Fatih At pazarı meydanında tarzıyla yerini vazgeçilmezler arasına yazdırmış nezih bir kafedir efenim. Aynı zamanda üst katında bulunan kütüphanesi sessiz ve güzel bir çalışma ortamına imkan tanımakla beraber taze ve sıcak çayınızı yudumlayarak kitap okumanızı mümkün kılmaktadır. Kısaca Beyrut candır efenim, tavsiye edilir
sarkozy *'nin yoğun uğraşlarıyla fransa parlemantosunda kabul edilen ermeni soykırımını inkar yasağı ---yani ''soykırım yapmamıştır bu türkler, adamlar gittiği topraklarda bizim gibi kan dökmemiş,inşaa ettikleri mimarileriyle sanata ve eğitime odaklanmış, dillerini veya dinlerini fransanın cezayirde ya da ingilterenin hindistanda yaptığı gibi zorla dikte etmemişler demek'' yasak şu anda fransada--- ile çıldıran birkaç türk çıkabilir her an ve sanırım sarkozy'i sokakta görseler pek memnun kalmayacaklardır. yine tahminlerime göre bazıları ise sokağa çıkmasını beklemeyebilir. bu durumda sağlam bir planla sarkozy'nin değersiz kanını akıtma arzusunun oluşturduğu olasılıktır efenim. haa bu suikast mı olur bana göre hayır bu durumda katli vaciptir. *
Yenilenilebilir enerji kaynaklarının ve enerji tasarrufunun ön planda tutulduğu bu binalarda, ısıtma ve havalandırmada kullanılan enerji yarı yarıya düşürülebiliyor.
Yeşil mimari ile ilgili ilk araştırmalar yaklaşık 40 yıl öncesine dayanıyor.Bu süreç zarfında gerçekleştirilen çalışmalar, yeşil bina kavramının giderek daha akla yatkın hale gelmesini ve uygulamada çok daha başarılı projelerin oluşturulabilmesini sağlamış efenim.
-Kentsel yaşam alanlarına değer katması
-Binanın değerini artırması
-Yapım aşamasında doğal çevre tahribatının en aza indirilmesi
-Temiz teknolojilerin kullanımı ve geliştirilmesine ortam sağlaması
-Hafriyat ile ortaya çıkan atık malzemenin değerlendirmeye alınması gibi özellikleri ile tercih edilmektedir.
Sanıldığı gibi ileride sırf metal evlerde yaşanılmayacağının aksine insanoğlunun doğaya yeniden kucak açmasının ilk adımıdır bana göre yeşil binalar.Bitirme projem olmasıyla da ilgimi bir hayli cezbetmiş bir konudur.
Konya'nın Seydişehir ilçesinde bulunan ve birincil alüminyum üretimi yapılan -yani madenden çıkarılan boksiti alümina, alüminayı da elektrolizhanelerde sıvı alüminyum olarak üreten- türkiyenin ilk ve tek tesisidir.Yerel halk tarafından etibank olarak adlandırılmaktadır.Örneğin ;
- Oğlunuz ne işle meşguller efenim ?
+ Etibank'ta çalışıyor .
... gibi
Yumuşak çelikler 270-350 dereceleri arasında şekillendirilirlerse küçük çaplı atomlar hızlı bir şekilde yayınır. Yayınan atomlar dislokasyonları kilitleyerek malzemenin akma sınırı noktasını yükseltir. Dolayısıyla malzeme daha gevrek davranır. Sözü edilen sıcaklıklar arasında çeliğin aldığı renk mavi olduğu için bu olaya mavi gevreklik denir.
Cihangir ayni anda Cihangir Sah olarak da bilinir, Delhi Türk Sultanlığı hükümdarlarından Ekberin oğlu olup asıl adı Selimdir. Babasının ölümü üzerine 1605de Nureddin Cihangir ünvanıyla tahta çıktı. Adil bir hükümdar olmakla beraber pek fazla içkiye düşkündü. Bu yüzden 22 yıl süren saltanatı sırasında hiçbir askeri başarı elde edilemediği gibi müsbet bir iş de görülemedi. Cihangirin eğitim ve öğretimi yüksek değildi. Başlıca merakı bili ve avdı. idare kabiliyeti zayıf olduğundan etrafındakilerin tesiri altında kalırdı. Üzerinde en fazla nüfuz ve tesiri olan karısı Nurcihandı. Nurcihanın ilk kocası Ali Kulu Bey Ustaclu idi.
