapmış gibi döktürüyor sözlükte. oooh faking cissiz krays amk.
eski sevgilisine kaşar der, ana avrat söver; niye? terk etmiş onu. tüh! yine fak badiye kaldık...
velhasıl yapmayın abi şunu. hepimiz biliyoruz eli sikinde mastürbatörler ordusu olduğunuzu. "benim fak badim şöyle, benim fak badim böyle" de get!
cinsel sapıklık, siyasi sapıklık, ırksal sapıklık vb. toplumsal sapıklıklarla ilgili başlık açan, "troll" olarak adlandırılan huzur bozucuların başlıklarına; "ironi lan bu, sazanlar. *" yazan küçük baranlardır.
ulan zaten ingilizce bilenler bile anlamıyor o şarkıların sözlerini. sen tutup şarkının can alıcı noktasında sesi kesiyorsun, bok oluyor milyon dolarlık şarkılar.
az önce bir kanalda look at me now şarkısını dinledim. şarkının resmen yarısında sesi kesmişler. sanki lil wayne' nin boğazına bir şey kaçıyor şarkıyı söylerken..!
düşünce farklılıklarını konuşmak için mesaj atarak değil de, -medeniyetten nasibini almamışcasına- kişinin nick altına polemik yaratacak şekilde yazarak, toplum şakşakçılarının beğenisini toplama çabasıdır.
tanımda da belirtildiği gibi, herkesin düşünce yapısı, olaylara bakış açısı farklı olabilir. sözlüklerin amacı da bu düşünce farklılıklarını bir araya getirerek zenginleştirmektir zaten. bu sözlüklere bir de mesaj butonu eklenmiştir. yazarlar fikir alışverişinde bulunabilsin, karşıt görüşlerini tartışabilsin diye.
lakin bazı dikkat çekme çabasındaki insanlar karşıt olduğu görüşü veya desteklemediği bir fikri, gayet medeni bir insan gibi özel mesaj yoluyla o kişiyle tartışmak yerine, kalıcı olacak, yazarlığı boyunca o kişiyi takip edecek olan nick altına yazarak, hatta bariz bir şekilde saldırarak belirtir. hele ki nesil farklılığının veya yaş üstünlüğünün verdiği bir öz güven varsa, vay halinize.
oylama özürlü, şakşakçı bazı yazarlar bu gibi durumlarda hortlar ve saldırganı oylarıyla destekler. maksat ortalık kızışsın, az kavga dövüş görelim.
toplum desteğini aldığını sanan çakma sıpaydır men* değişik tanımlarla da karşıdakini küçük görmeye, küçük düşürmeye çalışır. "bak hele sen şu sıpaya" tarzında yazar ki karşıdaki rencide olsun, aynı şekilde cevap vermeyince ezildi, sindirildi sanılsın.
ve en sonunda karşılıklı nick altlarına saldırılır, siktiğimin formatı da bu işe hiç karışmaz. ee malum, kavga gürültü olacak ki reyting artacak, reklam gelecek. sözlük başına kitlenen şakşakçı sayısı artacak.
sözün özü; bir yazarın düşünce tarzını, fikrini beğenmediyseniz, önce bunu kendisiyle özelden görüşün, belki tatlıya bağlanır da kavga gürültü çıkmaz. şakşakçılara ve reklamcı zihniyete altyapı doğmaz.
Baharın gelmesiyle birlikte Adalara giden ziyaretçileri kötü bir sürpriz karşılıyor. Tırtılların rüzgarla uçuşan enzimlerini vücuduyla eve taşıyan piknikçiler kaşıntı ve kızarıkla doktora koşuyor.
Binlerce istanbullu, tatil günlerinde akın ettiği Adalarda çamkese böceği tırtılının salgıladığı enzimler nedeniyle evlerine döndüklerinde kol, bacak, boyun ve eklem yerlerinde kızarıklık, beneklenme, şiddetli kaşıntı ile karşılaşıyor. bahar aylarında ağaçlardan yere inen tırtılların lodosun da etkisiyle uçuşan enzimleri, Adaya gelen piknikçilerin kollarına terle birlikte yapışıyor.
ilaçlamanın diğer yararlı parazitlere de zarar vereceğini düşünen Adalar Orman işletme Şefliği, tırtıllarla savaşacak olan "gladyatör böcek" adı verilen böcek türünü çoğaltarak doğaya salıyor.
Uzmanlar tırtılın salgıladığı enzimler nedeniyle kaşıntı ve kızarıklık olması durumunda vücudu tuzlu su ile yıkamak, eve gidildiğinde ılık duş almak gerektiğini söyledi. Alerjik reaksiyonla karşılaşılırsa da doktor tavsiyesiyle alınacak haplarla tedavi yöntemi uygulanmasını tavsiye eden uzmanlar, ziyaretçilere ormanlık alanlardan uzak durulmaları konusunda uyarıyor.
18 nisan 2012 tarihinde 01:00 civarında sözlükte yapılan, zararsız küçük bir eğlenceye abartılı bir şekilde tepki veren moderasyonun ayıbıdır. tam 10 gün sürmüştür.
erken not: bu yazı yüzünden silik olursam hakkınızı arayın sayın yazarlar, sessiz kalmayın.
vapura simit için gelen martıya can simidi atmak konulu karikatür üzerine açılan bir başlığın ilgi görmesi üzerine bu tarzda alternatif başlıklar açılmaya başlandı. yazarlar tarafından çok eğlenceli bulundu, çünkü bütün günün yorgunluğunun ardından herkesin gülmeye ihtiyacı vardı...
