istanbul tıp fakültesi anatomi anabilim dalında pratik salonuna giren her öğrencinin taşikardisini azdıran hocadır. beni de diğerleri gibi dersten atana kadar seveceğim kendisini.
yemeklerine kurban olduğum okulum. 6 senede bitiricem inşallah.*
6 yıl sonra gelen edit: bütsüz bitirdim de başım göğe mi erdi dediğim eğitim yuvası. Bol bol hastası, garip hocaları ve asistanlarıyla şimdiden özlediğim yer. Yemekler bozdu bu arada.
http://tasinmiyoruz.com/ adresinde sesini duyurmaya çalışıyor şu sıralar. şantiyeye okul taşınmasın demek için sanal ortamda toplu bir eyleme hazırlanıyorlar.
edit: yapılan itirazlar ve eylemler bir fayda getirmemiş ve sağından solundan kablolar fırlayan yarı şantiye bir okula taşınmışlar, eski binası da anadolu öğretmen lisesine verilmiş 2011 itibarıyla.
konuşmayı da çok seviyor kanımca. yetiştirdiği bağı ve hayatını, güldüğü şeyleri anlatırken karşısındaki 70 kişinin ve kendisinin zamanın nasıl geçtiğini anlayamamasına sebep olmuştur, zar zor öğle yemeğine yetiştik sonrasında tabi. komik adamdır aynı zamanda, gülerken yerlere yatırmıştır şahsımı. özel üniversitelere karşı olan ben bile sabancı'ya gitmeyi düşünmüştüm bir ara, sırf bu adam orda diye.
çoğu zaman hayati olabilen hatalardır. bir doktor adayı olarak ve bu saydığım hataları ileride bizzat yapmaktan korkarak şunu söyleyebilirim ki benim bu güne kadar gördüklerim doktorların ihmalkarlığından, görev yerlerine zamanında gelmeyişlerinden ve boşvermişliklerinden kaynaklanıyor. mesela kardeşimin doğumu sırasında nöbet değişim saatiydi ve hastanede bir tane doktor bulmak mümkün olmadığı için ters doğum yapmakta olan ve sezeryana alınması gereken annemi ebeler doğuma almıştı. sonuç ne mi kardeşimin doğumda kol ve bacak sinirleri zedelendi ve aylarca sağ kolunu kullanamadı, bacakları ve sol kolu haftalarca hareket etmedi, ve tek de değildi. aynı mahallede kardeşimin yaşadıklarını yaşayan hatta ondan çok daha kötü durumda olan 3 çocuk daha var hala kollarını tam kullanamayan, ameliyat üstüne ameliyat geçirip düzelemeyen. bunlar benim gördüklerim ve görmediğimiz bilmediğimiz nicesi...
doktorluk riskli meslek zor meslek, işlerini iyi yapmak için çırpınan doktorlara lafım yok. lafım hastasını sadece bir kar aracı olarak gören, hastalarına değer vermeyen asık suratlı doktorlara.
yanlış teşhis sebebiyle beş ay kadar kullanmıştım şurubunu. o arayı hatırlamıyorum zaten. herşey hayal meyel, böyle rüya gibin. gündüzleri dersin ortasında bile kafamı elimin üstüne koyup uyuma yeteneği kazandırmıştı kendileri, hatta rüya bile görürdüm hemencecik.
bile bile izin verirsin bazen aldatılmaya. göz yumrsın seni kandırmalarına. inanmak istediğine inanmaya devam edersin. herşey hayal ettiğin gibidir senin gözünde, görmek istediğini görürsün. peki ya gerçekler bir gün senin o hayallerinden kurduğun kağıttan duvarı yıkıverirse... herşey bir anda gürmeye başladığın yeni bir dünya haline gelir. gerçeklerle soğuk savaş... hayaller geri dönemeyeceğin kadar yıkık dökük... artık elin kolun bağlı hayatın sana getireceklerini bekliyorsun hiçbir şey talep edemeden, ve hayalsiz...
sesi de güzelmiş, on parmağında on marifet, dijital çağın zoraki ajanı.