Bunun öldürülmesi üzerine Nurcihan da Cihangirin üvey annesinin sarayına sığınmıştı. Cihangir kendisini burada görüp beğenmişti. Nurcihanın Cihangirden çocuğu olmadı. ilk kocasından olan kızını Cihangirin en küçük oğlu Şehriyar ile evlendirdi. ve damadının tahta geçmesi için çok çalıştı. Bu hal Nurcihan ile Cihangirin oğullarından Hürrem arasında Hindistan için felaketli neticeler veren kavgalara sebeb oldu.
Cihangir zamanının önemli olayları,
-Dekkenlilerin isyanı,
-Şah Abbasın Kandahar''ı zaptı,
-ingilizlere Surat limanının verilmesi
-Agra ve Lahor şehirlerinde ticaret yapma hakkının
tanınmasıdır.
Cihangirin saltanatının son yıllarında önemli hadiseler cereyan etti. Cihangir bu hadiseler esnasında isyan eden Bengal Valisi Mehabet Han tarafından esir edilerek tahttan indirildi ve bir yıl kadar esir kaldı. Karısı Nurcihan tarafından esirlikten kurtarıldı ise de 7 Ekim 1627de Keşmirden Lahora giderken yolda öldü.
Cihangir fena bir idareci olmakla beraber bayındırlık işlerine önem vermiş bu arada Agradan Eteke ve Bengale giden ağaçlıklı yollar ve Agra ile Lahor arasında her üç kilometrede işaret kuleleri ve sulu gölgelikler yaptırmıştır. "Tüzük-i Cihangir" adlı bir eseri vardır.
Cihangirin beş oğlu ve iki kızı vardı. Bunlardan büyük oğlu Hüsrev isyan ettiği için hapsedilmiş, Dekkanda hapiste iken ölmüştür. ikincisi Perviz de babasının sağlığında ölmüştür. Sultan Hürrem "Şahcihan" adı ile babasından sonra tahta çıkmıştır. Cihangirin tahta çıktığı sırada doğmuş olan Şahcihandar ise doğuştan aptaldı. Şahsiyetsiz bir prens olan Şehtiyar da babasının ölümünden sonra tahta geçmek için ayaklanmış ise de yakalanarak idam edilmiştir.
yok; türk kizlari gitsin rus gelsin
yok; italyan erkekleri gelsin türk erkekler gitsin.
yazarlarin cesitlilik fantezileri yüzünden neredeyse memleket italyan-rus karisimi bir soya kalacak haberimiz yok.
hem bu diger irk fantezileri ile karsi cinsi fazla uyuz etmemeli, sonucta yarin basbasa kalacagimiz kisi * türk olacak.
sözlükten es secimi yapacaklara aciyorum bu konuda evlilik öncesi cok fazla entryleri silincek ki bu da o günkü ruh halinize ve emege saygisizlik oluyor tabii.
kisaca ne rus´un gelecegi var ne de italyanin siz en iyisi mi biraz alcalin ki letafet hanimin kücük oglu/kizi elden kacirmayin.
winsa pencere pvc reklaminda gecen ve benimle ayni insani duygular icinde ki herkesi beyninden vuran repliktir
artisi ise reklamda oynayan kadinlar pvc pencerelere yapilan yatirimin ** altindan daha kazancli ve mantikli buluyor.üstelik bu reklam yillardir oynatiliyor.hayret verir...
