kafası allak bullak olmuş beyin amcıklaması geçiren yazar kişisinin, bazen saçma bazen iyi konular hakkında yorum yapıp kafa dağıtmak, ben butonunu tıklayıp hangi yorumum oy almış, hangisi anlaşılmamış diye böyle bön bön bakıp kendini rahatlatmaya çalışmak.
yorumlardan beğenilen olduğu zaman da ben iyiyim aslında insanlar beni hala anlayabiliyor deyip kendini avutmak.
+gülmek insana iyi gelir. hayatın koşturmacasına takılıp spor yapamayanlar için kasları güçlendirmeyi ve mutluluk hormonunu artırarak gençleşmeyi sağlar.
+tayland da filler eğitiliyor. o iri cüssei güzel varlık futbol oynayıp manzara resmi yapıyor. ayrıca fillerin mezar ziyaretinde bulundupunu biliyor muydunuz?
+bir insanın gözlerinin içine bakarak konuşulması ve dinlenmesi o kişinin kendisine önem verildiğini düşünmesini sağlar.
+seni seviyorum diyen sevgiliye bende diye cevap vermek geçiştirici bir cevap gibi kabul edilir. karşılık olarak seni seviyorum denmesi kişiyi özel hissettirir.
+yolda yürürken arada bir gökyüzüne bakmak ufku genişletir+zihni açar.
.................
gördüğünüz gibi bildiklerimi sizler de biliyorsunuz. bilmeyenlere faydalı olacak şeyleri paylaşmak için tüm yazarlara sesleniyorum. bildiklerimizi paylaşalım.
evet özledim. biraz önce bir film izledim. filmin sonunda ki sahne mükemmeldi. bir anda güneşin doğuşunu ne zamandır izlemediğimi düşündüm. ama ben istemeden olmuş. abi ev giriş katta. her yanı demir. camdan dışarı kafamı çıkartamıyorum. zaten istanbulda da alçak bina kalmadı. nerden göreyim güneşin doğuşunu.
sözlükten yanıt : çık git lan dışarı. at kendini dışarı izle. *
fotojenik olmayan kişi için kullanılan tabir. bu kişi tam pozunu alır, flaş patlar şak gözü kapanır. olmadı yine pozunu alır ve flaş patlar hop bişey söyler ağzı yamuk çıkar. kimi insan fotoğrafta çok güzel çıkar ama bu kişilerin flaşa karşı bir antipatisi vardır. aslında habersiz çekilen fotoğraflarda gayet güzel çıkar... günün birinde şimşek çaktığında yine ağzını açarsa işte o zaman boku yer.
bozuk psikolojinin doruklarında olan megalomanların sürekli yaptığıdır. her şeyi kendinin bildiğini iddia ederek çevresinin antipatisini kazanırken, insanların onu anlamadığını düşünüp kendini birşey sanan zavallı insan modelidir.
Tamamı "Dur yolcu! Bilmeden bastığın bu toprak bir devrin battığı yerdir" olan cümle geli
bolu yarımadasından ecabata doğru feribotla ilerlerken üzerinde yazılı olan anıtta mevcuttur. her karesinde bir şehidimizin olabileceği çanakkalenin, geçmişinde barındırdığı büyük savaşı anlatan bu cümle tüm dünyadan giden insanların dikkatini çekmekle beraber, o anda güncel hayatı unutturup tarihe götürüyor. gönül ister ki tarihte savaş yerine yeni nesillere daha güzel günler anlatılabilsin. ayrım olmaksızın yer kavgası yapmadan aynı yerde yaşanabilsin. günümüzde bile bunu yapamazken tarihimizden bunu istemek çok mu ne!
deyimler günlük hayatta bir çok kez kullanılır,ama çoğu kez gerçek anlamı düşünülmez.
örneğin "sana elden düşme bir telefon alalım"cümlesi duyulduğunda akla direkt ikinci el gelir. ama o telefonun gerçekten kullanan kişinin elinden düşürdüğü aklına gelmez. yada kim vurduya gittin! nasıl yaaa. kim vurdu bana mı denmesi lazım yani. düşününce ilginç ama kalıplaşmış cümle öbekcikleri.
+akmerkezin önüne gelince haber verir misiniz?
şoför baya bi bana baktıktan sonra
-bulabilirsem veririz.
-??!!
aradan biraz zaman geçti. ben şoförün arka koltuğundayım. müzik dinliyorum. otobüs sağa dönecek gibi yapıyo. bir anda sol dönüyo falan. arkadan el kol hareketleri falan geliyo. noluyo diyip kulklığı çıkardım. şoför sağa dönecek, tüm otobüs abi yanlış gidiyosun diyip yolu tarif ediyo. geçtiğimiz yerlerde durak falan yok. otobüsün sığamayacağı sokaklara falan girdik. en sonunda şoför.
-battı balık yan gider. siz bana kestirme yolu tarif edin. bir an önce en azından akmerkeze gidip şu kızı bırakalım.
+puhahahahaaa