bu iddaayı özel telefonunda 400 aşkın kişi, iş telefonunda sürekli iletişim halinde olunan 200 kişi twitter da, facebook da, whatsap da çok popüler biri gibi değil ama dün sanal aleme dalmış biri gibi de değilken yazıyorum.
anlatmak istediğim ise yalnızlıklardan daha başka;
kalabalıklar!
hangimize gelmemiştir ki bir gece yarısı dertleşecek kişi isteği?
karşılıksız,çıkarsız sizi dinleyebilecek yaptığınız genel gecer yanlışlara bile onay verebilecek birisi.
hangimiz tam teslimiyet halinde bir başkasının ten sıcaklığını hissetti kalbinde?
en son ne zaman seviştiniz sırf sevişmek için olmayanından.
bütün sırlarınızı konuştuğunuz arkadaşlarınız en son ne zaman arkanızdan konuştu?
çok uzun süre geçmiş olamaz!
ya da siz dün müydü? ya da bugün?
hangi dostunuzla, diğer dostunuzun dedikodusunu yaptınız?
sevgiliymiş gibi yapmadığınız sevgiliniz oldu mu hiç?
tüm bu ortam,alem, içinde bulunduğumuz her topluluk bize birleşmeyi, her şeyin beraberken güzel olduğunu anlatıyor.
bunun nasıl yapılacağını bilenimiz var mı?
biz;
sokakta 9 aylık oynarken gayet mutlu çocuklardık. tek derdimiz anne! çıkmamaktı...
akşamları da körebe oynardık. kızlı-erkekli!
şimdi bir çocuğumuz olsa ilk öğüdümüz 'sokağa asla çıkma' olacak.
bu tezatlık neden?
her nesil yetiştikçe kopuyor kendini yetiştiren nesilden.
fark daha da açılıyor.
ve biz popüleriz, resimlerimi çok beğenen var, retweet çok aldım diyerek kendi yalnızlığımızı kamçılıyoruz git gide.
instagram'a fotoğraf atmak için geziyoruz. swarm'dan check-in yapmak için sosyalleşiyoruz.
ileri medeniyet dediğimiz şey çok sosyalleşmek ise;
internet dünyası tam aksine bizi asosyalleştiriyor!
diyeceğim şudur ki;
ortam, arkadaş çevresi,dostlar,iş, gezme,eğlenme derken 'biz'i 'biz' yapan unsurlardan da koptuk.
birazdan gidip bunca yıldır yapmadığım bir şey yapıp annemin dizlerine başımı koyacağım.
tüm yaşadığım aşklardan, nefretlerden, vurmalardan, kırmalardan,ölümlerden, ihanetlerden açıp gözümü de yapamadığım bir şey bu.
sizin de sığındığınız tek şey 'şu'yalnızlığınız değil mi?
Sehitler icin 'teroru durdurmak' yerine, teroristlere 'arkadas' diyenlerin sempatizanlari, terorden yikilmis sehirleri yeniden yapilandirmak icin 'goreve' denen tokiyi ve buna istinaden devleti elestiriyor.
Acinacak hale gelmek bu olsa gerek.
Sehitler olmasin diye ne yaptiniz siz bu memlekette?
Gidip oy isteyemedigin yerde seni kim dinler?
Turkiye'yi kapsayici bir politikan var mi?
Ulan 'ders kitaplarini siranin ustunde bulan' ve devleti begenmeyen bebe'ler ile dolmus burasi.
'Sayin bywolf Hattiniza tanimli samsung s6 kampanyali cihazinizi almak icin son 3 gun'minvalinde bir mesaj aldim.
Aradim, bu isten para kazanan ama asla saygi duymadigim merve hanim acti telefonu,
Karsidan gelen cizirdama sesleriyle birlikte patir patir anlatti bana kampanyanin turunu, suresini, cekilisten ciktigimi vs.
Ben de malin onde gideni gibi soruyorum.
-yani 2650tl lik telefonu 169 tl ye bane verebileceksiniz?
Heyecanli bir ses ile;
+ evet beyefendi.
-ama ben beyaz severim rengini istedigimiz gibi secebiliyor muyuz?
+siz nasil isterseniz, nerede oturuyosunuz?
-siz de gelecek misiniz
dememle birlikte gecen 1-2 sn de anliyor ki kekledigimi.
+konusmalarimiz hizmet kalitesi geregi kayit altina alinmaktadir!
-merve hanim....
+buyrun bywolf bey
-ozel bir sey soracagim
-insanlari dolandirarak kazandiginizbu paradan memnun musunuz?
-kazandiginiz bu para rahatca uyumanizi sagliyor mu?
