bizden zulüm gibi toplanan, sigarayı 9 tl ye, arabayı %130 zamla almamıza yol açan, benzinin fiyatını 4.5 tl seviyelerine çıkaran vergileri soran insan cümlesi.
açın gözünüzü açın. Götünüzden sikiyolar haberiniz yok. bu deprem istanbul'da olsaydı nasıl yetişecekti bu yardımlar? daha van'a yetmiyo çadırlar battaniyeler. nerede bu vergiler?
sevgili melis,
anlıyorum son günlerde çok zor günler geçirdin. hiçbir şey istediğin gibi olmadı. haklısın zor oldu senin için. biz seni anlayamadık haklısın.
durmadın galatasaraya saldırdın. "ne acı koydu real madrid" dedin. sustuk, baktık öylece. yine durmadın "beşiktaş'a neden bir şey olmadı" dedin. üstüne gitmedik. "trabzon niye şampiyonlar ligine gidiyor" dedin. güldürdün. "bizi küme düşürün" dedin. eh yeter artık bi sus amk.
sen öncelikle kendi haline bak. acınacak haldesin. kim düşürdü bu hallere seni? kim yaptı bunları? sen gidip onlara saldırsana. hani çok güçlüydün? hani 17 takıma karşı oynuyordun? oynuyordun ya hani bas bas bağırıyordun. ne oldu şimdi? yok mu kimse yanında?
cumhuriyetini ilan etmiştin? hani kur kendi mahkemelerini, al yanına arkadaşlarını. yok mu hiç seni sevip sayan insanlar? yok mu arkadaşların?
bunların nedeni ne biliyor musun? bütün nedeni sensin. herkesi kendine düşman ettin. kendini ayrı gördün herkesten. al işte, sonucu bu. kimse olmaz yanında. buyur şimdi tek başına çık bu işin içinden. ya da kaç kurtul, en güzeli o. kaç kurtul ki senin azıcık kalan şerefini de küme düşürerek harcamasınlar.
ağlama melis, sakın ağlama. bunların nedeni sensin.
ramazan ayında içki içmenin daha büyük saygısızlık olduğunu düşünenlere yöneltilecek soru ve bunun sonucunda doğabilecek sorun. ne açıkladım be.
her neyse arkadaş. şimdi bu içki içmek günah ya normalde de. bazıları sadece ramazan ayında içmez saygısından. artık nasıl saygıysa.11 ay iç sonra bi ay saygı. çok komik değil mi?
tamam olum ben de aynı şeyi yapıyorum ama saçma yani kabul et. basma hemen eksiyi.
şimdi gelelim alkolsüz biraya. şimdi biz bunu içince günah olmayacak mı? önemli olan niyet değil mi? onu da geçtim o alkolsüz biranın üstünde hacmen % 0,00234sfvbscd dan az alkollü gibi bir şey yazıyor. e şimdi o alkol değil mi?
ibrahim akın'ın şike caiz mi sorusunu sorduğu hocaya benden gelsin. alkolsüz bira caiz mi?
aynen öyledir abi. kimse vay efendim erkek adam korkar mı, vay efendim öyle saçma paranoya mı olur demesin. herkes yapar bunu. özellikle rüzgarın şiddetlendiği o an var ya. işte o an korku dozu en üst seviyeye çıkar. kalp atışları hızlanır. sonra o an geçer. bir rahatlama, bir gevşeme.
Diyarbakır belediye başkanı osman baydemir'e audi marka zırhlı araç alınması.
şimdi yorumsuz yazsam sözlükteyiz, olmaz. o zaman kısa bir yorum yapayım.
terörist cenazelerinin taşınması için devletin ambulansını tahsis eden insana, minnet duygularının gösteriliş biçimi. o bunu gerçekten hak etti. he bir de şu var onu da yazmadan es geçmeyeyim. halkım aç, susuz, imkansız diye bağıran insan evladı eğer 650 bin tl lik bir araca biniyorsa, bu işte bir gariplik var demektir. o araba olmasa, kaç tane aile doyar bir hesaplar insan. ama yok. onlar ezilmiş halk. onlar yıpratılmış, dışlanmış halk.
arkadaş biz kimseyi dışlamayız. ama seni dışlayan ve senin hiç bir fikrine değer vermeyen adama hala minnet duyuyorsan, adam saraylarda yaşarken, benim hakkımı savunuyor bu helal olsun diyorsan, sana söyleyeceğim tek kelime vardır.
kesinlikle takip edilmesi gereken insanlar. mizah anlayışları ve gözlemleri çok kuvvetli. zaten o yüzden de insanı gülümsetebiliyorlar. ben bir deneyin derim.
başta da aref videosuyla başlayın. tavsiye ederim.
teknosa nın satış sonrasında arızalanan ürünler için, garanti işlemlerini yürüten bölümü.
