beyin teri
96 (enerjik)
onuncu nesil yazar 38 takipçi 439.23 ulupuan
entryleri
oylamalar
medya
takip

    emrahozen

    1.
  1. isim soyisimle nick alan 11. nesil yazar. hoşgelmiş, sefa gelmiş.
    0 ...
  2. bugüne kadar ki en iyi koalisyon

    1.
  3. geçmişten bu yana en iyi iş birliği yapanların oluşturduğu hededir.

    jessie pinkman ve walter white başı çekmektedir. bir de, harry potter ve iki kankasının yaptığı koalisyon vardır.
    0 ...
  4. hergün herkes herşey değildir

    1.
  5. Felsefi bir söz olduğu düşünülmektedir. Bir insanın kolundaki dövmede görülerek, merak uyandıran ve bir türlü anlamlandırılamayan sözdür. işten çıkarken adama ingilizce am günü yağ ile kıyaslanabilecek derecede saçmadır. Sırrı bir çok insan tarafından çözülememiştir.
    0 ...
  6. uyuşturucuyu bırakan yazarlar derneği

    1.
  7. bir şekilde uyuşturucuyu bırakmayı başarmış, doğru yolu bulmuş yazarlar derneğidir. bu mecrada pek uyuşturucu kullanan insan olduğunu sanmıyorum ama varsada bu başlık altında toplansın.
    0 ...
  8. telefon kullanma gereği duymamak

    1.
  9. aşırı yalnız olan insanın yaptığıdır. ne arayanı vardır, ne arayacak birisi vardır. telefonla iletişim kurduğu tek şey operatör mesajları olunca, böyle düşünmek normaldir. ben değil bir arkadaş.
    0 ...
  10. ibadetin saçma olması

    1.
  11. aslında ibadet denilen şeyin asıl amacı psikolojik olarak rahatlama, iyileştirmedir. yoga yı niyetlenerek yapmak gibi bir şeydir.
    0 ...
  12. çay gibi olmak

    1.
  13. çayda, kendinden bir parça bulmaktır.

    önce ateşlerde yandım, sonra bir el beni aldı ateşin içinden. beni ateşten kurtaran kişiye kendimi sunmak istedim, ama ağzı yandı beni yudumlarken. evet tam olarak bu.
    1 ...
  14. prezervatif vs geri çekilme yöntemi

    1.
  15. hamilelikten korunmak için uygulanan iki yöntemin karşılaştırılmasıdır.
    prezervatif kesin çözümdür fakat daha az zevk alınmasına yol açar.
    kendini bilen bir erkek, ne yapacağını biliyorsa prezervatife ihtiyacı yoktur. geri çekilme yöntemi oldukça uygundur, bu zamana kadar bir zararını görmedim.
    4 ...
  16. eşiniz börek yapmayı bilmese naparsanız sorunsalı

    1.
  17. evlilikte ki büyük sorunsallardan biridir. muhtemelen börek yapmayı öğrenmesini sağlardım.
    2 ...
  18. gidilen mekanın kalitesiz olduğunu anlama yolları

    1.
  19. 1- ilgilenmeyen garson.
    2- geç gelen sipariş.
    3- kalitesiz ürünler.
    4- mekana takılan insanlar.
    5- mekanın dekorasyonu.
    3 ...
  20. herkese benden kahve

    1.
  21. yeni kaydolmuş 11. nesil yazardır. hoşgelmiş, sefa getirmiş. nickinde olduğu kadar cömert bir insan olduğunu görmek beni sevindirirdi. iyi sözlükler.
    0 ...
  22. annemin intihar etmiyim diye başımda nöbet tutması

    1.
  23. dumur eden olaydır. bir kere mimlendik, rahat vermezler artık. ulan uykum olsa uyucam kadına eziyet cektirmicem de uyuyamıyom ki. ben uyumayınca o da uyumuyo. ana yüreği işte, bir tanedir o.
    4 ...
  24. cennette tequila sunrise içmek

    1.
  25. dünyada yapılan sevap pointlerin karşılığı olarak, cennetin tadını tequila eşliğinde çıkartmak. bir de rus kızı olsa yanımda deymeyin keyfime.
    0 ...
  26. online olan 600 yazar ne yapıyor sorunsalı

    1.
  27. 600 online olduğuna inanması oldukça güç. 600 yazar online fakat girilen entryler açılan başlıklar bir elin on parmağını geçmiyor. madem yazmiycanız bpşuna üyelik almışsınız. okuma işini yazar olmadan da yapabilirsiniz. bize kandırık atmayın. adam gibi yazın.
    artılayın eksileyin entrylere can verin kampayasını beraberinde doğuran sorunsaldır.
    3 ...
  28. prezervatiften gelinlik ve damatlık yapmak

    1.
  29. bir çiftin 3 yıl boyunca seviştikleri prezervatifleri biriktirip, bunlardan gelinlik ve damatlık yapmaktır. düğüne üstünde prezervatifle çıkmak gibi salak saçma bir durumu da beraberinde getirmiş. onu geçtim adamlar prezervatife tümden girersin sözünü gerçekleştirmişler. bir de şu dikkatimi çekti 3 yıl boyunca prezervatifle seks yapmak nedir ya? et ete deyicek aga.

    https://galeri.uludagsozluk.com/r/825576/+
    4 ...
  30. kız kankaya aga demek

    1.
  31. kııızzıııımmm diye seslenmekten daha iyidir.
    0 ...
  32. güneşin kızları selin in makyajsız hali

    1.
  33. başlı başına bir hayal kırıklığıdır. oysa ki ne kadar beğenmiştim seni. hayal kırıklığı seviye 9999 a ulaşıldı.

    https://galeri.uludagsozluk.com/r/825526/+
    0 ...
  34. domalmış birinin arkasından geçmeye çalışmak

    1.
  35. imdb de konusu açılması gerken, anlık gerilim filmi sahnesi tadında bir olay. arkadan duvar vardır, önde biri domalmıştır. arada tamı tamına bir insanın geçmesi kadar yer vardır. yaklaşırsınız yan dönersiniz, kendinizi tamamiyle arkaya yaslarsınız ve sürtüne sürtüne yan yan ilerlersiniz. amaan deydi deyecek, aman sıfır geçti derken birden sıyrılıp gerilim duygusunu üstünüzden atıp bir oh çekersiniz. hele bir de domalan kişi bayan ise gerilim oranı %100 oranında daha fazladır. bir deyseniz sıçtınız çünkü. kadın imdat sapık var vb. sözler sarfetmeye başlıycak, kendini anlatmaya, durumu açıklamaya çalışçan falan. sonra insanlar toplancak hanfendiyi savuncak. herkes tarafından sapıkmış gibi küçümser ve nefret dolu bakışlara mazur kalıcaksınız. bekleyip kalkmasını beklemek daha mantıklı aslında.
    1 ...
  36. sözlükten bir türlü gitmeyen laylaylom havası

    1.
  37. sözlükte açılan başlıklara bakıldığın genel olarak boş muhabbetlerin döndüğü gerçeğidir. hiç dişe dokunur şeylerin çoğunlukta olduğu bir sol frame ile karşılaşmadım. yazık.
    3 ...
  38. ilber ortalı nın tespitleri

    1.
  39. ilber ortaylı nın sosyal medyada bazı olaylara karsı tam isabet iğneleyeci düşünceleridir.

    bir tweeti şöyle: ''Adam bize 814.578 km kare büyüklüğünde ülke bırakan Atatürk'ü sevmiyor, ama 2 köprü, 1 havaalanı, ve 3-5 km yol yapanı kahraman ilan ediyor''.

    bu tweetten türkiyenin genel durumuyla ilgili bir sürü yargı çıkarılabilir. nerden bakarsan bak.
    0 ...
  40. irlandalı turist vs güvenlik görevlisi

    1.
  41. irlandalı --> https://www.youtube.com/watch?v=YZ1j2XdftfA

    güvenlik görevlisi --> https://www.youtube.com/watch?v=arv_BwqoXbA

    Ettiği kavgalarla ünlenen iki demir yumruğun kapışmasıdır. Kırmızı köşede adeta profesyonel bir boksör edasıyla koca aksaray esnafına tek yeten tek kişilik dev kadro irlandalı.

    Mavi köşedeyse trafikte çıkan bir kavgaya bulaşan ve ardı ardına attığı yumruklarla leşlerine aman vermeyen türk güvenlik görevlisi.

    Peşpeşe gelen 3 kişiyi 3 yumrukla nakavt eden güvenlik görevlisi alır diyorum. Uçan tekmeyle gelen adamı kelebek gibi uçurmasıda cabası.
    2 ...
  42. bir kürdün eşeğe tapması

    1.
  43. cinsellik duygusunu ve arzusunu, en sevdiği hayvan üstünden putlaştırmasıdır.
    0 ...
  44. 10 dakika önce yaşanan şeyi unutmak

    1.
  45. ciddi bir hafıza problemidir. bir ismi de vardı ama şu an tam kestiremiycem. yakın zamanlı hafıza kaybı, kısa zamanlı hafıza kaybı gibi bir şeydi sanırım. çok acı bir durumdur. bir hastalığımın yan etkisi olarak beynim zaman zaman bu duruma kadar kötüleşiyo. o işi yaparken her şeyin farkındasınız, bilinciniz yerinde, beyniniz normal çalışır ama, üstünde bir kaç şey yaptıktan sonra, daha önce yaptığınız şeyi unutursunuz. gerçekten çok acı bir şey. kaç tane entry girdim arka arkaya ama şu an bu entryi yazarken girdiğim entryleri düşündüğümde sadece bundan önceki girdiğim entryi hatırlayabiliyorum. entry için bildirim geliyor, tıklıyosun bildirimlerden entry numarasına sonra bir bakıyosun ana burda bir entry var ve yeni girilmiş. ilk başlığa bakıp bir şeyler anımsıyosunuz. ama içeriği hatırlamıyosunuz bu seferde. içeriği okuyorsunuz en azından ne yazdığımı bileyim diye ama nafile. bir kaç entry sonra o okuduğunuz şeyde aklınızdan gidiyo. ne yaptığınızı, amacınızı, kendinizi çok iyi hatırlıyorsunuz ama, kısa zamanlı yaşadıklarınız adeta sihirli bir silgiyle siliniyor gibi. sonra al sana moral bozukluğu işte. neyse birazdan moralimin bozuk olduğunuda unuturum, dalarım bir şeye bu seferde farklı bir kötü yanımı bulup ona üzülürüm. sonra bir anti depresan ve bir kaç saat iyi hissedersin, mutsuz olmanı engellemeye çalışır. sonra uyumaya çalışırsın, bir rüya görürsün, uyanırsın, normalde rüyanın bir kaç dakika içinde unutulması lazımdır ama o rüyayı an an, saniye saniye günlerce unutmazsınız, hatta o kadar nettir ki hatırladığınız şey sanki gerçekten yaşamışsınız gibidir. anlam veremiyorum bu beyne, bir şeyi düzelse bir şeyi bozuluyor. neyse, şuan isyan ediyorum ama birazdan bunuda unutucam, gidip uyuyayım bare.
    3 ...
  46. yazarların son attığı mesajlar

    1.
  47. sözlük yazarlarının son gönderdiği ve burda paylaşmaya layık gördüğü mesajlardır.

    benim siyamkedisinebenziyom adlı yazara attığım son duygu yüklü mesaj şu şekilde. ama bunun bütün suçlusu bu yazardır, gece gece eşeğin aklına karpuz kabuğu düşürmüştür.