(bkz: terrified)
edit: tnt'de yayınlanan less than perfect dizisinde de kipp'i canlandırmış vakti zamanında.
ufacık tefecik içi dolu turçucuk gibi bir insanım. hala 14 yaşında gibi gösteriyorum, bi de şu sivilceler de bir türlü bitmek bilmedi. 9 yaş küçüğüm kardeşim bile üstüme zıplayıp sıkıcam bunları diye işkence etmeye bayılıyor, yakında döver de bu beni. yardım et sözlük. *
yoktur öyle öğrenci kanımca. suya sabuna dokunmayan, etlisi sütlüsü olmayan şahsım bile bir yılda dört kez disiplinlik olmuştu hocaların egosu yüzünden , ve arkadaş hatrına.
vücutta diğer organlardan farklı olarak karaciğere bir atardamar ve bir toplar(kapıtoplar damarı) damar giriş yaparken bir toplar damar da çıkar ve alt ana toplar damara bağlanır. Kapıtoplar damarı mide ve diğer sindirim organından gelen besinleri taşır ve karaciğerde, kapıtoplar damarındaki glikoz oranına göre pankreastan salgılanan insülin/glukagon hormonlarıyla kan şekeri düzenlenir.
protein sentezlerinde ilk tanınan aminoasittir. kodu aug olup, bu kod gelmediğinde protein sentezi başlamaz lakin çoğu proteinin ilk aminoasiti değildir, protein sentezi tamamlandıktan sonra yapısından çıkarılır.
beynin 3 büyük yarığından biri olan dik yarık(diğerleri rolondo ve silvius yarıkları) üzerinde bulunan ve nasırımsı cisimle birlikte beynin sağ ve sol yarım küresindeki görme, işitme gibi merkezleri birleştirip tek bir görüntü, tek bir ses oluşmasını sağlayan akson demetidir.
mitokondri içinde yer alan ve anneden çocuklara aktarılması sebebiyle soy takibini sağlayan dna çeşididir. bu yüzden genel inanışın aksine soyu erkekler değil kızlar devam ettirir. yapılan bir araştırmaya göre avrupa'da sadece 17 çeşit mitokondri dna'sı bulunmuştur. bu da avrıpa'daki tüm insanların sadece 17 farklı anneden(içlerinde tek yumurta ikizi ve aynı anneden doğan kız çocuklarını yok sayarsak) ürediği tespit edilmiştir.
hey gidi günler hey. bizim zamanımızda diye başlayan cümleler kurabilecek yaşa gelmişiz be sözlük.mesela bizim zamanımızda çocuklar saklambaç oynardı, aç kapıyı bezirgan başı oynardı(adı tam bu muydu hatırlayamıyorum bile çok mu yaşlandım ne), yakartop oynardı bizim oralarda ona ortada sıçan derdik(sıçan dediğimiz de iri fare, yanlış anlaşılmasın yani) sonra bir de evcilik oynardık ama adabıyla usulülye. öyle sevişmeler falan yoktu bizim evcilik oyunlarımızda. şimdiki çocuklar oyun yapmışlar sokakta oynuyorlar bunu, evcilik ama sevişiyorlar öpüşüyorlarmış, nasıl oluyor diye sormayın tabi muhattapları olmadım. duyduğum an oyunlarını hızla uzaklaştım ordan * vel hasıl kelam sözlük çok şey değişmiş birkaç yılda, oyunlar bile bir modern bir değişik.
daha dereyi görmeden katılmak istediğim örgüt, oluşum, her neyse işte. * tabi yıllar geçip de idealistliğin yerinde yeller eserken ne düşüneceğimi kimse bilemez o ayrı ama hiç kimsenin el uzatmadığı insanlara yardım etmek harika olmalı.