1 mart 2011 tarihinde arızalı bilgisayarımı teknoasist vasıtasıyla teknik servise gönderdim. gönderdiğim andan aldığım ana kadar her aşamada kısa mesajla bilgilendirildim. tam 1 haftada geldi. tabi bunda toshiba teknik servisinin de payı var.
memnunum yani. mutluyum. huzurluyum. öpüyorum. bay bay.
islam inancına göre, kıyametin koptuğu ahiret gününde, saçma sapan veletlerin açtığı başlıkların sebebinin sorulması.
yavrum, çocuğum. yok mustafa kemal kısırdı, yok hz.muhammed eşcinseldi. saçmalamayın yavrucuklar başka konu mu yok?
sizin hayattan öğrendiğiniz bu mu? memleket bunların tartışılmasına mı kaldı? ya da dikkat mi çekmek istiyorsunuz? git istiklalde donunu indir o zaman evladım. bak ne kadar çok dikkat çekiyorsun. söylediğinize dönüpte bir bakın. kime karşı kimi savunuyorsun?
ey sen kürt arkadaşım. tabii ki hepiniz değil. alınan alınır. mustafa kemal e küfür ediyorsun. pkk yandaşı oluyorsun. sonra da bana saygı gösterin diyorsun.
ey sen dinci arkadaşım. mustafa kemal e kısır mıydı diyorsun. ölen adamın arkasından konuşuyorsun ki yaşasa da fark etmez. bir insanın arkasından dedikodu yapıyorsun. açta bir kuran-ı kerim i oku bakalım. dedikoduyla ilgili ne yazıyor?
ey sen laikçi arkadaşım. artık laikçi ne demekse. milletin anasına bacısına düz gidiyorsun. herkese aptal gözüyle bakıyorsun. sonra da saygı bekliyorsun.
ey sen ateist arkadaşım. islam a sövüyorsun. dine küfrediyorsun. sonra da ben ateistim. bana saygı gösterin diyorsun.
canlarım benim. bi bakın bakalım. ülke olarak ayrılmışız değil mi?
işte tam istedikleri gibi oldu. kimin bilemem. oturun da 1 dakika her şeyden sıyrılıp düşünün bakalım ne olmuş diye.
türkiye nin %60 ı aptal demişti aziz nesin. halt etmiş. herkes çok akıllı. herkes çok zeki bu ülkede.
ama bir farkla. sadece kendisine.
he ben mi? ben aptalım. cebimi düşünmediğim için, her tartışmada orta yolu bulmaya çalıştığım için, hep doğrunun yanında olmaya çalıştığım için aptalım.
buyurun sevgili akıllı gençler. ülke elden gidince, siz yine bir yer bulursunuz. bana oradan kart atın olur mu?
izleyince sigarayı bırakmamız ya da bırakmayı düşünmemizi sağlayan reklam.
evet aynen öyle. şu sıralar reklam kuşağında dönen reklam. başta arçelik reklamı sandım arkam dönük. dinlemedim tabi. sonra döndüm baktım dedim herhalde taşak geçiyorlar. ikinci kez gördüm. gülüyorum ya elimde olmadan. diyorum aga sana ne olmuş?
üçüncü de gül, dördüncü de gül derken arkadaş içimi bi burukluk aldı mı? ciddi ciddi bırakmayı düşündüm olum. reklamı görüyorum ağlamaklı oluyorum. ulan 20 sene sonra bende öyle olacağım diyorum. sonra da s.kerler diyorum zaten ölmüşüz ağlayanımız yok olsa ne olur?
velhasıl kelam, bu gelgitlerden sonra sigarayı bıraktım canlar. vallahi içmiyorum 20 gündür. aklıma da fazla gelmiyor doğrusu. gelince de açıyorum reklamı buradan
&feature=related ] izliyorum geçiyor.
şöyle de bir şey var. herkes bu şekilde olacak diye bi kural yok. ne adamlar var. sigarayı resmen yiyorlar. ben bu riski göze alamadım. alana da saygı duyarım. ayrıca kapalı alanlarda da sigara içilebilsin. bi tane de ufak lcd koysunlar sürekli bu reklam dönsün.
evet, bundan 20 sene sonra android gibi gezmemek için sigarayı bıraktım.
hesabımızın bir mekanda erdal acar tarafından ödenmesine karşılık garsonun ağzından dökülen sihirli kelimeler.
olay gerçek mi, yalan mı bilemiyorum ancak, " kapak nedir, nasıl yapılır? " sorusunun cevabı sanırım budur.
uludağ da o tepelerdeki otellerden birinde geçiyor olay. erdal acar eğlenmeye gelmiş. her neyse şen şakrak eğlenilirken mekanda, erdal acar sahnedeki bayan sanatçıya şampanya yolluyor. garson şampanyayı patlatıyor ve sanatçı erdal acar a teşekkür ediyor. oradan bir sivri zekalı arkadaş ta hemen altta kalmayıp, şampanya gönderiyor sanatçıya. sonra erdal acar gönderiyor sonra adam derken, olay yarışa giriyor tabi.
belli bir süre geçtikten sonra erdal acar masasından kalkıyor ve mekanı terk ediyor. diğer adam ise masasındakilere " gördünüz mü olm dayanamadı hırbo. " nidalarıyla havasını atarken, hep birlikte mekandan ayrılmaya karar veriyorlar. garsonu çağırıp, pişkin pişkin sırıtırken, hesabımızı getirir misin diyor adam ve garsonun ağzından o sihirli kelimeler dökülüyor: