Birkaç aydır hem fiziken hem manen yaşadığım yalnızlık türü. Değişik bir his. Has da veriyor ama yatarken king size yatakta tek olmanın verdiği bir hüzün var.
Vefat eden arkadaşımla hayalini kurduğumuz web sitesini hayata geçirmek ve beklediğimiz gibi bir tutar kazandırması . Bununla beraber diğer adımları atıp adımızı sonsuza kadar duyurmak . Fakat tüm yük artık benim omuzlarımda ve ben bunu başarmak için yeteneksizim. Ama yılmadım, yılmayacağım ve en azından ilk adımını başaracağım .
Başlık için yazar arkadaşa teşekkür ederim ama saçma sapan bir şey olmuş. Bu devletlerin değil taaaa kuruluştan itibaren her şeyin varlığından itibaren böyle bu durum . Kara delikler diğer göktaşlarını gezegenleri yıldızları yutarken; her şeye gücü yeten Allah acziyet gösteren insanı dünyaya gönderirken ya da ne bileyim işte teknolojik her yenilik eskiyi gömerken de düşünmelisin bunu . Zira ne yaparsak yapalım güçlü zayıfı dikte eder çünkü bu güçlünün görevidir. Bunu değiştirmek imkansız. Neden derseniz de işin ehli olmayan birine, layık olmayan birine, hak etmediği, yüksek sınıfta görev verildiği zaman ileriye giden bir şirket var mı? Devlet var mı? Ne zaman ki bir devletin başına zayıf kişi geçerse o zaman devlet yok oluşa gider yada yok olur ...
"Sular yükseldikce balıklar karıncaları yer, sular çekildikce de karıncalar balıkları yer. Kimse bugünkü üstünlüğüne gücüne güvenmemeli... Çünkü kimin, kimi yiyeceğine suyun akışı karar verir." Burada bile güçlü olan sular olmasına rağmen onun da yok olabildiğini görüyor.
Eğer insansam neden hiçbir şey hissedemiyorum? Eğer hayvansam neden insan denen varlıktan daha derinlemesine düşünüyorum? Ve hayatımı bir bitki gibi yaşamak istemiyorum: bir yere kök salmış , nefes alan ve çevreye faydalı olmaya çalışan...
Tüm sene bekledim , bekledim , bekledim . iş konusunda spesifik olarak istediklerimi karşılayacak bir yer için. Şimdi ise bunun tadını çıkartıyorum . Aşağı yukarı bir haftadan fazladır yeni otelimde müdür olarak çalışıyorum ve Ölüdeniz de olması ve her gün 5ten sonra manzaramın bu olmasını seviyorum. https://galeri.uludagsozluk.com/r/2389628/+
Genel olarak yaptığımdır. Sorun şu ki hiiç pazarlıklarımın kabul olduğunu görmedim yada pazarlıkta anlaştığımızı görmedim. Ama umut dünyası hala ediyorum . Bakalım günün birinde bir cevap gelecektir olumlu olumsuz.
Cinsiyeti de erkek belirliyor . Ve erkeklerin akılları şeyinin ucunda olduğuna göre zeka tamamen anneden geçemiyor demektir. Babaların katkılarını da unutmayın .
Son entrylerin aksine düşünen bir insan olarak chester varken çok iyilerdi ama şimdi de tabiri caizse tüm bir grup palyaço balıkları gibi (bilmeyenler için kayıp balık Nemodan akıllarına gelir ) cinsiyet değiştirip chester ı yenilemişlerdir. Heavy is the crown ve the emptiness machine bu seneki favori şarkılarımdır. Eski bir dostla yıllar sonra buluşup da o çocuk halini bildiğin adamın evlenmiş ve bezmiş halini görmek gibi ...
Baştan geçmiş olan bazı tatsız olaylardan kaynaklı kafada kurduklarımın beni belli belirsiz avlaması sonucu bir türlü alışık olmadığım bu kavramın kıyısına beni bir kişi getirebildi. Ve haberi bile yoktu. Sadece onun bir başkası ile evlenmesini vereceği zararı ve benim onsuz yaşamamın ne kadar karanlık olacağını gördüğümden ayrılmasını beklediğim bir arkadaşlığın içinde buldum kendimi. Derken ayrılığın olmayacağını ve kendisini bu zindana kapatacağını gördükten sonra kendsini alev Benjamin in de istediği gibi let me down slowly kıvamında özgür bıraktım kendimden. Son sözlerim de yüzüne karşı sen benim her şeyimsin ve ben senden vazgeçiyorum olmuştu. O günden beri yok başka bir şey.
Bunun ben taaaa ... Birinin olduğu gibi olamaması yaşıtlarından olgun durması davranması göstermesi vb. Ne kadar nalet şey varsa hepsinin içine tüküreyim.
Türk olanın her daim asker olduğunu asker doğduğunu lakin yakın geçmişle beraber bunun unutturulmaya çalışmasına rağmen hala damarlarında hisseden herkeste bulunan sevgidir .
Vefat eden arkadaşımla hayalini kurduğumuz web sitesini hayata geçirmek ve beklediğimiz gibi bir tutar kazandırması . Bununla beraber diğer adımları atıp adımızı sonsuza kadar duyurmak . Fakat tüm yük artık benim omuzlarımda ve ben bunu başarmak için yeteneksizim. Ama yılmadım, yılmayacağım ve en azından ilk adımını başaracağım .
Dün şu sıralar konuştuğum kızın canı sıkkındı. Telefonda bir saat kadar konuştuktan sonra hadi gel eğlendireyim seni diyip satranç oynayalım dedim. Oynarken bir yandan da telefonda konuşmaya devam ediyorduk. 3 el oynadıktan sonra suratıma kapattı. Galiba artık eskiden konuştuğum kız diyebilirim. Beynini azıcık küstürdüm ...
Gördüğüm kadarıyla hiçbirimiz iyi değiliz. Madem öyle birbirimize mesaj atıp en azından damdan düşenin halinden damdan düşen anlar mantığı ile birbirimizi toplayalım.
Estetiksiz haline kalbimi verdiğim kadın. Daha ilk çıktığı dizide gözüm kalmıştı. Her seferinde daha çok dikkat ede ede müptelası olmuştum. Ama bu estetik mağdurluğu bende bitirdi kendisini .