Diyet yapan kişilerin kendilerini inandırdıkları yalanlardır. Bu gibi unsurlar yenilseler de diyeti bozmadıklarına inanılır.
1. Başkasının yemeğinden tatmak, diyeti bozmaz!
2. Eğer kimse sizi yemek yerken ya da bir şeylerin ucundan tırtıklarken görmediyse, fazladan kalori almadınız demektir.
3. Eğer ayakta yemek yerseniz, kaloriler kalçalara oturmadan doğrudan bacaklara gider. Yürürken de bunları eritebilirsiniz!
4. Eğer kek yanında gazlı içecek içerseniz, gazlı içecek keki eriteceği, kek de gazlı içeceği emeceği için, birbirlerinin vücut üzerindeki etkilerini sıfırlarlar.
5. Yemek pişirirken, tadına baktığınız yemek örnekleri kalori barındırmaz...
bim' de satılmakta olan muhteşem ürünlere inglizce bakışı, temsil eden motto. fantastic kelimesinin başına mükemmel olan şey getirilerek, modern kültür alışkanlıklarına da atıfta bulunulmıştur.
islam dininin bilgisini verir. sonuçta türk milletinin din kelimesinden algısı bu kadardır. imanın şartları olan diğer büyük dinlerinde allah tarafından gönderildiği bile kabul görmez. bu dinlerden bahsedilmez. kaldı ki diğerlerinden bahsedilsin.
liseli, emo ergenlerin dayanamayarak başlatmaya çalıştığı eylem, işin daha başında july4th tan ayar yemeleriyle bağlanan ve sözlük içi kalitenin kısmen de olsa artmasına sebebiyet vermiştir. grev ellerinde mi patladı göreceğiz; fakat her gün bu kadar dingin olacaksa ve kalite artacaksa keşke her gün 1 şubat olsa...
(#13973161) entrysi silinmiyor fakat benim yazdığım ' tayyip i peygamber ilan eden zihniyetin zırvası. okumadım bile. başlık saçmalık olduğunu anlamaya yetti. (bkz: dont feed the troll) ' anında siliniyor. bu mu adalet? bu ülke için canını heba etmiş bir adamı aşağılayan bir dangalağın hakaretleri silinmiyor fakat biz erdemlerine hürmet ettiğimiz birini bu aşağılıkça saldırılara karşı koruyunca bu siliniyor. üstüne üstlük sadece atatürkle değil müslümanlığa inanmış insanların değerleriyle de dalga geçiyor. hakikaten anlamıyorum. eminim birazdan bu başlıkta silinecek...
einstein ın teorisine göre, zaman ikiye ayrılır. ortak zaman ve kişisel zaman. kişisel zaman bireyin çevrede gerçekleşen olaylardan etkilenmeden, yani ortak zamanın dalgalarından etkilenmeden kendi işlerini halletmesi esnasındaki zamandır. örneğin biz şu an sözlükte yazıyoruz ama dünyanın bir başka köşesinde insanlar uyuyor. biz bu durumdan ektilenmeden işleyişimizi sürdürebildiğimize göre şu an yaptığımız yazma işi bizim kişisel zamanımızı oluşturmakta. ortak zamansa bunun tam tersi olarak zaman dalgalarının bizi etkileyerek yaptığımız işin sürecinde farklılıklar doğurabilecek olan zamandır. yani biz yazarken birisi sözlüğü hacklerse bu bizi de etkileyeceğinden ortak zaman dilimine girer.
(bkz: facebook tan başlık düşürmek) olmasına rağmen harikadır. müzik yapmakta ırk,dil,din fark etmediğinin sadece ruhun önemli olduğunun en açık göstergesidir.
artık sözlükte bir gelenek halini almış, kafasından uydurduğu masalları gerçek olaylarmış gibi yazarak güldürüyordur kendisi. eminim ki sinir olanlarınız da var. olmayın efenim sinir falan. çok komik oluyor bu masallar son şaheseri de sabaha karşı özel mesaj atan sözlük yazarı kadın. hani bu hikayeleri özellikle düşünüp de mi yazıyor yoksa doğaçlama mı merak konusu.