Adam weishaupt tarafindan kurulan illuminati örgütünün kurulus tarihidir. dine dayali her turlu devlet idaresini ve toplumsal kurumu yikma, ve akla dayali bir kuresel duzen kurma amacli militan aydinlanmaci, devrimci bir orgut olan illuminati icerisinde goethe gibi donemin unlu isimleri de bulunmaktaydi. kimileri bu yuzden faust'un illuminist bir alegori oldugunu iddia eder.
meshur amerikan dolari üzerinde bulunan piramitin üstündeki her seyi gören tek gözden sacilan isik bu örgütün sembolüdür.ayni pramitin hemen altinda bulunan "Novus ordo seclorum" yani yeni dünya düzeni anlaminda ki söz ise hedeflenen küresel düzeni simgelemektedir.
sakin ve güzel bir alman şehri sevilesidir efenim.ayrıca baya büyük görülmeye değer bir su kulesi mevcuttur, girişi ücretlidir. öğrenciye 2.99 sivillere ise 3.99 euro ile ücrendirilen bu kule şehri ayaklarınız altına serecektir tavsiye edilir.
Yıldız teknik üniversitesinin öğrenciye gelecek günlerinde anması için özenle sunduğu ders seçim sistemi usis'den bahsediyoruz elbette.Geleneksel olarak senede iki kez öğrenciyi felç eden bu sistemden ders koparabilmek öyle zordur ki herhangi bir betimleme bu vaziyeti tasfir için nitekim yetersiz kalmakta.dönem uzatma korkusuyla üç günlük uğraşlarım sonucu az evvel bitirdiğim zafer çığlıkları atmama sebep olan 2011-2012 güz yarıyılı ders seçimlerinin üzerimde bıraktığı etki, kurduğum cümlelerden gayet tabii anlaşılmakta ve hiçbir editör yok ki şu an yaptıgım anlatım bozukluklarını ve yazım yanlışlarımı hoş görmesin.işte tüm bu yaşananlara biz halk arasında usis'den ders alabilmenin haklı gururu diyoruz.
bir hikmeti olsa gerek diye düşünülesi durumcağız. mossad veya cia'in işi olduğundan şüphe duyulmamakta ve şeytani bir ayine işaret olduğuna kesin kanaat verilmektedir.
ibret-i alem olsun diye yapılması gereken, tek taraflı sokulmaya tahammülümüzün kalmadığını göstermek için caydırıcı bir yöntem olabilir.fakat ufacık yaratıklar oldukları için japonların dahi yapamadığı birleşme durumudur.yapılamaması insanlığa azap verir.
insanı kendinden geçirecek olan bu eylem insanlığında amına koyacaktır efenim, tarihi yalanlamak şöyle dursun bulunma durumunda kumaşın sıfatını sikecektir.
açılan başlıkta değinilen konuya hakim, kısa ve kapsamlı başka bir başlığın hali hazırda bulunması durumunda sonradan açılan başlığa hitaben verilen isim.
tdk'da kayıtları bulunmasada henüz, türkçemizi zenginleştirme gayretindeki gençliğin yakında keşfedeceği bu konuda beni iyi-kötü anacakları söz dizisidir efenim.
+ nazmi abi çıktılar hazır mı, 4 gibi gel demiştin.
- hazır tabi paşam masanın üstünde bak bi istersen
+ vaaay nazmi abim sen işinin ehli adamsın yine bokunu çıkarmışsın*
cumartesiyi pazara bağlayan bir gecedir.sözlük birçoğunun kafası bir milyon, birçoğu sabah saatlerinin verdiği o esrarengiz mallık haliyle oluşan boşluklarını doldurmaya çalışan yazarlarla doludur * .yazarlarımız içinde bulundukları bu boşluğu doldurmak isterler eee insan boşluğa düşünce dolapa sarıyor içgüdüsel olarak.bu sarmalın sebep olduğu yaklaşık 20 civari başlık * bu furyanın ne denli büyük olduğunu bize göstermektedir.husisiyetle üzerine düşülmesi gereken bir durumla karşı karşıyayız...
mecidiyeköyde bulunan bir adet kız yurdudur efenim komşularımdır ayrıca
muniiiis tatlııı kızların barınağı,yuvası,kışlası, mutfak penceresi ve karşılarında genç çakı gibi bir delikanlı * saygılar