-benden kazanacaginiz en az! 169tl den ne kadar prim aliyor sunuz?
-vicdanen rahat misiniz, rahatsaniz kapayacagim, degilseniz muhabbet edebiliriz.
+eee sey kem kum!!!
+Merve hanim sesiniz cok hos geliyor. Eminim her insa gibi guzelsinizdir de. Eger verirseniz ozel numaranizi ben size 200 tl vermeye hazirim. En azindan dolandirmadan para kazanmis olursunuz.
+dıııtttt
+dıııttt.
Ne ara cogaldi evine haram para goturmek isteyen insan sayisi?
Hangi vicdan?
Hangi seref bir insani bile bile bu yonde calismaya itebilir ki?
Parasiyla fahiselilik yapmak bile bence bundan iyi en azindan karsilikli alis/veris var.
Secmenlere 3 genel kultur sorulacaksa eger akp yuzde 70 alir.
Kemalist gecinen chp halkin genel olan hicbirseyini bilmediginden dolayisiyla halktan ve 'genel' den uzak insanlarin partisidir.
Ee ona oy verenler de akp'ye sovmek yerine baska bir bok bilmediginden.
Icleri dislar ile carpip sonuca baktigimizda.
Chp yine yenik.
Edit: akp yi dusurmek isteyen andaval sacmaligini anlayip kactigindan bana kaldi ihale.
iran son zamanlarda batı dünyası tarafından uzlaşmacı bir kimliğe büründü. uranyum zenginleştirme konusundaki batı yanlısı anlaşma sonucunda kendisini 'anlaşılabilinir' pozisyonuna aldı ve üzerindeki ambargolar kısmen kalktı.
Hali hazırda iran'ın 100 milyar dolarlık kullanamadığı ülke dışındaki varlıkları konuşuluyor. iran bu ambargolar kalkması nedeniyle bu paranın kendi iç piyasasına geleceğini öngördü.
iran; büyük resimde görülenin aksine israil ile ışid konusunda gizli bir ittifak içinde olduğu aşikar.
Bunu anlamak için ise ışid'in suriye'deki bütün enerji yollarını kesme isteğine bakabiliriz. Adeta ortadoğu enerjisi israil'in akdeniz'e olan kıyısı mecbur bırakılmak isteniyor.
Tabi ki ışid'in Türkiye' ye karşı değişin tutumu ve iran'ın kalkan ambargosunun eş zamanlarda olması da şaşırtmaması gerekir.
Gidecek yeri kalmayan ışid neden iran'ın sınırına dayanamıyor bir bakmak lazım.
Aynı ışid'ın neden israil'e savaş açmadığına da bakmak lazım.
Kuzey ırak petrolündeki Türkiye dağıtımını istemeyen iran, ışid kullanarak bunun önüne geçmek ve ortadoğu'da ışid eliyle enerji koridorunu elinde tutmak istiyor. iran'ın desteklediği suriye ve ıraktaki aşırı dinci gurupların ışid'e bağlılık yemini ettiklerini söylemeye de gerek yok.
iran biz Türklere karşı tarihinden gelen hainliklerini yine yapmaktadır. Abd-iran yakınlaşması olurken ve türkiye-abd ilişkileri durağan bir zamandayken yapılan bu saldırılar ve Türkiye devletinin yaptığı mükemmel derecedeki siyasi ilerigörüş bir anda iran'dan tepki aldı.
Son dışişleri sözcülerinin yaptığı açıklama bunu gösteriyor.
abd-iran arasına çomak sokan ve kendisine olan saldırılarda artık suskun kalmayacağını gösteren Türkiye 'gerekirse üs'leri kullanıma açacağız diyerek ortadoğu'daki oyunu tekrar kendi kuran hale gelmiştir.
galatasaray'ın şampiyonluğundan sonra sosyal medyada kaybolan, durum güncellemesi yapmamaları ve fenerbahçe'li, sarı-lacivertli paylaşımlarını bizden esirgeyen arkadaşların-dostların yaşadıklarına sevinilmesi durumudur.
-nerdesin olum görüşemedik?
- ya takılmıyom bu aralar.
-şampiyonluğumuzu da kutlamadın!
-hee biz de sizi 6-0 yendik.
6-0 konusu geçmeseydi şahsen yaşadığının farkına varamayacaktım.
bir entry sonrasında, verilen cevabın ağırlığını kaldıramayıp o çok önemli dakikalarını, saniyelerini sözlük yazarlarının hırs ve nefret ile harcayıp sürekli eksilemesi ile oluşan durum.
halbuki bir şey yazarken kendi görüşünü söylerken, kendinin tam tersi görüşünün de o konu ile alakalı söyleyebileceklerini tahmin edip, bilip ona göre söylev geliştirmeli insan. sonra ters köşeye yatınca sığındığı tek şey olarak eksi butonu imdada yetişmiyor vesselam.
