hülya avşar'ın kahverengi gözlüsü. burun , alın, çehre bire bir kızına benziyor. ya da doğrusu hülya anasına benzemiş. türk sinemasında hiçbir ünlünün annesi emral hanım kadar göz önünde olmak istememiştir. şarkıcı camiasında da bu böyledir. analar geride durur. bir ara kibariye'nin annesi şefer diyerek ortaya dökülmüştü. sadece bir ünlünün annesi olarak bir yere gelmeyi tercih edenlerdendir emral hanım. kızının polimikleri yetmezmiş gibi arada programlara bağlanır ve hülya'sını savunur. güya kendisini kızının boşanması hasta etmiştir. belki doğrudur neticede zordur ve kötüdür bu durumlar. helin'e gelince o ak kaşıktır. annesi son tuvalet olayı dahil çoğu şeyden habersizdir. bunu da helin avşar annem hasta ona her şeyi söylemiyoruz demesinden biliyoruz.
allah şifa versindir. hayat bu kadar kısa bazen üzülmek için değil, olanları unutmak için yaşamalı insan.
türkiye'nin sayılı gerçek güzellerinden birinin annesidir. elbet kanseri deyencektir. kızının şarkıcı olma hırsını örnek alsa yeter.
"embesil bir oğlan çocuğu yüzünden sağ elim kullanım dışı, baldırım şişti, dizlerim yarıldı. sinirim sonsuz, acım dinmiyor. ne kadar alır iyileşmem,bir hafta on gün ? solak da değilim zor yazıyorum. ağlıyorum görenim yok. en kötüsü en çok duymak istediğim ses en uzak gezegende sanki. eğer bir telefon kadar yakın değilsen sen kimsin ki. özledim çok."
Aşkın bitti tamam
Yalan söyleme,zorlama kendini
Yüreğini dinle
Farkındayım azalan duyguların bittiğini
Sen değilsin sen değilsin
Bu kadar mıydı,yalanmıydı herşey
Bıraktın bir başıma bu şehirde
Bu değil senin aşkın bu değil
Gözlerden uzak olman
Hak değil,reva değil
Bu değil senin tavrın bu değil
Kandırmak bir yüreği
Hiç sana göre değil
Geçti onca zaman masallar misali artık
Avunmak çok zor inan oyalama artık beni
Biliyorum apansız bitecek bu sevdamız
Sen değilsin sen değilsin
Bu kadar mıydı,yalanmıydı herşey
Bıraktın bir başıma bu şehirde
Bu değil senin aşkın bu değil
Gözlerden uzak olman
Hak değil,reva değil
Bu değil senin tavrın bu değil
Kandırmak bir yüreği
Hiç sana göre değil
sabırlı olmaktır. kardeşiniz dahil tüm kazık kadar heriflerin abla sözüne muhattap olmak ve ses etmemektir. msn messenger dahil her ortamda salak cümlelerini sineğe çekmek çocukluklarını anlamaktır.
abla olmak daha küçükken ebeveyn olmaktır, büyümektir, sadece 3 yaş bile büyük olsanız.
gerçekleri adı gibi bilen hatta aşkına sıfat olarak yazığı bile seçen aşık bünyenin ziyan cümlesi. e madem biliyorsun bu yazık hikayenin hiçbir yerindesin, neden soruyorsun. aynaya baksana. gör kendini bir kenar süsüsün sadece. boyalı cümleleri olan. peki boyalar akınca harflerden tek bir harf susuzluğunu giderecek mi? susma!
bu yazık hikayenin neresindeyim?
Sensiz olan tüm bölümlerde başroldeyim.
mmmarilyn monroe ; ile mukayese edilemeyecek aktrist.harlow 1911; mm 1926 doğumludur. bu da ondan çok sonra hollywood'a girmesi demektir. hepsi bu. harlow ne yazıkkı sadece 26 sene yaşamıştır. harlow öldüğünde 1937'de mm daha 11 yaşında bir kızdır.ortak özellikleri ikisi de genç yaşta ölmüştür. trenden erken inmişler.
