Öncelikle inançsız bir insanım. Yani dinlere inanmıyorum, cinlere karşı da bir inancım yok.
Bir süredir tam uykuya daldığım dönemde rahatsız edildiğimi hissediyorum. Yaklaşık üç aydır bu 6-7 kere oldu. Tam uykuya daldığım anda başımda birileri geziyor, rüya görüyorum ve rüyanın ortasında bir anda başım ve gözlerim karıncalanıyor, başımı tutamayacak hale geliyorum öne doğru düşüyor. Çok yüksek bir enerjinin başıma baskı uyguladığını hissediyorum. Bir kere çığlık duydum kulağımın içinde.
Bugün olanlarsa ciddi anlamda bıkkınlık derecesine ulaştı.
Uyudum. Uyuduktan sonra başımda bir el hissettim. Elin olduğu tarafın diğer tarafı yastığa gömüldü. Bunu hissediyorum nasıl oluyorsa. Büyük bir baskı yapıyor yüzüme. Dişlerimi sıkmaya başladığımı hissettim ama böyle parçalayacak gibi sıkıyorum dişlerimi hissediyorum bunu. Yüzümde geziyor el. Uyanmak istedim. Uyanamıyorum. Uykuda olduğumu fark etmeme rağmen uyanamıyorum, gözlerimi sıkıca kapatıyorum.
En son elimi başıma attım sırt üstü dönüp. Tam bu anda gözlerim kapalıyken odayı gördüm rüyamda ama sanki gözlerim açıkmış gibi. Odam genelde karanlık olur. Duvarları beyaz odamın. Gördüğüm rüyada duvarlar beyaz değil griye çalıyordu. Sanki bir ışık vuruyormuş gibi. Yani odama benziyor ama odam değil aslında fark ediyorum bunu. Sonra gözlerimi açtım, etrafa baktım hafif korkuyla. Döndüm yüz üstü uyumaya devam ettim.
Bu sefer bacaklarımdan tuttu birisi. Önce yorganın bacaklarımda hareket ettiğini hissettim. Sonra birisi bacaklarımdan tuttu beni çekti. Yüzümü çarşafta hissediyorum. Yine uyanmak istedim uyanamadım. Gözlerimi açtım, nasıl uyuduysam öyle uyandım.
Şimdi buna ilk başlarda uyku felci şu bu dedim ama bu normal bir şey değil. Bu kadar ileri gitmesi de normal değil. Hadi baskı hissedersin, kıpırdayamazsın bu uyku felcidir. Bu yaşananların hiç mantıklı açıklaması yok.
Belirtilere baktığımda genelde hep depresif insan belirtileri yazmışlar ama bu tip işlerle uğraşan kişilerin saydığı bazı şeyler bende mevcut.
Çok canım sıkıldı gece gece. Uykum da kaçtı. Sinir doluyum sadece, korku yok.
Umuyorum stresten falan kabus görüyorumdur ama kabus olsa bunu nasıl hissedebilirim yüzümde başımda anlamış da değilim.
7-8 yaşındaki çocuklar youtube izliyormuş aman aman "Bak işte yeni nesil böyle oldu, oradakileri izliyorlar. Örnek alıyorlar, 'bizim zamanımızda böyle miydi?' dışarı çıkmıyorlar." hemen yapıştırıyor bu eleştiriyi bilirkişi. Soruyoruz "Sen ne zaman doğdun?" birisi diyor ki 1990, birisi diyor ki 1985, şok oluyorum. Senin çocukluğun ile 2010'da doğan çocuğun çocukluğu aynı geçerse sorun var demektir. Doğrusu senin gibi olmamasıdır zaten.
Sonra, 7-8 yaşındaki çocuktan ne bekliyorlar acaba? Ne yapabilir 7-8 yaşındaki çocuk. Türk insanında hep var bu, üstten bakma olayı. Kendisi 7-8 yaşında bir şey yapamamış olsa bile 20-25 yaşında açar ağzını "Bu yeni nesil de ne bileyim, bomboş yetişiyor." sor ne yaptın diye, cevap veremez ama yeni nesli eleştirir.
