sabit disklerdeki verileri bir daha erişilemeyecek şekilde silmenize yarayan başarılı ve kullanımı kolay program. özellikle bilgisayarını satacak ya da bir şekilde elden çıkaracak olanlar için biçilmiş kaftan. windows' un yavaş format işleminde dahi tüm verileri kalıcı olarak silemediğini göz önünde bulundurursak önemli bir ihtiyacı gidermekte.
Genellikle e-posta yoluyla yayılan ve bulaştığı bilgisayardaki ms office dosyaları dahil video ve ses dosyalarını şifreleyen baş belası trojan. Dosyalarınızı açmak istediğinizde karşınıza sizden Bitcoin veya MoneyPak gibi ödeme sistemleri üzerinden 300 usd civarında bir fidye talep eden bir mesaj ekranı çıkar. CryptoLocker birçok antivirüs programı tarafından sisteminizden kaldırılabilir, fakat maalesef şifrelenmiş dosyalar şifreli haliyle kalırlar. Bu durumda yapabileceğiniz tek şey sizden istenen parayı ödemek veya önceden oluşturulmuşsa 1 ya da 2 gün öncesine sistem geri yükleme ile dönmektir.
dün ykm' nin girişindeki kozmetik bölümünde meydanı boş bulunca dikkat çekici şişesini görüp alenen abandım buna. davidoff yapmış yapacağını. sabaha kadar deney faresi gibi kendi bileğimi kokladım lan.
1 hafta önce baş gösteren ağrılar ve bölgesel şişlik nedeniyle hastaneye gittim. doktor gerekli muayeneden sonra film istedi. öğle arası yaklaştığından benim film işi öğleden sonraya sarktı. hastanenin dışına çıkıp nispeten gölgelik bir yer bulup oturdum. çok geçmeden 20 li yaşlarda iki genç koluna girdikleri iki büklüm olmuş tahminen henüz 50 li yaşlarının başında bir adamı getirip yanıma oturttular. yarısı dolu un çuvalı gibi bıraktılar demek daha doğru olur. gençler hızlıca kantine gidip döneceklerini söyleyip uzaklaştılar. amcayla selamlaştıktan sonra aramızda aşağı yukarı şöyle bir diyalog yaşandı :
+ : iki büklüm adam
- : ben
+: geçmiş olsun senin neyin var.
-: eyvallah dayı, kas zorlanması varmış. film çektiricem.
+: kas zorlanması, bilirim. sporcu musun?
-: hayır.
+: yeni evlisin o zaman.
-: yok o da değil.
+: nasıl zorladın o zaman?!
-: bol bol irina shayk resimlerine baktım dayı ondan oldu.
+: ben hiç duymadım öyle şeyi.
bu tatsız sorgu daha da uzamasın diye ben atağa geçeyim istedim, hemen atıldım:
-: ya senin neyin var?
lann bu soruyu sorar sormaz adam oturduğu yerde eklemlerinin izin verdiği ölçüde doğruldu. iç cebinden sigara çıkardı. "bak şu haytalara gittiler gelmediler kaç saat oldu. sigarayı kola ile birlikte içecektim, öyle keyifli oluyo" dedi.
+: sen ne sorduydun?
-: senin rahatsızlığın nedir diye sordum dayı
lan adam yine pozdan poza girip zor bela bacak bacak üzerine attı, cigarasından bir nefes çekip cevap verdi.
+: ankilozan spondilit var bende.
-: ne var?
+: ankilozan spondilit yavv. çok sinsi bir hastalık. çok sinsi. bende kas zorlanması olacak gelir miydim buraya be. bengay sürersin geçer gider o. spondilit çok sinsi, çok...
adamın hastalığından bahsederken yaşadığı zevki, gururu görünce ne yapacağımı şaşırdım amk. istemsizce cep telefonumu kulağıma götürüp "efendim aşkım" deyip telefon gelmişde konuşmam gerekiyomuş gibi yapıp kalkıp uzaklaştım.
günümüzün sıkça kullanılan satış stratejilerinden biri olup kişileri irrasyonel karar vermeye yönlendiren psikolojik kavram. gerçekte, çok sayıda seçeneğin sunulduğu bir ortamda, kararı manipüle etmek amacıyla, tercih edilebilir olmayan ama yakın bir seçeneğin kullanılması yöntemidir.
alın size örnek :
x dergisinin web sitesinde abonelik seçenekleri şöyledir :
senelik online dergi aboneliği 90 tl
senelik online + basılı dergi aboneliği 220 tl
Rastgele seçilen bir gruba, hangi seçeneği tercih ettikleri sorulduğunda, beklentileri, bütçeleri, anlık psikolojileri doğrultusunda iki opsiyondan birini rastgele ve yakın bir dağılımla tercih ettikleri gözlenmiş.