bugün sözlükte ülkeyi kurtarmaya çalışan mı ararsın, ülkeyi savaşa sokan mı?! herkes tutturmuş bir yerlerden gidiyor... ülkemize, insanımıza, mehmetçiğimize yapılmış hakaret niteliğindeki bir saldırı varken bir birinizi yiyorsunuz. adam akıllı oturup düşünüp bir çözüm geliştirmeye çalışıcağımıza burada yok o din kardeşim, yok bu yahudi, yok bu bilmem ne kavgası yapıyoruz. düşmanımız bizi çok iyi tanıyor ve yine bunu bize karşı kullanıyor. galeyana getirdiler bizi ve şimdi kenarda oturmuş sinsi, sinsi gülüyorlar. peki ya siz ne kadar tanıyorsunuz düşmanınızı? osmanlı devri bitti allah allah diye nara atıp tankların üstüne mi koşacaksınız?! durup düşünün biraz. kim düşmandır, kim dosttur! din kardeşi dediğiniz şerefsizler nerede şimdi? hangisi ses çıkardı bu olaylara... daha önce de bizi ortada bırakmamışlar mıydı!? yahudi dediğiniz pisliklerin ne mal olduğunu bilmiyor muyduk sanki... neyin kavgası bu neyi destekliyorsunuz. birlik olacağınıza hala salak salak kendi aranızda bölünüyorsunuz! hepinizin vatan, millet sevgisi lafta... eğer sevseydiniz zamanı geldiğinde ideolojilerinizi bir kenara bırakıp sadece aynı toprağın ürününü, aynı suyu paylaştığınız için ve ortak bir geçmişiniz olduğu için bir araya gelebilirdiniz. ama siz bunları bile göremeyecek kadar körsünüz! ***** biraz mantıklı olun artık, lütfen. hepinizde akıl ve mantık olgularının yerinde olduğunu biliyoruz. vatan için düşünmüyorsan olacak olan evlatların için düşün, annen, baban için düşün, atan için atamız için düşün... dışarda sanki hiçbir şey olmamış gibi dolaşan, voleybol oynayan aptallar sürüsünden farklı olduğunu cidden göster artık uuser. kardeşlerinle bir birine düşme yeter ki...
sözlük yazarlarından bazılarının son günlerde dillerine doladıkları bu iğrenç tabir artık kabak tadı verdi... ülkemizde sosyo-ekonomik düzensizliğin tavan yaptığı düşünülürse böyle dangalaklarında konuşmasına mahal veren yetkililer utanmalıdır kendilerinden. sözüm ona az maaş alan emekçi kişilere ki bunlar arasında en iyi üniversiteleri bitirmiş olupta istihdam edilediği için mecburiyetinden çalışan kardeşlerimize ezik demek sadece dangalaklık değil aynı zamanda kendi bilmemek, beyinsizliktir. baba parası yiyipte oturduğu yerden memleket kurtaran, halkın kazanmak için günün 12 saati alın teri döktükleri maaş yüzünden üstlerine giydirilen bu ezik damgasını haketmemekle beraber, asıl ezikler bu yaftayı onlara yakıştıran beyinsizlerdir.
(bkz: ayda 1500 liraya maaş diyen ezik)
(bkz: hiç mercedes e binemeyecek olmak)
insanın ergenlik döneminde olması, çeşitli psikolojik travmalar geçirmesi ya da yetiştirilme tarzı sebebiyle tutarsız davranışlar örneği sergilemesidir. sözlüğümüzde de ** baş göstermiş bir hadisedir.
not= psikoloji okumadığımdan sadece gözlemlediğim kısmıyla dile getirdim. sürç-i lisan ettiysek affola...
makine mühendisliğine ileride iyi bir mesleğim olsun diye girmiş, fakat sonradan adeta hayatın olmadığı bir gezegene iniş yaptığını anlayan öğrenci modelidir. %5 lik bir kız populasyonu bulunan ve bunlarında en az %75 inin kız olmadığını noter tescilli bir şekilde öğrenen, genç makineciler zor derslerinde etkisiyle kafayı çizme noktasına gelirler. 4 yılın sonunda kafada tek tük saç kalmış, gözlerinde anlam verilemeyen bir ifadeyle, kendi kendine mırıldanma gibi belirtilerin açığa çıktığı bu vakaların görülmesi durumunda yetkili makamlara ulaşması önemle rica olunur.
nerden mi biliyorum, birkaç yıl sonrasını az çok tahmin etmek pekte zor değil...