Her ne kadar okuldaki gösterilerden kaytarmak için can atsakda hafif okulda takılıp eve döndüğümüzde programını izler öyle asıl kutlamayı yapardık.
Keyif ve huzur verirdi bize o çocuk yaşımızda bile.
Şimdi ise o'nun yokluğu sırf 23 nisan kutlamalarında bile bir boşluk. Ama bu boşluğu farkedecek tek nesil o programları izleyip adam olan çocuklar olacak.
Ne büyükmüssün barış abi.
Sensiz bugün bir bayram ama 23 nisan değil gibi.
tamam. onlarda sosyal olduklarını zannedip bu internet dünyasın'da asosyal oluversinler. gece en fazla 3'e kadar takılmak şartıyla hemde. ertesi gün okula gitmeyecekler ise şayet. bunu küçümsemek için söylemiyorum zira.
gecenin ilerleyen saatlerinde bilhassa genç erkek liselilerin bilgisayarı şu tarz çalışıyor görüyorum.
Bir pencere'leri uludağ sözlük bir elleri mause da diğer elleri ise malum yerlerinde. entry girmek için malum yerlerinden ellerini klavyeye koyuyorlar sonra çok sağlıksız. hijyen'e önem verilmesi gerekiyor oysaki.
tabi ki vücut bu tarz çalışınca kafa da durur mu yapıştırıyor
20 cm lik penis
mızrak penisli andrew
penisine büyüteç ile bakan erkek
neden taş gibi kızlarla çıkmalıyız
survivor izleyip masturbasyon yapan kız
gibi gibi konular entry'ler.
bu konular bize okullarda ciddi ciddi cinsel eğitim'in de verilmesini düşündürtüyor. hadi eski zamanlarda ayıp kaçar, abes ile görülürmüş, şimdi çağ internet çağı adam tek tuşla en iyi porno filmi indirebiliyor, en güzel pornocu' yla birlikte ekrandan güzel bir gece geçirebiliyor. önceden hayaller varmış oysa ki bir de çoğunuz bilmez tutti furitti.
Diyeceğim odur ki eğer sikinizi fazla dilinizine doluyorsanız bayım sikinizle ilgili bir sorununuz vardır.
eğer çok am göt muhabbeti etmeye meraklıysanız ve bu konuların size bu sözlükte karı-kız tavlatacağına inanıryorsanız ki bunu bilemiyorum gece benim gibi girip iki adam akıllı bir şey okumak isteyen adamların da zevkini sikiyorsunuz.
etmeyin gençler, yazıktır ,günahtır.
gidin paşa paşa otsbirinizi çekin, o sikiyle kafayı bulmuş beyinlerinizle sözlüğe konu girmeyin rica ediyorum.
kek için malzemeler
--------------------------
3 Adet yumurta
1 Su bardağı süt (eğer süt yok ise suda kullanabilirsiniz.)
1,5 Su bardağı kadar şeker (1 su bardağıda kullanabilirsiniz ama genelde 1,5 su bardağı şeker kullanılıyor.)
2-3 çorba kaşığı kadar kakao
1 paket vanilya
1 paket kabartma tozu
2-2,5 su bardağı kadar un (yumurtanız büyük ise un ayarını ona göre kendinizde ayarlayabilirsiniz.)
NOT : Minicik erimiş yağı bir peçete ile kabın içini iyice yağlamayı unutmayınız..
Delme işlemi için.
/////////////////
sana 'Toplu iğne' yeter.
////////////////
edit: la oğlum kinaye yapıyoruz amk. şunu da yazdırttınız ya bana yuh!
150den fazla ülkede milyonlarca insan 28 Mart 2015 akşamı 20.30da ışıklarını bir saatliğine kapatmaya hazırlanıyor. Dünya Saati etkinliği bu yıl özellikle iklim değişikliği sorununa dikkat çekmeye çalışacak. Bireysel katılımcılar evlerindeki ışıkları, kurumsal katılımcılar ve anıtsal yapılar ise dekoratif aydınlatmalarını bir saatliğine kapatarak kampanyaya katılacak. Bireysel olarak katılacaklar için neden kayıt olunması gerektiğini anlamasam da (bkz: http://dunyasaati.org/) buradan kayıt olabilirsiniz.