şimdi Aynı soru şu şekilde verildiğinde ise:
senelik online dergi aboneliği 90 tl
senelik basılı dergi aboneliği 220 tl
senelik online + basılı dergi aboneliği 220 tl
Deneklerin %90' ından fazlası son seçeneğe yönelmişler. Dikkat ederseniz, yeni eklenen seçenek, tamamen anlamsız, hiçbir çekiciliği olmayan ve etkisiz olması gereken bir seçenektir, ancak bir anda basılı dergi aboneliği seçeneği, toplam fayda açısından göreli bir referans noktası oluşturmakta ve insanlar doğrudan son seçeneğe yönelmelerine sebebiyet vermiş.
Yaklaşık 2 hafta önce iş çıkışı saçlarımı yanlardan az aldırmak için berber necati ye gitmiştim. Necati abi bizim bu çevrenin iyi bilinen bir esnafıydı. selam verip dükkana girdim. Necati ağabey beni karşıladı. Ağabey işin çok sürer mi diye sordum. Yok yok 5 dk ya sürer, ya sürmez deyip berber koltuğunda oturan adamın parlayan kafasını da işaret ederek sen bir çay iç sıra sana gelir dedi. Peki deyip bekleme koltuklarından birine oturdum. Gazetelerden birinin magazin sayfasındaki ido tatlıses in türkbükü ndeki kuaförlerden birinde olay çıkardığı nedenininse sadece kaş ve yüz alımı için kendisinden 480 tl + kdv talep edilmesi olduğu yazıyordu. Üçüncü sayfa haberlerine geçmek üzereyken sıhhatler olsun lafını işittim. Hakkaten necati ağabey müşterisini tıraşını çarçabuk bitirmişti, sıra sende evlat dercesine bana bakıyordu.
Saçsız müşteri ödeme yaparken bir şey dikkatimi çekti. Necati ağabey adamdan çeyrek porsiyon kesim yaptığı halde standard ücret tahsil etmişti.
+Necati abi tıraşa zam mı geldi?
-Hayır aynı.
+Abi o zaman bu işte bir yanlış var. Sen bu abiden daha az ücret almalısın.
-o niye o?
+çünkü normal saçlı birisine göre seni daha az uğraştırıyor. Yarı zamanlı çalışıp aynı ücreti alman etik değil.
Henüz dükkandan ayrılmamış olan ve diyaloğumuzu pür dikkat dinleyen saçsız müşteri olup bitene biraz da şaşkın yahu lüzum yok. Yıllardır benden hep aynı ücreti alır deyiverdi.
Muhabbetin uzamasından sıkılan necati ağabey saçsız müşteriye ödediği ücretin 1/3 ini iade ederek ghadi uğurlar olsun diye adamı gönderdi.
-yahu zaten işler kesat, şu yaptığını beğeniyor musun?
+abicim ne olursa olsun adamdan hakkın olmayan parayı alman doğru değil. Hem bu durumu fırsata dönüştürebilirsin.
-lan benle yeni nesil innovasyoncu ağzıyla konuşma. Fırsat mırsat.. Allah ın kelinin nesi fırsat olacakmış!
+abi yapacaksın yeni bir fiyat tarifesi, görünür bir yere koyacaksın onu. Rahat okunur bir şekilde saçsız müşterilere %50 indirim olduğunu bildireceksin. Sürümden kazanacaksın.
-sürümden diyosun.
+evet abi.
-bak beni elin keliyle, körüyle papaz etme sonra.
+abi öyle deme. onlar da insan.
