Düz değil düzen değil az değil ezen değil
Boz değil bozan değil
Bir gül biter içimde içimde içimde
Tam bildiğim biçimde biçimde biçimde
Oy gecenin tam üçünde gecenin tam üçünde
Sevda gibi kanımda can verirken elimde
Pençe gibi düşümde uy değil uyku değil
Uy değil uyku değil
Bir gül biter içimde
Gecenin tam üçünde
Can değil canan değil er değil eren değil
Geç değil erken değil
Bir gül biter içimde içimde içimde
Tam bildiğim biçimde
Oy gecenin tam üçünde gecenin tam üçünde.
Eski bir hikayeden geldim sana,
Kusura bakma;
Üstüm başım mutsuzluk içinde.
Görmüyor musun?
Güzel olan her şeye biraz eksiğim.
Al beni seninle tamamla.
Allah biliyor,
Adını arayan bir deliydim,
Sana geldiğim yerde.
Hiç kişiliğim,
Kimse beni bilmiyor,
Sen beni sevmeyince.
Hadi şiiri yorma,
Sev beni.
Çünkü ben,
Yer çekimi kanuna karşı gelip,
Bel altıma düşürmeden,
Kutsal bir kitap gibi,
Kalp hizamda saklıyorum seni.
kaçırdığımız sabahlara ciddi bir özür borçluyuz
beraber uyanmadığımız bütün sabahlar
bir şey eksikti vardı yeryüzünün haberi
yanımızda başka bedenler
aklımızda başka hayaller
ama aynı güneş aynı gökyüzü
ve sen büyürken kimselerin fark edemediği yerlerde
gözlerini anlamsızca dikerken en yükseklere
durmaksızın seni düşündüğümü söylemem doğru olmaz.
“Daha çok anlat” dedim.
“Hoşuna gidiyor mu?”
“Çok. Elimden gelse seninle sekiz yüz elli iki bin kilometre hiç durmadan konuşurdum.”
“Bu kadar yola nasıl benzin yetiştiririz?”
“Gider gibi yaparız.”
Dokunma kalbime zirâ çok incedir kırılır
O tıpkı mâbede benzer ki, orda hıçkırılır
Gülersen aşkıma gönlüm harap olur yıkılır
O tıpkı mâbede benzer ki, orda hıçkırılır.