    (#29172132) hikayenizin bazı kısımlarında kendimden ve sevgilimden birşeyler buldum. uzun uzun yazmak isterdim ama şu an hiç halim yok duygusallaşmaya. ama sen detaya inmek istersen dinleyebilirim, iyi bir dinleyiciyimdir. ve hikayende çok ... boşluğu dolduramadım, ne diyceğimi bilemedim orda. çünkü benım durumumda böyle. hikayem çok... ne olduğunu bilemiyorum anlam veremediğim, kelimerle tanımlayamadığım bir durum. çok farklı, unutulmaz, bir kere yaşanan ve bir daha yaşanması imkansız olan bir şey. bir insanla her şeyi yaşamak, her şeyin tadına varmak, her deneyimi yaşamak. biraz da bağlanmak. biraz aşık olmak ve hiç vazgeçmemek. biraz ayrılmak ama biraz barışmak. bir istemek ama biraz da uzak kalmak istemek. iyi mi kötü mü yaptığına karar verememek. böyle ortada bir şey. çok tuhaf ya. sanki o varken hayat şenlikmiş gibi gelir o gelir birlikte yaşamaya başlarsınız bazı şeyleri ama bir süre sonra boka sarar. sonra sanki o olmasa ikinizde daha mutlu olacakmışsınız gibi gelir. ama gitmesini de istemezsiniz. biraz sevgilindir ama birazda sırdaşındır. biraz annenden almıştır, biraz abinden, biraz ablandan, biraz da küçük kardeşinden. biraz çocukluk arkadaşındır, biraz sürekli kavga ettiğin, anlaşamadığın ama her şeyi birlikte yaptığın arkadaşın. biraz yakındır sana, ama birazda uzak kalması gerekmektedir. varlığı bile mutlu olmanıza yeter ama bu mutlaka burnunuzdan gelir. elini ateşe tutarsın, onun aşkı sayesinde o el yanmaz. ama onun aşkına alışır vücudun sonra elin yanmaya başlar. çekersin elini ateşten, yanığını o sarar, o iyileştirir. sen mahalle maçında ona güvenip gazozuna karşı mahalle ile maç yaparsın, ama kaybedersin. ona güvenin baki kalır hep ama bu seferde kendine olan güvenin eksilir. acaba ben mi kötü oynadım dersin. yeri geldiğinde kızar, üzülürsün o sana kötü davrandığı için ama yine o gelip bağrına basar seni, koynuna alır, onun kokusuyla uyursun. sonra birden kokusunu çeker senden, sanki onun kokusu sana haramdır. sen unutamazsın o kokuyu ama o, o kokuyu bir daha koklatmaz sana. yani, gösterir, elletirde, ama ellettikten sonra geri alır ellettiği şeyi. sonra kıyamaz size başka bir şey verir. yine aynısını yapar, bu hep böyle devam eder. sonu yoktur, onunla yaşnılanların ve onunla birlikte hissedilenlerin. tam sonu gördük dersin ama aslında o sonun yeni bir başlangıca açılan kapının ta kendisi olduğunu görürsün. ayrılmak ister senden. seni bıraktığı için kızarsın ona, nefret edersin. ama bir kollarını açar sana o kötü düşüncelerin hepsi sangi bir silgiyle silinmiş gibi silinir beyninizden. siz onunla çocuk yapmak istersiniz, çünkü onun etinden, onun kanından bir kişiyi daha hayatınıza katmak istersiniz. oda bunu ister, sonra çocuk yaparsınız ama gelip bu seferde o çocuğu çekip alır sizden. sonra geri verir, sonra tekrar alır, az önce yazdıklarım gibi bu da