değirmen taşı gibi göt isteyen eylem. elfi, cücesi, hobbiti, onca orduyla başa çıkamasın, sen tek başına sauron efendinin gözünü pörtlet. her babayiğidin harcı değildir.
efendim bu hastalıktan muzdarip kimseler; yazarken-konuşurken sıklıkla harflerin, hecelerin yerlerini değiştirirler. öğrenme güçlüğü görülebilir. ancak zihinsel açıdan herhangi bir yetersizlikleri bulunmaz.
paso eğitim verilen merkez. şaka lan şaka, üniversiteler, verilen eğitimlerin üzerine ücreti mukabilinde ekstradan çeşitli konularda eğitimler verilen merkezler. mesela; psikoloji öğrencilerine "öfke denetimi" eğitimi verilmesi gibi. kursiyer parasını yatırır, başvurur, gruba dahil olur. eğitimini alır, sertifikasını cebine koyar.
içindeki ukteleri bir araya toplasan burdan polenezköye yol olabilecek dertli mi dertli bir yazarın aşırı acılı hayat hikayesi. "ukte vermezse ölecek" hastalığına yakalanan yazrın içine düştüğü gayya kuyusundan çıkmasının tek yolu, uktelerinin diğer yazarlarca başlığa dönüştürülmesidir. fakat kötü kalpli moderatörler söz konusu başlıkları kaldırıp yerlerine nükleer başlıklar yerleştirmeye kalkınca olanlar olur. artıkın hiç bir şey eskisi gibi olmayacaktır... *
yağmur damlalarının ağırlıyla alakalı durum. kimi damlalar kalbi ferahlatırken, kimileri de birer ok gibi yüreği deler geçer. canlanırken gözlerinde hatıralar, gözünden süzülen yaşları yağmurlara gizlersin demek suretiyle yaptığım arabesk girizgahı bir kenara bırakırsak "saçlarımda biraz yağmur görsün, beslensin-büyüsün" niyetiyle yapılmış olması muhtemel çocukluk dönemi eylemi.
ulusal serzeniş. zekanın gazı kaçan bir endüstriyel ürün olduğu, çalkalanmaması, fışkırtılmadan tüketilmesi gerektiğine vurgu yapan duygu insanı repliği. *
ruh'un "gaz" hali. tuz ruhu olarak da nitelendirilen bu ruh, lidayalı'lar tarafından dünyalıların götüne çakılmış en kallavi kazık olan para vasıtasıyla 100 yıllık kulüpleri çiftlik işletir gibi işletmeyi kendine düstur edinmiştir.