bazi seyleri hatirlayip odada volta
atmaya basliyorum, bir asagi bir yukari,
elimde degil, duramiyorum,
bir asagi bir yukari.
yalniz kalmaktan hosnut biriydim eskiden.
simdi yikildi duvarlarim,
her seyin kenarlari var.
ellerine geçirdiler beni -aklini kaçirmis, kapana kisilmis.
kendi içimden çikardilar beni.
çalisiyorlar üzerimde.
saldiri hiddetli, kesintisiz
ve sessiz.
nehirler bentlerin üzerinden akiyorlar.
yanik kasar peyniri gibi bir kokusu var günesin.
on binlerce yüz, bulvarda.
varliklari benimle tamamen ilintisiz
insanlarla birlikte yasiyorum.
volta atip duruyorum odada.
soluk soluga.
acima bir ad taktim.
"saldiri" koydum adini.
saldiri, diyorum, lütfen disari çikip
beni rahat birakir misin?
lütfen yürüyüse çikip
bir trenin altinda kal.
dostlarim beni çok sakaci buluyorlar.
chinaski'den söz et bize, diyorlar sevgilime.
saldiri, diyorum, bir sey yemek ister misin?
bir zamanlar yaris ati miydin sen?
neden
uyumuyorsun?
neden biraz
dinlenmiyorsun?
saldiri da yürüyor benimle odada,
omuzlarima siçrayip beni sarsiyor.
lorca yolda vurulmustu,
ama burada, amerika'da kimseyi
kizdirmaz sairler.
kumar oynamazlar.
poliklinik kokar onlarin siirleri.
insanlarin yasamaktansa ölmeyi
yegledikleri bir poliklinik
gibi.
burada sairleri vurmazlar
sairlerin farkinda bile degiller.
gazete satin alman için
sokaga çikiyorum.
saldiri pesimden geliyor.
harikulade bir genç kizin yanindan geçiyoruz.
gözlerine bakiyorum. o da benim
gözlerime bakiyor.
ona sahip olamazsin, diyor saldiri, yasli bir
adamsin sen, yasli ve kaçik.
evet, ölümün de farkindasin.
öleceksin ve nereye gidecegini bilmiyorsun,
ama ben de seninle gelecegim.
seni asagilik orospu çocugu, diyorum, neden
bu kadar düskünsün bana?
aa, yoldasim!
birlikte yikaniyoruz, birlikte yiyoruz, mektuplarini
birlikte açiyoruz.
birlikte siir yaziyoruz.
birlikte siir okuyoruz.
chinaski miyim, saldiri mi,
emin olamiyorum.
kimi acimi sevdigimi söyler.
evet, o kadar çok seviyorum ki onu
kirmizi bir kurdeleyle, kanli bir kirmizi
kurdeleyle baglanmis olarak
size hediye ediyorum,
sizin,
hepsi sizin.
onu hiç özlemeyecegim.
basimdan def etmek için çaba sarf ediyorum, inanin.
posta kutunuza sikistirabilir
ya da arabanizin arka koltuguna firlatabilirim.
ama simdi,
burada, delongpre bulvari'nda
birbirimize mahkumuz.
en çok uydurulan yalanlardan biri.
iyi ki dağa çıkıyorlar, dağa çıksınlar demiyorum. bunda hiç mantık yok zira.
ama geçenlerde şöyşe bir yazı gördüm ve gerçekten hak verdim;
--spoiler--
diyorlar ki kürt çocuklarını kandırıp dağa çıkarıyorlar. ama kimse demiyor, ulan kandırıyorlar da neyle kandırıyorlar? dağda villalarda mı yaşatacağız mı diyorlar? iyi bir gelecek mi olacak diyorlar? büyük paralarla mı kandırıyorlar, söylesenize neyle kandırıyorlar? peki bunlar afedersiniz de bunlar çocuk mu ki kandırsınlar? gerilla saflarına katılan kişi bilmiyor mu gerilla olmanın zorluklarını? bütün hayatını bırakıp evinde sıcak yatağında uyumak varken soğuk dağta taşa sarılıp uyuyacağını bilmiyor mu? dağda soğuktan çok açlıktan dizlerinin titrediğini bilmiyorlar mı? bence kürt çocuklarının kandırıldığı falan yok, kürt çocuklarının kandırıldığını savunan "ahmaklara" sözüm, kandırılan sizsiniz. bunu anlamaya başlasanız iyi olur yoksa koyun yerine konulup, kandırılmaya devam edileceksiniz ve dökülen kanın en büyük sorumlularından biri olmaya devam edeceksiniz..
--spoiler--
edit: eksileyin arkadaş tamam da benim görüşüm değil ki bu. e bi oku spoiler şeysini eksilemeden önce.
edit2: kürt çocukları dağa çıksın biz indiririz diyen bi yazar gördüm demin bunla ilgili. aç bi istatistikleri bak bakalım kim kimi ne kadar indirmiş.
sarı perdeler yırtılır
çılgın gözlü kedi sıçrar
yaşlı barmen tezgaha yaslanır
sinekkuşu uyurken
sen biliyorsun ve ben biliyorum ve onlar biliyor
tanklar yapay savaş alanlarında eğitim yapar
lastikler otobanda vızıldar
ucuz burbonla sarhoş cüce odasında bir başına ağlar
boğalar özenle matadorlar için yetiştirilir
çim ve ağaçlar seni seyreder
okyanus devasa ve hakiki yaratıklar barındırırken
sen biliyorsun ve ben biliyorum ve onlar biliyor
yatağın altındaki bir çift terliğin hüznünü ve zaferini
kanınla dans eden yüreğinin balesini
bir gün aynalardan nefret edecek aşk kızlarını
mesaide vardiyayı
iğrenç bir salata ile geçiştirilen öğle yemeğini
sen biliyorsun ve ben biliyorum ve onlar biliyor
bildiğimiz şekliyle ölüm
berbat bir numara sanki o kadar acıdan sonra
sen biliyorsun ve ben biliyorum ve onlar biliyor
durup dururken gelen ani mutluluk duygusunu
olanaksızlığın ortasında yükselen bir şahin ay gibi
sen biliyorsun ve ben biliyorum ve onlar biliyor
büyük sevinçlerin şaşı deliliği
sonunda aldatılmadığımızı biliyoruz artık
sen biliyorsun ve ben biliyorum ve onlar biliyor
ellerimize ayaklarımıza hayatlarımıza yollarımıza bakarken
uyuyan sinekkuşu
katledilmiş ölü ordular
baktığında seni yutan güneş
sen biliyorsun ve ben biliyorum ve onlar biliyor ki
keşke sözlerini yazabilecek farsça bilen bir babayiğit çıksa..
edit: latin alfabesiyle yazılmış sözleri için jedi mind tricks nickli yazara teşekkürler.
--spoiler--
hejarey şewan karî pêm kirden azîzim.
aciz le dil bîm razî we mirdin hey hawar
şirin şirine şirin şemame,
satê netbînem xewim herame
şuwey (?) dilberî we to temame
hey dad hey bê dad kes diyar niye azîzim
kes le derdi kes xeberdar niye azîzim
şirin şirine şirin şemame,
satê netbînem xewim? herame
şuwey (?) dilberi we to temame
xwem kirmashani yarim qesrîye azîzim
xatirxay bîme teqsîrim niye
hey hawar şirin şirine şirin şemame,
satê netbînem xewim herame
şuwey (?) dilberi we? to temame
--spoiler--