antalya ve mersin'de gerçekleştiği iddia edilen olaylar.
şehit haberlerinden sonra sokağa çıkıp eylem insanları barbar, vahşi, kan emici olarak gösterme gayretinde olan, bir parti tabelası indirildiğinde yerinde duramayan malum medyada hiç bir habere rastlanılamamıştır. akp medyasının da çıtı çıkmıyor fakat twitter'da ki haberler fazlasıyla ciddi.
başlıkta son yaşanan olaylardan ötürü hakkari olarak belirttiğim kürtlerin tarihlerinde ve bugün yoğunlukla yaşadıkları topraklarda, ( güneydoğu türkiye, kuzeydoğu suriye, kuzey ırak ve güney iran bölgeleri) yaşamaktan başka hiçbir ulusal hak talep edemeyeceği gerçeğidir. Bunun sebebi ise açıktır. eğer bir ulus bir coğrafya üzerinde hak iddasında bulunuyor ise (bu haklar genellikle siyasi haklardır; bir devlet kurma, özerk bir yapı oluşturma gibi) o bölgenin müdafaasını yapmak mecburiyetindedir. Kürtlerin kürdistan olarak nitelendirdikleri toprakların müdafaasını, türkler, farslar ve araplar genelde kendi aralarında ki yaptıkları savaşlarla yapmışlardır. kürtler ise bu mücadelelerde askeri ve siyasi bir aktör olamamıştır. yani uzun lafın kısası o topraklar için türklerin, arapların ve farsların kanı dökülmüş, kürtler ise o topraklarda koyunlarını gütmeye, eşeklerini sikmeye, iğrenç geleneklerini yaşatmaya devam etmişlerdir. bir coğrafya da daha eski olmak, yaşamını sürdürüyor olmak oranın sahibi olduğun anlamına gelmez; bugün almanya toprakları üzerinde bir almanın söz sahibi olmasının, vatan olarak benimsemesinin nedeni yüzyıllardır atalarının o toprakları savunmak için sebil gibi kanının dökmüş olmasıdır ve orası elbette onun yurdudur.başka bir ulusun ferdi gelipte ondan daha fazla oralı olduğunu iddaa edemez. bunun her alman bilincindedir. hatta almanya'da yaşayan türkler de bilirler ve zaten orası yurtları olarak benimsemezler. işte bu yüzden de almanya almanlarındır. bu diğer büyük ulusların fertlerinin de bilinçlerine yerleşmiş bir gerçektir. ve bunu savunmakta sonsuz haklılık sahipleridirler. türklerin güneydoğu türkiye'de hak sahibi olduğu gibi.
ama bugün kürt çıkıpta, ülke topraklarında hak talep ediyorsa bunun yeri hodri meydandır. isyan bastırmak ise türklerin tercübesiz ve yeteneksiz olmadığı bir zanaattir.
genelde pek bi çirkincedir bunlar. belki de o yüzden gönül verirler sol ideolojilere, bak ne kadarda özgürlükçüyüm, çirkinim belki ama kitap falan okuyorum, siyasetle ilgileniyorum, marjinalim ben toplumsal normları falan takmıyorum, öyle chp solcusu falanda değilim ben marx'ı, engels'i lenin'i falanda biliyorum. aslında bir boktan anladıkları falanda yoktur. tek dertleri sevişebilmek erkeklerden birazcık ilgi görmektir fakat zalim erkek milletinin bunlara yüz vereceği falan yoktur tabi. zaten kıllı kolları, bakımsız saçlarıyla hiçte hak etmezler bu ilgi alakayı. hele slogan fln atarken çirkinliklerine bir de iticilik katarlar ki görme gitsin. bir de gözaltına alınırken ciyak ciyak ötmeleri daha bi itici yapar.bu yüzden sakallı, solgun suratlı, tütün içmekten dişleri sararmış iğrenç solcu oğlanlarla, kürtlerle fln takılmak tek çareleridir. insan düşününce üzülüyor aslında yazık.
özellikle batı illerine göç etmiş olan kürtlerde bulunan tarif edilmez bir iticiliğe ve şımarıklığa doğuran, ırksal özelliklerinin olumsuzluklarını keşfetmekle ( bunu özellikle yazıyorum, içinde bulunulan sosyal çevrenin yüklediği olumsuzluklar değil bizzat bedeninde ve doğasında ki güçsüzlük ve yetersizliği keşfetmesi ) ile bitmek tükenmek bilmeyen bir aşağılık kompleksinine tepki olarak doğan bir savunma mekanizmasının neden olduğunu düşündüğüm tavır ve davranışlar silsilesidir. mesela nedir bu tavır ve davranışlar. standartların çok daha altında bir yakışıklılığa sahip olmasına rağmen bir kürt'ün şekline şemaline bakmadan çevresinde en güzel kadını belirleyip (ki bu hiç sapmaz) hallenme durumu ve elde edebileceğini düşüncesi. bunun nedenlerinden biri de yeşilçam klişeleri de olabilir. doğudan gelen genç ile batılı, zengin, elit kızın aşkı defalarca işlenmiş bir konudur. (bkz: ibrahim tatlıses filmleri) (bkz: mahmut tuncer filmleri) bu örneklerin çoğaltılmasına aslında gerek bile yok çünkü kozmopolit bir türk şehrinde yaşayan herkes sosyal yaşantısında bunun örneklerini sürekli yaşamaktadır. hatta siyasette de bunun örnekleri malum.