belirsizdir, ortadadır, ne sağdadır, ne solda, tam ortada durur. bir kelimeyle tanımlayamazsınız onu, çünkü bir kelime onu anlatamaz. eğer onu anlatacak bir kelime varsa o ''ben'' kelimesi olmalıdır. çünkü onu tanıdığınız ilk andan beri sizin bir yarınız ondadır. işin garip tarafı, bir tarafınızın onda olduğunu bilirsiniz, ama almakta istemezsiniz. kendinizi kaybedersiniz, siz yarım kalırsınız ama asla almazsınız ondaki beni. hoş, almak isteseniz de o izin vermez. eğer izin verse bütün büyüsü bozulur, bir taraf seçmiş olur o zaman kendine, bir taraf hep ağır basar. şahsi konuşuyorum şuan, ben belirsizliklerden nefret ederim aslında, tilt olurum, bir an önce bir çözüme, bir tarafa ulaşmasını sağlamaya çalışırım. ama bunda istemiyorum işte, istemiyorum çünkü o hep böyle ortada güzel. tarafı belli olursa bütün büyüsü kaçar onun. ben o büyüye aşığım, ben onun her zerresine aşığım. yokluğuna bile. ondan gelebilcek her şeye aşığım. salak mısın dersin şimdi. eğer bu salaklıkla kabulüm salağım abi salağın en önde gideniyim hem de. bir insana körü körüne bağlanmamayı çok iyi bilirim, yanlış bir şey olduğunu da bilirim ama ben ona körü körüne amaçsızca bağlıyım. o da bana öyle eminim, ama bir tarafımız yok işte. bağlı olsak bile ayrıyız işte. ya nasıl bir şey biliyo musun, aslında çok yanlış zamanlarda, yanlış ortamlarda, yanlış durumlarda tanımışsınızdır birbirinizi. yani, eğer ben onun aşkı değil de mahalleden bebeklik, çocukluk arkadaşı olsaydım, yine bunlara benzer şeyler yaşardık onunla eminim, hatta daha fazla deneyimimiz, daha fazla beraber geçirdiğimiz zaman olurdu. ama tek bir fark olurdu şu anla. acı çekmemiş olurduk. çünkü büyü olmaz o zaman, büyü aşk demektir. eğer aşkla değilde, arkadaşça baksaydık birbirimize dünyanın en iyi iki dostu olurduk biz onunla. beraber sıçmaya gider, beraber osururduk, olay bu yani. o çok iyi bir dost, çok iyi bir sevgili, ama gururu var onun. ben çok iyi bir dostum, çok kötü bir sevgiliyim, ama ben ona gelirken gururumu arkamda bıraktm. bak yine bir ortamız yok görüyo musun? aslında birbirimize hem çok benzediğimiz, hem de ölümüne zıt olduğumuz için çekiyoruz birbirimizi. sevgili olarak zıtız, son yaşadıklarımdan kendimi sorumlu tutmuyorum onu bir kenara koyarsak, en baştan beri eşeklik ben de aslında. ben onunla geçinebilirim aslında, ama o benim onunla geçinebildiğim halimle geçinemez. eğer ben onunla geçinmek için kendimi değiştirmeye kalksam bütün büyü bozulur, ben bunun farkındayım. sağolsun hastalığım yüzünden değiştim, istemedende olsa, ona aşırı bağlı biri olma yolunda ilerliyodum, hastalığımın yan etkileri yüzünden ona yaşattıklarımı saymazsak tabi. ama yapamazdık işte o zaman. o beni elde etmeyi sevmişti aslında. bizim en büyük büyümüz buydu en başından beri. elde edince bu büyü bitti mi hayır tabikide, bu seferde yeni bir büyü buldu, benımle olmak