zafer biryol ve altan aksoy gibi türkiye'de kendini kanıtlamış ve en üst düzeydeki kulüplerde futbol oynamış iki futbolcuyu kadrosuna katarak ciddi anlamda güçlenmiş ve de grubunun en favori takımı haline gelmiştir. bu gelişmeden önce takımın yeni teknik direktör ercan albay ile değişim hissedilir olurken söz konusu bu büyük iki transfer ile takım daha da güçlenmiştir. umarım birileri çomak sokup da kulübün menfaatlerine zarar vermez, uzun yıllar olduğu gibi.
bu yıl akdenizden güzel bir rüzgar esiyor... umarım bu rüzgar mersinimizi her daim üzerinde taşır ve özlenen şampiyonlukları yaşatır.
cover denince benim aklıma gelen esas şarkının islifini bozmaktır. söz konusu şarkının aynısını ya da bir-iki müzik aleti ekleyerek yeniden düzenlemek değildir cover yapmak. bir şarkıyı yeni gibi lanse edebilmelidir cover hali. bunu da bu şarkı ile mizan çok çok iyi başarmıştır. bu şarkıyı rahmetli barış manço'dan bilmeyen ya da bilen kişiler bile yeni şarkı gibi -mizan hali ile- dinleyebilmekte ve apayrı bir lezzet verebilmektedir. ciddi anlamda türkiye'de yapılmış en iyi cover denebilecek bir düzenleme yapılmış bu şarkıya.
kolay kolay muhtarların verme yetkisinin kalkamayacağını düşündüğüm belge. nedeni ise aslında basittir. muhtarların işlevsel olarak en çok yaptıkları iş bu belge üzerindendir. eğer böyle bir yetki kaldırılırsa muhtar işlevinin en önemli kısmı bitmiş olur. tahminimce muhtarlarla birlikte nüfüs müdürlükleri de verebilecekler bu belgeyi.
bu arada muhtar bu belgenin verilmesi ile muhtara ödenen ücret 3 ytl'dir.
öss sınavı döneminde en yoğun olduğum oniki aydan tek başına başarı ile ayrılan yılın beşinci ayı. bu ay kişi asılırsa öss sınavına, hukuk fakültesini banko kazanıyor -ya da kazandı.
nereye giderse gitsin kovulmayı kişiliği ile bağdaştırmıştır kendisi. bilir ki gittiği yerden de kovulacaktır. hatta belki de yeniden kovulduğu yere geri bile dönecektir. aynı dondurma yalarsın da biter, gider yenisini alırsın ama bu sefer vanilyalı değil de çikolatalı yalayım dersin. işte böyle yalaya yalaya kovulur bu kişi. hakeder de...
hissedilen duygudan yoksunluk varsa tamamlayan müzik ve kişinin içindeki en asil duyguların dışa vurumu açısından müzik türleri arasında iyi sıyrılan, ciddi anlamda özümsendiğinde gözyaşlarını tutamadan kulaklarda cınlayan nağmelerde kişiyi kaybettirecek güce sahip müzik türü ve de çoğu kişi için yaşam biçimidir.
kime göre neye göre... bakış açısından mütevellit hoca kişisinin eğer daşşaklı statüde varolan bir yücelikse hoca, ne yazarsan yaz yine de hor görür öğrenci sınav kağıdını... ha yazmışsın ha yazmamış... onun için farketmez... boş ver sınav kağıdını.. 100 al, öp başına koy sonra... böyle hoca saçmalayandan öte dürüst olanı sever...
mamafih şöyle vuku bulan durumlar da yok değildir hele de üniversite dolaylarında... boş kağıdı vermek içler acısı... vermemek içindeki gurur açısı... ha bir de önceki akşamı vardır bunun... rakı içerken iplenmeyen duygu seli... sınav anında dank eder, vurur yüzüne... akşama ne içeceğin rakıdan zevk alırsın ne de o sınavdan geçer not... ta ki duygu seli bir insan olmayana kadar...
son tahlilde... en duygu tarifi dolu kağıtlardan biridir.
deli gibi hukuk kitapları arasında raks etmekteyken... yeter uleyyynnn nidalarıyla biranda kendimi içinde bulduğum oyun... ha zaten oyunun farkında değilmiydim... evet.. biliyordum ama yıllar önce içimde yaşayan bir oyundu... yıl 2008 olmuş şuan dışımda yaşayan oyun ta ki 2002'deki gibi...
neyse oyuna geçtiğimiz de ki ''bana ne senin oyunundan'' diyeceksiniz, haklısınız da ama belki yardım, heyecan veya bir soruna çözüm olabalir yazdıklarım... istersem de yazmam o da var... neyse...
oyun'a üst liglerden hatrı sayılır bir takım ile başladığınızda illa ki şampiyonluk gelir.. ama serie a hariç.. neden.. çünkü roma gibi bir su aygırı takım mevcut orda...
şampiyonluğun nasıl geldiği ise önceki entylerde kaymak gibi anlatılmış.. ekmeği batır ye... fakat şunu belirteyim... 4-1-3-2 taktiği ile kendinizi dünyanın merkezi sayabilirsiniz ki aman diyim...
hiç tasvip edlimeyecek tendir... dokunursun kızarırır, dokunmazsın bozarır... desturundan hallice hele de sevgiliye ait bir tense, iş harap halin ise kendinden hallice acaip bir deniz altında yüz bin fersah şeklindedir...
velhasıl kelam... sadece candan erçetin kişisinde yakışıklı duran tendir.