Aslında bu Türk toplumunun genel sorunu da olabilir. Kendisinin yapamadığı şeyleri başkasından beklemek ve sürekli eleştirmek. Tam olarak bu, Türk toplumunun esas sorunu bu: Başkasından beklemek. Hiç kendisi yapmayacak. sürekli ağzını açacak ve başkalarından bekleyecek. Genelde Batı'yı bize örnek gösterenlerde görüyorum ben bunu. "Abi, Fransa'da şöyle mi be?" diye soruyor. Bakıyoruz Fransa'ya; herkes işini çok iyi yapıyor, çöpçüsünden inşaatçisine eksiksiz iş yapıyorlar. Bizde de herkes işten kaytarmak istiyor. Ama gel gelelim aynı standartlarda yaşamak istiyoruz. Neyse konu bu değil, başlıkla uyuşmuyor bu yazdıklarım ama değinmeden geçmek istemedim.
Yeni nesli geliştirmek istiyorsak "Youtube'a girmeyin!" demek çözüm değil. Bu hayatımızın bir gerçeği ve yeni neslin göz bebeği. Eğer gerçekten yeni nesle bir şeyler katmak istiyorsak oturacağız, yeni neslin bilgilenmesi için videolar üreteceğiz. Onların ilgisini çekecek, sabah akşam oyun videoları izlemek yerine açıp bunları izleyecekleri videolar yapacağız. Yok yapamıyor muyuz? Eleştirmeyeceğiz. Ortaya bir şeyler koymadan eleştirince gömlek cebinde sigara paketiyle "Sigara içmeyin oğlum, çok zararlı!" diyen dayıdan farkınız olmuyor.
Daha da yazılır ama halkımızın okuyacağını düşünmüyorum, maalesef. Bu kadarı yeter. Umarım kendimi anlatabildim.
BJK TV'ye göre Şenol Güneş dayak yemişti ambulansa bindirilirken ama görüntülerden görüleceği üzere Şenol Güneş sedye ile çıkarılıyor ve ortada hiçbir şekilde dayak yok. Beşiktaş neyi amaçlıyor?
Son zamanlarda Rusya'nın yaptığı savaş uçakları batıya göre daha sağlam. F-35 hatalıyken Rusya'nın MiG 35'i daha iyidir. Sukhoi Su-35'a laf yok zaten. (https://en.wikipedia.org/wiki/Sukhoi_Su-35 )
Büyük ihtimal her tarafı mayınlayıp/tuzaklayıp, en az 10 tane intiharcı koyup çekileceklerdir.
TSK'nın bir süredir yürüttüğü durmadan bombalama ama karadan saldırmama işe yaramış gözüküyor. ileriye ÖSO'yu sürüp şehri durmadan bombaladık. Sivillerde öldü elbet, ışidin gücü azaldı. Önlerde ki paralı ÖSO militanları da biraz iş görünce çekilmek zorunda kaldılar ama kesinlik yok tabii.
an itibariyle tsk tarafından yapılan bilgilendirmede el bab - bzagah bölgesinde muhtelif sayıda deaş terör örgütü mensubu canlı olarak ele geçirilmiştir.
son 13 saatte tsk ateş destek vasıtaları korumasındaki 5 özel kuvvet grubu tarafından 12 deaş'lı terörist el bab - bzagah mevkiinde imha edilmiştir.
ele geçirilen teröristlerin sorgulamaları sürmektedir.
Bu ülkeye en ufak yararı bulunmayan ama lafa gelince ülke şöyle böyle deme cesaretini kendinde bulunduranlardır. Başka ülkelere gitmek isteseler, işsiz ve cahil oldukları için alınmayacaklardır bile.
6 Eylül 2015'de dağlıca'da 16 şehit verdiğimizde yeri göğü inletenlerin 1 sene sonra sessiz kalmasını neye yoralım? Halkın alıştığına mı yoksa şehit haberlerinin artık prim vermediğine mi?