istiyordu bu seferde bunu seviyordu. o benım ilk baş kara kaşıma kara gözüme tav olmuştu evet ama sonradan neye aşık oldu biliyo musun? bende bulduğu kendinden parçaya aşık oldu. ben bir bakımdan ona benziyordum aslında. her insan kendini sevmez mi? o da kendini sevdi aslında. ben onun için en başından beri yasaktım, haramdım. bunu o da biliyordu. bunu bile bile vazgeçmedi benden, daha da bağlandı hatta. her seferinde aynı şeyleri yaşıycağını bile bile koşarak geldi bana. mantık yok bizim yaşadıklarımızla. biz ne yaptıysak bu zamana kadar hep kalbimizin sesini dinleyerek yaptık. beynimizle hareket etseydik eğer ilk ayrılmamızdan sonra bir daha asla barışmazdık. ama biz kalbimizi seçtik, kalbimiz ağır bastı. çünkü ben onun kalbine, o benim kalbime o ilk günden beri oturmuştu. bir zehir gibiydik birbirimizin vücudunda. gittikçe yayıldık, gittikçe daha da vücuttan atılması zor bir virüs olduk. şimdi ben onu atamıyorum ve atabileceğimi de sanmıyorum. o atar belki sanmıyorum ama sadece bastırabilir bunu. asla tamamen yok edemez. şimdi düşünüyorum, ben bunu unutamayacağımı biliyorum, biz 50 yılda görüşmesek aslında içimde bir yerlerde onu bekleyen birilerinin olacağını biliyorum ama bu acı bana fazla değil mi? o başka bir erkeğe kocacım derken benim içim sızlamaz mı? koymaz mı derinden derinden. keşke dedirtmez mi insana. kıskandırmaz mı insanı? başkasından çocuğu olacağını bilmek çürütmez mi insanın içini? ben bunları düşündükçe kafayı yiyorum işte şimdiden. ben onu o halde görsem. bende bir kadını karım yapsam. onun içi sızlamıycak mı? benim yaşadıklarımı yaşamıycak mı? yoksa gururunu ayaklar altına alıp bana gelip bunların hiç birini yaşamıycak mıyız biz? bu belirsizlikler ve yaşanabilme ihtimali yüksek şeyler yüzünden benim ömrümden ömür gitmez mi? ben onu anlatmaya kelimeleri yettiremezken, onu haketmeyen bir adamın ona sahip olması benim kalbimi yerinden söküp atmaz mı? peki ben. başka bir kadınla nasıl yapıcam? tamam yaparım evet ama o kadını aldatmış olmaz mıyım? o kadından olan çocuklarım aslında gerçek benim değil, o evlendiğim kadının tanıdığını sandığı adamdan olmaz mı? sahte bir baba olmaz mıyım? peki o? benden olan çocuğumuzun hayallerini kurarken, bana bir adamın çocuğunu doğurduğunda ne hisseder? hayalleri nerdedir, yaptıkları nerdedir? tek bilmediğim ama bilmekte istemediğim ne var biliyo musun? peki aradan bu kadar süre geçtikten sonra biz tekrar birlikte olsak, evlnesek mutlu olabilir miyiz? evlilik bizi değiştirir mi? o büyüyü bozup daha güzel bir büyü, daha kusursuz, daha güçlü bir büyü yapabilir miyiz birbirimize? işte en merak ettiğim şey bu, ama cevabını şu an bilemem. bilmekte istemem. yaşayıp görmeyi tercih ederim. neyse kafanı şişirdim, o mesajı attın duygusal yanımı ortaya çıkarttın, bütün suç senin....
    2 ...
  48. gece girilen entrylerin havada kalması