-ne bilim ben kellerle yıllarca alay etmişimdir, hala da samimi olduklarımın keline tıraş sonrası ya öpücük kondurur ya şaplak vurarım. sence Olur mu dersin?
+niye olmasın. Lokantalarda az çorba isteyince reddediliyor musun?
-Bilmem. Ben hiç lokantada çorba içmem. Hep Neriman ablan yapar bana.
+sen bunu düşün abi.
Tam tarife üzerinden ödememi yapıp dükkandan ayrıldım.
Bu olaydan bir hafta sonra sabah işe giderken telefonum çaldı. Berber necati ismini görünce başta şaşırdım. Sonradan ona verdiğim stratejinin meyvelerini toplamaya başladığını ve teşekkür etmek için aradığını düşünerekten cevapladım:
+alo. necati abi günaydın.
-başlatma lan günaydınından.
+hayırdır necati abi. Yaramaz bir durum mu var? Yengeye mi bişi oldu yoksa?
-yavv yok! Hani sen bana geçenlerde şöyle şöyle yap demiştin ya. Ha işte senin vereceğin aklı sikim ben demek için aradım.
+noluyo yaa!
-dükkana gel de görürsün.
iş yerimin güzergahı üzerinde olan necati berbere koşar adımlarla gittim. Necati abi ve çevre esnaf necati berber in komple tuzla buz olmuş vitrin ve kapı camlarından arta kalanları yerden süpürük kovalara dolduruyorlardı.
+necati abi geçmiş olsun. Hırsızlık mı, nolmuş burda?
-yav yok hırsızlık felan değil. Off ulan off seni dinlemeyecektim.
Komşu esnaflardan biri başıyla içerideki büyük aynayı işaret etti. Aynaya siyah bir boya ile kocaman kelleri rencide edenin anasını s seni burada barındırmicaz lann yazılıydı. Ne rencidesi olm ne oluyo dememe kalmadan necati abi nin duyuru yapmak için hazırlattığı ilanı gördüm. Renkli renkli puntolarla; kellere damping %50 Saçım olmasa da ben de gelsem. Kılda keramet olsa orda burda çıkmazdı. Heyy kel! Sen de Necati berber e gel gibi envai çeşit günümüz satış ve reklamcılık departmanlarının kullandığı slogan yazılıydı.
Necati abi acemiliğinin ve alaycı tavrının kurbanıo olmuştu. çıkışta başı iki elinin arasında bir köşede çökmüş bu adama bakıp, Ahh be necati abi mis gibi projeyi çöp ettin deyip olay yerinden usulca uzaklaştım.
taksim tünel' de hizmet veren kişisel fikrimce taksim civarındaki en iyi kebapçıdır. urfa kebabı, kemikli tavuğu, bulgur pilavı ve tava yoğurdu dört dörtlüktür. iett binasının arka sokağında bulunan bodrum katındaki yerinden taşınıp, beyoğlu vergi dairesinin 50 mt. yukarısına geçmiştir.
linkte her iki futbolcunun bugüne kadar yapmış oldukları transferlerin ve sergilemiş oldukları performansların dökümü bulunmaktadır. üç aşağı beş yukarı yakın performanslar. bu verilerin ışığında ilgili futbolculardan biri 13 milyon bonservis (bu miktarda bir dalavere olduğunu düşünüyorum) + maaş karşılığı transfer edildiğinde süper transfer, dünya starı muamelesi görürken öteki bonservis bedeli olmadan ve 1 milyon 250 bin maaşa alınıyor ve tu kaka, işe yaramaz ve sakat topçu olarak lanse ediliyor. lütfen biri çıkıp oluşturulan bu algı soytarılığını açıklasın. özellikle hiçbir transferi beğenmeyen "ezik ve ağlak" beşiktaşlı taraftarlar kusura bakmasın ama emenike' nin 13 milyon ettiği bir dünyada eneramo' yu free almak yönetimsel bir başarıdır.
eşkiya dünyaya hükümdar olmaz isimli türkünün eşkiyası. 1843 -1909 yılları arasında yaşamış, mahpus olduğu sinop cezaevi' nden arkadaşlarıyla birlikte kaçıp dağa çıkan rizeli insan.
