Bir şeyler karalamadan üç beş satır, adını bile tarif yahut telaffuz edemediğin dünyanın içine akıtmadan beynindeki zehri, bu insan milleti nerede beni duyan yok mu diye sorgulayarak uykuya dalmak zoruna gitmeye başladığında mı aklına gelir sendeki eksikliğin aslen ne insan sesi ne zurna sesi ne fantastik melodiler olmadığının farkına vardığın içindeki ilahi sesin eksikliği ! Anlatmazsın bozuk olursun , anlatırsın anlatım bozukluğu olursun. Sıkıştığımız köşenin yarılası çizgisi çatlasa da arkaya düşsek ! Hakimiyeti çetin nefsimize bir ders versek de iğrenilesi bedenlere imrenilesi ruhlar dilesek...
yavaş yavaş soğuyan su paralelinde psikolojinizinde sanırım ben üşüyeceğim hissine yavaş yavaş kapılmasına sebebiyet veren olay olmakla beraber duş esnasında agresifleşmenize ve duş keyfinizin de yarıda kesilmesine sebebiyet veren istenmeyen bir durumdur.
yaşamın cilvesi; 20'nizde dünyaya 'gençlik' pencerenizden bakarak gülümserken, 70'inizde kollarınız arasındaki bastona bakarak ağlamaktan ibarettir şeklinde yaptıgım yargıya sebep olan gerçeklerdir.
bugün fazla açık olan beyin kapakcıklarımdan çıkan sözlerle, söylemlerime cevap verilemediği noktaya geldiğimi düşünüp, cevap verilemeyecek konuma geldiğini kabul ediyorsan özür dileyip yalnız bırakılmanın, uyuyana kadar iyi bir duygu olmadığını belirtebildiğimi varsayıp, beni yine de yalnız bırakıp bırakmamak konusunda istediğin kadar özgürsün
insan,yalnızca görmek istediklerini görür ve bu hususta kendisinden başarılı daha başka bi canlı yoktur.belkide görmek istediklerini değilde, görülmeyi bekleyenlerin göstermek istediklerini görme çabasına girseydi, işte belki o zaman dünyaya, sadece kendi gördükleriyle değil başkalarının da gördükleriyle bakabilirdi.
esgeç! mühim değil verme ehemmiyet.güya pek kutsalmış gibi insan için vazgeçilmez egolar silsilesi, zerafet,ziyafet.
kıymeti verimsizdir cümlesinin,
yok ise başucunda bir ata bir cet.
hele bir de yoksa hakkaniyet !
söylemleri ve icraatleri tutarsız insan!
taktığın at gözlüğünü çıkar ve edeb-edebiyat adına birşeyler öğrenki;
duyacabileceğin en son aşağılayıcı cümle;
'beklerim' derdim ama sütün bozuk!
olmasın!
ve son bir asabi divit hamlesiyle yazdı ki ;
doldum artık!yorumlarım bile yorgun. lav püskürsün lan! kor olsun yansın daha da kötü koksun paslı teneke görünümlü acun
akıl; iradeniz dışında gerçekleşen,seviyesi had safhadaki güç durumlardan sizi kurtaracak ve psikolojik tutumunuzu normal düzeylerde tutacak tek soyut kavramdır.
peki ya aklınızı kaçıracak duruma geldiyseniz!
'ihtiyacın' olursam burdayım,'ihtiyacım' olduğunda burda mısın tartışılır(!) 'ihtiyaçlarım listesinde' tavan yapmak istersen, sadece 'ihtiyacının olduğu zamanların' adamı olmaktan öte olmalıyım.
kendi içerisinde yaptığı istişareyle belki bir aynanın karşısına geçip jest ve mimikleriyle kendi kendini etkileyerek kötü yolda oldugunu, belki bir an önce normale dönmesini istemesi belki namaza başlayabilmesi için kendi kendini küçük düşürerek bulundugu durumdan kurtulmak için kendini motive edebilmek için yaptığı eylemdir.
