http://www.hellofromearth.net'ten yakında sadece ama sadece ingilizce olan mesajlar 2li kodlama sistemine dönüştürülerek uzaya yollanacakmış. ama bunun sevimli dostlarımıza ulaşması en iyi ihtimalle 2029'u bulacakmış. e oldu da orada ingilizce bilen bir uzaylı çıktı, kendisinin vereceği cevabın da bize ulaşması 2051'de olurmuş ancak. bu durumda uzaya sinyal göndermek babadan oğula geçen bir durumdur.
şişli,osmanbey, nişantaşı taraflarına ne zaman yolum düşse uğradığım, her uğradığımda en az 3 yeni ürün gördüğüm, girdim mi her şeyi mıncıklayıp 'şu da bilmemkimin ne kadar işine yarar' deyip illa ki bir şey almadan çıkamadığım, fırsat köşesine koşarcasına ilerlediğim, sade ve pratik tasarımların ulaşılabilir olmasını sağlayan; çok sevilesi, sıkı takipçisi olunası marka olmayan şey! duyduğum kadarıyla thonet ile birleşip sandalye tasarımı yapıyolarmış şimdi. Bağdat Caddesi'ne açmak üzere oldukları devasa mağazada bu tasarımların da satılmasını istediğimiz'dir ayrıca...
migrosta eski sevgiliyi yeni sevgilisiyle gördükten sonra da yaşanabilecek hadisedir. sizin beraber alışveriş yaptığınız yerden gene alışveriş yapmaktadır, ama artık evde tv karşısına yayılıp film izlerken yiyeceği cipsi seçerken yanındaki kişi siz değil bir başkasıdır.
orkid daha pamuksu, daha yumuşak, daha rahattır. daha iyi yapışır ama hareketi engellemez. bir nevi sizle şekilden şekle girer çünkü diğerlerine oranla çok daha esnektir. aynı sebepten dolayı daha güvenilirdir.
kız olmanın nesi güzel ki için "onları bile biz doğuruyoruz!"ı yazan arkadaş hem tebrik alkışlarımı almış, hem de bu iyi birşey mi kötü birşey mi karar veremeyerek uzunca düşüncelere dalmama sebep olmuştur. zira ne kadar güzel bir özellik olduğu gerçeği ve üstünlük sağlamasının yanındaa işin eziyetini yine kadınlar çekiyoru getirmiştir aklıma. gelgelelim bu yarışmayı da kızlar kazanıp berkecan arkadaşımıza eteği giydirmişlerdir. şimdi regli günlerinde kızların arkadaşlarından istediklerini anlatan, bir öncekine göre daha bile keyifli olacağını düşündüğüm "bitanesin yaparsın" adlı yeni bir yarışmaları vardır.
çok sevdiğim radyo programcısı nihat sırdar'ın sivrisinek ile beraber düzenlediği gösterinin ismidir. gösteri bu sefer de biri adsl sponsorluğunda üniversiteleri gezmiş ve halen de gezmeye devam etmektedir.
will smith'in oğlunun oyuncağını yolda düşürdükten sonra otobüsü kaçırmamaları gerektiği için oyuncağı geri dönüp alamadıkları ve will smith'in işe kabul edildiğinin açıklandığı sahnede ağlamamak imkansız. will smith'in oyunculuğunu süper bir performansla kanıtladığı filmdir.
buzdolabının içinde yeşil yeşil organizmaların türeyebileceğine şahit olunan ve en son 3 ay önce gittiğiniz arkadaşınızın evine gittiğinizde masanın üstünde duran yarısı içilmiş cappy kutusunun hala aynı yerde aynı şekilde durduğunu gördüğünüz andır.
öğrenci evi olmaktan çıkmıştır o artık başka seviyelere yükselmiştir. bulaşıkları kim yıkayacak sorunsalı yaşanmayan, üstünde lekeler kalmış bardaklarda değil pril parlaklığında cam bardaklardan içilen, mutfağa girildiğinde kirli bulaşıkların tezgahta kule halinde değil bulaşık makinasında dizilmiş olduğu evdir. ve bu sebeple birikmiş kirli bulaşık kokusunu bilmezler.
sadece türkiyede değil yürüyen merdiven kullanılan her ülkede sıkça rastlanan bir durumdur. alışveriş merkezi gibi daha çok gezmeye yönelik yerler yerine metrodaki merdivenlerde daha çok gerçekleşir bu eylem çünkü acelesi olan ya da osmanbey ve mecidiyeköy metro çıkışları gibi 100 kişinin aynı anda yığılması gibi durumlarda 10 saniyelik merdiveni yürümeden çıkmak için sağda bekleyen kalabalığa karışmak yerine soldan hızlıca çıkmayı tercih eden insanlar tarafından uygulanır. yürümeyen merdivenden çıkmaktan daha az yoracağı ve daha hızlı ilerleneceği için tercih sebebidir.