Sene 1341 mevsime uydum
Sebep oldu şeytan bir cana kıydım
Katil defterine adını koydum
Eşkiya dünyaya hükümdar olmaz
Sen üzülme anam benim dertlerim çoktur
Çektiğim çilenin hesabı yoktur
Yiğitlik yolunda üstüme yoktur
Eşkiya dünyaya hükümdar olmaz
Çok zamandır çektim kahrı zindanı
Bize de mesken oldu sinop un hani
Firar etmeyilen buldum amanı
Eşkiya dünyaya hükümdar olmaz
Sinop kalesinden uçtum denize
Tam üç gün üç gece göründü rize
Karşı ki dağlardan gel oldu bize
Eşkiya dünyaya hükümdar olmaz
Bir yanımı sardı müfreze kolu
Bir yanımı sardı varilcioğlu
Beş yüz atlıylan kestiler yolu
Eşkiya dünyaya hükümdar olmaz
Kale yokuşunda sipere yattım
Hükümete şehre çok fişek attım
Tatlı yemeğime zehiri kattım
Ancak kendimden kestim gümanı
Sene 1320' de geldi emirler
Asker silahıyla dolu gemiler
Trabzon Valisi kellemi diler
Baktım ki Varilci durur bir yana
Arkamı çevirdim inandım ona
Ne bilirdim puştluk edecek bana
Dünyada puşt olan namdar olmaz
Kalk Sandıkçıoğlu yürü meydana
Duymadın yıkıldı o kayıkhane
imansız gidersin tez gel imana
Karada gezenin imanı olmaz
Mağmura vardır ikiyüz hane
Osman Süleyman Ekref in yane
Dağılacaktır bütün cihane
Yürü Reis yürü yok mu bi çare
Yürekten yanana olmaz mı çare
Hükümetin önü döndü mahşere
iğneyi bıraksan düşmezdi yere
Koca Sandıkçı nın gövdesi yerde
Puştluktan vuruldum ona yanarım
Hava birden esti yelken dolaştı
Reis birader dümeni koyverdi kaçtı
Yürü Reis yürü yok mu bi çare
Yürekten yanana olmaz mı çare
Urusba ya vardım sabah üzeri
Dumandır gözlerim görmez bir yeri
Koca Sandıkçı nın soldu gözleri
Puştluktan vuruldum ona yanarım.
akıllı telefonların, tabletlerin, televizyonların ve fotoğraf makinelerinin mukayese edildiği, her türlü teknik özelliklerinin ve inceleme videolarının bulunduğu başarılı bir arama motoru.
www.kiyas.la
orduspor adına orduspor lisanslı ürünleri üretecek olan oluşum. istanbul' da ilk mağazaları trump towers' da açılacaktır. ürün geliştirmede taraftarında fikrine başvurdukları için ortaya güzel tasarımlar çıkacağını ümit ediyorum.
bu başlığı canlandırması için büyük usta' yı * bekleyemedim.
yumuşak dış kaplaması ve enfes iç dolgusu ile püsküvütlerin arasında apayrı bir yeri vardı bu ürünün. öyle ki 3 aylık süreç içerisinde çaya atılan şekerin sıfırlanmasına önayak olmuştur, o derece tatlı bişiydi.
bir ara mahallenin kuruyemişçisi; "bundan artık üretilmeyecekmiş, kalan son 1 kutuyu sana vereyim" demişti. dediği gibi de oldu, bir gece yarısı operasyonuyla önce elmalı olanı, bir süre sonra ise incirli olanı piyasadan kaldırıldı. meydan gayet sıradan olan diğer kardeşleri çikolata ve karamelli çeşitlerine kaldı. şimdilerde aynı lezzeti yakalayamasada uno elmalı tart az çok bu püsküvütü anımsatıyor. zaman zaman a101 isimli marketlere girip ambalajını okşuyorum.
delişmen ingiliz iç giyim markası agent provocateur' un mottosudur.
meali: "madem bunları giydim; beni sev, bana hayat kadını gibi muamele et, istiyorum" dur.