çeşitli başlıklar açıldı ve her birine de tanım girildi, tamam mizah içerikliydi ancak format delen hiç bir şey yoktu. başlıklar fazlalaşmaya başladı ancak hiçbiri eksi oy almadığı gibi, artıya boğulmuştu. ben de buna dahil olmuştum evet, ben de 3 adet başlık açmıştım, işte onlar;
yalnızca bu kadardı... başlıkları açtıktan 10 dakika sonra çaylak yapıldım ve başlıklar silindi, aynı şekilde sol framedeki bütün başlıklar silinip yazarlar çaylak yapılmaya başlandı.
moderasyona mesaj attım ve tam 10 gün, evet tam 10 gün cezalı olduğumu söylediler. sırf göreni gülümseten format dahilinde 3 başlık açtığım için... bir derdim var butonundan itirazımı belirttim;
"sözlükteki "martı" furyasına katıldığım için tam 10 gün cezalandırıldım. sebep? nerden baksanız 10 yazar yapıyordu bunu ve hiçbiri de troll değildi. biz her allahın günü "regl", "vajina", "izmirli kız" başlıklarını sol tarafta görüyoruz, şikayet ediyoruz. cevabınız "kişisel düşüncedir, tanım içerikli olduğu için silinemez". bu yapılana adaletsizlik denir ve ben adalet talep ediyorum. cezalarımızda indirim istiyorum. hakaret etmedim, yazılı bir kuralı çiğnemedim, kimseyi rahatsız etmedim, saat gecenin 1 buçuğu olmuş, azıcık eğlenmek istedim diğerleri gibi, cezam 10 gün mü? 1 nisanda bu sözlükte yapılan şakadan haberiniz olduğunu biliyorum. sağ taraftan kuru bir özürle işin içinden sıyrıldınız. nedir bu çifte standart mı? moderasyon yazardan üstün mü buralarda? hepinizi göreve ve vicdana çağırıyorum."
aldığım cevap ise;
"konu yüzünden tek çaylak olan siz değilsiniz. ayrıca, aynı konularda başlık açmak-entry girmek de sözlük kurulduğundan beri çaylaklık sebebidir. dikkat ettiyseniz müdahalemiz anında olmadı. eğlenmek tabii ki, normal. ancak, iş abartılınca bizim de işlem yapmamız gerekti. şayet, müdahale etmeseydi sol framein halini bir göz önüne getirin isterseniz."
buradan ne anlıyoruz? sürekli aynı konuda başlık açmak ceza sebebiymiş, 3 tane olsa bile(!) yani bu sözlükte sürekli aynı konuya saldıran troller torpilliymiş. yoksa moderasyonun açıklamasına göre çoktan 10 ar - 20 şer gün cezalandırılmalılar, değil mi ama?!
itirazımı sürdürdüm;
"o halde önce başlıkları silip sonra çaylak yapsaydınız veya yarımşar saatlik ihtiyat cezası verseydiniz. gelişmeler butonundan her türlü reklam, eğlence yapılıyor. ne olurdu bir uyarı olsaydı? hatasızız demiyorum, yalnız 10 gün kabul edilemez."
cevabım baştan savıcıydı;
"bu tip ceza yöntemlerimiz yok. çaylaklık sürenizde bir değişim olmayacak. iyi sabahlar"
işte bu kadar basit! bu sözlükte moderasyon bütün gecenizi saçma sapan şakalarla rezil edebilir, ancak siz mizah yönünden hiç de fakir olmayan biçimde (format dahilinde) eğlenmeye kalksanız 10 günü yer oturursunuz, det! onlar ertesi gün sağ tarafta bir "cog özür dileriz sayın yazarlar" ışıltısıyla konudan sıyrılabilir, ancak siz istediğiniz kadar hakkınızı arayın, cezanızı haketseniz de haketmeseniz de çekecek ve itaat edeceksiniz!
bravo sizin adeletinize, bravo sizin anlayışınıza, bravo size moderasyon!
her an, her gün, bir anda gerçekleşebilecek bir durumdur.
son zamanlarda hoşlandığınız kişiyle aranız çok iyidir. bu reddeye gelebilmek için çok çabalamışsınızdır, mesajlar, küçük jestler, fazla sıkmamaya çalışarak gösterilen ilgi... en sonunda aranız tam da istediğiniz gibi olmuştur.
artık ilk buluşmada açılmaya karar vermişsinizdir. onun twitter ına şöyle bir girersiniz ve ne göresiniz? "eski sevgilimden tek kalan parfümü", "parfüm için teşekkürler"... içiniz içinizi yer, haftalarca onu mutlu edebilmek, ilgisini çekebilmek için saçlarınız beyazlamıştır ama o bu sırada sosyal medya aracılığıyla eski erkek arkadaşının anılarından çok rahat bahsedebilmiştir.
temelli soğur musunuz bilmem, ancak o an için soğursunuz. ileride ne olacağını görmek için ona buluşmak istediğinizi söylersiniz. artık her şey kısa zamanlı, geniş anlamlı kelimelerin elindedir...