sabahın on ikisinde(!)kalkıp arkadaşlarıyla süpersosyetik bir yerde kahvaltı ettikten sonra gününün geri kalan kısmını kocasının paracıklarının gölgesi altında orda burda şurda geçiren özenti sosyete filli boyalı makyajlı ablamızın yaptığını yapmak yerine, bu işi kendine görev edinmiş ya da yaşın ilerlemesinden kaynaklanan metobolizma değişikliğinden ötürü uyku ihtiyacının daha aza inmiş olmasından dolayı erken kalkıp çalışma hali veya sabahın erken saatlerinde odun kırmayı yaşam veya geçim şartları arasında olduğunu düşünüp geçinebilmek için yapmış olduğu eylemdir ki bu iki örnek arasındaki ilişki de ne alaka diye gelebilecek bir soruya karşılık teyzemizin yapmış oldugu eylemi ilk örnekteki bayana bi sorun yapabilir mi veya yapmak ister mi desek kendi kendimize, büyük bir ihtimalle ben öyle şeylere gelemem diye cevaplayabileceği bir işlev ve teyzemizin de takdire şayan hareketidir.
ebeveynlerin sıklıkla karşılaştığı ve bir şekilde yolunu bulup cevaplaması gerektiğini düşündükleri ve nerden estiği bilinmemekle birlikte o soruları sorduran ilahi bir güç varmışcasına nasıl dünyaya geldiklerini büyük bir iştahla ve zihinsel gelişimlerine cinsellik konusunu ekleme güdüsü ile soran çocuklara karşılık durumun içerisinden çıkmak için tabiri caizse uydurmuş oldukları ve çocukların mahallede top oynamak taso veya gazoz kapağı biriktirmek, komşu kapının ziline basıp kaçmak gibi fırlamalıklardan uzaklaşıp zihinlerinde henüz doğmamış olan cinsel arzularının açığa çıkmasını önlemek amacıyla kendilerinin bile ben bu bahaneyi nasıl buldum diye hayrete düşdükleri akla mantığa sığmayan ve cevaplama kriterleri ile çocuğu eşşekten düşmüş karpuza çeviren cevaplardır.
kişiyi ben bu dünyanın neresindeyim ? şeklinde kendi kendiyle istişare içerisine sokabilecek, dünyanın en zeki insanı benim gibi bir kibire sevk edebilecek, toplum içerisinde üstün zeka olarak kabul gördüğünden ötürü elde etmiş olduğu popülaritenin kişiye bıkkınlık verebileceği, kişiyi eğer dünya da yasalar varsa ve biz dünyanın kurallarına göre hareket ediyorsak; öyleyse tanrı hükümsüzdür şeklinde ateist bir savunma şekli ile dini görüşü hakkında sorgulamaya götürebileceği, beyninin yüzde yedisini kullanabiliyorsa havaya attığı metal paranın hangi hızla atıldığını, kaç derecelik açıyla yere çarpacağını rüzgarın hızını hesaplayıp paranın dik gelme oranını bulmaya çalışmak vb. normal olmayan düşüncelere sevk ettiği etkilerin tamamıdır. bu göstergeler aşırı zekanın yan etkileri olmakla birlikte aynı zamanda birer hayal ürünüdür.
her sözününün özü harikulade anlamlar içeren hz. mevlana' nın rabbine olan sevgisini anlatan sözü olup hem mecazen hem de gerçek manasıyla bir bütün olan eşsiz güzellikteki sözlerinden biri ve allaha olan sevgimizi muhakkak göstermemiz gerektiğini vurgulayan bir değiniştir.
allahın lanetlemiş olduğu lain şeytanın kibir ve gurur ile hissiyata tabi olması ve bu şekilde arzusuna uygun olmayan hususlarda, ilâhî emre sataşıp saldırma fikrinde bulunmasından mütevellit onda bu hasletin ortaya çıkmasına da, insanın özel bir şeref ile yaratılması ve secde emrini kazanması sebep olmuş ve kendi iradeleriyle onun akıbetine düşmemek için yaratılışlarına bahşedilen ezelî nimetin şükür ve hakkını yerine getirirken ve iblis'in izinde gitmekten kurtulabilmek için insanoğlunun kaçınması gereken, şeytanın ademoğlu üzerindeki saptırıcı ve yoldan çıkarıcı etkisidir.
çocuğum olmadan baba oldum.! evlenmeden reis oldum az sıkıntı oldu. psikiyatristler ahbabım, kedim eğlencem oldu. hayat dersi vermeye çalışanlara her lafım da kapak oldu! buna rağmen sağlam olup delirmediğim için, derin bi nefes alıp dünyayı dolaşacağım!
biraz daha büyürsem, sadece yaşlanmış olacağım derirten ruh haline sebebiyet veren durum.
bir babanın ölmesi demek; ne kutup,ne erzurum ne de donmuş gezegenlerdir bir elin soğuk bir tene dokunuşundan daha soğuk demeniz demektir.çünkü babanızın soğuk tenine dokunmuş olduğunuz anlamına gelmektir.