trolllerin dahi fake hesap aldığı kanıtlanamayan sanal sözlüktür. şimdi aklı yetmezler için açıklama yapıyorum.
insanlar, yaşantılarını sürdürüyorlarsa beyinlerinde sorun aramak son derece yanlıştır. lakin akıllarında bir sorun aranabilir.
mesela sanal şeyleri ciddiye alan, üzerine okudukları bir kitaptan aldıkları sikik sosyoloji ve psikoloji eğitimiyle tespit yapan insanlar sorunludur. sorunu geçtim entel görünmeye çalışan bir grup liselidir. ulan sosyoloji okuyacağına az hukuk okusaydın şu gereksiz muhabbetleri yapmamış, şu eğitimi vermemiş olacaktım. internette somut bir kanıt olmadan herhangi birini yargılayamazsınız. özellikle " özgür " platform adı verdiğiniz ortamlarda bunu yapamazsınız. yaparsanız kendinizle çelişir, çeşitli yazarların tekeline girersiniz.
- ee ama tam x gibi yazıyor, kesin o
+ kanıt ver liseli!
- ama abi, kesin o abi...
+ olm kanıt?
- yeaaaaaaa, o işte inanmıyor musun bana, valla bak yemin ederim.
+ kanıt?
- ama bak, cümle yapısı, kullandığı kelim..
+ kanıt!
şimdi adama derler. bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olma diye... internetten anlamaz, ip nedir bilmez, ip nasıl değiştirilir lisedeki kardeşlerinden öğrenir sonra gelir o yarım bilgisiyle " yeaaa trolller bile fake hesap alıyor " der.
der çünkü burası özgür platform. ben de sadece karşılık veririm. bu adamı banlayamam boş muhabbet yapıyor diye.
telepati ile fake yazar ayırt edebilen üstünleri yönetim kadrosuna almayan sözlüktür. elinde " somut " kanıt olmadan insanları yargılamak ne zamandır moda oldu lan?
özel mesaj kutum yanıyor, fake misin dostum diye?
eskiden namus bekçileri vardı, şimdi de fake bekçileri çıkmış.
az aşın lan kendinizi. adamın hangi nickle yazdığının ne önemi var, bakın dalganıza...
not : kadın programlarının yazarları ne hala sokuyor görüyorsunuz değil mi sevgili kardeşlerim.
trolllerden zeki olduğunu sanan sözlük yazarları tarafından eleştirilen sözlüktür. ulan adam troll diye geri zekalı mı?
bu koyduğum modeminin bir tuşuyla değiştirilmiyor mu ip, neyin tatavasını yapıyorsunuz?
zall göreveymiş. ulan zall android mi, nereden bilsin kim fake?
ayrıca " bana fake demeyin ben fake değilim " diye not düşmek istedim.
zaman zaman 29 şubat çocuklarına ev sahipliği etmektir. 29 şubat nadir geldiğinden, 29 şubat çocukları doğum günlerini bizlerin özel gününde kutlarlar. hoş bir davranış olmasa da saygıyla karşılanır ama nereye kadar?
nev i şahsına münhasır algoritma hocamızın ettiği kelamdır. tek nedeni türkiye'nin en önemli mühendislik fakültelerinden birinde okuyan bizi derslere biraz daha ilgili hale getirmektir. yani " vay amına koyim, türkiye'de aç gezen mühendis varmış oğlum, hadi ders çalışalım " dememizi sağlamaktır. küçükken deseler kesin inanır çalışırdım. yapı olarak da buna müsait biriyim lakin artık çok geç be hocam.
küçükken arkadalarımın yaptığı benim ise imtina ettiğim harekettir. ben inşaata hep yanımda bir hatunla girdiğimden atlamak fırsat olmadı, ya ne sandınız? korkmam ki ben...
çocukluğunda taso oynamamış çocuklarda görülen oyun aşkıdır. pokemon tasolarıyla büyümük üstün nesli tenzih ederek işimi garantiye aldım. şimdi bir kız için dedektifçilik oynamak güzeldir. hatta bu dedektifçilik oyunundan en zoru seçmek daha güzeldir. kıza verdiğiniz önem her gün biraz daha artar. lakin ileride oluşacak sorun şudur, kızı bulduğunuzda aslında bunları hak etmediğini düşünmek... yani kız bir adet mal da çıkabilir. tipe yanılmamak gerekir.
ateşli kadınların tercihidir. lakin şişman kadınların da giymesi engellenememiştir. çok üzücü, hele çektiğinde gelmemesi falan...
daha fazla anlatıp müthiş hayallerinizi yıkmak istemem.
kadın tanımak için en sosyal ortamlardan biridir. ilk tanıştığım kızla buluşmam çok ateşliydi. yani bu tarz sosyal içerikli siteleri benim gibi haysiyetsizler kullanıyor ya, ona tav oluyorum. bir de çok fazla profil gezerseniz 3 gün, buna devam ederseniz 6 gün falan diye giden bir cezalandırma sistemi olan web sitesidir. yani salt profil gezmenin cezası buysa gerisini siz düşünün.
hiçbir zaman içerisine giremediğim erkek grubudur. az ve öz konuşmak bir yana, ben konuşmadan durduğum anlarda büyük sıkıntı yaşıyorum. söyleyecek çok sözüm olduğundandır belki de... belki de okuduğum yüzlerce kitabın bana kattıklarını aktarma isteğidir. buna ne derseniz deyin, lakin vakur duruş falan gibi abuk tanımlamalar yapmayın.
vakt-i zamanında siyah beyaz kardeşlerimizin söylediği tezahürattır. süleyman seba baz alınarak söylenmiştir ama onun gibi değerli insan bir daha başkanları olur mu bilinmez.
gerekli olmadığını düşündüğüm bir çeşit entel ihtiyacıdır. tüm tepkilere göğüs gererek felsefe karşıtı başlattığım savaşta en ön saflarda yerimi alıyorum. felsefe diye bir bölüm oluşturulması bile bana garip geliyor. sizce de öyle değil mi?
hangi ünlü felsefeci bölüm okumuş, lütfen bir örnek gösteriniz. sınavda bu soru sorulsa felsefe öğrencileri ne cevap verir?
garip insandır. hayat sadece sevgiliden ibaret değildir ama her insan bir hayat arkadaşı ister yahu...
ulan her sevgili hayat arkadaşı mı oluyor?
bence evet. yani hayatına dahil ettiğin kişi senin hayat arkadaşın oluyor kardeşim. onunla muhteşem gönül bağı yakalıyorsun ve her şey yolunda giderse nikahı kıyıyorsun
henüz sevgilim olmadan önce, öylesine yaptığım eylemdir. şimdilerde başım büyük beladadır çünkü yalan gittikçe büyümüş, hatunla da sevgili olunmuştur. bu işlerin ehli bir zat varsa bi yardımcı oluversin.
genel olarak " bakıp çıkacağım abi " diyenlerin uğrak yeridir. yani kitap kabına dokunup orgazm olan tipler gidiyor gibi geldi bana... hiç kasada para ödeyen birini görmedim.