Geçen sene olduğu gibi bu yıl da Garanti Bankası, 'Coca-Cola' ve ViKO kampanyanın ana sponsorları oldu.
Sponsorlardan coca cola'yı ayrı bir yere koyuyorum. böylesine küreselleşmiş ve iklim değişikliği sebeplerinden biri olan dünya üzerindeki en büyük kapitalist sermaye olan bu kuruluş çok iyi yönetiliyor.
Kendilerinin neden olduğu iklim değişikliği konusunda yine kendileri böyle etkinliklere sponsor olarak 'ağabey bizim hiçbir suçumuz yok' imajını vermeye çalışıyorlar sanırım. kimse de demiyor bunlara lan hırbolar 3.dünya ülkelerindeki üretim veya şişeleme fabrikalarınızın atıkları nereye gidiyor, dünya'ya yılda ne kadar karbon salıyorsunuz diye kimse sormuyor,soramıyor.
Siktir edelim sponsorlarını etkinliğin de belki bir işe yarar amk 1 saat ışıksız kalalım olur mu?
Çok sevmişsindir. Öyle ki bir dargın bir barışık koskoca 11 yılın bir şekilde çabucak geçmiştir. Seni şair yapmış, kendini şiir yapmıştır.
Her ayrlışta bir süre geçtikten sonra onun da kendini avutma şeklini görürsün. O kıtipiyoz herif ile yanak yanak çekildiği resmi ölsem, unutamam!
Araya alırsın aşk dediklerini, yatağına, tenine sığdırabilirsin hatta.
Bir tek yer vardır evrende kendinden kaçamadığın, bir tek yer vardır yaşanılası,
Saçlarına asmışsındır çoktan ruhunu, gemilerin hep karaya oturur.
Çok seviyorum dediği adamı da çok seversin, incitmesin istersin, ama güldürmesin onun yüzünü benim gibi, dersin bunları.
Kendine dahi dönüp anlatamadığın korkuların vardır, elini her tuttuğunda biraz daha yaklaşırsın ölüme,biter idealler anında, zaman muamma.
Gider bir gün hiç sebepsiz sanarsın, yine aşklara yelken açar, içini çeke çeke yine beklersin.
Hece hece sevgiyi,aşkı sorgulatır sana. Yaşamak çelişkisini, gerçekleri düşündürtür yine ,yeniden sana.
Ah şu benim duygusal aklım,o'nu çok seven kalbim, harflerim,dizelerim kelimelerim...
Yazık ettik hep beraber yine bana.
Üşüyorum o'nsuz...
Yalnızlığımdan değil daha dün ceset aldım taksimin arka sokaklarında!
Son yudum'du bu yine rakı'ya borçluyum...
Garson!!!!
Hesabı getir!
Fenerbahçe'ye Emre Belözoğlu ve Volkan Demirel gibi kaptanlarının yakışmadığını düşünen sporsever kişi söylemidir.
Ezeli rekabet hep var olacaktır. bir gün yener ,bir gün yeniliriz bu böyle.
Spor kulüpleri tarihleri için yaşamalı bundan 40 yıl sonra hiç kimse çoçuklarına Felipe Melo anlatmayacak ya da Emre veya Volkan.
Rekabetin yozlaştığı, akılalmaz paralar dönen bu piyasa, böyle oyuncular sunuyor bize taşıdıkları formanın ağırlığını bilmeden.
Lan o formayı, o pazubandı Lefter giymiş takmış züppe.
Kimsiniz siz Metin Oktay'ın formasını kirletiyorsunuz?
istediğiniz kadar çıkıp sahanın ortasına küfür edin ezeli rakibinize bayım. Biz Alex'leri, Hagi'leri, Metin Oktay'ı, Lefter'i, Ziya şengün'ü anlatacağız torunlarımıza.
Evimiz israil partisinin lideri olan Lieberman söylemidir. Evet. Yanlış duymadınız.
israil'deki seçimler sebebiyle ırkçıların oylarını nasıl toplayacaklarını şaşırdılar artık. Bizdeki hırtlardan ise bir ses çıkmamakda bu konu hakkında. Hani o herşeye duyarlı türk gençleri. hani kuşlar, ağaçlar?
Galatasaray'ın 1999 yılından beridir rakibini kendi sahasında yenemediği için yenilmediklerine övünenlerin sığındığı tek limandır.
Bir rakip düşünün karşınıza geçip;
- 'ehuhau bugün de yenemedin lan beni' diyen...
- Oğlum bununla mı övüneceksin?
- Yok kanka ama yenilmedim.
- Şampiyonluğumu ne çabuk unuttun hıyar!
- Olsun bi keresinde 6 tane atmıştım...