yağmur duasına çıkmış köylüler
abdest almış, göğe el açmış
yedi rekat namaz kılmışlar
üç keçi kesmişler sonra
sana fazla düştü
bana az diye
çıngar çıkmış aralarında
tabancalar patlamış
jandarma yağmış üzerlerine.
günümüz liselilerinin davranışı olsa kabul görebilir bir davranıştır fakat yazıktır ki bunlar belli bir yaşa gelmiş 21.yy insanlarıdır.
siyasi konularda 20-25 yaşına kadar ne bir bilgileri ne de fikirleri olmuştur. televizyon dizilerinde deniz gezmiş'in adını duydukça fark etmişlerdir dünya üzerinde ve tarihte farklı bir şeyler olduğunu. zaten tüm bir ideolojiyi deniz gezmiş'ten ibaret sanarak yaşarlar.(televizyon dizileriyle komünist olmak) tam da aradıkları şeydir aslında toplumda kendilerini farklı gösterme malzemesi olarak komünizm. ilgilerini çekmiştir çünkü ilgi toplayabileceklerini düşünmüşlerdir, zira günümüz coğrafyasında ilgi çekmek için yapılabilecek pek az şey kalmıştır. aslında onlar zaten eskiden beridir hep bir başkaldırı, isyan, hak mücadelesi halindedirler. öyle ise wikipedia'dan öğrenilen bilgilerle 68 ruhu dost meclislerinde yeniden canlandırılmalıdır. ilgili bir kaç albüm de mp3 player'a atıldıkdan sonra ötesi yoktur. en kısa sürede bir kitapçıya gidip darağacında üç fidan'ı alırlar, içinde bu kalp seni unutur mu dizinden replikler okuyacaklarını düşünerek. aslında bilmezler olayın gerçek yüzünü, hepsi kendilerini farklı göstermeye çalıştıkları için birbirlerinin aynısıdırlar. itici olurlar, sinir bozucudurlar.
bir ideolojinin nasıl kirletilebileceğinin en güzel örneğini verirler bize.
tayfa bandista'nın benim annem cumartesi şarkısındaki, insanı hüzüne ve hisse boğan basit gibi görünen çarpıcı sözü. gözlerin dolmasına ve tüylerin diken diken olmasına sebep olur.
ülkemizde fazlaca bulunan, içleri boş nesilden faydalanan asalak güruh.
magazin programlarına verdikleri demeçlerle yeri yerinden oynatırlar. her konuda muazzam bilgiye sahiptirler ve bilgelikle dolu aforizmaları her zaman halka mal olur. birbirlerine sataşmayı da severler, çünkü çok zekidirler ve bu tartışmalar onlar için büyük bir beyin fırtınasıdır. dinleyici kitleleriyle size beklediğinizden çok kısa sürede, istemeseniz de ulaşırlar. caddede yürürken şahin marka arabalarda ya da gece kulüplerinin önünden geçerken sanatı zorla ayağınıza getirirler. herkesin derdine koşarlar ve hiç beklenmedik anlarda, bazen sebepsizce ağlamaya başlarlar. haklarında söylenecek ve yazılacak şeyler hiç bitmeyecek olan insanlardır. onlar artık her yerde...
satın aldıkları sütyeni yıkamaya fırsat bulamadan giymek zorunda kalan bağyan hanımların, göğüslerini tahriş etmesin diye gerçekleştirdikleri pratik uygulama. ya da göğüslerini daha büyük göstermeleri için kullandıkları bu uygulama hakkında ağız birliği yaparak söyledikleri ortak yalan da olabilir.
hem futbolcu için hem ülkesi için garip bir hissiyat olsa gerek. insan kendi ülkesinden zengin olunca neler hisseder bilinmez ama yurttaşlarının dedikoduları kulağına geliyor gibi oluyordur zannımca.
örn:hristo stoichkov
-resmen ülkeden zenginim. istesem satın alırım ama almıyorum.
gibi bir durum da olabilir.
(bkz: barış atar)
(bkz: görgüsüz)
yurdum vatandaşının et fiyatlarının tavan yapmasından dolayı, iyi bir kahkahanın bir adet bifteğe eşdeğer olduğu sözünü kastederek yapabileceği eleştirel açıklama.