Eğer her haber doğruysa ki ihtimal vermiyorum. Orada burada avmler boşaltılıyorsa artık darbe zamanı gelmiştir geçiyordur. kendi bayramımız nevruzda diken üstündeyiz. Adamlar önce nevruzu sahiplendiler sonra eylem yapmaya kalkıyorlar.
Sikik işlerin başında gelir, nerde komünist nerde pkk sevicisi varsa toplanmıştır üstüne bu yazarlığı biraz daha önce farketmişler ve üst seviyelere çıkmışlardır. Yaptığınız değişiklikler Türkçü olduğunuz için onaylanmaz. Komünist devriyeler tarafından durmadan kontrol edilirsiniz, en ufak hatanızda size karşı cephe alırlar ve uyarı üstüne uyarı verirler. ( Komünist yaparsa sayın, xx kötü niyetli olmadığınızı bilerek uyarmak isterim. xx maddesinde xx yerinde yanlış değişiklik yapmışsınız. Bundan sonra daha dikkatli olmanızı ister, iyi çalışmalar dilerim. Biz yapınca Vikipedi'nin şu kuralından şu kuralına ihlal yapmışsınız. Bir daha yapmayın.) istedikleri şekilde sayfalar oluşturur, karışırsanız yaptığınız değişikliği onaylamazlar, onaylasalar bile kendileri tarafından yazarlar, pkknın yaptığı en kötü olayı bile çok iyi bir şekilde servis ederler. Sikik yazarların, sikik makeleleri elden ele dolaşır. Onaylanır. Atsız Ata'nın makalelerini yazarsınız, gereksiz der siler atarlar. Kısacası Faşist bir ortam vardır ve bu faşist ortamı komünistler oluşturmaktadır. Ulan allahtan bunlar devletin başında değil he.
Şimdi kafa şekline baktığımız zaman, duruş şekline filan, Türk'e zaten benzemiyor ama bu benim suçum değil vs vs konuşması, ne kadar ezik, bilgisiz, cahil bir insan olduğunu gösterir. Tarihi biraz okusaydı bu cümleleri zaten kurmazdı. Tarihi öğrenirse de yakın zamanda, kendisinden utanacağına dair şüphem yok. Sorsan Türkler'i neden sevmiyorsun, neden utanıyorsun diye, ırkçılar der ama kendisi Türklüğe ırkçılık yapıyor, hemde Türk olmasına rağmen. Ne denir ki?
"Çanakkale’de başarılı olamadık. Nasıl başarılı olurduk ki? Zira Türkler yuvasına girilmiş aslanların hiddetiyle, cüret ve cesaret kahramanlığı ile savaşıyorlardı. Böyle bir millet görmedim."
Türk değildir. Kendileri Alparslan Türkeş'i başbuğ olarak görürler. Sebebi ise Alparslan Türkeş'in sözde ülkeyi komünistlerden kurtarmasıdır ama Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün bu devleti esaretten, çoğu dünya devletinden kurtarmasını görmezden gelirler. Bunlarla değil tartışmak, muhattap bile olmamak lazım, cahillik yığını bir insanın bir insana vereceği yoktur, alacağı vardır. Sizde ki iyi yönleri de köreltirler.
Grubun en zayıf halkasına 2 maçta puan ver, çeklere kendi evinde yenil ama burdan dön, Dünya kupası 2014'de yarı final oynamış Hollandayı, bir çok başarısı olan Hollandayı, Euro 2016 dışında bırak. Ne diyeyim valla helal olsun.
diyen insanın başkanlık yaptığı kulübün aklanmasıdır, 1 mayıs 2012'de cemaatin polisinden jop yerken haykırdığımız gibi. "Cemaat Fenerle başa çıkamaz." Bundan sonra hesap soracağız, yaşattıklarınızın fazlasını yaşatacağız. Uykusuz geçen gecelerimizin hesabını vereceksiniz. Sadece Cemaat değil Fenerle kimse başa çıkamaz,
3 Temmuz 2011 - 9 Ekim 2015 arası durmadan takımının yanında olan renkdaşlarımı canı gönülden tebrik ediyorum, bayramımız kutlu olsun. Bu bir Fenerbahçe bayramı.