sene 2000, aylardan temmuz, balıkesir ordonat'ta yirmi sekiz gün bedelli yapıyorum. ortam hayvan gibi güzel, herkesin siki taşağına denk, ben 28 yaşındayım, bölüğün en küçüğüyüm, emniyet müdürleri, kaymakamlar, uyuşturucu kaçakçıları, seyyar satıcılar, kıraç, cenk ve erdem bey'in cenk'i, orçun kunek'i yazan abi (adını unuttum, soner'di sanırım), hepsi bizim koğuşta, muhteşem bir askerlik geçiriyorum, tüm gün kakara kikiri, etrafımda bir sürü adamla muhabbet.
benim muhabbetin güzelliği yüzbaşının kulağa gitmiş, beni odasına çağırdı, onunla da konuşurken bir iki espri falan yaptım, adam yerlere yattı, ben adamla kanka olup, sabah sporuna gitmemek için soytarılığın dozunu daha da artırdım, -o zamanlar 114 kiloyum, çift palaska geziyorum göbekten-, onur sen ne biçim adamsın, falan diyor bana, ah kafamı sikim, daha sonra olacakları bilsem ben yapar mıyım o taklitleri, o şebeklikleri.
öyle böyle derken üç hafta geçti, son haftaya geldik, artık içtimalarda veda konuşmaları, askerde ne öğrendik, ne öğrenmedik falan, onlar konuşuluyor, bir ara konu nasıl geldiyse, fıkra anlatacak biri var mı ya geldi, ulan orada üç bin kişi var en az, nasıl geldi konu bilmiyorum, kimse çıkmadı tabi, sonra yüzbaşı "o zaman taklit yapacak biri var mı?" diye sordu, ananı sikim, ben daha iki hafta önce yüzbaşıya odasında "içtimada 'izinler iptal' diye bağırırken zevkten boşalan çavuş"un taklidini yapmıştım, "ya beni çağırırsa şimdi?" diye düşünürken, yüzbaşı bağırdı, "bankacı nerde bankacı, öne çıksın bankacı" diye. bankacının amına koyım lan, senin odana gelip taklit yapan bankacının sülalesini sikim. mecburen elimi kaldırdım, öne çıktım, yüzbaşı o an benim hayatımı sonsuza kadar sikecek olan cümleyi kurdu, "gel gel, şu çavuşun taklidi yap bakim bize ehehe" "yok, ben gelmeyeyim, taklit yapamam bu kadar insanın önünde" falan diyecek oldum, arkadan yavşak arkadaşlar "git la git, güleriz hayvan gibi, git hadi" diye arkadan ittirdiler, yüzbaşı da tekrardan "gel lan buraya" diyince, yüzbaşının yanına kadar gidip, bölüğün önüne çıktım.
yüzbaşı bağırıyor "arkadaşlar, bu arkadaşınız bankacı, ama çok komik bir çocuk, beni geçen gün gülmekten öldürdü, neydi o yaptığın taklit, orgazm olan çavuş mu, hah yap bakim onu bi daha ahahahahah" diye, ben ensemden dökülen terlerin götüme doğru süzülürkenki soğuma hızını hesaplıyorum o anda, bitik bir durumdayım, on binlerce göz bana bakıyor. "tamam" dedim en sonunda, "ne olacaksa olsun, bitsin bu işkence, ben de yerime geçeyim".
tüm gücümle "çarşı izni iptal arkadaşlar oooaaarrrrhhhhh" diyerek benden istenen taklidi yaptım, ama ağzımdan sadece "cik" sesi çıktı amına koyim. lan sesim çıkmıyor, duyamıyorum sesimi anasını avradını sikim, "sesime ne oldu yea? bir daha bağırayım bari" dedim, tekrar bir "cik" sesi daha. herkes bana bakıyor, bir kişi bile gülmüyor duysalar belki gülerler, daha da zorluyorum "ooooooaaaaarrrrrrhhhhhhhhh" diye orgazm olan dinazor taklidi yapıyorum artık, kükreme seviyesindeyim, sesim öndeki sıralara ya gidiyor ya gitmiyor, deliricem, muhabbet kuşu gibi cikleyip duruyorum. zaman durdu, "bayılsam da kurtulsam" diye düşünüyorum, bayılamıyorum, yüzbaşı yanımdan "hadi hadi" diyor, arkadaşlara bakıyorum arka taraflarda nasıl gülüyorlar, nasıl neşeliler piçler.
en sonunda yüzbaşı kurtardı beni yine kendisinin soktuğu bu rezil durumdan, "sağol bankacı, hadi yerine" dedi, yerime geçerken bir iki cılız alkış duydum, ulan yazarken bile kulaklarım kızardı utançtan, hayatımda bu kadar utandığım bir başka an yoktur herhalde, askerliğin son bir haftasını yere bakarak geçirdim, sanki herkes bana bakıp, bak o gerizekalı salak bu diyormuş gibi geliyordu anasını avradını siktiğimin bölüğünde. üç haftada edindiğim karizmamı üç dakikada götüme soktum, terhis olana kadar da öyle dolaştım.
ha siktir intihar edicem galiba, yine çok fena oldum bak."
editoryıl: güzide uludağ yazarlarımızın cem yılmaz'dan hallice espri yeteneği olduğunu gözler önüne sermiştir.
başbakan-aziz yıldırım gerginliğini şike bahanesine bağlamak suretiyle fenerbahçeyi haksız şekilde harcamak, akabinde gezi olaylarına en büyük desteği veren fenerbahçe taraftarının güzelliği, tuttuğum takım olan galatasarayın bunun tam tersine sessiz kalması, hatta ve hatta köstek olması sonucu an itibariyle hissedilendir.
an itibariyle "kıbleyi bulan akıllı pusulalı seccade 39 tl. bir alana bir bedava, gül kokulu tesbih hediyeli kargo ücretsiz URUN yaz 3848e yolla müşteri temsilcimiz seni arasın" şeklinde bir sms yollamış numara.