yüksek olasılıkla, hükümetimizin yeni eğitim öğretim yılında müfredata alarak okullarda okutmaya başlayacağı derslerden birisidir. dersin amacı flört olsun cinsel seks olsun nasıl yapılır/yapılmalı ile cinsel dürtüler tahrik edilmeden nasıl sevişilir gibi mevzularda vatandaşı bilgilendirmek. ebeveynler ve eğitim hayatını tamamlamış olan vatandaşlar ise aynı eğitimi bağlı bulundukları il/ilçe halk eğitim merkezlerinden ücretsiz edinebilecekler.
hani halkın fikrini alalım gibi bir düşünceleri olur olmaz bilemem, muhtemelen aralarında oluşturacakları 8-10 kişilik komisyon dersin niteliğine karar verecektir. ancak meclis bünyesinden çıkmış, denenmiş ve kamuoyunda yankı bulmuş şu tekniği değerlendirmeye almaları hiçte fena olmaz.
kürtaj yaptıranlar ile sezeryanla doğuranları memelerinden, işbirlikçi partnerlerini ise pipilerinden astırdıktan sonra her ailede en az üç çocuk hedefini tutturmak için başta prezervatif olmak üzre bilindik tüm doğum kontrol yöntemlerine yasak getirecek olan başbakandır. az kaldı.
1 - 1 eşitlikle devam eden final serisinin üçüncü maçı. normal süre 18 - 18 tamamalanmış, beşiktaş' ın dördüncü uzatma sonunda 27 -25 üstünlüğüyle bitmiş ve beşiktaş hentbol erkekler liginin 2011 - 12 sezonunun şampiyonu olmuştur. kupa töreni esnasında oyuncularımızın giydikleri "salonda ekol beşiktaş hentbol" yazılı tişörtlerin kartal yuvası mağazalarında satışa sunulmasını bekliyor, oyuncularımızı kutluyoruz.
çikolata renkli, güzel sesli iyeoka okoawo ablamızın dinlenesi ve en bilindik parçasıdır. iyeoka okoawo, valla sen bu isimle gençlerbirliği' nde çok rahat sağ açık oynarmışsın be iyeokacığım.
There goes my heart again
All of this time I thought we were pretending
Nothing looks the same when your eyes are open
Now you' re playing these games to keep my heartbeat spinning
You show me love, you show me love
You show me everything my heart is capable of
You reshape me like butterfly origami
You have broken into my heart
This time i feel the blues have departed
Nothing can keep me away from this feeling
I know i am simply falling for you
I' m taking time to envision where your heart is
And justify why you' re gone for the moment
I tumble sometimes, looking for sunshine
And you know this is right when you look into my eyes
You show me love, you show me love
You show me everything my heart is capable of
And now I can' t break away from this fire that we started
There my heart goes again
In your arms i' m falling deeper
And there' s nothing to break me away from this.
1926 maçka / trabzon doğumlu karadenizli ses sanatçısı. çeşitli yörelerden yaptığı derlemelerle thm repertuarına onlarca türkü kazandırmıştır. karadeniz' in gelmiş geçmiş en büyük seslerinden bir tanesidir.
tez geçse de her sevgide bin hatıra vardır
sevda denilen şey yaşanan hatıralardır
sevmek de sevilmek de bahar ömrü kadardır
sevda denilen şey yaşanan hatıralardır.
kız kısmısına kızın renginden bağımsız olarak en çok yakışan saçlardır. analar siyah saçlı çocuklar doğurun. ayrıca propaganda filminin bir sahnesinde şiir olarak okunmuştur.
--spoiler--
türk çocuktur yaşamaz babasız
karanlıkta klavuzsuz lambasız
artık çiftlik değil bir ül memleket
malikhane yazılmaz taşında
tepesinde kahramanlar olunca
bu memleket daim gitmez ileri
ilk sıraya aristıklar dolunca
paslı kalmış kalbindeki cevheri
tutun kızlar tutun birleşsin eller
çalın sazlar çalın kırılsın teller
dönün kızlar dönün kıvrılsın beller uzun siyah saçlar tel tel dökülsün
--spoiler--
kartal, doğan, şahin, atmaca, çaylak, kuzgun, baykuş gibi yırtıcı kuş türlerinin halk arasındaki adıdır. yerdeki canlıları alıp havalandıklarından dolayı bu isim uygun görülmüştür.