    1.
  49. sözlükteki online yazar sayısının az olduğu saatlerde güzel entryler girdiğimde kapıldığım hissiyattır. ''ulan o kadar yazdık 3 5 kişi okudu be, yarın kimse görmez bunu.'' diyorum kendi içimden. benim de yazasım gece geliyo işte, ilham perilerim sürtük.
    4 ...
  50. sözlüğe bir süre girmemek girince hep seks görmek

    1.
  51. sözlükten bir süre uzak kalan ve döndüğünde sol framde sürekli cinsel içerikli başlık gören yazar beyanıdır. şu sözlük ilk geldiğimde böylemiydi ya yemin ederım ağzına sıçtınız, yukardan aşşağıya bir göz gezdiriyorum en az 5 6 tane cinsel içerikli başlık görüyorum. işin tuhaf kısmı o başlıklara bir sürü entry girilmiş oluyo. ulan ne kadar yobaz, ne kadar seks meraklısı bir nesil geldi bu sözlüğe ya. ben 10. neslim ve 11. nesil gelmeden önce bu tarz başlıklar nadir uplanırdı sol frame e. uplansa bile çok ilgi görmezdi. hadi onu da geçtim mantıklı bir şey yazıyolardır belki deyip başlığı açıyorum. bir de ne göreyim salak saçma entryler. ulan bare cinsel içerikli başlıklar açıyonuz, adam gibi entryler girin, bir şeyleri eleştirin, ne bilim beyninizi kullanın, pipinizi değil. sözlüğün bu durumu beni çok korkutuyor. moderatörlerin acilen bu duruma bir el atması gerekiyor. ama onlarda karışmaz şimdi. kesin cinsel içerikli başlıklara google dan bir sürü hit geliyordur. nasılsa ülkemizde abaza çok. şurayı yaşancak bir yer haline getirin ya allah aşkına. sözlük kızlarına laf atıyonuz ama siz o sözlük kızlarını bile haketmiyonuz, gram beyniniz yok çünkü. bir yazarın yakarışıdır.
    2 ...
  52. görme engellilerin rüya görmesi