Honor Bound (1928)
Moran of the Marines (1928)
Chasing Husbands (1928)
Liberty (1929)
Fugitives (1929)
Why Be Good? (1929)
Why Is a Plumber? (1929)
Close Harmony (1929)
The Unkissed Man (1929)
Double Whoopee (1929)
Thundering Toupees (1929)
Bacon Grabbers (1929)
The Saturday Night Kid (1929)
The Love Parade (1929)
This Thing Called Love (1929)
Weak But Willing (1929)
New York Nights (1929)
Hell's Angels (1930)
City Lights (1931)
The Secret Six (1931)
The Public Enemy (1931)
Iron Man (1931)
Goldie (1931)
Platinum Blonde (1931)
Beau Hunks (1931)
Talking Screen Snapshots (1932)
Hollywood on Parade (1932)
Three Wise Girls (1932)
The Beast of the City (1932)
Red Dust (1932)
Hold Your Man (1933)
Dinner at Eight (1933)
Bombshell (1933)
The Girl from Missouri (1934)
Reckless (1935)
China Seas (1935)
Riffraff (1936)
Wife vs. Secretary (1936)
Suzy (1936)
Libeled Lady (1936)
Personal Property (1937)
Saratoga (1937)
bir ingiliz atasözü. insanlar alçakgönüllüğü anlayacak kapasitede olmayabilirler o bakımdan tevazu bireye yarar değil zarar getirir. türkiye'de daha çok boş başak dik durur, meyveleri bol olan ağaç yere eğik olur gibi tevazuyu öven atasözleri çok olsada ayrıca alçak eşeğe binen çok olur da mevcuttur. sözün özü üzerinden güneş batmayan ülkenin herkese talkım verip kendi salkım yiyen sömürgeci gb devletinin bu atasözü prensipte doğrudur.
nicedir aklımdasın
seni sevmedim önce
usul usul girdin aklıma
sonra kalbimin çatlaklarından süzüldün içeri
merheminle sararken yaraları
gidişin yıkım olur dedim
ama durdum gittiği yere kadar
seni sevmiyorum
sevmek zaman alır
bir 8 yıl oldu daha ne kadar var
sevmek zaman alır
biz yolun başındayız
hep aklımdasın
hep aklımda
karşı tarafın size güvenmediğinin göstergesi soru cümlesi. peki neden güvenmiyor, çok mu güzel fotolardaki kişi çok mu yakışıklı? değilse sorun ne bu soru neden. olay ne?
- fotolardaki kız sen misin ?
- senin için o kişi değilim artık, vazgeçtim. bir deniz kızı vardı o da küresel ısınma olunca kutuplara kaçtı. ama orası da gidince uzaya kaçacak. çünkü insanların gönlünde inanç tohumu yok.
giden gitti,
yürek kaldı peşinde.
mevsim döndü
hazan düştü çiçeklere.
kalan bilir,
kalan susar hep sessizce son susan söyler son sözü kalbiyle.
her yanım ayrılık
her yanım hüzün şimdi
hep biraz kırık gibi yarım atar yüreğim
ödül müdür ödünç müdür ayrılığın zehirden iksiri
bardağımda yudum yudum ölüm müdür?
ağlayan bu yürek benim midir
kurtuldu akıl
yürek kaldı peşinde
yalnızlığın hesabını sorarken gece
sessizliğimin içinde gizli sözler
gözyaşı oldu yalnızlığımı sildiler
her yanım ayrılık
her yanım hüzün şimdi
hep biraz kırık gibi yarım atar yüreğim
ödül müdür ödünç müdür ayrılığın zehirden iksiri ?
bardağımda yudum yudum ölüm müdür? *
hayatta hiçbir şeye gücü yetmeyen biri için içindeki diktatörü sanal ortamda salıvermek. haddini bilmemek şeklinde tezahür eder. yüz yüze diyemeyeceği şeyleri zaman zaman klavye delikanlılığı ile sunar. içindeki güce sahip olma özlemi bünyeyi sarsar. sınırlı yetkiye alışkın bünye hadsizlik ile karşı karşıya gelir. kendini kaybeder. zaman geçince bu sarhoşluk kendini mantığa bırakır. ve ben ne yapmışım der kişi.
yine aynı şey yine aynı kabus
çöküyor üzerime başımdan gitmiyor
yine yalnızlık yine sensizlik
büyüyor içimde aman vermiyor
seni böyle sevmek acı veriyor bana
bizi böyle görmek parçalıyor içimi
--spoiler--
uzaklıklar değil de kalbinde olmamak koyar bana, ya orda yoksam, ya bir başkası varsa, ya beni unutursan. dertler büyüyor içimde...
--spoiler--
bir zargana boş bkzı. benzer bir murathan mungan şiiri ya da dizesi vardı sanırım. emin değilim.
bir aşk tek bir aşktan yapılır diğerleri aynı aşkın temize çekilmeleridir. ilk müsveddedir ve esastır diğerleri düzenlemedir. belki sonraları mükemmele bile yakındır. belki çocuğunun babasıdır, belki kızının annesi ama asla o ilk aşk değildir. tabii şanslıysan o'dur.
bir aşk kaç aşktan yapılır. adam gibi bir aşk bir hayattan yapılır. adam gibi hayat bir aşk eder mi? etmez çoğu zaman! aşk seçicidir adamı değil zindanına alacağı mahkumunu seçer.