Ülkenin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’e ve fikirlerine rüzgârlar öyle estiği için uzak görünmeyi tercih edenler, ismini hiç veya tam olarak telaffuz etmemeye azami özen gösterenler, yokmuş, öyle biri hiç olmamış gibi davranmaya çalışanlar, aleyhinde konuşanlar, ailesine çamur atanlar, tarihi çarpıtanlar, iftiracılar, hatta utanmadan küfür ve hakaret edenler...
Öfkelendik filan ama, bunların önünde sonunda rezil, acınası durumlara düşeceği, Türkiye Cumhuriyeti bünyesinin, milletin bunları kabul etmeyeceği de belliydi.
--spoiler--
akılalmaz nitelikte bir olaydır. suriye first lady'sinin mülteci olaylarından sonra dimağlarımızda oluşan "suriyeli" algısını yerle bir etmesidir.
böyle bi suriyeli olabilir mi ya? olmaz.
öğrenci dostu olup olmaması mühim değil. kriter bu olmamalı. üniversiteler bilim ilerlesin diye var. öğrencilerin hepsi yüs puanlı yıldızlı aferin alıp geçsin diye değil. bu yüzden çalışın evladım, okuyun. allah zihin açıklığı versin.
katalonya özerk yönetimi parlementosu'nun oylama yaparak tek taraflı bağımsızlık ilan etmesidir.
abd, almanya ve ingiltere başta olmak üzere ab ülkeleri kararı tanımayacaklarını açıklamıştır. ispanya hükümeti'nin cevabı ise katalonya özerk yönetimi parlementosunu feshetmek ve katalan lider carles puigdemont'u görevden almak olmuştur. katalanların yönetimi, ispanya merkezi hükümet başkanının yardımcısına bırakılmış, aynı zamanda katalonya'nın iç işleri bakanlığı'na bağlı üst düzey polis şefleri de görevden alınmıştır.
var böyle enteresan bir durum. anladığım kadarıyla bizim topraklarda filizlenmiş bir kültür bu yalnızca.
rock, metal müziğin yabancı kökenli olup da bizim buralara tam ayak uyduramaması ile alakalı belki de.
bizde -daha çok amatör müzik gruplarında görülmekle beraber- grup seksendört, grup yorum vs. gibi bir akım mevcut ama adamlarda bir group led zeppelin ne bileyim group black sabbath falan yok.
sokaktan çevirdiğin istisnasız her adamın benden aslında iyi cumhurbaşkanı/ başbakan olur demesidir.
peki dış politika, ekonomi, devletler hukuku, antlaşmalar hukuku, savaş hukuku, uluslararası hukuk ve devletlerin çıkarları, felsefeleri ve sair konular hakkında en ufak fikre sahip olmayan bu insanlar günün birinde sahiden de cumhurbaşkanı/başbakan olsa ne olur?
muhtemelen; sokak jargonuyla konuşup, koca koca devletleri "ey bilmem kim, ey falanca sen kimsin, seni şöyle yaparız böyle yaparız" diye tehdit edip, en ufak bir karşılık aldığında da köşesine çekilip susup oturacaktır. dünyayı yöneten adamların karşısında gösterebileceği tek dirayet bacak bacak üstüne atmak olacaktır. halkını dövecek, sövecektir. eleştiriye kapalı olacaktır. eleştirildiğinde "bunlar şöyle, bunlar böyle, e bunlar hep de zaten böyleydi" diyerek kendini savunacaktır. gelen geçen tarafından kandırılacak, bunları itiraf edecek ve özeleştiri nedir nasıl yapılır konusunda deneyimlerinin zirvesini görecektir. sürekli şov yapacaktır. oy için yapacağı bu şovlar, ülkenin uluslararası arenadaki prestijinin zedelenmesi riskini taşısa bile.
bu sığ düşünceli ve düşük profilli yoldan çevirdiğimiz eğitimsiz ve sıradan insanımız, kendisinin en iyi cumhurbaşkanı olacağına inanmaktaydı. buradan anlıyoruz ki kendisinin fikrinin en doğru olduğuna koşulsuz şartsız inanabilme potansiyeli var. hal böyleyken, kahramanımızın "ülkeyi benim düşüncem, benim ideolojim yönetsin" demesi işten bile değil. kendi görüşünü hepimize dayatacak, bunun için kendi görüşüne uygun eğitim veren okullar açacak ülkenin her yerine.
uzun lafın kısası, yolda kendi işinde gücünde giden ama benden iyi x olur y olur düşüncesine giren güzel kardeşim. senden ülkeye başkan olmaz, öncelikle belirli takıntılarını aşmış olman gerekiyor. dünyaya çok farklı bir pencereden bakman gerekiyor bu işte iyi olman için. boşver. biliyorum cumhurbaşkanlığında iyi para var diyorlar, ama sen yine de işine gücüne bakmaya devam et.
edit: bu entryde yer alan hikaye hayal ürünüdür, gerçek kişi ve kurumlarla bir ilgisi yoktur. *
bir muhabbeti bunaltma, yapılan espriyi kitleme tümcesidir.
yeni girdiği bi ortamda kızların üzerine oynayan, karaktersiz şerefsizler vardır bildiniz mi? onların bi de muhabbeti katlanılamayacak derecede bayan ** çeşidi vardır. ortamda bir muhabbet konuşulur, üstüne hanım kızlardan biri de espriyi patlatırsa işbu şerefsiz sahte bir kahkaha atarak huehuehehe o da güzelmiş hehehe" der. o an, insanın tabiat karşısında aslında ne kadar aciz olduğuna şahitlik etmektesinizdir...
sözlükte yaşanmış, bitmiş veya süregelen entrika, tutku, şehvet aşk, ihtiras, ihanet içeren olaylardır. ne bu lan lise avlusu mu bura amk. ne ara ve nasıl bu kadar samimi oldunuz burada.
400 küsür yazar var, 23 bin küsür ziyaretçi var sözlükte neler olup bittiğini konuşuyorsunuz. ziyaretçilerden de mi utanmadınız? ha?
sözlükte istisnasız her gün "şöyle kızlar böyledir, atatürk şöyledir, bilmemkim böyledir, falanca şehirdekilerin filancayı olması, x şehirde bakire kız aramak" gibi cinsellik ve ırkçılık içerikli komik olduğu düşünülerek açılan ama insana hayatı sorgulatan ibretlik başlıklara imza atan hür ve kabul edilmiş sözlük yazarlarının; hayatında bir kez olsun çevrelenip şöyle okkalı, sağlam bir dayak yememiş olmasıdır. sözlük ortamının ve formatının içinden geçen söz konusu başlıkların istisnasız her gün açılmasının sebebi de budur.
bak adam yazıyor da yazıyor, o temkinlilik yok hiç.