    0.
  53. Saniyelerce de olsa, görme hissiyatını yaşamak, o deneyimi tatmak onları mutlu ediyordur kanımca.
    1 ...
  54. marlboro red vs marlboro light

    1.
  55. iki sigara çeşidinin karşılaştırmasıdır.

    light havada karada alır.
    0 ...
  56. intikam alamamak

    1.
  57. intikam almak istediği kişiye acıyan kişinin yaptığı eylemdir.

    benim ondan intikamam almam hiçbir şeyi değiştirmiycek. tamam kabul benim hayatım mahvoldu, beni intihara sürükledi ama olsun, son kez kendim için bir iyilik yapıcam, elimi kana bulamiycam. ben karma ya inanan bir insanım eninde sonunda cezası kesilecektir zaten. elveda.
    0 ...
  58. ben bu yazıyı 20 yaşıma yazdım

    1.
  59. yirmi yaşındayken geçirilen süreye ve o sürede yaşanılanlara yazılan yazıdır.

    sen benim umutlarımın tavan yaptığı, gözümün açıldığı, kendi ayaklarımın üstünde durmaya başladığım, büyük hedefler koyup yola çıktığım en olgun yaşım olan 19 yaşımın devamısın. sen en olgun yaşımdan sonra daha olgun almayı beklediğim ama bana dünyanın gerçek yüzünü gösteren yaşsın. sen en başından şu ana kadar kabus, kötülük, hastalık, çaresizlik ve kaybettiklerimin genel adısın. bu hayatta herşeyimi kaybettiğim ama hala ayakta durduğum, sevdiklerimin peşinden gittiğim, umut etmekten yorulduğum en ağır geçen zaman dilimisin. sen varya sen, sen benim benden gidip başka bir adam olduğum yaşsın. senden nefret etmiycem çünkü sen bana bu hayatta bir insan ne kadar dibe batabilir, ne kadar bok içinde yüzer ve ne kadar çaresiz kalır bunu gösterdin. sen beni 20 yıllık genç bedenimde 45 yaşında gibi hissettiren yaşsın. 19 yaşına kadar yaşadığım çok güzel günlerin, en mutlu olduğum günlerin bir cezasısın. sen zeki bir adamın, en aptal adam olma sürecini en yakından gören hiç göremediğim, hissedemediğim bir gözsün. beni ilk defa kindar yapan bir şeytansın sen. beni intikam alma duygusuyla yakıp kavuran, hayatımın daha da boka sarması için elinden gelen her şeyi yapan bir büyüsün. çözülemiyceksin biliyorum, senin lanetin bundan sonraki bütün doğum günlerime ve geçirdiğim yıllara bir zehir gibi bulaşacaksın biliyorum. o yüzden ben 19 yaşında öldüm ve 20 yaşında tekrar doğdum. sen beni reenkarnasyona inandıran, 19 yaşımı öldürüp, o ruhu başka bir beyinde, başka bir bünyede yeniden yaşatan mistik bir efsanesin. senden nefret ediyorum, ve hiç bir zaman senden korkmadım bunu bil. senden korkmuyorum anladın mı? seninle yaptığımız savaşı belki sen kazanabilirsin ama ben hiç bir zaman pes etmiycem. eğer seni yenersem, işte o zaman sen dahil bütün dünya benden korksun. çünkü beni sen yıkamadıysan eğer, beni öldürmeyen bu acı öyle bir güçlendirecek ki dünyayı yerinden oynatacak güce sahip olucam. sen beni öyle bir lekeledin ki 20 yaşım, sen beni öyle bir öldürdün ki, sen beni öyle bir sınadın ki, elindeki bütün kötülükleri bana öyle bir yaşattın ki ben onların hepsini beynime kazıdım. sana öyle bir kin duyuyorum ki 20 yaşım, senden öylesine nefret ediyorum ki sırf sana karşı bir malubiyet yaşamamak için hayatıma son vermiyorum. ben ne zaman hayatıma son vericem biliyo musun? seni yenip, intikamımı alıp, sevdiklerime kavuştuktan sonra bu kadar yeter diyip her şeyi zirvede bırakıcam. sen kimsin biliyo musun? sen beni gerçekten öldürensin. şimdi sen hayatımdan çıksan bile beni öldüreceksin biliyosun di mi? seni yensem bile beni öldüreceksin... istediğinde bu değil miydi zaten? ölücem merak etme, ölücem ama önce senin götüne parmağı koyucam. senin sayende kendimi öyle bir eğittim ki, bu dünyaya ait başka hiç bir acı yıkamaz beni. ağlamak nedir? gülümsemek nedir? üzülmek nedir ve sevinmek nedir? bilinmek nedir? bilinmemek nedir? kazanmak nedir? kaybetmek nedir? bana bunların hepsini unutturdun sen. duygusuz, mantıksız, deli, saf ve işe yaramaz yaptın sen beni. bunlar bile artık koymuyo biliyo musun? al her şeyim senin olsun, istediğin bu çünkü biliyorum. beni ben yapan ne varsa almadın mı zaten elimden? sevdiklerimi almadın mı elimden? işimi almadın mı elimden? gücümü almadın mı elimden? karakterimi almadın mı elimden? hislerimi almadın mı elimden? duygularımı almadın mı elimden? zamanı almadın mı elimden? artık neyimi alacaksın? sen hiç doymaz mısın? sen nasıl bir paradokssun? sen nasıl bir hipnozsun? beni nasıl bu hale getirdiğini saniyesi saniyesine, anı anına hatırlıyorum. sen bu dünyadaki en büyük cellatsın, en büyük işkence ustasısın, şeytanın bir üst level ı varsa eğer sen o sun işte. ey 20 yaşım, oyun daha bitmedi, intikamımın tadına baktırmadan bırakmıycam seni. senden tek isteğim var, aldığın herşeyimin içinden 2 şey istiyorum senden. hayallerim ve sevdiklerim. bana bunları ver sonra her napıyosan onu yapmaya devam et, beni yıkana kadar uğraş. yetmez, daha fazlasını istiyorum, beni daha dibe batır, daha çok acı çektir istiyorum. çünkü yaşattığın her şeyi bir gün tersine çevirdiğimde, bana acı çektirdiğin kadar acı çektiricem sana. 20 yaşım seni öldürücem, seni kendi ellerimle, bir ölünün elleriyle öldürücem.
    3 ...
  60. daha fazla entry yükleniyor...
    © 2025 uludağ sözlük