dokuz eylül üniversitesi hukuk fakültesinin açık ara en iyi hocasıdır*. ticaret hukuku dersi vermektedir.
ticaret hukukunu hami hocadan alanlar iş hayatına 1-0 önde başlar.
sürekli ağır ders işlemez, arada espriler yapıp öğrencilerini dinlendirir. derslerinde yanından ayırmadığı kanunundaki notlar öğrencileri tarafından daima merak konusu olmuştur.
insanın yüzüne sert bir aparkat indiren gerçektir.
açık hava düğünlerinde - ki bu düğünler mahalle düğünü olarak da bilinir, yaz aylarında akşam 7 gibi başlar, bütün mahallenin içine eder- şarkı fakirliğine düşmüş toplumların sığınağıdır roman havası. yaygın bir inanışa göre eğlendirdiği düşünülmektedir. toplanan bir çok insan fütursuzca tepinmektedir.
sıfır zekayla yazılan embesil şarkı sözleri ve eğlendirmeyen melodiler yaz gecelerinde maruz kalınan eziyetin nedenleridir.
"zulalala zulalala bonzaiii, yeşilova çamdibi patlayiii" gibi sözlere sahip, "bonzai" li "hap koydum" lu işkence araçları bütün bir yaz gecesini sikip atmaktadır.
velhasıl, başıma bişey gelmeyecekse roman havasından iğreniyorum.
hamilelik ve koparılan dillerle ilgili açıklamalarının bir kısım çevrelerce manyaklık derecesinde mottolaştırılmasından mütevellit artan popülaritesinin meyvesini bediüzzaman olarak toplaması muhtemel kişidir.
zira Artık hamileler bile kendine aynada 'Allah belamı versin' gözüyle bakmaya başladıysa, hamilelerin eşleri 'iyi la yüzüğü de çıkardık mı dışarda bekarız' zihniyetine büründüyse toplumda büyük değişiklikler yaşanacağı aşikardır. kelebek etkisi ile de harmanlandığında yeni bedüizzaman'ımız vatana millete hayırlı olsun.
yakın zamanda amerika'ya gidip dönememesi dileğiyle.
tüm gün eli ayağı titreyerek bir şeyleri gammazlama ihtiyacı duyar. işe gider, konsantre olamaz. okula gider, dersi dinleyemez. bir an önce akşam olsun da birkaç entry gammazlayayım diye dua eder, çırpınır.
gammazlamak için doğmuştur.
uyandıktan sonra öğleye kadar gammazlayamamanın verdiği zulmü çok belli etmese de öğle yemeğine müteakip gözlerde kızarmalar, derided kaşıntılar başlar.
Slovenya doğumlu luka ulic; ve hırvat Stjepan Hauser'den oluşan, "Viva La Vida", "Master Of Puppets", "Smells like teen spirit", "Smooth Criminal" gibi birçok kült şarkıyı çello ile yorumlayan başarılı bir gruptur.
Asıl ünlerini Smooth Criminal ile kazanmışlardır.
Öyle ki mevzubahis şarkı, internet ortamında, üç ayda beş milyonun üzerinde izlenmiştir.
harika bir zaza fournier şarkısıdır. eğlencelidir üstelik.
sözleri aşağıdaki gibidir.
--spoiler--
ne fais pas comme ceci,
moi je fais comme cela,
c'est ma manière à moi,
moi je dis comme cela,
mais on dit comme ceci
et c'est plus juste ainsi,
ne va pas par ici,
moi je vais par là,
passe ou passera pas,
selon moi c'est par là,
selon lui c'est pas ça.
et bien vas y sans moi.
oh mon amour la vie à deux tu vois,
c'est pas si simple,
du moins ce que l'on croit
ne matte pas celle ci,
mais je mattais celle là,
et c'est moins grave tu crois ?
fais moi un bisou là,
suis moi on va au lit,
tu ne penses qu'à ça.
si on partait là bas,
rien que nous you and me,
je veux rester ici,
je t'aime moi aussi,
une chanson tralali, une chanson tralala.
oh mon amour la vie à deux tu vois,
c'est pas si simple,
du moins ce que l'on croit.
oh mon amour quand c'est couci couça,
a deux toujours, c'est bien mieux que sans toi
oh mon amour la vie à deux tu vois
c'est pas si simple, du moins ce que l'on croit
oh mon amour quand c'est couci couça
a deux toujours, c'est bien mieux que sans toi
Bir grup akıllı, gayretli, hukukçu arkadaşın kurmuş oldukları gazetedir. Henüz yenidir. Dokuz eylül üniversitesi hukuk fakültesi çıkışlı olup birkaç okulda daha yayınlanmaktadır.
Bünyesinde birçok fakülteden yazarlar barındıran bu gazete, tarafsız ve samimi olduğu için tutulmuş durumda.
Gündemden spora birçok şey gazetenin içinde mevcut. *
Hep denir ya "Bu gençlik nereye gidiyor böyle?" diye, işte bu gençler aydınlanmış olanlar, iyi yere gidenler. Farkındalar birçok şeyin.
Üniversiteli gençlerimizin böylesi güzel bir faaliyet içinde bulunmaları geleceğimiz adına da gurur verici.
Arkadaşlarımıza yayın hayatlarında başarılar diliyoruz.
halen askerler tarafından bırakılmış kuyruk acısını yaşıyor. ikinci plan hizmetten* habersizdir. Ayrıca hizmetler özelleştirilmektedir. Sadece beyni kullanıp araştırmak gerekmektedir.
Atatürk'ü, Atatürk'ün ilke ve inkılaplarını, türk olabilmeyi, temel değerlere saygıyı, hoşgörüyü, insan olabilmeyi tam anlayamamış, tam oturtamamış, tam sindirememiş insanların genel olarak savunduğu önermedir.
ilkokul hayat bilgisi kitaplarında dahi atatürk milletçiliğinin tanımları yapılırken, 7-8 yaşındaki kardeşlerimiz bile bunları bilirken, merak bile etmeyen, bilgisiz kimselerin bunları konuşmaktan çekinmemeleri son derece kaygı uyandırıcıdır.
Şimdi, sokaktan çeviriyoruz bir ilköğretim öğrencisi kardeşimizi ve soruyoruz, "Atatürk milliyetçiliği nedir?" diye, o da bir güzel izah ediyor. *
geçmişte olduğu gibi şimdi de iç ve dış bedhahlara böylesine göğüs geren halk ancak ve ancak Türk halkıdır.
Böylece en yiğit, cesur, mert halk türk halkıdır.
özel hayat özel hayattır. Ahlak da kişiseldir. Dolasıyla ahlak da özeldir. Takiben ahlaksızlık da özeldir. Öyleyse ne yapmıyoruz, milletin özeline burnumuzu sokmuyoruz.